» Çatalzeytin-Kastamonu Çatalzeytin-Çatalzeytin Köyleri-Çatalzeytin Haberleri,Çatalzeytin Resimleri,Çatalzeytin Videoları,Çatalzeytin ManzarasıDil Seçimi   
Şuan ÇatalzeytininSesinde 0/36 Kişi Çevrimiçi Gezinmektedir.Görmek İçin Tıklayınız
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHaritaTema                                 
ÇatalzeytininSesi Google   
Bugün 22.05.2012 
          
ANASAYFA
        
Size Özel
        
Çatalzeytin
        
Türkeli
          
FORUM
        
İslami Yaşam
        
Haber Oku
        
Biyografiler
        
Sağlık
          
Sorgulamalar
          
Resimler
          
Videolar
          
Sohbet
          
Defter
          
Hesabım
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum - Site Yetkilisi TahsinCetinkaya Şuan Sitede Değil CANLI DESTEK
 » Tahsin Çetinkaya
    Ben Kimim ?
 » İl-İlçe-Köy Detaylı Bilgi-Resim-Harita-Video
    01 Adana  
    02 Adıyaman  
    03 Afyon  
    04 Ağrı  
    05 Amasya  
    06 Ankara  
    07 Antalya  
    08 Artvin  
    09 Aydın  
    10 Balıkesir  
    11 Bilecik  
    12 Bingöl  
    13 Bitlis  
    14 Bolu  
    15 Burdur  
    16 Bursa  
    17 Çanakkale  
    18 Çankırı  
    19 Çorum  
    20 Denizli  
    21 Diyarbakır  
    22 Edirne  
    23 Elazığ  
    24 Erzincan  
    25 Erzurum  
    26 Eskişehir  
    27 Gaziantep  
    28 Giresun  
    29 Gümüşhane  
    30 Hakkari  
    31 Hatay  
    32 Isparta  
    33 Mersin  
    34 İstanbul  
    35 İzmir  
    36 Kars  
    37 Kastamonu  
    38 Kayseri  
    39 Kırklareli  
    40 Kırşehir  
    41 Kocaeli  
    42 Konya  
    43 Kütahya  
    44 Malatya  
    45 Manisa  
    46 K.Maraş  
    47 Mardin  
    48 Muğla  
    49 Muş  
    50 Nevşehir  
    51 Niğde  
    52 Ordu  
    53 Rize  
    54 Sakarya  
    55 Samsun  
    56 Siirt  
    57 Sinop  
    58 Sivas  
    59 Tekirdağ  
    60 Tokat  
    61 Trabzon  
    62 Tunceli  
    63 Şanlıurfa  
    64 Uşak  
    65 Van  
    66 Yozgat  
    67 Zonguldak  
    68 Aksaray  
    69 Bayburt  
    70 Karaman  
    71 Kırıkkale  
    72 Batman  
    73 Şırnak  
    74 Bartın  
    75 Ardahan  
    76 Iğdır  
    77 Yalova  
    78 Karabük  
    79 Kilis  
    80 Osmaniye  
    81 Düzce  
    Kaynakça
    Sitene Ekle
» Sayfa İstatistikleri
Şuan Burada Kimler Var

Burada 0 Üye 0 Misafir Var
Daha Önce Kimler Girdi

Burası 111 Kişi Tarafından
Top 280 Kez Görüntülendi
Görüntüleyenler
Sayfaları Göster

» Ençok Hit Alan Sayfalar
» Ençok Kişi Giren Sayfalar
» Enson Girilen sayfalar
   
» illerimiz
~ ~ ~ illerimiz ~ ~ ~
[A] [B] [C] [Ç] [D] [E] [G] [H] [I] [İ] [K] [M] [N] [O] [R] [S] [Ş] [T] [U] [V] [Y] [Z]

» Kütahya Domaniç İlçesi ve Resimleri   

Domaniç Kütahya ilinin bir ilçesidir. Osmanlıların Yaylak olarak kullandıkları şirin bir ilçemizdir. Dünya florası olarak sadece Domaniç te yetişen 40 kadar bitki türü bulunmaktadır. İlçe merkezine 10 km uzaklıkta Hayme ana türbesi bulunur.

