
İlçemizin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. M.Ö. 2000 yılları ile M.Ö. 1000 yılları arasında Anadoluda yaşayan Etilerin sınırları, batıda Ege Denizinden doğuda Erzuruma uzanmaktaydı. Koyulhisar o zamanlar Eti İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alıyordu.
Etiler döneminde ilçemiz Kolonya ismini taşımakta ve bugünkü Koyulhisar ile Suşehri ilçesi arasındaki Hanlar denilen (Yemişli) mevkideydi. Bugün o dönemden kalan Hanların kuzeyinde bir kale, güney kısmında Aydınlar köyünün batısında bir höyük bulunmaktadır. Fakat bu bölgede heyelan ve toprak kayması tehsi bulunduğundan kazı çalışmaları yapılamamıştır.
Şehir sonradan yer değiştirerek bugünkü ilçe merkezinin 3 km kuzeyinde Akpınar denilen yerde kurulmuştur. Akpınarda kesme taştan yapılmış saray kalıntısı, Akpınarın kuzeyinde Kayalar mevki ile batısında Mezarlık Deresi denilen yerlerde halen Müslümanlara ait olmayan mezarlar, Akpınarın doğusunda ise Müslümanlara ait mezarlar (Ağ Mezarlık) bulunmaktadır.
Anadolu; Etilerin, Friglerin, Kimmerlerin ve Medlerin yıkılmalarından sonra Perslerin istilasına uğramıştır. Makedonya Kralı Büyük İskender Persleri Anadoludan atarak Hindistana kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuştur. İskenderin ölümünden sonra generallerinden Selevkos, Orta, Kuzey, Güney ve Doğu Anadolunun tamamına hakim olmuştur. Selevkosların devleti Romalılar tarafından yıkılarak Romaya bağlanmıştır. M.Ö. 280 yılında Trabzonda Pontus Krallığı kurulmuş ve Pontus Kralının 8. Mitridates Dionizos Niksar, Koyulhisar ve Şebinkarahisarı M.Ö. 120-63 yıllarında işgal etmiştir. Ölümünden sonra Romalılar, Pontuslara ait bütün toprakları nüfuzları altına almışlardır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
“Müslüman Türkler in Anadoluya gelişlerine kadar Bizansın Anadoluya hakimiyeti devam etmiştir. 1071 Malazgirt Savaşından sonra Türklerin hakimiyetine geçen Koyulhisar, bir süre Danişmentlilerin egemenliğinde kaldıktan sonra Anadolu Selçuklu Devletinin eline geçmiştir. 1243 yılında Kösedağ Savaşında Selçuklular Moğollara yenilince Selçuklulara ait topraklar Moğolların eline geçmiştir. Anadoluda Moğol-İlhanlı hakimiyetinin sona ermesi ve Sivas ile Kayseri civarlarında Eretna Beyliğinin kurulması ile burası Eretnalıların eline geçmiştir. 1380 yılında Kadı Burhanettin, Eretna Beyliğini yıkarak topraklarına hakim olmuştur. Kadı Burhanettinin 1397 yılında Akkoyunlu Emiri Karayölük Osman Bey tarafından öldürülmesi üzerine ülkesinin büyük bir kısmı halkın isteği ile Osmanlı idaresine geçmiştir. Bu kargaşa sonrasında, tarihi tam olarak bilinmemekle beraber Koyulhisar Trabzondaki Pontus Rum Devletinin eline geçmiştir. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Trabzon Rum Pontus Kralı IV. Loannesin kızı Prenses Despina Katherina ile evlenince Koyulhisar Kalesi Rum Pontus Kralı tarafından Uzun Hasana çeyiz olarak verilmiştir. Sık sık saldırılar düzenleyen Fatih Sultan Mehmetin korkusundan Uzun Hasan, şimdiki Yukarıkale Köyünün doğusundaki tepe üzerine bir kale yaptırmıştır. 1461 yılında Uzun Hasanın Koyulhisarı zapt etmesi üzerine Fatih Sultan Mehmet, buraya Şaraptar Hazma Bey’i göndermiş, arkasından kendisi kaleyi teslim almış ve buradan da Trabzona devam etmiştir. Fatih Sultan Mehmet Trabzonu ele geçirerek deniz yoluyla İstanbula döndüğü sırada Uzun Hasan tekrar Koyulhisarı ele geçirmiştir. Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşına giderken Koyulhisarı tekrar Osmanlı idaresine geçirmiştir. 1473 yılından sonra ilçemiz el değiştirmemiş ve işgal görmemiştir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
