Kentin bilinen ilk adı Pulathane'dir. Bu sözcük Polathane biçiminde de söylenip yazılmıştır. Daha sonra Pulathane ile Akçaabat adı uzun süre bir arada kullanıldı. Şimdilerde yalnızca Akçaabat adı kullanılıyor.
Trabzon Hükümeti putperestlerin elinde iken bu kasaba halkı platane denilen kavak ağacına taptığından bucağın adı o ağacın adından gelmektedir.
Kaynak: Akçaabat-H.Gedikoğlu/Akçaabat Belediyesi Kültür Yayını I.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Belde konumuna giren köylerin sayısı son yıllarda hızlı bir artış gösterdi.Beldeleşen köyler mahalle konumuna gelerek bu beldelere bağlandı. 1990 başlarında sayılan 3 olan beldeler şu an itibariyle biri bucak olmak üzere 14 adettir:
ADACIK
Akçaabat'ın batı yakasında bulunan Çatalzeytin deresi vadisinde yer alan Güneyköy, Baltacı (Korobi), Benlitaş (Kuzari) ve Korucu (Kutoz) adlı köyler, 7 Nisan 1992 gün ve 37780 sayılı kararla Adacık Beldesi adı altında birleştirildi. Belediye birimleri 27 Mart 1994 yerel seçimleriyle oluşturuldu. Adacık belgesi, Akçaabat'ın 13 km uzağında ve deniz kıyısından 7-8 km içerdedir. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 3258 dir.
AKÇAKALE
Akçaabat'ın 8 km batısında, Akçakale adıyla anılan ünlü kalenin çevresinde kurulan bir kıyı beldesidir. 1992'den önce bağımsız birer köy olan Akçakale, Gökçekaya (Garziya), Çatalzeytin (İspendam), Zeytinlik (Haldandoz) köyleri, 7 Nisan 1992 gün ve 39781 sayılı kararla Akçakale Beldesi adıyla belde konumuna getirildi. Beldenin Akçakale, Çatalzeytin ve Zeytinlik mahalleleri deniz kıyısından, Gökçekaya mahallesi 2 km iç kesimden başlayarak kuzeye doğru uzanır. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 2921 dir.
AKÇAKÖY
Yıldızlı deresi vadisinin iç kesimlerinde yeralan büyük bir yerleşim yeridir. Kıyıdan 15 km içerde, Akçaabat'tan 21 km uzaklıktadır. Ortalama yükselti 600 m dolayındadır. Doğusunda Doğançay, Ağıllı, batısında Fındıklı, Uçarsu, güneyinde Kaynarca, Kırankaç, güneydoğusunda Ayvalı ve kuzeyinde Derecik Bucağı yer alır. Akçaköy, 1959'da belde konumuna geldi. Pınarbaşı, Ovacık, Yeşilyurt ve Dumankaya adlı dört mahallesi vardır. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 3350 dir.
AKPINAR
Sögütlü deresi vadisinin 15 km iç kesiminde, dere yatağının 5 km doğusundaki yamaçlarda kurulan bağımsız biriken 30 Aralık 1993 gün ve 42704 sayılı kararla Akpınar Beldesi adını aldı. Belediye örgütü 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde kuruldu. Beldenin Yeşilce (Samara), Konaklı (Şilara), Bahçecik (Iskaniye), Fettahlı, Camiyanı (Gozoysa) adıyla anılan semtleri vardır. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 4764 tür.
DARICA
Akçaabat'ın batı yakasında yer alan Darıca (Ustürkiya), Gökçebel (Mazara) ve Karaçam (Geliya) köyleri, 30 Aralık 1993 gün ve 42792 sayılı kararla Darıca Beldesi adı altında birleştirildi. Beldenin bunlardan başka Denizköşk, Ortamahalle, Özlüler, Yenimahalle adlı 4 mahallesi daha vardır. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 4903 tür.
DERECİK
Yıldızlı deresi vadisinin 10 km iç kesiminde bulunan bir yerleşim yeridir. 1969'dan önce çevresindeki.köylerin bucak merkezi iken ayrı yıl Çevre il ve Uğurlu köyleriyle birleşip belde konumuna geldi. 1994'te Karaman köyü de bu birliğe katıldı. Derecik beldesi Akçaabat'tan 16 km uzaktadır. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 5142dir.
DOĞANKÖY
Söğütlü deresi vadisinin 18 km iç kesiminde dere yatağının batı yakasında kurulmuştur. Eski adı Mucura'dır. Çevresinde Dörtyol beldesinin mahalleleri ile Düzköy'e bağlı Aykut Beldesi yer alır. 1990'da alınan bir kararla belde konumuna geldi. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 2794 tür.
DÖRTYOL
Söğütlü deresi vadisinin orta kesiminde bulunan Pazarcık (polita) ve çevresindeki Erikli (Mimera), Tepegören (Holku), Karacakaya (Hatelita) köyleri, l.4 Mart 1995 gün ve 44217 sayılı kararla Dörtyol Beldesi adıyla bütünleştirildi. Beldenin sınırları Doğanköy, Akpınar beldeleri ve Ambarcık, Ortaalan köyleriyle çevrilidir. Beldenin merkezi ve uğrak yeri konumunda olan Pazarcık'ın Akçaabat'a uzaklığı 17 km dir. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 2966 dır.
IŞIKLAR
Söğütlü deresi vadisinin en eski, en büyük yerleşim yerlerindendir. Düzköy yolu üzerinde ve Düzköy sınırında kurulmuştur. Doğudan Maçka yaylaları, batıdan Düzköy'e bağlı Gökçeler ve Aykut köyleri, güneyden Düzköy ilçesi, kuzeyden Dörtyol beldesinin Erikli mahallesi ve Doğanköy beldesiyle sınırlıdır. Fabrika mahallesi, Dere mahallesi, Ortamahalle adlı semtleri vardır. 26 Ekim 1966 gün ve 4722 sayılı kararla belde konumuna gelen Işıklar'ın eski adı Visera, Akçaabat'a uzaklığı 22 km, 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 5165 tir.
KAVAKLI
Akçaabat'ın 1,5 km batısında, kıyıdan başlayıp iç kesimlere doğru uzanan bir yerleşim yeridir. Eski adı Ahanda'dır. 1992'den önce bağımsız bir köy iken 12 Nisan 1992 gün ve 39865 sayılı kararla Kavaklı Beldesi adını aldı. Belediye örgütü 27 Mart 1994'teyapılan yerel seçimlerle oluşturuldu. Doğusunda Akçaabat, batısında Darıca beldesi, güneyinde Meşeli köyü, kuzeyinde Karadeniz yer alır .Düz Mahalle adlı tek mahallesinin yanında Yenimahalle, Ortamahalle, Kırmahalle, Yukarımahalle, Güney, Yalı adıyla anılan semtleri vardır. Ortasından geçen küçük dere beldeyi iki yakaya ayırır. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 3128 tür.
MERSİN
Mersin, Akçaabat'ın 12 km batısında, deniz kıyısından başlayıp iç kesimlere doğru hızla yükselen topraklar üzerinde kurulmuştur. Doğusunda Akçakale, batısında Fenerköy, güneyinde Sarıca ve Eskiköy, kuzeyinde Karadeniz yer alır. 1991 'den önce bağımsız birer köy olan Özmersin, Yalıköy, Taşlıca (Vartara), Üzümlü (Koftez) köyleri, 15 Kasım 1991 gün ve 38926 sayılı kararla Mersin Beldesi adı altında birleştirildi. Belediye örgütü 27 Mart 1994 yerel seçimleriyle oluşturuldu. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 3384 tür.
SÖĞÜTLÜ
Akçaabat'n 3 km doğusunda yer alan büyük bir kıyı beldesidir. Eski adı Kalanima'dır. Uzun yıllar köy konumunda kalan Söğütlü, 31 Aralık 1991 gün ve 39181 sayılı kararla Esentepe, Ortamahalle, Fatih ve Söğütlü adlı 4 mahalleye ayrılarak belde konumuna geldi. Belde Doğudan Yıldızlı, batıdan Söğütlü deresi, güneyden Osmanbaba, kuzeyden Karadeniz ile çevrili olan Söğütlü beldesi, son yıllarda hızlı bir gelişim ve yerleşim alanı oldu. Belde, Akçaabat ile Trabzon arasında bir köprü konumuna geldi. 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 7173 tür.
ŞİNİK
Şinik Beldemiz Düzköy yolu üzerinde olup, ilçe merkezine uzaklığı 13 km, bağlı olarak bir adet mahallesi mevcut olup, 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 1652 dir.
YILDIZLI
Akçaabat-Trabzon karayolunun orta noktasında bulunan eski bir yerleşim yeridir. Deniz kıyısından iç kesimlere doğru uzanır. Doğu yönünde Trabzon'a bağlı Akyazı beldesi, batısında Söğütlü beldesi, güneyinde Derecik beldesinin Karaman mahallesi ile Demirkaş köyü kuzeyinde Karadeniz yer alır. 1992'den önce bağımsız bir köy iken 20 Mart 1992 gün ve 39730 sayılı karar uyarınca belde konumuna geldi. Belediye örgütü 27 Mart 1994'te yapılan yerel seçimlerle oluşturuldu. Beldenin Akçaabat'a uzaklığı 6 km, nüfusu 3741 dir.
Kaynak: Akçaabat-H.Gedikoğlu/Akçaabat Belediyesi Kültür Yayını I.
Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri
Akçaabat'ın Köyleri
Resimler Sadece üyeler içindir!
Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde bulunan belgeler, 16.yüzyılın ilk yarısında 106 köyün Akçaabat bucağına bağlı olduğunu gösteriyor Sicil-mahfuz defterinin 11 Muharrem 1252 (1836) günlü sayfasında da Akçaabat'a bağlı köy sayısının 126 olduğu görülüyor. Bu köylerin önemli bir bölümü değişik zamanlarda Akçaabat'tan ayrılıp Trabzon'a ya da yeni kurulan ilçelere bağlandı. Bir bölümü de beldeleşen köylerin mahallesi konumuna girdi. Bugün Akçaabat ilçesine bağlı olan köy sayısı 50'dir. Yöredeki yabancı yer adlarının değiştirilmesi için Akçaabat'a bağlı köylere ve mahallelere ilginç adlar önerilmiştir. bu adlar şöyle sıralabilir
Köyün Adı: AHandA, Önerilen ad: Kavaklı , Verilen ad: Kavaklı
Köyün Adı: AKÇAKALE, Önerilen ad: Akçakale, Verilen ad: Akçakale,
Köyün Adı: BODAMİVA, Önerilen ad: Gülistan, Verilen ad: Derecik,
Köyün Adı: BOTONOZ, Önerilen ad: Saidiye, Verilen ad: Bozdoğan,
Köyün Adı: ZAGERA, Önerilen ad: Hıdırnebi, Verilen ad: Ağaçlı,
Köyün Adı: CANENİ, Önerilen ad:Erikli, Verilen ad: Cevizli,
Köyün Adı: CAVANA, Önerilen ad:Saraybahçe, Verilen ad: Salacık,
Köyün Adı: CAVARA, Önerilen ad: Kanice, Verilen ad: Akdamar
Köyün Adı: CERA, Önerilen ad: Çamlıdere, Verilen ad: Çamlıdere,
Köyün Adı: ÇAHORİ, Önerilen ad: Derbent, Verilen ad: Yalıköy,
Köyün Adı: ÇARŞUDA, Önerilen ad: Araköy, Verilen ad: Akören,
Köyün Adı: ÇİLEKLİ, Önerilen ad: Çilekli , Verilen ad: Çilekli,
Köyün Adı: DÜRBİNAR, Önerilen ad: Osmaniye , Verilen ad: Dürbinar,
Köyün Adı: ESKİKÖV, Önerilen ad: Eskiköy , Verilen ad: Eskiköy,
Köyün Adı: FAKELENZA, Önerilen ad: Sukütlü , Verilen ad: Demlitaş,
Köyün Adı: FİZ, Önerilen ad: Fidancık , Verilen ad: Demirci,
Köyün Adı: GALİNOS, Önerilen ad: Yenicami , Verilen ad: Ortamahalle,
Köyün Adı: GELİVA, Önerilen ad: Çobanlı , Verilen ad: Karaçam,
Köyün Adı: HALDandOZ, Önerilen ad: Zeytinlik , Verilen ad: Zeytinlik,
Köyün Adı: HARAKA, Önerilen ad: Harkbaşı , Verilen ad: Yolbaşı,
Köyün Adı: HATELİTA , Önerilen ad: Ertuğra , Verilen ad: Karacakaya,
Köyün Adı: HELVACI , Önerilen ad: Helvacı , Verilen ad: Helvacı,
Köyün Adı: HOLKU , Önerilen ad: Aydınlı , Verilen ad: Tepegören,
Köyün Adı: HORCOROT, Önerilen ad: Kızılot , Verilen ad: Dumankaya,
Köyün Adı: İSPENDAM, Önerilen ad: Ruğanlı, Verilen ad: Çatalzeytin,
Köyün Adı: İLANA, Önerilen ad: Alsancak , Verilen ad: Uğurlu,
Köyün Adı: İLE, Önerilen ad: Tepeköy , Verilen ad: Akçaköy,
Köyün Adı: KALANİMA, Önerilen ad: Camiönü, Verilen ad: Söğütlü,
Köyün Adı: KALEĞRA, Önerilen ad: Beşirli, Verilen ad: Meşeli,
Köyün Adı: KALOYNA, Önerilen ad: Bekçiler, Verilen ad: Oğulkaya,
Köyün Adı: KALYARA , Önerilen ad: Cemaliye, Verilen ad: Çiçeklidüz,
Köyün Adı: KARAMAN, Önerilen ad: Karaman, Verilen ad: Karaman,
Köyün Adı: KARİKLİYA, Önerilen ad: Karaman, Verilen ad: Meydankaya,
Köyün Adı: KARZİYA, Önerilen ad: Dereköy, Verilen ad: Gökçekaya,
Köyün Adı: KOFTEZ, Önerilen ad: Şahin, Verilen ad: Üzümlü,
Köyün Adı: KOKONA, Önerilen ad:Alacaköy, Verilen ad: Uçarsu,
Köyün Adı: KORYANA, Önerilen ad:Gedikli , Verilen ad: Acısu,
Köyün Adı: KUDUNA, Önerilen ad:Değirmenli, Verilen ad: Kayalar,
Köyün Adı: KUREBİ, Önerilen ad:Mahmutiye, Verilen ad: Baltacı,
Köyün Adı: KUTOZ, Önerilen ad:Kayalar, Verilen ad: Korucu,
Köyün Adı: LEFKA, Önerilen ad:Türkmenli , Verilen ad: Çınarlık,
Köyün Adı: KUZARİ, Önerilen ad:Muhçular , Verilen ad: Benlitaş,
Köyün Adı: LAHANA, Önerilen ad:Çevizli , Verilen ad: Yeşilyurt,
Köyün Adı: LALANK, Önerilen ad:Laleli, Verilen ad: Karpınar,
Köyün Adı: MALA, Önerilen ad:Gürgenli, Verilen ad: Çevizlik,
Köyün Adı: MAYER, Önerilen ad:Kaban, Verilen ad: Fındıklı,
Köyün Adı: MAZARA, Önerilen ad:Akşanlı, Verilen ad: Gökçebel,
Köyün Adı: MERSİN , Önerilen ad:Mersinli, Verilen ad: Mersin,
Köyün Adı: METİNGANİYA, Önerilen ad:Plevne, Verilen ad: Sertkaya,
Köyün Adı: MİMERA, Önerilen ad:Muratlı, Verilen ad: Erikli,
Köyün Adı: MUCURA, Önerilen ad:Salihli, Verilen ad: Doğanköy,
Köyün Adı: MUHOLA, Önerilen ad:Osmancık, Verilen ad: Kuruçam,
Köyün Adı: PANAKOTLA, Önerilen ad:Dağköy, Verilen ad: Küçüktepeköy,
Köyün Adı: POLİTA, Önerilen ad:Çeşmeli, Verilen ad: Pazarcık,
Köyün Adı: PULATHANE, Önerilen ad:Barbaros, Verilen ad: Akçaabat,
Köyün Adı: SALARİ, Önerilen ad:Kibarlı, Verilen ad: Santaş,
Köyün Adı: SATARİ, Önerilen ad:Kalecik, Verilen ad: Kaleönü,
Köyün Adı: SERA, Önerilen ad:Sarayköy , Verilen ad: Yıldızlı,
Köyün Adı: ŞİNİK, Önerilen ad:Şinik, Verilen ad: Şinik,
Köyün Adı: ÜSTÜRKİYA, Önerilen ad:İskeleköy, Verilen ad: Darıca,
Köyün Adı: VARA, Önerilen ad:Kirazlık, Verilen ad: Kirazlık,
Köyün Adı: VARTARA, Önerilen ad:Azmiye, Verilen ad: Taşlıca,
Köyün Adı: VAYTON, Önerilen ad:Alemdar, Verilen ad: Ambarcık,
Köyün Adı: VAZILDİMENA, Önerilen ad:Kamçılı, Verilen ad: Yeşiltepe,
İçişleri Bakanlığı'nın 25 Haziran 1958 gün ve 22105-7304 sayılı genelgesiyle ülkedeki Rumca ve Ermenice köy adları Türkçe adlarla değiştirildi. Arapça ve Farsça köy adlarıyla semt, mezra, yayla adları olduğu gibi kaldı. Köylerin eski ve yeni adları, köylerle ilgili bilgilerin içindedir.
ACISU (Koryana):
Eskiden Metinganiya Köyleri diye anılan 8 köyün en büyüğüdür. Şinik, Ortalan, Ambarcık, Kuruçam, Arpacılı köyleri ve oldukça yüksek tepelerle çevrilidir. Ortalama yükseltisi 600 rn dolayındadır. Köyün güneyi, Karadağ eteklerine dayanır. Nesi, Düzmahalle, Kumsal, Horoften, Raşi, Guney, Kıran adı verilen semtlere' ayrılmıştır. Köyün Akçaabat'a uzaklığı 17 km, nüfusu 1350 dolayındadır . Acısu köyünün ne zaman kurulduğu bilinemiyor. Trabzon'un fethinden sonra köye ilk yerleşenlerin Azaklıoğulları, Alioğulları ve Kalaycıoğulları olduğu söyleniyor. Günümüzde köy halkı Ağan, Akan, Albayrak, Alkan, Aydınlık, Ayvaz, Bahadır, Başimamoğlu, Çağlar, Çelik, Demir, Doğan, Durmuş, Gedikli, Işıksal, Kalaycı, Kaya, Koç, Köse, Özkurt, Şahin, Şahinkaya, Tanınmış, Tosun, Uçüncü, Yanık, Yirmibeş soyadlanyla anılıyor.
AĞAÇLI (Zagera):
Hıdırnebi Kayası eteklerinde kurulan büyük köylerden biridir. 1990 yılı başlarında Aydın ve Ağaçlı adıyla iki ayrı köye bölündüğü halde 2 bini aşkın nüfusu vardır. Çilekli, Karaçayır, Meşeli, Aydın köyleriyle sınırlanmıştır. Dört yanı dağlar ve tepelerle çevrili olan Ağaçlı köyü Akçaabat'ın 23km uzağındadır. Köy halkı Abonoz, Akdağ, Aksu, Altın, Apaydın, Arslan, Aydın, Ayvaz, Bayraktar, Biryan, Çil., Bulut, Çağlar, Demir, Dibiç, Durna, Ekici, Kahraman, Kasap, Karabulut, Keskin, kısakol, Metin, Ocak, Ozdemir, Oztürk, Pehlivan, Peker, Salih, Sanalioğlu, Selimoğlu, Şahin, Şaras, Şentürk, Şimşek, Taş, Yıldız ve Yılmaz soyadlarıyla anılır.
AKDAMAR (Cavara) :
Kıyıdan 10 km içerde, Akçaabat-Düzköy karayolunun doğu yakasında yer alan Akdamar köyü Akören, Yeşilyurt, Alsancak, Tatlısu, Kirazlık, Cevizli köylerin ortasında kurulmuştur. Yerleşim alanı çok dağınık olduğundan köy toprakları Akdamar, Alsancak ve Tatlısu adıyla üç ayrı köye ayrılmıştır. Köyün Muzilya, Karanlı, Kuturoğlu, Emirali, Habibli adlı kesimlerindeki toplam 156 hanede 850 nüfus yaşamaktadır. Köy halkı Akdeniz, Aktaş, Bayraktar, Bayram, Birinci, Bostan, Bulut, Çakır, Çalık, Genç, Değirmenci, Demirtaş, Dereli, Develi, Doksanbir, Eraydın, Gülgör, Gür, Kalaycı, Madep, Öksüz, Özkan, Pıras, Şahinkaya, Şentürk, Topal, Usta, Uğurlu Üçüncü, Yazıcı, Yetim soyadlanyla anılır. Deniz düzeyinden ortalama yükseltisi 500 rn dolayındadır.