Her yıl Domaniç'in Çarşamba köyünde Hayme ana şenlikleri yapılır. Sarıkız mesire yeri mutlaka görülmesi gereken suyun topraktan çıktığını gözle görebilinen nadir yerlerdendir. Domaniç merkezde bulunan Ebe Çamlığı'nda ise Kırkpınar'dan 2 yıl daha eski olan yağlı güreş şenlikleri her yıl düzenlenmektedir.

Domaniç belde ve köyleri
Aksu  Berçin Böçen Bükerler   Çakıl  Çamlıca  Çarşamba  Çiftlik  Çokköy Domur Durabey  Erikli Fındıcak Fıranlar  Güney  Ilıcaksu  Karaköy  Karamanlar  Kırık  Kozcağız   Kozluca Küçükköy Muhacirler   Muratlı Ortaca  Safa  Sarıot  Saruhanlar  Seydikuzu  Soğucak Tıraz  Yeşilköy.

İlçemizin Doğal Güzellikleri, Tarihi ve Turistik yerleri
Domaniç İlçesi'nde, “Ebe Çamlığı”, “Sarıkız”, “Pazar Alanı”, “Çatalalıç”, “Dere Çarşamba” gibi çok sayıda piknik alanı ve mesire yerleri bulunmaktadır.

Domaniç'te bir başka mesire yeri,Çukurca Beldesi'nin yayla olarak kullandığı “Karagöl Yaylası” mevkiidir. Üç Tepeler mevkiindeki (Domaniç-Bilecik-Bozüyük sınırında) ”Acı Su” ,şifalı olduğu söylenen suyuyla; çevre köy,il ve ilçelerden gelen vatandaşların hem bu şifalı suyundan içip,bidonlara doldurup götürdükleri, hem de piknik yaptıkları diğer bir mesire yeridir. Acı Su mesire yerine yakın mevkiide “Kızın Saray”adı ile anılan bölgede; Bizans ve Osmanlılar zamanında saray ve Kervansaray olarak kullanıldığı tahmin edilen yerde bina kalıntıları (yıkık vaziyette) bulunmaktadır.

“Dere Çarşamba”,Durabey köyü yakınındaki “Kara Erik Deresi” gibi yerler de tabii güzellik ve orman bakımından oldukça zengindir. Domaniç, yayla turizmi açısından oldukça zengin arazi potansiyeline sahip bir orman cennetidir. Tarihi-belgesel türü film çekilebilecek arazi de oldukça fazladır.

Ilıcaksu Köyü'nde son yıllarda çok sayıda modern alabalık üretim tesisleri kurulmuştur.Bu alabalık üretim tesisleri kapasite ve büyüklük bakımından ülke genelinde üçüncü sırada gelmektedir.Üretilen balıkların büyük bir kısmı ülke genelindeki çeşitli lokantalara gönderilmekte,kalan kısmı ise çevre il ve ilçeler ile ilçe merkezinde tüketilmektedir. İlçe ve ilçeye bağlı dere kenarındaki diğer yerlerde de özel sektöre ait çok sayıda alabalık üretim tesisi bulunmaktadır.

Ayrıca Muhacirler Köyü yakınındaki ılıcanın cilt hastalıklarına iyi geldiği ve yaz aylarında yöre halkını tarafından istifade edilen bir sıcaksu kaynağıdır.

MIZIK ÇAMI :Domaniç ilçe merkezine 3 km uzaklıktaki Domutköy'de bulunan “Mızık Çamı” ,Osmanlı Devletini kuran Osman Gazi'nin bebekliğinde, ninesi Hayme Ana tarafından dallarına salıncak kurularak avutulduğu rivayet edilen tarihi bir ağaçtır.Hayme Ana torunları Osman'ı ve onun oğlu Orhan'ı bu çamda ninni söyleyerek (mızıklanmasın diye dallarına salıncak kurup avuttuğu için bu çamın adı “Mızık Çamı” ve “Beşik Çamı” olarak söylenilegelmiş) büyütmüştür.Yöre halkı tarafından kutsal sayılan bu ağaç,tabiat haricinde tahribat görmemiştir.Karaçam türünde olan Mızık Çamı,1980 yılında hayati fonksiyonlarını tamamen yitirmiş,1988'de de şiddetli bir rüzgar neticesi yıkılmıştır.

1986 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'nden Prof.Burhan AYTUĞ başkanlığındaki bir heyet tarafından yapılan inceleme sonucunda 11 metre boyunda , 1.55 metre çapında (155cm) ,4.70m. (470cm) çevresinde (kuturunda) ,sayılabilen yaşının 740 olduğu, fakat sayılamayan yaşının ise 450 olacağı ve toplam yaşının ise 1200 yaş civarında olduğu belirtilmiştir.

