
GÖLKÖY'ÜN TARİHÇESİ
Gölköy’ün bilinen eski adı, Habsamana'dır. İlçe kasaba XVII.YY'da bugünkü yerini aldı. İlçe bugünkü adını içinde bulunan göl ve ilçeyi ikiye ayıran Gölköy Irmağı'ndan almıştır.Bu ırmak Bolaman Deresi’nin yukarı kollarından birisidir. Gölköy’ün yerleşim tarihi oldukça eskiye dayanır. M.Ö. II. YY' da Kızılırmak yayı içinde yaşayan Hititler ile çağdaş olan ve kuzeyden komşuları olan Kaşkarlar ile Ordu ili tarihi başlar. Kaşkarlar'ın yerleşim yerleri kesin olarak bilinmemekle birlikte Kastamonu ve Ordu yayı içerisindeki bölümde yaşadıkları bilinmektedir. Bu topluluk yarı yerleşik bir hayat yaşamaktaydı.
Kaşkarlar, Hititler ile çok çeşitli antlaşmalar yapmalarına rağmen antlaşmalara riayet etmemişler ve Hititlerin sınırlarını taciz etmişlerdir. Sonunda Hititler Kaşkar korkusu yüzünden ülkenin kuzey kesimlerini boşaltmışlardır.Ege göç kavimlerinin hareketleri sonucu Hitit Devleti ortadan kalkmıştır. Aynı zamanda bu durum bölgede yaşayan Kaşkarlar'ın sonu olmuştur(İ.Ö.1190-1170).
İ.Ö. I.YY’ın ilk yarısında Roma ve Pontus arasındaki savaşta Roma galip olarak ayrıldı. Roma ordusu İ.Ö. 66’da Mitridates güçlerini Kelkit ve Fırat arasında sıkıştırıp Ordu Dağları arasından doğuya kovaladı.İ.Ö. 63’te Pontus Krallığı Devleti yıkıldı Pontus Krallığını yıkan Roma orduları Çoruh Irmağı ve Aras Havzasında ilerledi.Bu sırada Ordu bölgesini de içine alan Tokat ve Tibarenia yöresi Tolistoboi Topluluğu’nun önderi Deotoros’a bağışlandı M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrıldı. Ordu ve çevresi Doğu Roma(Bizans) İmparatorluğu sınırları içinde kaldı.
Anadolu Selçukluları Döneminde Ordu ve Çevresi.
Bu yıllarda Anadolu’ya Türk akınlarında sonra Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve Mansur Selçuklu Devletini kurdular.1071 yılında sonra yapılan savaşlarda Ordu ili bir süre için Türklerin eline geçti. Ancak Türk güçlerinin sürekli Bizans'ı izlemeleri ve savaşın merkezinin Marmara Kıyıları’na doğru kayması yüzünden Bizans Komutanı Teodar Gabras Doğu Karadeniz’i geri aldı 1075 Böylece Ordu ve çevresi tekrar Bizans’ın eline geçti. Ancak 1079’da yöreye saldırı düzenleyen Türk güçleri yöreyi tekrar ele geçirdiler.1081 de Bizans’ın tahtına çıkan 1.Aleksios Kommenos kendine rakip olarak gördüğü Teodar Gabras’ı Doğu Karadeniz’e vali olarak atar. Bir süre Trabzon, Ordu yöresini vali olarak yöneten Gabras bağımsızlığını ilan eder.