AKÖREN (Çarşuda):
Söğütlü deresi vadisinin 3 km iç kesiminden kuzeydoğuya doğru uzanan sırtlar üzerinde kurulmuştur. Akçaabat'tan 8 km uzaklıkta bulunan Akören köyünün Arnavutluk ve Mora'dan gelen göçmenler tarafından kurulduğu söyleniyorsa da bunu kanıtlayan belgeler bulunamamıştır. Vadi tabanından tepelere doğru ayrı ayrı adlarla anılan mahalleler sıralanır. Doğusunda Uğurlu, batısmda Çiçeklidüz, kuzeyinde Demirci, güneyinde Yeşilyurt köyü vardır. Köyün nüfusu 700 dolayındadır. Köy halkı Acuner, Akçay, Akdeniz, Akpınar, Aksu, Aydın, Bektaş, bıyıklı, Çapkınoğlu, Davutoğlu, Ertem, Gürsoy, Güven, Hayal, Usta, İnceler, Morada, Örseloğlu, Sezen, Seven, Sonel, Şahin, Şemürk, Yılar, Yılmaz, Yol, Yomralı soyadlarıyla anılır.
ALSANCAK :
1985'te Akdamar köyünün üçe bölünmesiyle oluşan köylerden biridir. Söğütlü deresinin iki yakasında yer alır. Akdamar , Tatlısu, Bozdoğan, Şinik ve Cevizli köylerinin çevrelediği alan içinde yer alır. Akçaabat'a uzaklığı 11 km, nüfusu 374'tür.
AMBARCIK (Vayton):
Acısu, Ortaalan, Demirkapı köyleriyle Dörtyol ve Doğaköy beldelerinin mahalleleri arasında kalan Ambarcık köyünün Akçaabat'tan uzaklığı 17 km, nüfusu 813'tür. Köy halkı Altmış, Aydın, Ayvaz, Bayraktar, Birinci, Burnaz, Bulut, Boz, Can, Çelik, Çolak, Kuştul, Memiş, Metin, Pınar, Turalı, Üçüncü, Yılmaz soyadlarıyla anılır.
ARPACILI:
Metinganiye köyleri diye anılan Bozdoğan, Zaferli, Gümüşlü, Sertkaya, Kemaliye, Kuruçam, Acısu köylerinin ortasında yer alır. Köyü ikiye ayıran Acısu deresinin yamaçlarında kurulmuştur. En yüksek yeri Şinik tepesidir. Akçaabat'a uzaklığı 15 km dir. Kuruluş tarihi bilinemeyen köyün adı, buraya ilk gelen Arpacıoğlu ailesinin adından kaynaklanır. 80 hanelik köyde oturan 410 nüfus Arpacı, Aydın, Batar, Bayram, Boz, Kalaycı, Kılıç, Taşkıran, Topal, Uçüncü, Yazıcı soyadlarını taşır.
AYDIN:
Ağaçlı köyünden ayrılıp bağımsız köy olan Aydın köyü, aynı köyün batısındadır. Trabzon'un fethinden sonra köye gelen Kasaboğlu, Hamurcuoğlu, Aydm, Şemürk, San, Dibiç, Şaras, Lugos aileleri bugünkü köy halkının atalarıdır. Köydeki 200 hanede 1895 nüfus vardır.Akçaabat'a uzaklığı 25 km dir.
BOZDOĞAN (Botonoz):
Metinganiya köyleri diye anılan vadinin ilk köyüdür. Alsancak, Şinik, Arpacılı, Zaferli köyleriyle çevrilidir. Akçaabat'a uzaklığı 11 km, nüfusu 451dir. Köyde oturanlar Gedikli, Hatipoğlu, İhtiyar, Kalaycı, Parlayan, Üçüncü soyadlarıyla anılır. Köy topraklarının önemli bir bölümü çorak sırtlardan oluşur.
ÇAMLICA (Geliya):
Darıca beldesinden iç kesimlere ayrılan yolun 6 km uzağında kurulmuştur. Doğusunda Meşeli, batısında Adacık beldesinin Benlitaş mahallesi, güneyinde Çilekli, kuzeyinde Darıca beldesinin Karaçam mahallesi vardır. Köy ayrıca Karaali, Cezayirli, Salihli, Köroğlu adıyla anılan semtlere aynlır. Akçaabat'a uzaklığı 9 km, nüfusu 695'tir. Köyde oturanlar Aydın, Bayram, Bulut, Dilber, Cezayirli, Kara, Karaali, Köroğlu, Kutrup, Salihoğlu, Torlak, Tuba, Türker soyadlarıyla anılır.
ÇAMLIDERE:
1957 yılına dek Cera diye anılan köyün aynı yıl ikiye bölünmesiyle bağımsız köy olan Çamlıdere, doğu yönünden Çatalzeytin deresi, batı ve kuzeyden Akçakale, güneyden Adacık beldesinin mahalleleriyle çevrilidir. Osmanlı döneninde köye ilk gelenler Derçin, Köse, Zurnacı, Kereşen, Aslan, Baysal, Çelik, San, Yılmaz, Bayraktar soyadını taşıyan ailelerdir. Köyde ayrıca Akın, Şen ve Türk soyadını taşıyanlar da vardır. Köyün Akçaabat'a uzaklığı 12 km, nüfusu 373'tür.
CEVİZLİ (Caneni):
Söğütlü deresi vadisinin 12 km içine, vadinin doğu yamaçlarında kurulrnuştur. Alsancak, Kirazlık, Koçlu, Şinik köyleriyle çevrilidir. Köyün ayrıca Hotamanlı ve Kuz adlı 2 semti vardır. Akçaabat'a uzaklığı 13 km, nüfusu 410'dur. Köy halkı Altuntaş, Armutlu, Aydın, Burgucu, Burnaz, Çoban, Hotaman, İmam, Karamus, Kubaliç, Pehlivan ve Yıldız soyadlarıyla anılır.
CEVİZLİK (Mala):
Cevizlik, 1952'de Uçarsu köyünden ayrılıp bağımsız köy oldu. Köy Mala ve Avroy (Çardaklı) adlı iki semtten oluşur. 1915'te Ereni'lerin köyden ayrılrnasıyla önce Sağlam ve arkasından Cirit, Başocak, Aktaş, Karpuz, Birinci, yılmaz, Köroğlu, Bıyıklı, Bayraktar, Çavuş, Bülbül, Şahin bu köye gelerek yerleştiler. Köydeki aileler ayrıca Akbaş, Akbulut, Akyüz, Altunbaş, Altuntaş, Arslan, Bayburt, Bostan, Kahraman, karadirek, Karataş, Kitapçı, Kurt, Kuvvet, Öksüz, Uzun, Yurtsever soyadlarıyla anılır.
ÇINARLIK (Lefka):
Söğütlü deresi vadisinin batı yamaçlarında, kıyıdan 6 km içerde kurulrnuştur. Kuzeydoğu yönünden Helvacı, batıdan Fıstıklı, kuzeyden Tütüncüler , güneydoğudan Çiçeklidüz ve Meydankaya köyleriyle çevrilidir. Köyün ayrıca Uçururn, Cami ve Sırt adlı semtleri vardır. Köyde oturan 475 nüfus Akbuluk, Ayvaz, Aydınçakır, Aydınşakir, Boğuşlu, Değirrnenci, Ekici, Kalaycı, Mısır, Türkrnen, Yalçınkaya soyadlarıyla anılır.
ÇİÇEKLİDÜZ (Kalyara):
Söğütlü deresinin 6 km iç kesiminde kalan dik ve engebeli yamaçlarda ve bu yamaçların eteğinde kurulmuştur. Doğudan Demirci, batıdan Meydankaya, güneyden Akören, kuzeyden Helvacı köyü ile sınırlıdır. Köyün içinde ayrıca;Aşağımahalle, Yukarımahalle, Kazancılar, karayemişlik adıyla anılan semtler vardır. Akçaabat'a uzaklığı 7 km, nüfusu 815'tir. Köy halkı Akaydın, akyol, Aydın, Bal, Baltacı, Birinci, Çiftçi, Demirci, Eraydın, Hancı, İmamaoğlu, Kazancı, Mumcu, Oztürk, Samuk, Tek, Tiryaki, Yıldız, Yurtsever soyadlarıyla anılır.
ÇİLEKLİ:
Köyün doğusunda Meşeli ve Çamlıca köyleri, batısında Kovanlı, güneyinde Karaçayır, kuzeyinde Samsun köyleri yer alır. Akçaabat'ın 15 km uzağındadır. Köyde oturan 278 nüfus Alibaş, Çansız, Durdu, Kırcı, Kolamaç, Köroğlu, Kul, Kum, Kumbar, Öksüz, Öztürk, Pervan, Şentürk, Türkmen, Ulus, Verep soyadlarını taşır.
ÇUKURCA:
Yıldızlı deresi vadisindeki köylerin son durağıdır. Doğu ve kuzey yönleri Maçka ilçesine, batısı Cevizlik, güneyi Uçarsu köylerine dayanır. Akçaabat'a uzaklığı 22 km, nüfusu 400 dolaylarıdır. Köy halkı Batur, Bayram, Cesur, Çolak, Koyun, Hasta, Ozmen, Topal, Tosun, Ulusoy, Yayla soyadlarıyla anılır.
DEMİRCİ (Fiz):
Geniş bir yerleşim alanına yayılan Demirci köyü, buraya ilk yerleşenlerin adından kaynaklanan Karpuzlu, Kolotlu, Komarlı, Küçük Fiz ve Ortamahalle semtlerinden oluşur. Doğudan Uğurlu, batıdan Kayalar, kuzeyden Osmanbaba mahalleleri, güneyden Çiçeklidüz kôyü ile çevrilidir. Akçaabat'ın 8 km uzağında bulunan Demirci köyünün Akbulut, Aydın, Başaran, Değirmenci, Erbaşaran, Karpuz, Kolot, Komar, Öztürk, Yavuz soyadlarıyla anılan 1175 nüfusu vardır.
ÖZDEMİRCİ:
Demirci köyünden ayrılmış olup ilçe merkezine uzaklı 8 km dir. Bağlı olarak 3 adet mahallesi bulunmaktadır. 2000 nüfus sayımına göre nüfusu 349 kişidir.
DEMİRTAŞ (Fakelenza):
Yıldızlı deresi vadisinin batı yamaçlarında kurulmuştur .Doğusunda Karaman, batısında Demirci, güneyinde Uğurlu, kuzeyinde Yıldızlı yer alır. Köydeki yaşlıların anlattığına göre köyün ilk yerlileri, Trabzon'un fethine katılan ''90.Alay''dan birkaç asker ile Konya'dan gelen bir ailedir. Soyadı yasası çıkınca askerlerin torunları Doksan, Konya'dan gelen ailenin torunları ise Tütüncü. soyadını almıştır. Kôyde ayrıca Çoban, Onur, Özcan, Özer, Öztürk, Özdemir, Hacısalihoğlu, Salih, Uzun soyadı alan ailer vardır. Demirtaş köyünün Akçaabat'a uzaklığı 11 km, nüfusu 380'dir.