Kültür Bakanlığı Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü tarafından 05.07.1988/83 tarih ve nolu kararı gereği Mızık Çamı anıt ağaç olarak tescil edilmiştir.Olumsuz etkenlerden korunması için gerekli önlemin alınmasına ve etrafının park olarak düzenlenmesine karar verilmiştir.[Öz Domaniç Gazetesi Hayme Ana Özel Eki]

Şu anda yıkık durumdaki anıt ağacın bulunduğu 5000 m2 lik alan park olarak düşünülmüş ve park alanı ağaçlandırılmaya ve yeşillendirilmeye başlanmıştır.Ağacın tahribatını önlemek için üzeri türbe örtü şeklinde kapatılmış yanlardan koruma çemberi altına alınmıştır.

EBE ÇAMLIĞI HİKAYESİ : Bir zamanlar şimdiki “Ebe Çamlığı” denilen yerde ,halkın “ebe” diye çağırdığı ihtiyar bir kadın yaşarmış.”Ebe Çalığı”nın yeri o zamanlar bozkır(kıraç)mış.Rüyasında buraya ağaç dikmesi istenmiş.Ebe de buraya ağaç dikmiş ve etrafını çevirmiş.Ağaçları hergün sular ve bakımını yaparmış.Burada zamanla ağaçlar büyümüş.Ebe de buradan ağaç koparan,kesen ve kozalak toplayanlara ilenirmiş.Ebe ölünce buranın adı “Ebe Çamlığı”olarak kalmış.Domaniç halkı Ebe'nin ilenmesinden dolayı;buradan ağaç kesmek,koparmak ve kozalak toplamaktan kaçınmaktadır.Domaniç yerlileri buradan;(yabancılar hariç)ağaç kesen,koparan ve kozalak topalyanın evinin yanacağına,yuvasının bozulacağına inanmaktadır.Yalnız Domaniç dışından gelen kişilerce kozalak toplanması ve ağaç koparılması sonucu (yabancılara) bir şey olmayacağı(evinin yanmayacağı ve yuvasının bozulmayacağı) düşüncesindedirler.

Diğer bir rivayet de Osmanlılar devrinde burası çamlarla kaplı yüksek bir tepe olduğu için “Doğum Hastanesi” olarak kullanılmasından dolayı buraya “Ebe Çamlığı” denildiğidir.Çamlarla kaplı,yüksek ve temiz havalı bu tepede kadınların daha kolay ve sağlıklı doğum yapacakları inancıyla Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluş yıllarında “Doğum Hastanesi” olarak kullanılmıştır.

SARIKIZ :İlçeye 5 km uzaklıktaki “Ilıcaksu Köyü”yerleşim birimi içerisinde bulunan Sarıkız;çok güzel bir mesire yeridir.

Köyün İlkokulu yanında ,yerden fışkıran pınarları neticesinde küçük bir gölet görünümünü alan Sarıkız,yeşilliklerle beraber tabii güzellik kazanmıştır.Suyunun çok temiz ve sıcaklık ayrının değişmemesinden dolayı alabalık üretimine elverişli haldedir.Sarıkız çevresinde çok sayıda labalık tesisi bulunmaktadır.

Çevre il,llçe ve küylerinden çok sayıda insan buraya gelerek piknik yapmakta,yetiştirilen alabalıklardan yeme imkanınan kavuşmaktadır.

Suyu,havası ve yeşilliğiyle bu yerler; Allah'ın biz insanoğluna sunduğu doğa harikalarıdır. Domaniç'teki mesire yerleri ülkemizin en güzel cennet köşelerinden bir köşedir.Devlet ve millet işbirliğiyle buraların turizm cenneti haline getirilmesi içten bile değildir.

SARIKIZ EFSANESİ(HİKAYESİ): Bundan yıllar önce Sarıkız adıda sarı saçlı güzel bir kız yaşarmış.Bu kız dinine çok bağlıymış.Üç tanede ağabeyi bulunuyormuş.

Bir gün Sarıkız rüyasında ak sakallı bir derviş görür.Eertesi gece herkes uykuda iken rüyasında gördüğü dervişle bir yerlere giderek zikir meclisinde toplanıp zikir çekmektedirler.Bu günlerce devam eder.Bir gün şafak vakti eve dönerken komşusu bunu görür ve şüphelenir.Sarıkızın kötü yola(namussuzluk) gittiğini zannederek durumu ağabeylerine anlatır.