İlçemiz Kurtuluş Savaşında işgal görmemiş olduğu halde şehitliği olan Orta Anadolunun ender yerleşim merkezlerinden birisidir. 1916-1917 yıllarında Rus Orduları Doğu Anadoludan yurdumuza girip Erzincan ile Suşehri arsındaki Çardaklı Mevkiine ilerledikleri zaman cephe gerisinde askeri hastane Koyulhisara kurulmuştur. Cepheden gelen yaralı Mehmetçiklerden şehit olanlar için ayrı ayrı mezarlar kış şartlarının ağır olmasından dolayı açılamadığından; askerler açtıkları hendeklere şehitlerimizi beşer-onar defnetmişlerdir. Şehitlerimizin ilçe topraklarında yattıkları bu mezarlık 1971-1972 yılında o zamanki Askerlik Şube Başkanı olan Binbaşı Ekmeleddin Yalçın Bey tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığımızdan temin ettiği ödenekle Şehitlik inşa edilmiştir. 1916-1917 yıllarında Rusların Erzincan Çardaklı Mevkiine kadar geldiklerinde Koyulhisar halkının tarihe geçecek bir fedakarlığı olmuştur. 98 ton yiyecek maddesini ilçemiz halkı sırtlarında Suşehrine 24 saat gibi kısa bir sürede taşımışlardır. Koyulhisarlıların bu fedakâr davranışına General Fehim Paşa teşekkür konuşması yapmıştır. Koyulhisarlıların yaptıkları bu büyük hizmete karşılık olarak devlet, büyük mali sıkıntıların içinde iken Türk Ordusunun Koyulhisar halkına şükran borcu olarak bir anıt çeşme yapılmıştır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
İlçemizin adının kaynağı hakkında ise çeşitli söylentiler vardır. Koloneia, Kule-Hisar, Koyulu-Hisar gibi isimlerin yanı sıra batılı kaynaklardan da Kaili-Hisar, Kuili-Hisar şeklinde geçmektedir. Türkler Anadoluya yerleşmeden önce ise ilçemiz Trabzon Rum İmparatorluğuna bağlı olup; ismi Kolonya idi. Selçukluların XV. asır ortasından itibaren de Osmanlı hakimiyetinde bulunan ilçemizin o zamanki adı ise Muşaz dır.
Eğriçimen yaylası çevresinde Etiler devrine ait bazı kalıntılar bulunarak, eserler Müzeler Müdürlüğüne intikal ettirilmiştir.
Turizm
İlçe doğal turistik kaynaklarıyla ve orman örtüsü çeşitliliğiyle dikkate değerdir. Geçmişten günümüze var olan bu potansiyel turizmde, tanıma-tanıtma-değerlendirme kapsamına alınmadığından dolayı hak ettiği yeri bulamamıştır. Çam, gürgen, meşe ve köknar ağaçlarıyla bezenmiş olan orman üniteleri ilçemiz açısından en önemli doğal cazibe unsurudur. Ormanların sadece görünüm açısından değil, aynı zamanda sağlık turizmi açısından da öneminin büyüktür.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Büyük çoğunluğu çam ormanları ile kaplı olan ilçemizde Tekke deresinin kuzey yamaçları ile Dumanlıca yaylasının kuzey yamaçlarına kadar genelde çam ve köknar ormanları, vadinin güneyinde Gölcük yaylasından batı yükseltisine doğru çam ormanları ile kaplıdır. Yer yer gürgen ve meşeliklere de rastlanmaktadır. Bu kadar çeşitliliği bünyesinde barındıran ilçemiz orman örtüsü ile çoğu yerleşim merkezinde bulunmayan yeşil bir görünüme sahiptir.
Bir diğer turistik kaynak ilçeyi çevreleyen dağlardır. Dağlar temiz hava, dağa tırmanma sporu, yamaç paraşütü ve kayak turizmi gibi fonksiyonlarıyla değerlendirilen doğal merkezlerdir. Koyulhisar ilçesi de bu tür konulara ilgisi olan kişilerin zamanlarını geçirebilmeleri için gerekli ortamları bulabilecekleri bir yerdir.