DEMİRKAPI(İstera):
Demirkapı köyünün ilçe merkezine uzaklığı 20 km olup, güneyinde Aykut ve Dörtyol Beldeleri, kuzeyinde Ambarcık ve Tepegören köyleri yer alır. 2000 nüfus sayımına göre nüfusu 795 dir.
ESKİKÖY:
Akçakale deresi vadisinin arka sırtlarında bulunan Eskiköy Karpınar, Sarıca, Serpil ve Taşlıca adlı yerleşim yerleriyle çevrilidir. Akçaabat'a uzaklığı 20 km, nüfusu 793'tür. Eskiköy'ü kuranların Horasan'dan Şalpazarı'na, oradan da buraya gelerek yerleştikleri söyleniyor. Köy halkı Akgün, Bayır, Boz, Bülbül, Cimcim, Çağlar , Çavuş, Çevik, Durmuş, Güven, İmam, Memiş, Malkoç, Sever, Sevim, Tosun soyadlarıyla anılır.
FINDIKLI:
Yıldızlı deresi vadisinin 14 km iç kesiminde, vadinin iki yamacında kurulmuştur: Doğudan Akçaköy beldesi, batıdan Uçarsu, Çukurca köyleri, güneyden Maçka ilçesi, kuzeyden Yolbaşı ve Dumankaya köyleriyle sınırdaştır. Akçaabat'a uzaklığı 20 km, nüfusu 1227'dir.
FISTIKLI (Dimena):
Söğütlü deresi vadisinin 8 km iç kesiminde, vadinin batı sırtlarında kurulmuştur. Doğusunda Çınarlık. batısında ve güneyinde Yeşiltepe köyü ile Söğütlü deresi yer alır. Önceleri Vazıldimena adlı tek bir köyün mahallesi iken sonradan aynı köyün ikiye ayrılmasıyla bağımsız köy konumuna geldi. Söğütlü deresi vadisinden Kırandüzü'ne doğru uzanan Fıstıklı köyü Gurdes boğazında Ortaköy'le birleşir. Osmanlı döneminde buraya ilk gelenler sırasıyla Kamçı, Kasap, Güner, Taşçı, Ayvaz adıyla anılan ailelerdir. Ayvazoğulları sonradan Çınarlık köyüne taşındılar. Köyde ayrıca Çiçek, kambur, kama, Mısır, Üstünal soyadı alan aileler vardır. Fıstıklı köyünün Akçaabat'a uzaklığı 12 km, nüfusu 288'dir.
GÜMÜŞLÜ (Salayra):
Sertkaya köyünden ayrılan yeni bir köydür. Sertkaya, Arpacılı ve Zaferli köyleriyle sınırlıdır. Akçaabat'a uzaklığı 13 km, nüfusu 640'tır.
HELVACI:
Kıyıya yakın köylerden biri olan Helvacı, Söğütlü deresi vadisinin 3 km iç kesiminde ve batı yakasındadır. Gaydanlı, Buluşki, Ortamahalle, Yukarımahalle adıyla anılan 4 ayrı semtten oluşur. Ortamahalle ötekilere göre daha kalabalık, Gaydanlı daha yüksektir. Toplu yerleşimin bulunduğu sayılı köylerden biridir. Küçükosmaoğlu adıyla anılan ailenin Osmanlı döneminde bu köye gelen ilk yerliler olduğu söyleniyor. Köy halkı Akgün, Aktaş, Akyüz, Aygün, Azizoğlu, Bal, Baş, Çaylı, Çorak, Emiroğlu, Gaydan, günher , Karabak, Keleş, Küçük, Küçükosmanoğlu, Mumcu, Nohut, Özakgün, Sayın, Şen gibi soyadlarla anılıyor. Akçaabat'ın 6 km uzağında bulunan köyün nüfusu 448'dir.
KALEÖNÜ (Satari):
Akçaabat'ın arka kesiminde eskiden Satari diye anılan köyün 1967'de ayrılmasıyla oluşan köylerden biridir. Köyün adı, kuzeybatısındaki kale kalıntısından kaynaklanır. Kireçhane deresinin 7 km iç kesimindeki yamaçlarda kurulmuştur. Nüfusu 1307 dolayındadır. Köyün başlıca semtleri buraya ilk yerleşen Seyisoğlu, Kerametoğlu, Kahramanoğlu, Kamiloğlu ailelerinin adlarıyla anılır. Bunlar ve bunlardan sonra gelenler Acar, Aktepe, Ayvaz, Boz, Bozali, Bülbül, Çakıcı, Çiftçi, Demirci, Dilber, Durna, Durusoy, Emiral, Enli, Erol, Günaydın, Güner, Güney, Kaba, Gürses, Hamzaoğlu, Kahraman, Kamiloğlu, Kara, Karakullukçu, Kasap, Köse, Mısır , Mumcu, Ömeroğlu, Parlak, Sağnak, Seis, Sever, Şener, Şentürk, Torun, Tuma, Yavruoğlu, Yılmaz ve Zeynel soyadı ile anılır.
KARAÇAYIR (Zonida):
Ağaçlı ve Çilekli köylerinin arasında, Meşeli köyününün güneybatısındadır. Batı yönünden Çarşıbaşı sınırına dayanır. Akçaabat'tan Uzaklığı 24 km, nüfusu 245'tir. Köy halkı Ağasalihoğlu, Altın, Ayvaz, Azaklı, Baytar, Bozali, Bulut, Demir, Keskin, Uygun ve Yılmaz soyadlarıyla anılır.
KARPINAR (Lalank):
Akçakale beldesinin arkasında kalan sırtın batı yamacında kurulmuştur. Doğu yönünde Güneyköy, batısında Çarşıbaşı ilçesine bağlı Yeşiltepe köyü, güneyinde Baltacı ile Çilekli, kuzeyinde Gökçekaya ve Eskiköy yer almaktadır. Akçaabattan Uzaklığı 16 km, nüfusu 788'dir. Köyde oturanlar Akgün, Bayraktar, Aslan, Bıyık, Bıyıklı, Çağlar, Çakır, Kara, keçeci, Özmen, Uğurlu ve Yılmaz soyadlarını almışlardır.
KEMALİYE:
Sertkaya, Arpacılı, Kuruçam köylerinin arasında yer alan küçük bir köydür. Sertkaya köyünden ayrılmıştır. Köy halkı Aksu, Aygün, Birinci, Çeran, Cinali., Cinemre, Çakmak, Demirci, Demir , Doğan, Güler , İmamoğlu, İnanoğlu, Kenan, Kerimoğlu, Yaman, Yavuz, Yazıcı, Zorlu soyadlarıyla anılır. Toplam nüfusu 377olan Kemaliye köyü Akçaabat'ın 15 km uzağındadır.
KİRAZLIK (Vara):
Söğütlü deresi vadisinin doğu yakasında, vadi yamacının sırtlarında kurulmuştur. Doğusunda Yeşilyurt, batısında Koçlu ve Cevizli, güneyinde Akdamar, kuzeydoğusunda Akören köyleri yer alır. Zafer, Cevizlik, Dikili, Topçulu, Yenimahalle adını taşıyan semtlerden oluşur. Akçaabat'a uzaklığı 17 km dir. Köydeki 205 hanede 1089 nüfus bulunmaktadır. Osmanlı döneminde köye ilk yerleşenler sırasıyla Dorooğulları, Hocaoğulları, Keleşoğulları, Sirimoğulları, Uzunhüseyinoğulları'dır. Bunların yakınları günümüzde Acer, Adem, Akbaş, Akbulut, Aslan, Altuntaş, Aydın, Başocak, Bayburtlu, Berber, Bostan, Bulut, Demirci, Demirtaş, Kahraman, Karabak, Karpuz, Kazancı, Keleş, Kuru, Küçük, Latif, Metin, Pervan, Sofu, Şahin, Tiryaki, Tombul, Topçu, Uzun, Varol, Yahyaoğlu, Yetim, Yılmaz, Yol soyadlarıyla anılıyor.
KOÇLU:
Kirazlık köyünden ayrılan küçük bir köydür. Kirazlık köyü, Akpınar beldesi, Cevizli köyü ile çevrilidir. Akçaabat'tan 23 km uzaklıktadır. Nüfusu 258 dolayındadır.
KURUÇAM (Muhula):
Söğütlü deresinin kollarından biri olan Acısu deresi vadisindeki köylerden biridir. Çevresinde Acısu, Şinik, Kemaliye, Arpacılı, Sertkaya köyleri yer alır. Güney yönü Karadağ eteklerine dayanır. Akçaabat'tan 16 km uzaklıktadır. Köy nüfusuna kayıtlı olan 833 nüfus Altıntaş, Akçay, Akdemir, Aydın, Bakırcı, Balcı, Bakioğlu, Berber, Birinci, Gedikli, Gedikoğlu, İkinci, Kandemir, Lüleci, Murat, santaş, Tosun, Uzun ve Üçüncü soyadlarıyla anılır.
MADEN:
Yıldızlı deresi vadisinde yer alan yeni köylerden biridir. Fındıklı köyünden ayrılıp bağımsız köy oldu. Yolbaşı, Dumankaya, Uçarsu, Fındıklı köyleriyle çevrilidir. Akçaabat'a uzaklığı 21 km, nüfusu 303'tür.
MEŞELİ (Kaleğra):
Kavaklı deresi vadisinin 7 km iç kesiminde yer alan Meşeli köyü, doğudan Ağaçlı, batıdan Kaleönü köyleriyle güneyden Darıca ve Kavaklı beldelerinin ortasında kalır. Kuzeyden Hıdırnebi Kayası'nın eteklerine dayanır. Köy yüksekçe bir tepe ile bu tepenin doğu yamacında kurulmuştur. Akçaabat'a uzaklığı 8 km, nüfusu 809'dur. Osmanlı döneminde buraya ilk yerleşenler Beşiroğlu, Pehlivanoğlu, Köroğlu, Hacısalihoğlu, Saraloğlu, Pakoğlu ve Altun aileleridir. Bu aileler ve onlardan sonra gelenler Hacısalihoğlu, Cezayirlioğlu, Caferoğlu, Çavuşoğlu, Velioğlu, Afacan, Baş, Çelik, Duma, Eraslan, Gurbetli, Hancı, Kaba, Karakuş, Karakullukçu, Öztaşçı, Pak, Pehlivan, Sarali, Savur, Şener, Şentürk, Tiryaki, Talip, Türk soyadlarını aldılar.
MEYDANKAYA (Karikliya):
Söğütlü deresi vadisinin 6 km iç kesiminde, dere yatağından başlayıp doğu yamaçlarına doğru hızla yükselen yamaçlarda kurulmuştur .Deremahallesi, Ortamahalle, Yukarımahale adlı üç semtten oluşur. Çiçeklidüz, Çınarlık, Helvacı Tatlısu köyleriyle sınır komşusudur. Akçaabat'ın 7 km uzağındadır. Köydeki 71 hanede oturan 376 nüfus Aslan, Ayyaz, Çıkrıkçı, Çırak, Durmuş, Kazancı, Mumcu, Muşmul, Şentürk, İşin, Yayan, Yılmaz soyadlarıyla anılır.