Beylikler Dönemi:
Anadolu kargaşası devam ederken Karadeniz de güçlenen Hacı Emir Pontuslular üzerine akın düzenler. 1343’te Ünye’yi alır. Hacıemir hastalanınca 1387 de tahtını oğlu Süleyman a bırakır. Bir süre sonra iyileşen Hacı Emir yönetimi almak ister. Süleyman Bey kabul etmez ve çatışma çıkar. Bu çatışmadan Niksar yöresi Emir Tacettin Bey Hacı Emir Bey Beyliğine sefer düzenler. Süleyman Bey geri püskürtür. İkinci saldırıyı öğrenen Süleyman Bey, Eratna eyliğini ele geçirmiş olan Kadı Burhanettin Bey’de yardım ister. Yardıma hazırlanırken Tacettin Bey saldırır. Fakat Süleyman Bey, Tacettin Bey’i öldürür.I. Beyazıd 1391 de Yeşilırmak- Kelkit Yöresine girdiği zaman Hacı Emiroğulları dahil yöredeki beylikler Osmanlı hakimiyetini tanırlar. 1402 de Ankara Savaşı’nda Osmanlıları yenen Timur, Anadolu Beyliklerini yeniden canlandırır. 1461’de Fatih Sultan Mehmet Hacı Emir oğullarına ve Pontus Devletine son verir. böylece ordu ve yöresi Osmanlı egemenliğine geçer.
Danişmendliler Devri:
Denişmendliler Anadolu Selçuklularına bağlı olarak 1095-1175 yıllarında yaşamıştır. Devletin kurucusu Emirgazi Danişmend Taylı Bey’dir. Danişmend Bey zamanında bölgeye hakim olabilmek için sahile doğru beyliği yeniletmeye çalışmış Niksar'dan itibaren Ünye, Fatsa ve Doğuda Aybastı ve Mesudiye bölgelerini ele geçirmiştir.1142-1171 yılları arasında Mesudiye ve Aybastı bölgeleri Beyliğin eline geçti.Büyük göç dalgaları halinde Anadolu’ya gelen Oğuz boyları Anadolu yerli halkıyla anlaşıp kaynaşmışlardır. Aynı Oğuz boyların belirli sahada yerleşmesine müsaade edilmemiş aynı Boy’un Oymak ve Obaları büyük mesafelere ayrılmış ve oralardaki bazı Oğuz boylarını yerleştirmişler bu şekilde yerleşmiş değişik Boy Oymak ve Obaların bulunuşu bu yüzdendir.Oğuzların Anadolu’ya gelmesinde önce Karadeniz sahil şehirleri ve Limanları doğu ile Bizans arasında yapılan mal nakliyatında önemli ticaret merkezleri halindedir. Anadolu’nun Kuzey ve Güney bölgeleri arasındaki ticaret 13. YY'ın başından itibaren Güneyden Sivas’a oradan Karadeniz’in Sinop ve Samsun Limanları vasıtasıyla Kırım sahillerine ulaşıyordu.13. YY başlarında Trabzon Rum Devleti bu Liman şehirlerini ele geçirmiş bu limanları kervanlara kapatınca Sivas'ta büyük bir kervan topluluğu birikir. Selçuklu Sultanı Rüknettin Süleyman Şah ve Gıyaseddin Keyhüsrev bu durumu ortadan kaldırmak için Trabzon üzerine sefere açar, bu çarpışmalar sırasında Ordu sahilleri ikinci derece liman vazifesini almıştı. Sivas’tan hareket eden kervanlar Koyulhisar ve Mesudiye üzerinden Gölköy’e gelmiş Gölköy’den Ulubey yolu ile sahile inmişler veya Çambaşı Kabadüz yolunu takip etmişlerdir. 1214 tarihinde Trabzon Rum Devleti Ordu topraklarının bir kısmınıterk etmiştir. Ünye ve civarı Selçuklularda Fatsa’dan doğuya bütün sahil Trabzon Rum Devleti idaresine katılmıştı. Ancak bu idare sahil şeridindeki yerleşme merkezlerini inhisar ediyordu. Sahilden içeriği nüfuz etmiyordu. Bu yüzdende Gölköy ve çevresi bu yıllarda Trabzon Rum Devleti hakimiyetinde değildi.