Sarıkız meclise gitmek üzere gece vakti evden ayrılır.Ağabeyleri de kötü yola gittği düşüncesiyle beklemeye başlarlar.Nihayetinde Sarıkız şafak vakti eve dönerken evin önünde ağabeylerini görürnce şaşırır.Ağabeyleri Sarıkıza nereden geldiğini sorarlar.Sarıkız da “Nur yüzlü bir dervişle gittiğini ve Allah yolunda olduğunu” söylese de ağabeylerini inandıramaz. Ağabeyleri “Doğru söylemiyorsun” diyerek Sarıkız'ı döverler.

Bu Dövme esnasında ağabeylerinin elinden kurtulan Sarıkız;bugünkü SARIKIZ denilen yere kadar kaçıp,çalılıklar arasına saklanır.Ağabeyleri onu bulamayınca eve geri dönerler.

Tan yeri aydınlanırken Sarıkız çalılıklar arasından çıkar.Birkaç adımn ileride ekmek teknesi ile hamur götüren bir ihtiyar kadın görür.Kadın çok yaşlı olduğundan oldukça zorlanmaktadır.Sarıkız yardım etmek istediğini söyleyince ihtiyar kadın çok sevinir.

Sarıkız hamur yoğurmaya başlar.İşi bitince eli başı un ve hamur içinde olduğu halde;Allah tarafından ayak bastığı yerlerden su fışkırmaya başlar.Daha sonra Sarıkız ortalıktan kaybolur ve bir daha görünmez.

Bu olaydan da anlaşılıyor ki Sarıkız ermiş bir kadındır.Kendisi ortalıktan kaybolmadan (Allah'a kavuşmadan) Ilıcaksu Köyüne bolluk ve bereket kaynağı bu suyu Allah'ın izni ile bahşeder.

Bu ve buna benzer Sarıkız hikayesi dilden dile anlatıla anlatıla günümüze kadar gelmiştir

Domaniç İlçesinin Bilinmeyen Tüm Tarihi
Yörede ele geçirilen buluntulardan, Domaniç tarihinin Kalkolitik (taş-maden) çağa (M.Ö. 5500-3500) uzandığı anlaşılmaktadır.Domaniç'in bilinen tarihi Hitit'lerden başlar(M.Ö.2000).Hititlerin iç savaş ile bölünüp yıkılmasından sonra Frikya (M.Ö. 1100) ve Lidya (M.Ö. 700) devletlerinin hakimiyeti altına girmiştir.

M.Ö. 6. Yüzyılda Domaniç, Lidya devletinin elinde idi . Daha sonra Persler (M.Ö. 500) istila etmiştir.M.Ö. 4. Yüzyılda Makedonya Kralı İskender (M.Ö. 331) Anadolu ve İran'ı istila etmiştir.Ancak İskenderin ölümünden sonra (m.Ö. 323) Bergama ve Britanya Krallarının. (M.Ö. 300-200) hakimiyeti altına girmiştir.

M.Ö. 2. Yüzyılda Roma bütün Anadolu'ya İmparatorluğunu ilan etmiştir.Bu topraklar (İç Batı Anadolu ve Batı Karadeniz ) M.Ö. 53 yıllarında Caesar (Sezar) tarafından işgal edilmiştir.M.S. 395 te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Anadolu gibi bu yöre de (Domaniç) Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğunun payına düşmüştür.

M.Ö. 3000 yani günümüzden 5000 yıl önce Domaniç yöresine uygarlığın damgası vurulmuştur.Daha sonra Tunç çağı,Hitit devri (Elmalı'daki buluntulardan anlaşılmıştır.)Frig devri,Roma devri (Güney,Çiftlik,Ilıcaksu gibi köylerde) insanları iskan etmişlerdir.M.S. 2.Yüzyıllara ait sunaklar ilçe merkezindeki (Cumhuriyet meydanında) parkta mevcuttur.Bizans devrinde Çarşamba köyünde baş piskoposluk merkezi bulunmaktaydı. İlçe merkezi ve köylerinde Bizans dönemine ait mezar taşları vb. kalıntılar bulunmaktadır.