ORTAALAN (İpsil) :
Söğütlü deresi vadisinin orta kesimlerindeki Şinik, Acısu, Ambarcık köyleriyle Dörtyol beldesinin Karacakaya ve Pazarcık mahalleleri arasında yer alır. Akçaabat'a uzaklığı 17 km, nüfusu 694'tür. Köy nüfusuna kayıtlı olanlar Ayvaz, Bostan, Çalık, Çavuş, Çelik, Demirci, Dil, Kuş, Okumuş, Özbaysal, Şen, Popal, Türk, Yazıcı soyadlarını almışlardır.
ORTAKÖY
Eski adı Satari olan büyük köyün bölünmesiyle oluşan 3 köyün ortasında kaldığı için Ortaköy adını almıştır. Kaleönü köyü, Tütüncüler ve Fıstıklı köylerinin arasında yer alır. Akçaabat'tan 10 km uzaklıktadır. 710 kişiden oluşan nüfusu Aktepe, Bozali, Çiloğlu, Demirbaş, Demirci, Günaydın, Güner, Kaba, kara, Mısır, San, Seis, Seyis, Şafak soyadlarıyla anılır.
ÖZAKDAMAR:
İlçe merekzine uzaklığı 12 km olup, 2000 nüfus sayımına göre nüfusu 329 dır.
SALACIK (Cavana):
Akçaabat'ın 5 km batısında, kıyıdan geçen devlet karayolu üzerinde kurulmuştur. Doğusunda Darıca, batısında Akçakale beldeleri, kuzeyden Yeniköy, kuzeyden Karadeniz ile çevrilidir. Nüfusu l037'dir. Söylendiğine göre Osmanlı döneminde köye ilk gelenler Mankafaoğlu, Sakaoğlu, Malkoçoğlu, Kalafatoğlu ve Çanakçı adıyla anılan ailelelerdir. Bunlar ve arkalarından gelenler, soyadı yasası çıktıktan sonra Akçay, Aydın, Bulut, Buruk, Çanakçı, Cimşit, Çolak, Demirdağ, Ege, Gencosman, Güler, Hızır, Işıldak, Kara, Kalafat, Kalaycı, Koç, Kurtaran, Malkoç, Karaosman, Kelali, Memiş, Mollaali, Nezir, Özel, Öztürk, Saka, Sakallı, Tan, Topal, Türk, Yurdakul gibi soyadlar aldılar.
SARICA (Sari):
Akçaabat'ın batı yakasında, Akçaabat ile Çarşıbaşı arasındaki sınır çizgisinin 8 km iç kesiminde bulunan küçük bir köydür. Doğusunda Eskiköy, batısında Çarşıbaşı ilçesine bağlı Veliköy, güneyinde Küçükköy ve Serpil köyü, kuzeyinde Mersin beldesinin Üzümlü mahallesi vardır, Köyün Akçaabat'a uzaklığı 18 km, nüfusu 315'tir. Söylendiğine göre 19.yüzyıl ortalarında buraya ilk gelenler Tuna'lar, Kocabaş'lar, Küçük'ler ve Kerimkar'lardır. Bunlar soyadı yasası çıktıktan sonra Bayır, Cüce, Demirci, Hardal, Kaba, Kerimkar, Kılıç, Küçük soyadlarını aldılar.
SERTKAYA (Metinganiya):
Metinganiya deresi diye anılan geniş vadideki 8 köyün çekirdeği Sertkaya köyüdür. Köyün başındaki yalçın kayalar da Metinganiya Kayası diye anılır. Camiyanı, Kıran, Hoşoğlanlar, Tufanlı, Kırandoğlu, Çubukluk, salmanlı, Vundoğlu, Taşçıoğlu adıyla anılan semtleri vardır. Akçabat'tan uzaklığı 16 km, nüfusu 856'dır. Köy halkı Akbulut, Akçay, Akdoğan, Akgün, Aksu, Akkaş, Akyol, Akyüz, Aygün, Batar, Bayram, Baytar, Boz, Çamur, Çelik, Demir , Fındık, Fındıkçı, Gedikli, Günay , Kahveci, Kaya, Koca, Kardeş, Kırandi, Kocaman, Kokoç, Komar , Köksalan, Meydan, Şal, Parmak, Parmaksız, Sarıkaya, Sivri, Taşçı, Tüylü, Tuna, Yamaç, Yazıcı soyadlarıyla anılır. Bu soyadları taşıyaların bir bölümü Gümüşlü köyüne ayrılmıştır.
TATLISU:
Söğütlü deresi vadisinin 7 km iç kesiminde, vadinin doğu yakasındaki yamaçlarda yer alır. Köyün bulunduğu alan Ormankıran diye anılır. Akçaabat'a uzaklığı 8 km, nüfusu 417'dir.
TÜTÜNCÜLER:
Eski adı Satari olan büyük köyün 1957'de üçe bölünmesiyle oluşan yeni köylerden biri de Tütüncüler köyüdür. Akçaabat'ın 8 km güneyinde, Kireçhane deresi vadisinin orta kesiminde yer alır. Kaleönü, Ortaköy, Fıstıklı köyleriyle Akçaabat'ın Dürbinar mahallesiyle çevrilidir. Köyün nüfusu 635'tir. Köy halkı Akbulut, Aktepe, Aydın, Çelik, Çetintan, Durna, Emiral, Erol, Köse, Güner , Karaalan, Kurt, Mert, Küçük, Serkaya, Sivrioğlu, Sivrikaya, Şahin, Şengün, Tamer, Topal, Üçüncü, Yılmaz soyadlarıyla anılır.
UÇARSU (Kokana):
Yıldızlı deresi vadisinin yüksek köylerinden biridir. Doğu, batı ve kuzey yönlerinde Fındıklı, güneyinde Cevizlik, güneydoğusunda Çukurca köyleriyle komşudur. Merkez, Çamlıca, Kirli adı verilen 3 mahalleden oluşur. Ayrıca konak ve Güney adlı semtleri vardır. Akçaabat'a uzaklığı 25 km, nüfusu 1 121 'dir. Köy halkı Aydın, Babul, Bostan, Hamaloğlu, Hasta, Köroğlu, Kurt, Kaba, Met, Şahin, Ulu, Yalçın, Yılrnaz soyadlarıyla anılır.
YENİKÖY:
Akçaabat'ın 3 km batısındaki Salacık köyünün güney sırtlannda kurulan Yeniköy, 1940'larda Salacık'tan ayrılmıştır. Köyün sınırları Darıca, Zeytinlik, Korucu, Çamlıca, Salacık adlı köy ve mahallelerle çevrilidir. Akçaabat'a uzaklığı 8 km, nüfusu 413 dolayındadır. Köy nüfusuna kayıtlı olanlar Akan, Aksoy, Altıntaş, Ark, Azaklı, Beşli, Bilazer, Birinci, Cambaz, Çanak, Çanakçı, Çolak, Çelikkale, Demirci, Derviş, Duman, Dumıuş, Güneysu, Karaçukur, Kavaz, Kelali, Memiş, Muhçu, Nayman, Özdemir, Şen, Şener, Şengün, Yaman, Yetiş, Zeynel soyadlarıyla anılır.
YEŞİLTEPE (Vazıl):
Söğütlü deresi vadisinin 8 km iç batısındaki yamaçlarda kurulmuştur. Eski adı Vazıldimina olan köy, 1963'te ikiye bölündü. Vazıl diye anılan bölümü Yeşiltepe, Dimena denilen bölümü Fıstıklı adıyla bağımsız bir köy oldu. Akçaabat'a uzaklığı 12 km, nüfusu 638'dir. Köyün en eski aileleri Bayraktar'lar , Kasapoğulları, Dervişoğulları, Muşmul'lar, Güner'ler, Ergün'ler ve Şirinoğulları'dır. Bu aileler ve yakınları günümüzde Akdağ, Aktuğ, Alemdar, Bayraktar, Bayram, Bektaş, Çakar, Derviş, Ergel, Ergü, Erol, Gönül, Güner, Güney, Karabacak, Kasap, Kaya, Kurtuldu, Muşmul, Şirin, Turhan, Üstün, Uzer, Yardım, Yılmaz gibi soyadlarla anılıyor.
YEŞİLYURT:
Yıldızlı deresi i1e Söğütlü deresi vadileri arasındaki sırtlarda kurulan Akören, Akdamar, Kirazlık, Oğulkaya köyleri ve Derecik beldesi ile uğurlu mahallesiyle çevrilidir. Akçaabat'tan uzaklığı 16 km, nüfusu 532'dir. Köy halkı Akçay, Akbaş, Çepni, Çubukçu, Davutoğlu, Dilber, Ertem, Kahraman, Köroğlu, Melek, Öztürk, Serdar, Şahin, Uçar, Uzunali, Un, Yılmaz, Yurtsever soyadlarıyla anılır.
ZAFERLİ:
Söğütlü deresi vadisinin batı yakasındaki Bozdoğan köyünden ayrılan küçük bir köydür. Zanga, Güney ve Durmuşlu adı verilen semtleri vardır. Doğusunda Bozdoğan, batısında Gümüşlü, güneyinde Şinik ve Arpacılı, kuzeyinde Sertkaya köyleri yer alır. Akçaabat'tan uzaklığı 15 km, nüfusu 467'dir. Köy halkı Aktuğ, Batar, Bayraktar, Bayram, Baytar, Birinci, Demirci, Karcı, Taşçı, Yahyaoğlu soyadlarıyla anılır.
Kaynak: Akçaabat-H.Gedikoğlu/Akçaabat Belediyesi Kültür Yayını I.
Akçaabat'ın Mahalleleri
Resimler Sadece üyeler içindir!
İlçe merkezemizde 9 adet, belde ve bucağa bağlı 47 adet, toplamda 56 adet mahalle bulunmaktadır. İlçe merkezinde bulunan mahalleler şunlardır:
ÇOLAKLI MAHALLESİ
DÜRBÜNAR MAHALLESİ
KAYALAR MAHALLESİ
NEFSİPULATHANE MAHALLESİ
ORTAMAHALLE
OSMANBABA MAHALLESİ
SARITAŞ MAHALLESİ
YENİMAHALLE
YAYLACIK MAHALLESİ
Gelenekler - Görenekler
Resimler Sadece üyeler içindir!