Hacı Emir Oğulları Beyliği:
Bu beylik Mesudiye ilçesi topraklarında oturan Türkmenlerden Cepni Boyuna mensup Bayram Bey tarafından kurulmuştur. Halk daha önceden Müslüman olduğu için beylik kısa zamanda gelişmiştir. Bu beylik Anadolu’ya hakim olan İlhanlı Devleti’nin çökmesiyle kurulan devletlerdendir. 1308 yılında Ordu toprakları İlhanlı Devleti’ne bağlı Trabzon Rum Devleti hudutları içindeydi . Ancak sadece kıyı kesimleri Hacıemiroğulları Beyliği’nin en önemli harekatı 1381 yılında Giresun’u fethederken 12000 kişilik bir kuvvetle Mesudiye’de Ordu kıyılarına inmiştir. Bu inişte ordunun Gölköy’den geçmiş olmaları ihtimali çok yüksektir. Çünkü yol geçitleri Gölköy üzerinden geçmekteydi. Önceleri Giresun ve Ordu toprakları üzerinde olan beylik Timur’un Anadolu’ya gelmesinde Timur tarafını tutmuşlar ,bu zamanda beylik zayıflamış, ve Mesudiye ve çevreleri elde kalmıştır.
Osmanlı Dönemi:
Fatih Sultan Mehmet Trabzon Rum Devleti’ni ortadan kaldırınca Ordu ili Osmanlı idaresine girmiştir. Bugün ilçe merkezinin bulunduğu yerde 25 kişi vergi mükellefiydi. Bunların üçü Müslüman 22 si Hıristiyan dır. Habsamana'nın hiçbir yerinde Hıristiyan’a rastlanmaz. Gölköy köyünde 1455' te hane sayısı 23 Hıristıyan haneden 1485 TED bu sayının 9 haneye düştüğü, bunun 1520 de 17 ye , 1547 de 22 ye çıktığı fakat 1613 tarihinde Hırıstıyan kayıtlarına rastlanmamaktadır. İlçenin bugün mahallesi olan Sarıca Mahallesinin hane sayısı bakımından küçük tarım ürünleri yetiştirilmesi bakımından zengin bir köy olduğu görülür. Bugünkü Karagöz Mahallesi yine aynı adla geçmekte olup; tekke olduğu , zaviye şeyhi Ali 'dir. bu köyün tımarı Abdullah Halife'dir. Celali olayları sebebiyle 1615'li yıllarda nüfus artmıştır. Kuşluvan mahallesinin adı Kuştoğan dır,köyde o zamanlarda doğan kuşunun yetiştirilmiş olmasından aldığı tabir edilmektedir. Cepni Beyliklerine ait olan Fatih Karadeniz sahilinde Cepni Beyliliklerine ait olan Tımar ve zemaatları kaldırmış bu şekilde tımar ve zemaetlerin kuvvetlenmesini önlemiş oluyorlardı Gölköy XV YY sonlarına doğru Niyabet-i Habsamana olarak geçmektedir. Kayıtlara göre Hafsamana Niyabeti’nde 988 nefer (asker) yaşamaktadır. Hafsamana’ya bağlı Aybastı köyünde 42 asker vardı.Yöre, Hapsamana toprakları dahil bütün Ordu toprakları, Türkmen Boyları, aşiretler tarafından fethedilerek, yerleşmeye açıldığı tarihlerden 60-70 yıl sonraları tanzim edilen Tahrir Defterleri’nde belirtilenlere göre, bugünkü yer adlarının çoğunun bölgeyi fethedenlerin adlarını taşımaktadır. Habsamana adına ilk defa 1555 tarihli tahrir defterlerinde Bugünkü Gölköy ilçesi’nin topraklarını içine alan nahiye olarak rastlanmıştır. Niyabet-i Habsamana olarak Bayramlı ( Ordu) kazasına bağlı olarak karşımıza çıkmaktadır.Ordu’daki derebeylikleri ileride Osman Bey yok etmiştir. 