Ancak Domaniç tarihine ilişkin kesin bilgiler M.S. 13.Yüzyıldan sonra başlar. Bu dönemde Bizans egemenliğinde bulunan Domaniç,Anadolu Selçuklu Devleti tarafından fethedilip 1281 ‘de (Osman Gazi'nin babası ) Ertuğrul Gazi'ye yayla olarak verilir.Şemsettin Sami “Kamus-ül A'lam” da Domaniç'i “Hüdavendigar vilayeti,Ertuğrul Sancağına bağlı bir nahiye” olarak tanımlar.

11. Yüzyıldan bu yana yaptıkları sürekli göçler ile Anadolunun çeşitli yerlerine yerleşerek, bu bölgenin doğudan batıya doğru Türkleşmesinde asıl rolü oynayanlar çeşitli Oğuz boylarıdır.Selçuklu İmparatorluğunun zamanında türlü sebeplerle dağılan Doğu Anadoludaki bu devletleri oluşturan Türkmen (Yörük) topluluklarının Batı Anadoluya göçleri dikkat çekicidir.1071 Malazgirt Savaşından sonra kitleler halinde Anadoluya göç eden Türk boylarının Kayı boyu mensupları, Anadolunun batı iç bölgelerine (Söğüt-Domaniç) yerleştikleri anlaşılmaktadır.

Kayıların Anadoluda ilk göründükleri yer,Ahlat'tır.Burada uzun süre kalırlar.Daha sonra bir kolu güneye iner ve Mardin yöresinde Artukoğulları Devletini kurar.Diğer bir kol Erzuruma gelir ve Pasinler'de Sürmeli Çukur mevkiine yerleşir.[Erzurum ,Erzincan ve Amasya taraflarına göç eden Kayılar; hayvanlarını beslemek için kafi mikaktarda müsait arazi bulamamaları sebebiyle Haleb'e doğru yola çıkmışlardır.Bu sırada reisleri bulunan Süleyman Şah'ın “Caber Kalesi” civarında Fırat Nehri'ni geçerken boğulması (ayrıntılı bilgi daha sonraki sayfalarda) üzerine yola devam edip etmemek hususunda ihtilaf çıkmış ve ikiye ayrılmışlardır.Bu sebeple Kayıların bir kısmı orada kalmış,diğer bir kısmı ise geri dönüp Çukurova'ya gelmiştirBurada da tekrar ikiye bölünmüşler ve bir kısmı kuzeye yönelerek Erzurum civarlarındaki Pasinler Ovasındaki Sürmeli Çukur'a gelip yerleşmiştir.Burada da aralarında yurt tutma hususunda ihtilaf çıktığından bir kısmı geldikleri asıl yere dönmüşErtuğrul Gazi ve kardeşi Dündar Bey emrindeki diğer bir kısmı Moğol akınlarından bizar kalarak Orta Anadoluya göç edip Karacadağ'a yerleşmişlerdir.][Kadir MISIRLIOĞLU/Osmanoğullarının Dramı..] Moğolların Doğu Anadoluya tazyik ettikleri dönemlerde batıya doğru hareket ederler.Rivayete göre yolda iki ordu görürler ve zayıf olan tarafa katılarak onların zaferini sağlarlar; bu da Selçuklu ordusudur.Bu olaydan sonra 1. Alaaddin Keykubat, Kayı aşireti reisi Gündüz Alp'e Ankara'nın güneybatısındaki Karacadağ havalisini ikta olarak verir ve Kayılar gaza yapmak üzere buraya yerleşirler.

[Nevzat KÖSOĞLU/Türk Dünyası Tarihi...]

Tarihi ananelere göre Türkmenlerin (Yörüklerin) Bozok ve Üçok boyları 1. Alaaddin Keykubat(1219-1237) zamanında Ankara'nın batısındaki Karacadağ taraflarında bulunuyorlardı. Bozoklardan olan Kayıların bir kısmının 13. Yüzyıl ortalarında bulundukları yerden göç ederek, batıya hareket ettikleri görülmektedir.

Ertuğrul Gazi uç beyi olur.Selçuklu'nun Sağ-kol Beğlerbeyine bağlıdır. Ertuğrul Gazi, Büyük Alaaddin Keykubat'ın İznik İmparatorluğu üzerine yaptığı bir sefere katılır (1270).Dönüşte Söğüt-Domaniç havalisini fetheder.Selçuklu gaza hukukuna göre, Söğüt kışlık ve Domaniç yazlık olmak üzere Ertuğrul Gazi'ye yurtluk verilir.