KALandAR GECESİ:
Yöremizde yılın ilk ayı kalandar adıyla anılır. Bu ayın ilk gecesinde değişik eğlenceler yapılır. Rumi takvim, Milat takvimini 13 gün arkadan izlediği için 12 Ocak gününü 13 Ocak gününe bağlayan geceye kalandar gecesi denilir. Kalandar gecesi Tüm evlerde lahana sarması, mısır ve patates haşlaması, kabak dilimi, fındık, ceviz, elma, armut, ayva gibi özel yemekler, yemişler ve çerezler hazırlanır. Aile bireyleri bu yiyeceklerle hazırlanan kalandar sofrası başında oturarak kendi aralarında bir şölen havası yaşarlar. Çanta atmak Kalandar gecesinin en yaygın eğlencesidir.
Çanta atmak, genç erkeklerin işidir. Zaman zaman genç kızların da erkek giysileri giyerek çanta atmaya çıktıkları görülür. Atılacak çantanın açık ucuna önceden uzunca bir ip bağlanır. Bu ip çantanın uzak bir yere atılıp geri çekilmesini sağlar. çantanın içine çeşitli yemişler ve atılacağı eve göre özel armağanlar konulur. çanta atma sırasında tanınmamak için değişik kıyafetlere girilir. Karanlık basar basmaz kimseye görünmeden belirlenen evlerin kapılan çalınır. Çanta atanın kim olduğunu öğrenmek için evden gelen seslenişlere ses değişikliği yapılarak yanıt verilir:
Ne olursa alırız
İste gelduk kapiniza
Selam verduk yapinıza
Selamumi almasanız
Daha gelmem kapiniza
Kapı aralanır aralanmaz önceden hazırlanan çanta hızla içeri fırlatılır .Buna çanta atma denir. Evdekiler, çantanın içindeki çerezleri alarak yerine daha değişik yiyecekler koyarlarlar. Kapıda bekleyenler, çantanın ipini çekerek oradan uzaklaşırlar.
Çanta atma sırasında ilginç olaylarla da karşılaşılır. Müziplikten hoşlanan kimi kişiler, evlerine atılan çantalara yemiş yerine kedi yavrusu, kirpi, fare, sümüklü böcek, kafatası gibi şeyler ya da acı bibere, tuza bulanmış yiyecekler koyarak çanta atanlara eğlenceli oyunlar oynarlar.
Çanta atma geleneği, nişanlılar arasında armağan alışverişini de sağlar. Nişanlı delikanlılar, nişanlısının evine attıkları çantalara aynca özel armağanlar koyarlar. Atılan çanta, nişanlı kızın armağanlarıyla doldurularak geri verilir. Kalandar günü ve gecesiyle ilgili başka gelenekler, görenekler ve inanışlar oldukça çoktur: bunlar;
-Gelinlik kızı olan evlere atılan çantalara kimi annelerin önceden hazırladıklan tuzlu çörekler koyduğu söylenir. Çöreği yiyen delikanlıların o gece evin kızını düşlerinde göreceklerine ve ona tutulacaklarına inanılır.
-Kalandar ayının ilk günü eve ilk girenin, uğurluluğu bilinen birisi olması ve evin büyüğünden izin alarak içeri girmesi gerekir. Bunu düşünmeden eve girenler ya kapıdan geri çevrilir ya da uğursuzluğunu gidermek için ayaklanna kül ekilir.
-Kalandar sabahı kimseye sezdirmeden denize ve sığırlara bakılırsa deniz şans, sığır uğur getirir .
-Kalandar sabahı birine para verenin o yıl evine bereketsizlik girer, birinden para almak bolluk getirir.
-Kalandar ayının ilk suyu, o evde uğurluluğu bilinen birine taşıtılır.
-Kalandar ayının ilk 12 gününde havaların durumu günü gününe izlenir. Her günün hava durumu sıra ile o yılın aylarına karşılık tutulur. Belirli ayların yerini tutan günlerde hava durumu nasılsa o günün karşılığı olan ayda da havaların öyle geçeceğine inanılır.
-Kalandar günü eve ilk giren kimse geveze ise o evin tavukları çok yumurtlar.
HIDIRELLEZ EĞRİSİ:
Her yıl mayıS ayının 6. günü yapılan Hıdırellez şenlikleri, yöremizde de bir bahar bayramı gibi yaşanır. O gün hava elverişliyse kırlarda ya da deniz kıyılannda günboyu eğlenilir. Hıdırellez günü kadın-erkek dernek yerlerine çıkarlar .Oralarda küçük çapta bir dernek düzeni kurarak eğlenirler. Hıdırellez, bir eğlence günü olmanın yanısıra pek çok inanışın da kaynağıdır. Bunlar;
-Hıdırellez günü hemen hemen herkes bir hıdırellez eğrisi korkusu yaşar. İnanışa göre o gün eğici, bükücü, kesici işler yapılırsa doğacak çocuklar, buzağılar, kuzular, oğlaklar da eğri büğrü doğarlar. Sakat doğumlar, Hıdırel1ez günü yapılan eğici, bükücü işlere bağlanır. Bunun için sandık, dolap, kapı açıp kapamak, çamaşır yıkamak, yufka açmak, demir tutmak, balık ayıklamak gibi işler çok sakıncalı sayılır .Özellikle gebe kadınlar bu tür uğraşlardan uzak dururlar.
-Hıdırellez eğrisinden sakınmak için o sabah evin bahçesine bir ocak kabak dikilir. Buna Hıdirlez kabağı denir. Kabağın tohumunu toprağa gömerken ''Bütün eğriler bu kabağın başına'' sözü üç kez yinelenir. Bu kabağın Hıdırellez günü yapılan tüm eğrilikleri kendinde toplayacağına inanılır. Nitekim Hıdırellez sabahı dikilen kabağın gerçekten eğri büğrü olduğu söylenir.
-Hıdırellez günü erken kalkıp yokuş çıkanlann ömrü uzar.
-Hıdırellez günü suya tuz atılırsa tüm eğrilikler tuz gibi erir.
-Hıdırellezde denize mektup atılırsa o mektup Allah'a gider. Allah günahları bağışlar, dilekleri gerçekleştirir, dertleri dindirir.
-Evi olmayanlar Hıdırellez sabahı erkenden kalkarak bahçelerinde küçük bir ev modeli yaparlar. Böylece gelecekte istedikleri gibi bir eve kavuşacaklanna inanırlar.
ALATURBİ:
6 Temmuz günü yöremizde deniz bayramı olarak kutlanır. O güne alaturbi denir. Alaturbi günü köylerde ve mahallelerde oturanların çoğu deniz kıyılarına akın ederler. Özellikle Çepni kökenli olanlar alaturbi günlerine daha büyük ilgi gösterirler. Ağrılı, sancılı, saralı olanlar alaturbi günlerinde denize girerek iyileşeceklerine inanırlar. Yüzme bilenler denize girerek, bilmeyenler denizden taşıdıkları sularla boydan boya yıkanırlar. Bu arada kayıklara binerek en az üç, en çok yedi dereağzı dolaşmak pek çok derde derman olur.
CAZI GECESİ:
Kırım'daki pirlerinin buyruğuna girerek tarlalardaki ürünlerin bereketini çalan, beşikteki bebeklerin canını alan kötü ruhlu kadınların varlığına inanılır. Bu kadınlara Kırım kocakarısı ya da cazı adı verilir. Geceleri el ayak çekildikten sonra örümcek biçimine girerek ocak zincirine tutuna tutuna evin içine inen bu kocakarılar, beşikteki bebeklerin ya sağlığını çalar ya da canını alırlar. Cazıların çocukları boğmasını önlemek için beşiğin dört yanına kum serilir. Çocuğu boğmaya gelen cazı, önce kumları saymaya koyulur. Kumları saymaya kalkan cazı, çocuğun canını almaya fırsat bulamadan gün doğar.
Ayakbağı: Kimi çocuklar yürümekte geç kalır. Böyle çocuklar cuma günleri caminin önüne getirilir .N amazdan ilk çıkanlar arasında anasının ilki (anasının ilk çocuğu) olan bir kişi, çocuğun ayaklanna önceden bağlanan yumuşak bağı keser. Buna ayakbağı kesmek denir. Bundan sonra çocuğun yürümesini engelleyen bağın kesildiğine inanılır. Ayakbağı kesmek, Hıdırnebi Kayası'nın tepesindeki ziyaret yerinde de uygulanır. Geç yürüyen çocuklar, Hıdırellez günü Hıdırnebi Kayası'nın ziyaret yerine çıkanlır. Orada Hazreti Ali'nin atına ait olduğu söylenen iki ayak izi vardır. Bu izlere su doldurularak önce çocuğun ayaklan yıkanır , arkasından da anasının ilki olan birisi ayakbağını keser. Ayakbağını Hıdımebi Kayası'nda kestinnenin daha etkili olduğu söylenir.
SAÇAYAK:
Saçayak kazan, tencere, tava gibi ev gereçlerini oturtmak için odun ocaklarına konulan daire ya da üçgen biçimindeki ayaklıklardır. Bunlarla ilgili inanışlar pek çoktur:
-Rüzgar şiddetli estiği zaman saçağı ocağın zincirine asılırsa rüzgar hafifler.
-Gebe kadın saçağının üzerine oturursa kız doğurur .
-Dişi kedi saçağının içinden geçirilirse kısırlaşır.
-Yağmur yağarken evdeki saçayağı ters çevrilerek kapının önüne konulursa yağmur kesilir.
-Saçayağı ocakta boş durursa ölü bekliyor demektir.
-Saçağının altından geçirilen kedi kısırlaşır.
MAKAS:
Makaslar pek tekin sayılmaz.
-Makasın boş olarak açılıp kapanması uğursuzluk sayılır.
-Makası elden ele birbirine verenlerin arası bozulur. Bunu önlemek için birine makas vermek gerektiğinde yanındaki bir eşyanın üzerine bırakılır.
-Açık makasın üstünde oturan gebe kadın geç doğurur.
MART DOKUZU:
Yerel takvime göre Mart ayının 1'i ile 9'u (13-22 Mart) arası mart dokuzu diye anılır. Yılın en sert havaları bu günlere raslar. Bundan ötürü gerek mart ayı, gerek mart dokuzu hakkında bir dizi inanç oluşmuştur:
-Mart ayı dert ayı.
-Mart kapıdan baktınr, kazma kürek yaktırır.
-Mart ayında göle düşen kurt, çıktıktan sonra sırtını kurutursa o yıl havalar güneşli, kurutamazsa yağmurlu geçer.
HAFTANIN GÜNLERİ:
Haftanın her günü ayrı bir inanç kaynağıdır.
-Pazartesi ve perşembe günleri uğurlu sayılır. O günlerde yapılan yada başlanılan işler olumlu sonuçlara ulaşır.
-Cuma günlere öğleye değin ev süpürülemez. İnanışa göre iyilik melekleri o saatlerde yerlerde otururlar. Onlara süpürge vurmak günahtır.
-Cuma günü ortalık toplamak eve aksilik getirir .