İlçede yayla turizmi diğer bir doğal çekicilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaylacılık iki açıdan düşünülmekte olup, biri klasik yaylacılık, diğeri ise rekreasyonel faaliyetlere yönelik yaylacılıktır. Doğal güzellikleri ile dikkat çeken ilçede organize bir turizm faaliyeti bulunmamakla beraber sahip olduğu 48 yayla ile yayla turizmine yönelik büyük bir potansiyele sahiptir.İlçe il merkezine uzak olmasından dolayı turizm karakteri açısından Sivas’tan farklılık göstermektedir. Bu yönüyle ilçemiz Karadeniz turizm fonksiyonu ile bağdaşır niteliktedir.
Eğriçimen Yaylası
Eğriçimen yaylası ilçe merkezine 17 km. uzaklıktadır. Yayla ormanlar arasında güney batıdan kuzey batıya doğru uzanan bir vadinin içerisindedir. Vadinin yamaçları çam ormanları ile kaplıdır. Şaşalağan Boğazı ile Yedigözelerden çıkan kaynaklar yayla içerisindeki kaynaklarla birleşerek bir akarsu oluşturmaktadır. Bu derenin yayla içerisinde büklümler çizerek akmasından ve derenin etrafının çayırlık oluşundan ötürü yaylaya “Eğriçimen” adı verilmiştir.
Eğriçimen yaylası en az beş yüz yıllık bir yayladır. Buz gibi suyu, oksijeni bol havası ve alt yapısının büyük bir bölümünün tamamlanmış olması, buraya çağdaş yayla görünümü kazandırmaktadır. Yaylanın Yedigözeler tepesinde rakım 1800 metre olup, bu tepeden Kelkit Vadisi görülmektedir. 1980’li yılların başından itibaren yaylada turizm fonksiyonu önem kazanmaya başlamış ve Koyulhisar ilçe merkezinin dışında yaşamakla birlikte, Koyulhisar ilçe merkezi nüfusuna kayıtlı olan çok sayıda aile yaylada modern konut yaptırarak rekreasyon hareketine katılmıştır. Turizm fonksiyonunun önem kazanmasında öncelikle nostaljik duygular etkili olmuştur.
Daha önce Koyulhisar’da yaşayıp başta İstanbul olmak üzere ilçe dışına göç etmiş aileler, geçmişe duyulan özlemin bir sonucu olarak yaz aylarında yaylaya gelerek yılın 4-5 ayını burada geçirmeyi tercih etmiştir. Konaklama tesisleri, lokanta ve diğer turistik sosyal tesisler yerleşim alanının güneybatısındaki çam ormanı içerisine kurulmuştur. Belediye hizmetlerinin verildiği tesisler ile bakkal, fırın, manav ve kasap gibi ticarethaneler yayla içerisindedir. Yaylanın kuzeybatısında ise turizm mevsimi boyunca futbol ve voleybol gibi çeşitli sportif faaliyetlerin yapıldığı spor tesisleri yer alır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Sarıçiçek Yaylası
Sarıçiçek yaylası, ilçe merkezinin güneyinde, ilçeye 17 km. uzaklıkta, Boyalı köyü ve Ortaseki köyünün ortak yaylasıdır. Yayla, ismini bünyesinde bulundurduğu çiçeklerden almıştır. Yayla içerisinde renkli balıkların bulunduğu göl ve soğuk su pınarları bulunmaktadır. Çam ormanlarının hakim olduğu bu bölgenin temiz havasının yanında manzarası da çok hoş ve geniştir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Arpacık Yaylası
İlçe merkezinin kuzeyinde 22 km. uzaklıkta, etrafı çam ormanları ile çevrilidir.
Bol oksijenli tertemiz havasının yanında soğuk sularında tabii olarak alabalık mevcuttur.
Taşpınar, Kadife ve Hacıilyas köylerimizin ortaklaşa kullandığı bu yayla kış turizmine de son derece müsaittir.
Kengercik Yaylası
İlçe merkezinin kuzeydoğusunda 25 km. uzaklıkta bir yayladır. Günümüze kadar özelliklerini kaybetmeyen tek yayladır. Soğuk suların, tüten dumanların mevcut olduğu, Kengercik yaylası, Arpacık yaylasına 3 km. uzaklıkta olup İkizyaka ve Kadife Akbulut Mahallesinin ortaklaşa kullandığı yayladır.