[Nevzat KÖSOĞLU/Türk Dünyası Tarihi...]

İşte Kayı boyunun Karakeçili aşiretine mensup Ertuğrul Gazi idaresindeki bu yörükler, yeni fethedilmiş batı uç bölgesindeki Söğüt ve Domaniç havalisine gelerek (Anadolu Selçuklu Devleti tarafından Ertuğrul Gszi'ye yayla olarak verilen Domaniç'e) yerleşmişlerdir.

Ertuğrul Gazi'nin reisliği altında önce Karacadağ'a gelen ve sonda da Söğüt ve Domaniç'e nakledilen Kayılar, rivayetlere göre dörtyüz çadırdan ibarettirler.

Osmanlılar Söğüt'ü kışlak (yerleşim yeri), Domaniç'i yaylak (yazları hayvan gütmek için yayla) olarak kullanmışlardır.İlkbaharda Söğüt'ten (oturdukları yerden) Domaniç'e hayvanlarını otlatmak için, sonbaharda da Domaniç'ten (yayladan )kışı geçirmek için meskenleri Söğüt'e (yerleşim yerine) göç etmişlerdir. Osmanlıların Domaniç'i yayla olarak kullanmaları sebebiyle Domaniç'te Osmanlılardan kalma (özellikle kuruluş yıllarına ait) fazlaca bir tarihi eser mevcut değildir.

İlkbaharda davarlar ve atlarla yaylaya çıkan Kayı Boyu Yörükleri Söğüt'ten Bozüyük'e bakan yamaçlardan doğru,Karaköy yaylasına, oradan da Domaniç'in Çarşamba Köyü'ne gelirlermiş. Bu yolu otlaklardan istifade ede ede takriben iki,ikibuçuk ayda alırlarmış.Buraya gelince sürülerden aygırları ayırır, onları hala “Aygır Deresi” denilen vadi içine sürer,yavrulu kısırlardan uzak tutarlarmış.Böylece hem bu aygırların zararını önlemiş,hem de ilkbaharda tay almak için bu günde uygulanan makul bir hayvancılık yaparlarmış.Sonbaharda da (Eylül ayının ilk haftası) Çarşamba Köyün'den (Domaniç Yaylasından) yerleşim yeri olan Söğüt'e göçerlermiş.

Osmanlılar zamanında Çarşamba Köyünde , Hayma Ana türbesi yakınında her yıl civar köylerden yörükler toplanıp, cirit oynayarak,kurban keserek işte bu yörük göçünü çeşitli vesilerle canlandırıp şenlikler yapmışlardır.Osmanlı Sarayından yağ,bulgur, kurbanlık hayvanlar gönderlip kurbanlar burada kesilir ve etli pilav dağıtılırmış. 1918 yılına kadar bu gelenek (şenlikler) kesintisiz devam etmiş, 1985 yılından bu yana da Eylül ayının ilk Pazar günü ,geleneksel şenlikler sürdürülerek “Hayme Ana'yı Anma ve Domaniç Şenlikleri” adı altında yapılmaktadır. Domaniç Kaymakamlığı organizesinde, Domaniç'in Çarşamba Köyün'deki “Tören Alanında” Domaniç Yaylasın'dan Söğüt'e göçü canlandırmak için yörük çadırları kurulmakta, davar sürüleri geçişi yapılmakta,cirit oyunu,mehter gösterileri gibi etkinliklerle o günkü heyecan yeniden yaşatılmaya çalışılmaktadır.

Hayme Ana, Ertuğrul Gazi'nin annesi, Osman Gazi'nin ninesidir. Kuvvetli bir rivayete göre Gündüz Alp'in hanımıdır. (Zayıf olan bir rivayete göre de, Suriye'nin Karakozak mevkiinde türbesi bulunan Süleyman Şah'ın hanımıdır.) Türbesi ilçemize bağlı Çarşamba Köyün'dedir. Osmanlı Obasının Söğüt ve Domaniç'e yerleşmesi ve devletin kuruluşunda oynadığı hayati rol sebebiyle “DEVLET ANA” olarak adlandırılmıştır. (Ayrıca bakınız Hayme Ana)

Rivayetlere göre Osman Gazi yaylaya geldiğinde, bugünkü Domaniç olan ovaya bakmış ve sis içinde görünce “her taraf duman içinde” diye söylenmiştir.İlçe merkezinin adı daha önce “Hisarköy” iken; bugün “duman içinde” anlamını ifade eden “DOMANİÇ” olarak adlandırılmıştır.