-Salı günü uğursuz sayılır. O gün çamaşır yıkanmaz, ekin ekilmez, fidan dikilmez, çayır biçilmez, yola çıkılmaz, yayla göçü yapılmaz.
-Pazartesi, perşembe, cuma ve pazar günleri genellikle daha uğurlu sayılır.
SÜPÜRGE:
-Ev süpürülürken süpürge birine değerse onun büyümesi yavaşlar. Bunu önlemek için o kişinin süpürgeye tükürmesi gerekir.
-Süpürge ile döğülen çocuk geveze olur .
-çocuğu süpürge ile vurulursa o çocuğun boyu kısa olur .
SAÇAK:
Evlerin saçağı pek tekin değildir;
-Geceleri saçağa su dökülürse dökeni cin çarpar.
-Geceleri saçağa işenirse yuvası bozulan cinler işeyeni çarpar. Cin çarpmasınan kurtulmak için işemeden önce saçağa tükürüp besmele çekmek gerekir.
Geçerliliğini günümüzde de sürdüren yerel inançlar oldukça çoktur. Bunları şöyle sıralamak mümkündür.
-Kördüğümü çözebilen gelin kaynanasıyla iyi geçinir.
-Ölen karısının üstüne evlenen erkek, gerdeğe girmeden önce ilk karısının mezarına su döker.
-Eve ilk giren gelin ocağa bakarsa kaynanası tez ölür.
-Birisinin folundan yumurta çalan, öteki dünyada yumurta kabuğuyla denizi boşaltma cezasına çarptınlır.
-Kedi öldüren kişi, sağlığında yedi köprü yaptırmazsa günahı bağışlanmaz.
-Süpürge ile döğülen çocuğun boyu kısa, aklı eksik olur.
-Sığırlar, koyunlar, keçiler yaylaya çıkarılırken kuyruklarına boyalı iplik bağlanırsa sütleri bol olur.
-Kışın kediler ayağını yalayıp yüzüne sürdükten sonra ateşe bakarsa o yıl çok kar yağar .
-Guguk kuşu ilkin kuru dal üstünde öterse o yıl ekinler verimsiz olur.
-Yaz başında gökgürültüsünü ilk duyanlar, bir demir parçası ısırmazlarsa o yıl dişleri kamaşır, diş ağnsından kurtulamazlar.
-Sonbaharda serçeler ağaçlara değil yerlere konarsa o yıl ağır kış olur.
-Çam ağaçlarının doruğunda çok kozalak olursa kış erken gelir.
-Kepçeyle yemek yiyenin düğününde kar yağar.
-Kedi ayağını yalar,yüzüne sürer, kapıya bakarsa o eve konuk gelir.
-Kapının eşiğinde oturana iftira atılır .
-Boş beşik ya da salıncak sallanırsa bebek sancılanır.
-Gece tırnak kesen ömrünü keser.(Ömrü kısalır.)
-Ay eskisinde ekilen, dikilen ürünlerin çürüyecegine inanılır. Ekim ve dikim işleri ay yenisinde yapılır.
-Açken kurbaga ya da guguk sesini ilk duyanların o yıl sürekli olarak ayagı taşa çarpar.
-Ay yenisini (yeni ayı) ilk görenler, yere bakmadan birinin yüzüne bakarsa bakılan kişinin yüzünde yara çıkar .
-Alnı geniş olanlar zengin olurlar.
-Açken yılan gören ilkbaharda halsiz düşer.
-İlkbaharda ilk görülen kelebek beyazsa onu gören hasta olmaz.
-Şeftali dikenin ömrü kısa olur.
-Ekmek kesen tez kocar.
-Kulakları büyük olan çok yaşar.
-Burnun sag yanı kaşınan o anda iyi, sol yanı kaşınan kötü anılıyor demektir.
-Gece uluyan köpek ölü çagırır.
-Süpürgeye iğne kakılıp bahçeye atılırsa beklenen haber tez gelir.
-Gurbete gidenin peşine su dökülürse tez, taş atılırsa geç döner.
-Bacadan kurum düşerse eve konuk gelir.
-Cenaze taşınırken tabut çok sallanırsa peşine adam çagırı.
-Kulak kaşınması yağmur getirir.
-Evde ıslık çalan hastalık çagırır.
-Küçük çocuklar sürekli olarak tükürürse yagmur yagar.
-Gece aynaya bakan kendi ölüsünü görür.
-Elinden kaşık, agzından ekmek düşen birinin aç kalan bir yakını vardır.
-Sag elin içi kaşınırsa bir yerden para gelir, sol elin içi kaşınırsa cepten para gider .
-Yeni dogan bir çocugun yanına, yakınına cırcır böcegi girerse o çocuk geveze olur.
-İlkbaharda sarı kelebek gören hasta ya da halsiz olur.
-Kuluçka bastırırken, bastıranın başına yuvarlak bir tas konulursa civcivler uzun ibikli olur.
-Ahıra kirpi atılırsa danalar yüklü olur.
-Çorapla yatanın ömrü kısalır .
-Horoz gibi öten tavuk ugursuzluk getirir.Bu yüzden hemen başı kesilir .
-Yayıktan bol yag alabilmek için yayıga dökülen suyun sabah karanlıgında kimseye görünıneden alınması gerekir.
-Ay yenisinde kosi (kuluçka) konduranın civcivleri horoz olur.
-El ve ayak tırnaklarının tamamı birden kesilirse kesenin ömrü kısalır.
-Lohusa ineği olan evde tavşan adı anılmaz.Zorunlu durumlarda tavşan yerine kulaklı sözcüğü kullanılır.
-Evden ilk çıkarken karşılaşılan ilk kişi o günün uğurunu ya da uğursuzluğunu belirler. Bu yüzden kimileri evden çıkışlarında uğurluluğu bilinen birini karşılarına alırlar .
-Bilmeyerek bıçak üstüne oturan gebe kadın erkek çocuk doğurur.
-Sesi kesilenler üç sabah aç karna boş bir yayığın içine ''Yayık al yeni sesimi, ver eski sesimi'' diyerek üç kez bağırırlarsa sesleri düzelir.Aynı yöntem kuyu için de geçerlidir.
-Mezarlığı parmakla gösterenin parmağı çürür.Çürümeyi önlemek için gösteren parmağı o anda ısırmak gerekir.
-Çocuğun üstünden geçen aynı anda geri dönmezse o çoçuğun büyümesi durur.
-Yeni ayı ayakta gören o ay çok gezer .
-Ayağının altı kaşınan yola çıkar.
-Geceleri uluyan köpeğin uğursuzluğunu gidermek için ya yere bıçak dikilir ya da ayakkabılar ters çevrilir.
-Diş çektirenler ''Karga al eskisini ver yenisini'' diyerek çektirdikleri dişi dama atarlarsa yeni dişleri tez biter.
-Eve yeni giren bir yiyecekten komşuya verilirse o yiyeceğin bereketi kaçar .
-Babası gurbete çıkan çocuğa ''İp mi yoksa yumak mı'' diye sorulur. Yumak derse babası geç, ip derse tez döner.
-Meyve ağaçlanna kurban kanı sürülürse verimleri artar.
-Kapının önündeki ağaçlara konan kargaların acı acı bağırması, bir kara haber duyurusu ya da uyarısı sayılır. Bunu hayıra dönüştürmek için bağıran kargaya ''Kara haber senin başına gelsin'' anlamında ''kar başına'' diye seslenilir.
Kaynak: Akçaabat-H.Gedikoğlu/Akçaabat Belediyesi Kültür Yayını I.
Turizm
Resimler Sadece üyeler içindir!
Akçaabat İlçemizin 1881 yılında belediye, 1897 yılında İlçe statüsüne kavuşmuş olması ilçemizin tarihsel ve kültürel alt yapısının en önemli göstergelerindendir.
Akçaabat İlçemizin turizm potansiyelleri:
-Akçaabat Orta Mahalle Evleri
-Akçaabat Köftesi
-Sera Gölü
-Kayabaşı Yayla Kenti
-Hıdırnebi Yayla Kenti
-Denizimiz
-Yaylalarımız
Yukarıda ifade edilen turizm potansiyellerinden özellikle Akçaabat İlçesi Orta Mahalle Evlerinin restorasyonu,Yıldızlı Beldesinde bulunan Sera Gölünün yeniden yapılandırılması, Hıdırnebi ile Kayabaşı Yayla Kentlerinin yollarının bakım ve onarımı ivedilikle turizm yatırımları açısından ele alınarak zaten bölgede mevcut olan turizm potansiyeli yaylalar ve yayla kentlerle entegre bir şekilde net olarak ortaya çıkacaktır.
Dünyanın keşfine rağmen daha keşfedilecek nice alanların olduğunu gösterebilmek bunun en somut örneği olarak da her yönüyle güzel ilçemiz Akçaabat’ın turizm potansiyelini tüm insanlığa sunabilmek için hepimizin daha çok çalışması gerekmektedir.
Turizmde özellikle Orta Mahalle Evlerinin restorasyonu ile sera Gölünün yeniden yapılandırılarak, Hıdırnebi ve Kayabaşı yayla kentlerinin yollarının bakım ve onarımı yapılarak bu dört unsurun öncelikle bütünleşmesi sağlanmalıdır.
Akçaabat Köftesi
Resimler Sadece üyeler içindir!
1930 lu yıllarda Akçaabatlı lokantacılar tarafından yapılmıştır. Malzeme olarak kıyma haline getirilen öküz ve dana etleriylere bunlara ilave edilen ekmek ve sarmısak kullanılmıştır. Özenle yoğrulan bu karışım, belirli büyüklüklerde oval hale getirilip, ızgaralı ocaklarda pişirilmiş ve insanların damak zevkine sunulmuştur. Öncelikle bölgeye tanıtımı yapılan Akçaabat köftesi o günden bu güne tüm dünyaya tanıtılmıştır.
Haragali (Ali Çolak) ve Eşref ustanın (Eşref Bal) mangalıyla başlayan, Çolakoğulları'nın köfte salonuyla duyulan, Cenikli Mustafa (Yılmaz), Recep Durna, Abdullah Komar, Pirali Altun, Bahriyeli Ahmet Serdar ve Şahpazoğulları gibi köfte ustalarının eliyle yayılarak Akçaabat köftesi günümüze kadar taşınmıştır.
Yörenin otuyla beslenmiş ineklerin özenle seçilen; sinir ve ekstra yağ bulunmayan etleri kıyma haline getirilerek kullanılır. Bu kıyma, bir gün dolapta bekletilir ve köfte ocağında pişirildikten sonra servis yapılır.
Yayık ayranı, özel piyazı ve Trabzon ekmeği ile servis yapılan Akçaabat köftesinin tadına bakmak için sizleri Akçaabat'ımıza bekliyoruz
Kaynak: Akçaabat-H.Gedikoğlu/Akçaabat Belediyesi Kültür Yayını I.