Topalan yaylası, Koşoluk yaylası, Kalınpınar yaylası ve Başyayla ve buna benzer bir çok yayla sıralanabilir.
Mesire Yerleri
Tekke Deresi, Ayran Pınar, Ağyol, Çakıl, Bedreşin Göze, Çığrık Kapı, Yedi Gözeler, Başalan Ayşem Çeşmesi, Başalan Boğaz, Millet Bahçesi, Zapçıoğlu Pınar, Kebap Gözesi, Kengercik Çevresi, Tekke Deresi Soğuk Su, Uzun Çayır, Baldıran, Çatal Çam, Örencük, Osman Fırat Çeşmesi, Yağlı Göze, Koşoluk, Ekincik, Elmalı Dere, Koyun Deresi, Erikliyurt ilçe yaylaları ve köy yaylaları çevresi ilçenin önemli mesire yerleri olarak dikkat çeker.
Bu mesire yerleri içerisinde Tekke deresi dikkat çekicidir. ilçe merkezine 25 km. uzaklıkta , Sisorta yolu üzerinde olan bu derede doğal alabalık mevcut olup, ormanlarla kaplı soğuk içme suları ile piknik yerleri önemli bir cazibe merkezidir.
Tarihi Değerleri
Aşağıkale (Kale-i Zir) : Kalenin bazı duvar kalıntıları durmaktadır. Yalçınkaya üzerine inşa edilen kaleden ırmağa inen merdivenler bulunmakta ve kale bina temel izlerine rastlanmaktadır.
Yukarıkale(Kale-i Bala) : Yukarıkale köyünün doğusunda,sarp yamaçlar üzerindeki kalenin harabelerine rastlanmaktadır. Kaleleri Uzun Hasan yaptırmıştır. Koyulhisar kalesinden Evliya Çelebi de bahsetmektedir. Kale içinde 100 ev,anbar,cephanelik,su sarnıçları,demir kuyusu vardır. Aşağıda bir şehir,camii ve dükkanlar bulunduğundan bahseder.
Hacı Murat Hanı: Tamamı kesme taşlardan yapılmış olup ,Suşehri Niksar yolu üzerinde yaklaşık 20x100 m. ebatındadır. Duvarları ayakta kalmış ,üst örtüsü 1939 depreminde yıkılmıştır.
Hamam Kalıntısı: Aşağıkale Mahallesinin batısında bulunan KALE-İ ZİR de bulunan hamam harabesinin kubbesi çökmüş ve toprak altında kalmıştır.
Anıt Çeşme : İlçe Merkezindedir. Türk ordusunun Koyulhisar halkına şükran borcu olarak “1333 ve 1334 senelerinde Ordulu Ahmet Rıfat Beyin Kaymakamlığı zamanında Koyulhisar kazası erkek ve kadınının nakliyatı askeriyede geçen kıymetli hizmetlerine ordunun şükran ve hatırayı takdiridir. 25 EYLÜL 1334”yıllarında anıt çeşme yapılmıştır. Ecdadımızın biz ve İlçe halkına bıraktığı en büyük miras olarak bu anıtı görüyoruz. Koyulhisar şehitler ve gaziler yurdudur.
Höyükler : Eğriçimen Höyüğü, ilçe merkezine bağlı Eğriçimen yaylasında bulunmaktadır. Elde edilen buluntulardan M. Ö. ki yıllarda iskan gördüğü anlaşılmaktadır. Yeniarslan höyükleri ,aynı adla anılan köyde üç Höyük bulunmaktadır. Sugözü köyüne ait Başyayla ile Dağ Eksi mezrası arasında birde höyük mevcuttur.
02.08.2010 - KOYULHİSARLILAR FESTİVALDE BULUŞTU
6. Geleneksel Koyulhisar Kültür ve Sanat Festivali yapıldı.
Eğriçimen Yaylası Yedigözeler Mevkiinde yapılan festival sabahın erken saatlerinde başladı.