Ertuğrul Gazi öldükten sonra (yaklaşı 93 yaşında ahirete irtihal etmiş olup) yerine Osman Gazi Bey olur (1281-1282). Bizans kaleleri üzerine sürekli akınlar düzenler.Sağ-kol Beğlerbeyi olan Çobanoğullarına bağlıdır.Sol-kol Beğlerbeyi ise, güçlü Germiyan Oğulları'dır.1291 yılında Çobanoğulları dağılır ve bu tarihten sonra Osman Gazi Sağ-kol Beğlerbeyi olur.

Osman Gazi Kayıların başına geçince kendisine bağlı toprakları genişletmek istemiş ve komşusu Rum Tekfuru ile savaşmıştır.İnegöl Tekfuru ile Ermeni Beli denilen mevkide Osmanoğullarının ilk muharebesi denilen çarpışma olmuştur. Ermeni Beli muharebesinden iki-üç yıl sonra Osman Bey İnegöl Tekfuru ile Domaniç civarında yapılan harbi (1287) kazanmıştır. Domaniç merkezinde bulunan Alaaddin Camii kitabesinde o tarihlerde Domaniç'in voyvodalık olarak yönetildiği anlaşılmaktadır.

[Yeşil Domaniç Gazetesi 1. Sayı]

Geleneğe göre Osmanlı Hanedanı Açinaoğulları'ndandır.İmparatorluğa adını veren Kara Osman Bey'in babası Ertuğrul Gazi,onun babası Gündüz Alp'tir.Kırkdördüncü göbekten Oğuz Han neslindendir.Mensup oldukları Kayı aşireti,Güdüzdüz Han'dan inen Sağ-kol Bozok Oğulları'ndandır.Ongunları şahin kuşu,işaretleri ok takılmış yaydır.

[Nevzat KÖSOĞLU/Türk Dünyası Tarihi ....İstanbul :Ötüken Yayınl.,1991.saysa 117

Osmanlı İmparatorluğu 1299 da Söğüt ve Domaniç'te kurulmuş; 600 yıl dünyaya hükmedecek olan bu devletin çekirdeği (bir beylikten koca bir imparatorluğun temelleri) bu yörelerde atılmıştır.

1885 yılında Çamlıca Köyü'ndeki nahiye binası yıkılıyor. Bu nedenle 1886 yılında nahiye Hisarköy'e (şimdiki Domaniç merkezine) naklediliyor.1906 yılında Domaniçte;İnegöl'e bağlı bir nahiye iken bir müdür (Nahiye müdürü Ali Kazım Efendi) 11 memur ve bir bölük te asker (3 subay) bulunmaktaymış.

[Yılmaz ÖZTUNA/ Büyük Türkiye Tarihi 12.c.267.sayfa]

Domaniç nahiye olarak sırayla önce Bilecik ili Bozüyük ilçesine, daha sonra Bursa ili İnegöl ilçesine ve son olarak ta 28 Haziran 1931 yılında da (Hisar Nahiyesi) Kütahya ili Tavşanlı ilçesine bağlanmıştır.

[Yeşil Domaniç Gaz. 1. Sayı]

15 Temmuz 1921 tarihande e Yunan işgaline uğrayan Domaniç,bu işgalden 5 Eylül 1922 yılında kurtulmuştur.Yunanlılar bu işgalde birçok evleri basarak soygunlar yapmışlardır.Tarihi hakkında geniş bir araştırma yapılmamış olan ilçe, 1926 yılında meydana gelen büyük bir yangınla hemen hemen kül olmuştur.Muhtemelen bazı tarihi bilgilerin de bu yangın sırasında yanmış olabileceği düşünülmektedir.