Spor Tarihi
Resimler Sadece üyeler içindir!
Akçaabat Sebat Spor ülkemizin en köklü klüplerinden biridir. Kuruluş tarihi Cumhuriyet' in ilk yıllarına dayanır. Sebat Spor 1923 yılında Sebat İdman Yurdu adıyla kuruldu. İlk klüp başkanı ise Mehmet Ağa'nın Hasan (O dönemlerde soyadı kanunu kabul edilmemişti) olmuştur. Ancak yönetimde çıkan bir kısım anlaşmazlıklardan ötürü 6 ay sonra yeniden seçim yapıldı ve bu defa kulübün yeni başkanı Serdarzade Münir oldu. Yönetimdeki bu değişiklik yeni çekişmelere sebep oldu. Yönetim kuruluna seçilemeyenler, mecut takımdan bazı futbolcuları da yanlarına alarak Zafer İdman Yurdu adında yeni bir futbol takımı kurdular ancak 4 ay sonra bu yeni klüp te Sebat İdman Yurdu'na katıldı.Bugünkü Ziraat Bankası'nın bulunduğu yerdeki eski binanın caddeye bakan odalarından biri, yönetim kurulunun ilk yeri olmuştur. İdman Sebat Yurdu'nun Türk futbol tarihinde önemli bir yeri vardır. 1923'te bugünkü Futbol Federasyonu'nun yerini tutacak olan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kurulabilmesi için 3 ayrı ilde üçer kulüpten oluşan il örgütlerinin bu kuruluşa katılması gerekiyordu. İstanbul ve İzmir il örgütleri önceden hazırdı.
Trabzon'da ise İdman gücü ve İdman ocağı adlı 2 kulüp olduğundan Trabzon İdman Cemiyeti kurulamıyordu. ( 1 takım daha olması gerekiyordu) İdman Sebat Yurdu'nun kuruluşu bu eksiği tamamladı. Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı, ancak İdman Sebat Yurdu'nun katılımıyla gerçekleşebildi. 1930'lu yıllarda Akçaabat'a gelen İsmet İnönü takıma 40 lira bağışta bulunmuş buna karşılık ta kendisine fahri başkanlık unvanı verilmiştir. 1930lu yıllarda, İdman Sebat Yurdu yönetiminden ayrılan Münir Serdar ve arkadaşları yeni bir takım kurdular ve bu takıma Gürspor adı verildi. Fakat Ağa Takımı olarak ta bilinen Gürspor takımı bir ilçede iki takımın kurulamayacağı gerekçesiyle kurulduktan kısa bir süre sonra kapandı. İkinci Dünya savaşının başladığı 1939 yılında spordaki durgunluk takıma da yansıdı ve tam olarak bilinemeyen bir sebepten ötürü Trabzon liginden çekildi. 1940 yılında Bakanlar Kurulu ülkenin bütün illerinde, ilçelerinde ve okulu olan köylerde birer gençlik kulübü kurulmasına karar verdi. Akçaabat'ta zaten kurulmuş bir takım vardı fakat kapanmıştı. O dönemde Trabzon'a atanan vali eski kulübü unutup Akçaabat Gençlik Kulübü adında yeni bir klüp kurdu.
1947 de Kemal Osmanpaşaoğlu'nun başkan olduğu dönemde sebat adını yaşatmak amacıyla kulübün adı Sebat Gençlik Kulübü olarak değiştirildi. Bu klüp ancak 1949-50 sezonunda lig maçlarına katılabildi. Takım uzun yıllar amatör kümenin ortalarında kendine yer bulabildi. 1967-68 sezonunda Trabzon liginde şampiyon ve Türkiye'de ikinci oldu. Trabzon da ilk defa bir ilçe takımının sezonu lider olarak tamamlaması ülkede geniş yankılar uyandırdı ve bu olay ilçede günlerce süren şenliklerle kutlandı. Bu coşkuyla 1968-69 yıllarında da Türkiye birincisi oldu ve Sebat Gençlik Kulübü profesyonel bir futbol takımı olarak 3.lige çıktı. Ancak bu durumun onaylanması geciktiği için 1970 yılında maçlara başlayabildi. Elde ettiği başarılarla yetinmeyen takım 1977-78 sezonunda ikinci kez Türkiye şampiyonu olarak 2.lige yükseldi.
Sebat Gençlik Kulübü 10 Temmuz 1986 da 3. kez adını değiştirerek günümüze değin ulaşan Akçaabat Sebatspor ismiyle Türkiye 2. liginde top koşturdu. 13 yıl ligdeki yerini koruyan Akçaabat Sebatspor 1989-90 sezonunda 3. lige düştü. Bundan sonra istikrarsız bir yol izleyen takım, 1990-91 sezonunda yeniden 2. lige yükseldi. 1991-92 sezonunda şampiyon oldu. Bunu takip eden 1992-93 sezonunda yeniden 3. lige düşen Akçaabat Sebatspor / 1999-2000 sezonunda 2. lige yükseldi. Bundan sonra başarılı bir grafik çizen takım, 2000-2001 sezonunda grubunda lider olup 1.lige yükselmek için Antalya da düzenlenen play-off maçlarına katıldı fakat Malatya Spor' a 5-0 yenilerek 1. lige yükselemedi. Bunu takip eden 2001-2002 sezonunda ise son haftalara kadar başarılı bir grafik çizen takım son haftalarda aldığı beklenmedik malubiyetler nedeniyle yine 1. lige yükselemedi. 2002 - 2003 sezonu Sebatspor için çok farklı bir sezon oldu. Tarihinde ilk defa Türkiye 1. Süper ligine çıkan gururumuz Sebatspor' a başarılar diliyoruz...
ZAFER İDMAN YURDU
Yönetim değişikliği yeni çekişmelere yol açtı. Yönetim kuruluna şeçilemeyenler, sporculardan birkaçını yanlarına çekerek Zafer İdman Yurdu adıyla yeni bir kulüp kurdular. Zafer Yurdu adıyla da anılan bu kulüp 4 ay gibi kısa bir süre sonra kendini feshederek İdman Sebat Yurdu'na katıldı.
GÜRSPOR
Sporun yoğun ilgi gördüğü 1930-1940 döneminin başında yönetimden aynlan Münir Serdar ve yandaşlan, 1934 yılı içinde Gürspor adıyla yeni bir kulüp daha kurdular. Kulübün başkanlığını Seyfettin Kanoğlu üstlendi. Sarı-siyahlı renkleri seçen bu takıma halk arasında Ağa Takımı adı verildi. İdman Sebat Yurdu'ndan da birkaç futbolcu Gürspor takımına katıldı. Ancak bu kulüp "Bir ilçede ikinci bir takım kurulamaz" gerekçesiyle onay alamadı. Kısa bir süre sonra kapandı. Kulübün futbol takımına katılan sporcular İdman Sebat Yurdu'na döndü.
AKÇAABAT GENÇLİK KULÜBÜ
Bakanlar Kurulu, 1940 yılında bütün illerde, ilçelerde, okulu olan köylerde birer gençlik kulübü kurulmasına karar verdi. Akçaabat'ta zaten 17 yıl önce kurulmuş bir kulüp vardı. Ancak savaş yıllarının getirdiği sıkıntılar yüzünden bu kulüp yönetim boşluğu içinde bulunuyordu. 24 Temmuz 1940 günü Akçaabat'a gelen Trabzon Valisi, İdman Sebat Yurdu'nun varlığını unutarak Akçaabat Gençlik Kulübü adıyla yeni bir kulüp kurulmasını istedi. Öğretmen Zekeriya Kaynar, bu kulübün kuruluş çalışmalarını yürütmekle görevlendirildi. Kuruluş işlemleri 19 Aralık 1941'de onaylandı. İdman Sebat Yurdu'nun yerine yerleşen Akçaabat Gençlik Kulübü başkanlığına Zekeriya Kaynar seçildi. 1947'1ere dek varlığını sürdüren bu yeni kulübün son başkanı olan Kemal Osmanpaşaoğlu döneminde, Sebat adını yaşatmanın bir vefa borcu olduğunu öne sürülerek kulubün adı Sebat Gençlik Kulübü olarak değiştirildi. 2 Ağustos l947'de onaylanan bu değişiklikle İdman Sebat Yurdu yeni bir kimlik kazandı.
TÜTÜNSPOR
Köklü bir spor geleneği olan Akçaabat'ta giderek genişleyen birikimi karşılamak amacıyla 2 Şubat 1957 tarihinde sarı-yeşil renkli ve Tütünspor adıyla yeni bir spor kulübü daha kuruldu. İlk yılarda Sebat Gençlik Kulübünün altyapı kurulu işlevini yürüten Tütünspor, yıldan yıla güçlenerek bağımsız bir kimlik kazandı. 1975 yılına dek katıldığı karşılaşmalarda oldukça başarılı bir çizgi tutturdu. Ancak 1975-1976 sezonunda üstüste gelen yenilgilerle lig sonuncusu oldu. 1976-1977 ve 1977-1978 sezonlarında ise üstüste lig şampiyonu olarak amatör ligin birinci kümesine yükseldi. 1990-1991 sezonunda da aynı kümenin şampiyonluğunu kazanarak deplasmanlı ligde oynama hakkını elde etti. Halen bu kümenin takımları arasında mücadele vermektedir.
BELDE ve KÖY KULÜPLERİ
Sebatspor ile Tütünspor' kulüplerinin öncülüğünde yaygınlaşan spor tutkusu, giderek köylere doğru uzandı. 1980'lerde kurulmaya başlayan köy ve belde kulüpleri kendi gruplarında önemli başarılar sağladığı gibi spor yaşamına taptaze bir canlılık kazandırdı. Bugün belde ve köylerde kurulan spor kulüplerini, kuruluş yıllarına göre sıralarsak sayılarının yıldan yıla arttığını görebiliriz: 1981 'de Mavi-Siyah renkleriyle Uçarsuspor, 1986'da Bordo-Beyaz renkleriyle Akçaköyspor, Mavi-Lacivert Renkleriyle Yıldızlıspor, Yeşil-Kırmızı renkleriyle Derecikspor, 1987'de Bordo-beyaz renkleriyle Karadağspor , Mavi-Beyaz renklerile Tepegörenspor ,1991'de Yeşil-beyaz renkleriyle Söğütlüspor, 1992'de Mavi-Beyaz renkleriyle Akçaabat Belediyespor, Sarı-Siyah renkleriyle de darıca spor. Aynı yıllarda kurulan yaylacık spor ve akpınar spor kulüpleri, parasal destek sağlanamadığı için etkinliklerini sürdüremediler.
Kaynak: Akçaabat-H.Gedikoğlu/Akçaabat Belediyesi Kültür Yayını I.