Yöresel ses sanatçılarının sahne alması ve halk oyunları ekipleri gösterileri ile başlayan festivalde konuşan Sivas Vali Yardımcısı Veysel Çiftçi, festivallerin birlik ve beraberliklerinin pekişmesi açısından önemli olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti;
“Festivaller bizleri bir araya getiren birlik beraberliğimizi kardeş ve dostluklarımızı artıran örf adetlerimizi gelenek göreneklerimizi korumak yaşatmak ve gelecek kuşaklara teslim etmek için en güzel vesilelerdir. Gurbetteki vatandaşlarımızın memleket ve sıla hasretlerini gidermesi için en güzel vesilelerdir.
Bizler bayramlarda diğer günlerde bir araya geliyoruz. Fakat burada aynı coğrafyayı paylaştığımız için bir aradayız. Tanıdık tanımadık eş dost bir arada. Ayrıca festivaller ilçenin tanıtımı için en güzel yoldur. Festivaller sivil toplum örgütleri ile kamu kurumları ile ilçenin sorunlarını ortak akıl yoluyla çözüm bulunması için en uygun yollardır. Ancak bu festival bana şunu çağrıştırdı.
Özellikle son dönemlerde içtiğimiz su kadar ihtiyaç duyduğumuz birlik ve beraberliğimizin sağlanması için bu festivaller çok büyük öneme sahiptir.”
İlçemiz Kaymakamı İsmail Sündük’te , festivallerin sadece eğlenme amaçlı etkinlikler olmadığını, gurbetle sılayı birleştirdiğini söyledi.
Kaymakam Sündük, “Biz bu festivali gurbetle sılayı birleştirmek, Koyulhisar’ı gönülden seven hemşerileriyle tanışmak, kaynaşmak, sevgi bağlarını güçlendirmek, gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak amacıyla düzenliyoruz” dedi.
İlçemiz Belediye Başkanı İlhan Eren’de bu yıl 6.’sını düzenledikleri festivalin amacından bahsederek, “İlçemizi böylesine güzel bir etkinlikle tanıtmak ve yöresel özelliklerimizi sergileyerek, geçmiş ve geleceğin bütünleştirmek için bir aradayız” dedi.
Festivalde Orhan Hakalmaz, Göknur, Nurettin Bay, Yıldırım ve yöresel ses sanatçıları sahne aldı.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Festivale AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, AK Parti Sivas Milletvekili Selami Uzun ile Mustafa Açıkalın, CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, İstanbul Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem, siyasi parti temsilcileri, dernek başkanları ile binlerce Koyulhisarlı vatandaş katıldı.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Ulaşım
Koyulhisar İç Anadolu Bölgesi nin kuzeydoğusunda, batıdan doğuya doğru uzanan Kelkit Vadisi üzerinde Iğdır Dağı eteklerinde kurulu Sivas iline bağlı bir ilçedir. D-100 Karayolu ilçe merkezinden geçer.
Çevre İl, Büyükşehir ve İlçelere Olan Karayolu Uzaklığı :
Koyulhisar –SİVAS 180 km.
Koyulhisar –Hafik 155 km.
Koyulhisar –Zara 120 km.
Koyulhisar –Suşehri 40 km.
Koyulhisar –Şebinkarahisar 68 km.
Koyulhisar –Reşadiye 50 km.
Koyulhisar –TOKAT 140 km.
Koyulhisar –Mesudiye 40 km.
Koyulhisar –ORDU 145 km.
Koyulhisar –ERZİNCAN 140 km.
Koyulhisar –ERZURUM 339 km.
Koyulhisar –SAMSUN 290 km.
Koyulhisar –ANKARA 500 km.
Koyulhisar - İSTANBUL 850 km.
İPEK HALICILIĞI
Koyulhisar Ortakent Bölgesinde İpek halıcılığın başlaması bundan otuz yıl öncesine dayanır. O yıllarda Ballıca Köyü İlkokulunda görevli ; Niksar Başciftlikli Aslan OĞUZ isimli Öğretmen’in eşi yün halı dokumaktadır. Aslan Öğretmen hem eşine yardımcı olsunlar hem de öğrensinler diye birkaç kişiden çocuklarını boş zamanlarında göndermelerini ister. Bu isteğe ancak bir-iki çocuğun ailesi razı olur. Aslan Öğretmen, eşinden halı dokumasını öğrenen çocuklara tezgah ve malzeme temininde yardımcı olur.