1805 yılında Gölköy (Hafsamana,Hapsamana) Ordu ili bucak ve kasabalarıyla birlikte Şebinkarahisar Sancağı himayesinde Erzurum’dan alınarak Trabzon’a bağlanmıştır. ( bazı kaynaklara göre bu olayın 1831’de olduğu bildirilir.) 1871 yılında yapılan idari teşkilatlandırmalarda; Gölköy Ordu merkeze bağlı Vona ( Perşembe), Bolaman,Fidaveren ( Aybastı ) ve Ulubey nahiyeleriyle birlikte bir kaza teşkilatı olmuştur. Bazı kaynaklara göre , Gölköy ‘ün kaza teşkilatına gelmesi ve merkeze bağlanması tarihi 1811’dir. Gölköy’ün değişik adları 1400’lü yıllardan itibaren geçmektedir. Melet Irmağı’nın batısında , Bolaman Çayı’nın yukarı havzalarında bulunan Gölköy ilçesi’nin adları Niyabet-i (kadılık vekaleti verilen) Hafsamana , Nahiye-i Hafsamana’dır. 1457’de Aybastı ile birlikte İskefsir ( Tokat,Reşadiye)’e bağlanmış, 1613’te yine Aybastı ile Ordu’nun nahiyesi olmuştur.XIX asırda bir ara Aybastı’dan ayrılan Habsamana ( Gölköy) , Ulubey ile birleşmiş, daha sonra Ulubey’den de ayrılarak Müstakilenveya Aybastı ile Nahiye ve kaza olmuş.
CUMHURİYET DÖNEMİ.
Ordu ili ve çevresi Milli Mücadele yıllarında oldukça sakindi. O yıllarda bir işgal hareketi ve ayaklanma olmamıştır. Rumlarla yapılan eylemlerde etkisiz hale getirilmiştir. Erzurum Kongresi’nde Trabzon ve Ordu Kazası’nı Avukat Hasan Efendi temsil etmiştir. Ordu 30 Ekim Mondros Mütarekesi yıllarında Trabzon Vilayeti merkez sancağına bağlı bir kazadır.Gölköy çevresinde Milli Mücadele dönemlerinde Ermeni ve Rus hareketleri olmuştur. Fakat yöre halkı bunlara göz açtırmamıştır. Milli Mücadele yıllarında en tedirginlik verici olaylar Pontus Rum eylemleridir. I. Dünya Savaşı sonrası Karedeniz Bölgesi’nde devlet kurmak isteyen Pontus cemiyeti etkinliklerine sahne olmuştur. Cumhuriyetten sonra azınlıkların gidişi I. Dünya Savaşı yıllarında Doğu Karadeniz’den göç edenlerin bir bölümünün geldikleri yerlere dönmesi, Ordu nüfusunun azalmasına sebep olmuştur. Gölköy 1928’de Ordu Vilayeti’ne Aybastı ile birlikte şimdiki adıyla bağlanmıştır. (1907 de Aybastı Gölköy’e bağlıdır) 1924 yılında Ordu il genel Meclisi’nde verilen bir takrirle “Habsamana’nın kaza yapılması talep edilmiştir. Ancak bu talep içişleri Bakanlığınca kaza olma şartının 30.000 nüfus olması gerektiğine dair kararına aykırı olması ile uygun bulunmamıştır. Bu suretle Habsamana'nın kaza olması 12 yıl sonraya kalmıştır. Yüzyıllardan beri Hapsamana adını taşıyan bucak (nahiye) merkezi 25 Haziran 1936 tarih ve 3012 sayılı kanunla adı;”Gölköy”suretiyle “ilçe” haline getirilmiş, ve aynı yıl belediye kurulmuştur.1 Nisan 1960’da Gölköy’e bağlı bucak olan Aybastı ayrılarak ilçe oldu. Gölköy’e bağlı bucak olan Gürgentepe de 1987’de ilçeden ayrılmış ilçe teşkilatı kurulmuştur
*Gölköyden Damlalar (İsmail Acar- Aysun Acar) adlı eserden alınmıştır