Ekonomik bakımdan çok zayıf olan köyde halıcılık iki üç yıl içinde yayılır. Beş altı yıl yün halı dokunur. Daha sonraki yıllarda dokunan halıların ticaretini yapan kişiler İpek Halının daha karlı bir iş olduğunu öğrenirler. Köyde yün halıcılık ipek halıcılığa dönüşür.
Kısa zamanda Ortakent Bölgesindeki köylere, hatta Suşehri’nin Ortakent’e yakın köylerine yayılan ipek halıcılık vatandaşlar için geçim kaynağı haline gelmiştir.
Ortakent Bölgesi ve çevresinde dokunan ipek halıda genellikle çeşni bülbül diye tabir edilen desenler kullanılır. Dokunan halılar Hereke Halısı ismi altında dokunur ve pazarlanır.
Her köyde köylüye ipek ve diğer malzemeleri temin eden ve bu işin ticaretini yapan en az iki üç kişi mevcuttur.
İpek halıcılık sayesinde bölge insanı eknomik olarak kazanımlar elde etmiştir. Ancak son yıllarda İpek halıcılık piyasasındaki durgunluk bazı köylerde halıcılığın azalmasına sebep olmuştur.
Günümüzde İpek Halıcılığın en fazla yapıldığı köyler; Ballıca ve Aksu köyleridir. Şu anda alınan bilgilere göre Ballıca Köyünde elli (50) tezgah, Aksu Köyünde yüz (100) tezgahta faal olarak dokuma yapılmaktadır. Bu da her tezgahta ikişer kişiden üçyüz (300) kişi halı dokuyor demektir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!Eğriçimen Yaylası
Resimler Sadece üyeler içindir!
YAŞAMIN GERÇEK ADRESİ
EĞRİÇİMEN YAYLASI
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
İNSAN HAYATTA NE İSTER Kİ;
SAĞLIKLI BİR KALP,
SAĞLAM DAMARLAR,
GÜZEL BİR CİLT,
ASIRLIK HAFIZA,
RECETENİZ
MUCİZE YEMİŞ
KOYULHİSAR CEVİZİ
Koyulhisar Domatesi
TADINA DOYUM OLMAZ,
DAMAKLARDA İZ BIRAKAN VAZGEÇİLMEZ TAT
KOYULHİSAR DOMATESİ
Resimler Sadece üyeler içindir!
Coğrafi Özellikler
Koyulhisar ilçesi İç Anadolu bölgesinin kuzeydoğusunda, batıdan doğuya doğru uzanan Kelkit Vadi’si üzerinde Iğdır Dağı eteklerinde kurulu Sivas İline bağlı bir ilçedir. Doğusunda Suşehri, batısında Reşadiye, güneyinde Zara-Doğanşar, kuzeyinde Mesudiye, kuzeydoğusunda Şebinkarahisar ilçeleri bulunmaktadır. İlçe merkezi Sivas iline 180 km. uzaklıkta, ortalama yükseltisi 850 m. olup yüzölçümü 946 km2’dir. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçemizin 5706 merkez, 19228 köy nüfusu olmak üzere toplam nüfusu 24934’tür.
Resimler Sadece üyeler içindir!
İlçemiz, vadi içerisinde kurulmuş, kuzeyden ve güneyden 1500 metreden fazla yükseltisi olan sıradağlarla çevrilidir. Bu dağlar duvar görünümünde, geçit vermeyen kıvrımlar şeklindedir.
İlçenin iklimi; Karadeniz Bölgesinin ılıman ve İç Anadolu Bölgesinin karasal iklimi arasında geçiş özelliği göstermektedir. Karadeniz İkliminin karakteristiğini daha fazla taşımakta olup bunu çam, köknar, gürgen ve meşeliklerle kaplı orman örtüsü özellikleri yansıtmaktadır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Orman Ürünleri
Resimler Sadece üyeler içindir!
İlçemizde 37.500 hektar ormanlık ve fundalık alan mevcuttur. İlçemiz açısından turizmdeki önemi kadar, ekonomik açıdan mobilya, doğrama, kereste, tomruk üretimi ve buna yönelik istihdam açısından önemli bir yere sahiptir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Madencilik
İlçemiz maden yatakları açısından oldukça zengindir. İlçemiz Sisorta bölgesinde çok zengin simli kurşun maden yatakları mevcuttur. Bu maden 37 yıldır işletilmektedir. Kurşunun yanı sıra çinko, gümüş ve altın da bulunmaktadır. Yine Sisorta bölgesi ve ilçemiz Gölcük köyü yaylası ile Gökdere köyü arasında bakır madeni yatakları da mevcuttur. İlçemizin çeşitli yörelerinde kömür madenleri de vardır. Taşpınar köyümüzün kuzeydoğusunda Koşoluk mevkiinde mevcut kömür yatakları işletmeye açılamamıştır.
Sisorta bölgesi başta olmak üzere maden arama çalışmaları devam etmekte, özellikle Güzelyurt Köyümüzün yakınlarında bulunan altın madeninin fizibilite çalışmaları son aşamaya gelmiş durumdadır. 600m lik sondaj çalışmaları sonuçlanmak üzeredir. Şu ana kadar ki veriler beklenenin üzerinde çıkmış ve Koyulhisar’ın ekonomik geleceğini büyük ölçüde değiştirmesi muhakkaktır.
İpek Halıcılığı
İlçenin çeşitli köylerinde ipek halıcığı yapılmakta olup özellikle Sisorta bölgesi bu yönüyle ön plana çıkmaktadır. Önceki yıllarda yün halı dokunmakta iken; şimdilerde ise ipek halı çeşitli motif ve isimlerde dokunmaktadır. En çok dokunan desen bin bir çiçek, dağ çiçeği, hayat ağacı ve diğer motif ve desenlerdir. Ağaç tezgahlarda 80-100 ve 120 cm² lik ebatlarda dokunan ipek halının tek sırasında 800-850 ilmek bulunmaktadır. Genelde halılar iyi bir usta tarafından 4 aylık bir zaman içerisinde dokunabilmektedir. İpek halıcılığı yöre insanının alınteri olup, turizm açısından da ekonomik getirisi olan bir sektör haline gelmektedir, diyebiliriz.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Düğün Adetleri
İlçemizde düğünler dört gün sürmektedir. İlk gün kız evinde kızın (gelin adayının) hazırlamış olduğu çeyiz, davetlilere sergilenerek gösterilir. Müzik ve eğlence eşliğinde düğün yemekleri ikram edilir. Gelen davetliler kız evine hediyelerini takdim ederler.
İkinci gün genelde akşam saatlerinde düzenlenen kına gecesiyle geçer, damat evinden, kız evine kınacılar giderek geline kına yakarlar. Bu aynı zamanda gelinin son hazırlıkları ve yakın çevresi ile vedalaşmasıdır.
Damat evinde davetlilere yemek verilir, muhtelif eğlenceler tertiplenir. Kız evine kınacı giden damat evi taraftarlarına, suya basma, merdivene bağlama, ayakkabıları saklama gibi şakalar yapılır.
Üçüncü gün gelin alma günüdür. Damat evinde düğün alayı düzenlenir bu alaya katılan araçlar süslenir, davul zurna eşliğinde gelin alınır.
Kız evinde kızın çeyizi yüklenirken, kızın çeyiz sandığına kardeşi, kardeşi yoksa en yakın akrabalarından biri sandığın üzerine oturur bahşiş alınır. Özellikle davul-zurna gelin ağlatma havası çalarak gelini ağlatmaya çalışırlar. Gelin damat evine geldiğinde, gelinin başına yüksek bir yerden çerez, para vs. gibi şeyler damat tarafından saçılır. Gelin ilk kapıdan içeri girerken başının üzerinde Kuran-ı Kerim tutulur, içeri girdiğinde kucağına erkek çocuğu verilir. Üçüncü günün bitiminde yeni çiftlerin dini nikahları yenilenir. Damat gerdek odasına uğurlanırken sırtını yumruklama, üzerinde yumurta kırma gibi şakalar yapılır.
Dördüncü gün duvak tertiplenir. Davetliler yeni çiftlerin yeni evlerinde tertiplenen müzik ve eğlence programına katılırlar. Burada asıl amaç sosyal yardımlaşma ve dayanışma olup, yeni evlilere muhtelif hediyeler takdim edilir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Yemeklerimiz
Yöre yemekleri daha çok unlu gıdalara ve ete dayanmaktadır. Harman sonunda kışlık yiyecek hazırlıkları başlar. Buğday öğütme, bulgur, erişte, kadayıf, kuskus, makarna, yufka, kışlık kavurma, peksimet, konserve ve salça bunların başlıcalarıdır. Peskutan, çökelek, teleme ve peynir süt ürünlerinden hazırlanan yiyeceklerdir.