İlçemiz doğal güzellikler açısından eşsiz bir yerdir.Keşfedilmeyi bekleyen bir çok güzelliği içinde barındırır.Özellikle gölleri,yaylaları ,şelaleleri ile adeta cennetten bir bahçe gibidir.Bozulmamış doğal yapısı ile son dönemde turizmcilerin ilgi odağı olan Gölköy, yakın gelecekte yayla turizmi merkezi olmaya aday bir ilçedir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Ulugöl : Gölköy ilçe merkezine 17 km. mesafede Süleymaniye ve Haruniye Köyü sınırları içerisinde bulunan doğa harikası bir krater gölüdür. Ulugöl, 07/09/2009 Tarihli Çevre ve Orman Bakanlığı olurları ile ULUGÖL TABİAT PARKI adı ile, ülkemizin 36.tabiat parkı olarak ilan edilmiştir.Göl 80 dekar olup Ordu ilinin en büyük gölüdür.Çevresi ormanlarla kaplı, doğal yapısını koruyan büyüleyici bir göldür. 700 metreye kadar yakın çevresinde yerleşim yeri yoktur. Tamamen doğal ve sakin bir ortama sahiptir. Ulugölü turizme kazandırma amacıyla gölün etrafına kamelya, yürüyüş yolları, seyir terasları, çocuk oyun parkı, basketbol ve voleybol sahaları, tuvaletler....gibi tesisler yapılarak güzel bir mesire yeri haline getirilmiştir. Her yıl temmuz ayının 3.haftasını takip eden ilk pazar günü burada Ulugöl senlikleri düzenlenmektedir.Ayrıca 20 Mayıs Şenlikleri kapsamında Ulugöl’de durgun su yarışları da düzenlenmektedir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Gökgölü : Gölköy ilçe merkezinde bulunan yerin altından kaynayan su ile oluşmuş doğal göldür.Suyu sodalı su özelliğindedir.Gölköy Belediye Başkanlığı tarafından çevre düzenlemesi yapılmıştır.Yeme içme yeri ve halkın dinlenmesine olanak verecek şekilde düzenlenerek hizmete açılmıştır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Çermik Gölü: Gölköy ilçe merkezinin 500 m kadar güneyinde bulunan çermik gölünün suyu maden suyu özelliğindedir.Böbrek hastalarına tavsiye edilmektedir. Gölköy'de geleneksel olarak her yıl 20 Mayıs'ta tüm çevre ilçe ve beldelerin de katılımıyla düzenlenen bahar şenliklerinde, yöremiz bayanları, bu kaplıcanın suyuyla, şifa bulma ümidiyle ayaklarını yıkarlar.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Çepekli Göl : Ulugöl'ün 70 metre güneyinde, Haruniye Köyü sınırlarında kalmaktadır. Gölün üst yüzeyinde, suyun durgunluğundan kaynaklanan, yüzeyi kaplayacak şekilde, krem renginde, yoğun bir yosun oluşumu vardır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Gölköy Şelalesi : Gölköy Mesudiye karayolu üzerindedir. Gölköy’ün yeşillikleri arasından süzülen dere sularıyla görkemli bir güzellik oluşturan Gölköy Şelalesi ilçemizin görülmeye değer doğa güzelliklerindendir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Kokurdan Kanyonu : Gölköy –Gürgentepe karayolunun 1. kilometresinde yer alan Kokurdan Kanyonu doğal güzelliğiyle ziyaretçilerini büyülemektedir.İçerisindeki birçok ilgi çekici görüntüsüyle Kokurdan Kanyonu ilçemizin önemli bir tabiat güzelliğidir.
Gölköy’ün eski bir yerleşim yeri olması tarihi ve kültürel değerler açısından zengin bir birikime sahip olmasını sağlamıştır.İlçemizde 1900 lü yıllara kadar gayrimüslimler de yaşamıştır.Bu durum Gölköy’ü farklı kültürlerin sentezinden oluşan, değerli bir kültür mirasını içinde barındıran eşsiz bir ilçe duruma getirmiştir.Gölköy, son yıllarda yapılan turizm etkinlikleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmiş ve eşsiz güzellikleri ve tarihi mekanlarıyla Ordu’nun önem kazanan bir ilçesi olmuştur.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Gölköy Kalesi : İlçe merkezine 4 km uzaklıkta Kale Köyü’nde bulunmaktadır. M.Ö. 3. ve 4. yüzyıllarda Pers Kralı Dara tarafından yaptırılmıştır.Çok büyük ve geniş bir kaya kütlesi üzerine inşa edilmiştir.Tek kapılı ve çok geniş bir çevreye hakim durumda,gözetleme ve savunmaya elverişli olarak yapılmıştır.Kale girşinin solunda silindir şekli bir burç ve gözetleme kulesi yer almaktadır.1997 yılında UNESCO tarafından Dünya Antik Eserler Listesi’ne alınmıştır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Tarihi Hamam : Gölköy ilçe merkezinde 1600 yıllarında Şıhmanoğullarının yaptığı, ilçeye hakim bir tepecik üzerinde kurulan konağın bahçesinde bulunmaktadır.Hamam Şıhmanoğlu Osman Ağa tarafından yaptırılmıştır. Elli iki basamaklı su sarnıcıyla da aynı bahçe içerisindedir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Elli İki Basamaklı Su Sarnıcı : Halk arasında Elli iki badal olarak bilinir. Gölköy merkezde konak mevkiindedir. Gölköy’ün batısındadır.Sarnıcın elli ikinci basamağından aşağıda ve solda kare biçiminde bir su deposu vardır. 1600 yıllarında Şıhmanoğullarının yaptığı konağın bahçesinde bulunmaktadır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
EMİRLER KÖYÜ DEREÇAYIRI TARİHİ VE AHŞAP CAMİİ : İlçemiz Emirler Köyünde 800 yıl önce, Selçuklular döneminde Canik Türkleri tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Camii, pelit ağacından yontma ve kertme yöntemiyle 6-7 cm.lik tahtaların birbirine geçmesiyle ve ilk yapıldığı zaman hiçbir çivi kullanılmadan yapılmıştır. Camiinin iç mimarisinde kayda değer bir değişiklik yapılmamıştır. Oyma figürleri görülmeye değerdir. Giriş bölümüne sonradan tuğladan bir ek yapılmıştır. Camiinin bahçesinde bir de tarihi mezarlık bulunmaktadır. Camii, Emirler Köyünün, Özlü ve İçyaka Köyleriyle sınırında bulunmaktadır. İlçemize uzaklığı 11 km.dir. Camii halen kullanılmaktadır.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Darahta Kilisesi : İlçemiz Darahta Yaylasında bulunur.Osmanlı döneminde gayrimüslimler tarafından yapılmıştır.Ne zaman yapıldığı hakkında kesin bir bilgi yoktur.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Yemişken Kilisesi : İlçemiz Yemişken Yaylasında bulunur.Darahta Kilisesinde olduğu gibi ne zaman yapıldığı hakkında kesin bir bilgi yoktur.
Resimler Sadece üyeler içindir!
ÖZLÜ KÖYÜ KAYA MEZARI : Değirmenbükü mahallesinde dere yatağında bulunan büyük bir kaya kütlesine 2.2 m. taban ölçülerinde, 1 m. yüksekliğinde oyulmuştur. Halk arasında mağara olarak bilinir. İlçe merkezine uzaklığı 11. km.dir.
GÖLKÖY
ORDU ilimize bağlı bir ilçedir.
Nüfus:
66491 kişi
Yüzölçümü:
341 km²
Köyleri
- AHMETLİ
- AKÇALI
- BAYIRALAN
- BULUT
- ÇATAK
- ÇETİLLİ
- CİHADİYE
- EMİRLER
- GÜZELYAYLA
- KALEKÖY
- KONAK
- KOZÖREN
- SÜLEYMANİYE
- İÇYAKA
- HARUNİYE
- HÜRRİYET
- ÖZLÜ
- YUVAPINAR