Yöre yemekleri yazları; ayranlı çorba (katıklı çorba), gendüme corbası, sütlaç, madımak, boranlı gibi yemeklerdir. Kışları ise; tarhana, peskutanlı aşlık,sulu köfte, hıngel,pırasa, kabak tatlısı, turşu mıhlaması, madımak kurusu, lahana(kelem) sarması, yaprak sarması ve hamur işi yemeklerdir.
Muharrem ayının onuncu günü Aşure günüdür. Aşure denilen bir tatlı pişirilerek, komşulara dağıtılır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Madımak
Resimler Sadece üyeler içindir!
Turşu Mıhlaması
Yerel Etkinlikler
İlçemize bağlı 45 ayrı köyde, her yıl haziran ayının on beşinde başlayıp ağustos ayının sonuna kadar devam eden yayla şenlikleri; insanlarımızın bir araya gelerek sosyal anlamda bütünleşmesine vesile olmaktadır.
Ayrıca ilçemizin dumanlıca mevkiinde meftun olduğu bilinen Dumanbaba namıyla anılan manevi varlık, Allah Dostu dini turizmin gelişmesinde önemli bir etken olmuştur.
Yıllardır ağustos ayının ikinci pazar günü rutin olarak rasgele yapılan anma etkinlikleri, 1992 yılından bu tarafa organize bir şekilde yapılmaktadır.
2001 yılında Dumanlıca mevkiinde Dumanbaba anıtının ve çevresinde mutfak, şadırvan, tuvalet gibi sosyal tesislerin yapılması ve ulaşım güçlüğünün ortadan kaldırılmasıyla “Dumanlıca mevkisi” dini turizme hizmet eden bir cazibe merkezi haline gelmiştir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!
Tarım Hayvancılık
Koyulhisar ilçesinin 946 km2 yüzölçümü bulunup 16.960 hektarı ziraat arazisi, 45.473 hektarı orman, 10.677 hektarı çayır ve mera, 10 hektarı da göl ve bataklıktır. Kelkit Vadisi boyunca sebze ve meyvecilik yapılmaktadır. Son zamanlarda ilçe Kaymakamlığının geliştirdiği seracılık, süt inekçiliği, arıcılık projeleri, yapılan teşviklerle önemli boyutlara ulaşmıştır.
Diğer bölgelerde ise kuru ziraat yapılmaktadır. Hububatlardan buğday, arpa ve hayvan yemi bitkisi olarak fiğ ekimi yapılmaktadır. Koyulhisar ilçesi yayla ve meralarıyla hayvancılığa da elverişli bir yapıya sahiptir.
1 Nisan 2003 tarihinde, Gazi Osman Paşa Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Yaşar AKÇA’ nın katılımı sağlanarak çevre ilçelerden de katılan vatandaşlarla birlikte 400 kadar katılımcıya uygulamalı olarak seminer verilmiş ve ekonomik değeri yüksek olan ceviz yetiştiriciliği konusunda kapsamlı bir çalışma başlatılmıştır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Bu bağlamda 2003 yılı fidan dikimi çalışmaları kapsamında İlçemiz Jandarma Komutanlığı Yukarıkale köyü Binektaşı Dutluk mevkiinde bulunan 78.348 m2 arazi üzerinde ıslâh çalışmaları yapılarak 1.200 adet ceviz fidanı dikilmiştir. Arazi çit teli ile çevrilerek, damlama yöntemiyle yapılan sulamada kullanılmak üzere 200 tonluk sulama havuzu inşa edilmiştir.
Koyulhisar’da yetiştirilen tarım ürünlerinden ceviz ve domatesin yurt genelinde ayrı bir yere sahiptir.
İlçemizde arıcılık, önemli bir geçim kaynağıdır. İlçede 15.600 arı kovanı mevcut olup, yaklaşık 750 ton bal üretilmektedir. Evliya ÇELEBİ Seyahatnamesinde Koyulhisar’ın balının önemini özellikle vurgulamıştır.
Resimler Sadece üyeler içindir!