Nihayet Domaniç , 7033 sayılı kanunla 1 Nisan 1960 tarihinde Kütahya'nın 6. ilçesi olmuştur

Hayme Ana, mahalli rivayetlere göre ve geleneğe göre Ertuğrul Gazi'nin annesi,Osman Gazi'nin ninesi,Süleyman Şah'ın ise hanımıdır.Türbesi ilçemize bağlı Çarşamba Köyü'ndedir.Hayme Ana Oğuzların Bozok kolunun (Gün Han'ın oğullarından) Kayı Boyuna mensup bir Türkmen (Yörük) kızıdır.Kuvvetli bir ihtimalle Güdüz Alp'in hanımıdır.Diğer bir zayıf rivayete göre ise;Süleyman Şah'ın hanımı olup,Süleyman Şah'ın Fırat Nehrini geçerken attan düşüp boğulması üzerine aşiretin reisliğini eline almıştır.Ankara'nın batısındaki Karacadağ yöresine yerleşmiştir.(Ankara'nın batısındaki Haymana ilçesi adını bu hanımdan almıştır.)Osmanlı Obasının Söğüt ve Domaniç'e yerleşmesiyle belli bir dönem devlet idaresini eline aldığından ve devletin kuruluşunda oynadığı hayati rol sebebiyle “DEVLET ANA” olarak anılmıştır. 1250 li yıllarda aşiret reisliğinin Hayme Ana'ya ait olduğu söylenmektedir.

Yavuz SANEMOĞLU ‘nun 1958 yılında Domaniç'li 95-100 yaşlarındaki Sünnah Hoca'dan dinlediği mahalli yörük rivayetleriyle yerinde yaptığı tesbitlere göre; ” Süleyman Şah'ın Fırat'ı geçerken boğulduktan sonra, oniki yaşındaki Ertuğrul (Erturan) annesiyle kalmıştır. Aşirete bey olduktan sonra annesine hürmette kusur etmemiştir.”

13. Yüzyıl ortalarına doğru delikanlılık çağına gelen Ertuğrul Gazi annesinden aşiret reisliğini devralır. Bundan sonra da oba daha da güçlenir. Selçuklu'larla birlikte öncü kuvvet (uç beyi) olarak savaşlara katılır. Büyük Alaaddin Keykubat'ın İznik İmparatorluğu üzerine yaptığı bir sefere katılır(1270).Dönüşte Söğüt ve Domaniç'i fetheder.Selçuklu gaza hukukuna göre Söğüt kışlak , Domaniç yazlık olmak üzere Ertuğrul Gazi'ye yurtluk olarak verilir.

[Nevzat KÖSEOĞLU/age.-118.sayfa]

Ona Çadır Anası (Çadır Büyüğü) manasına gelen Hayme Ana derlermiş. Hayme, kelimesi Arapça olup çadır anlamına gelmektedir.(Çadır Osmanlıların ve eski Türklerin ilk evi,ilk sarayı olmuştur.Çadır; aile,yuva,birlik ve beraberliğin sembolü olarak kabul edilir.) Hayme Ana'ya “Devlet Ana” denildiği gibi “ÇADIR ANASI” da denilmektedir.[Osmanlı Tarih Deyimleri Sözlüğü/Mehmet Zeki PEKALIN...]Aşiret Söğüt ve Domaniç Yaylaları dolaylarına yerleştikten sonra Hayme Ana,obaların en itibarlı kadını imiş.

Bir rivayete göre; ilkbaharda davarlar ve atlarla yaylaya çıkan Kayı boyu yörükleri Söğüt'ten Bozüyük'e bakan yamaçlardan Karaköy Yaylasına, oradan da Domaniç'in Çarşamba köyüne gelirlermiş.Bu yolu otlaklşardan istifade ede ede takriben iki,ikibuçuk ayda alırlarmış.Buraya gelince sürülerden aygırları ayırır, onları hala “Aygır Deresi” denilen vadi içine sürer,yavrulu kısırlardan uzak tutarlarmış.Böylece hem bu aygırların zararını önlemiş,hem de ilkbaharda tay almak için bu günde uygulanan makul bir hayvancılık yaparlarmış.Sonbaharda da (Eylül ayının ilk haftası) Çarşamba Köyün'den (Domaniç Yaylasından) yerleşim yeri olan Söğüt'e göçerlermiş.

Hayme Ana Sultan, Çarşamba Köyü'nde oturmuştur. O zamandan beri Demirli, Erikli, Karaman ve Fınlıcak Köyleri Yörükleri Hayme Ana'nın Çarşamba Köyün'de çadır kurduğu yer,yayla için merkez ittihaz edilmiştir.

Çarşamba Köyü'nde türbesi bulunan Hayme Ana, Artukoğulları liderliğinde Kayı aşireti ile birlikte hayatını bu topraklarda sürdürürken evlat ve torunlarını fazilet ve dirayet sahibi birer insan olmaları için, ”Devlet Ana” anlayışıyla elinden geleni yapıyordu. Kocasının büyük bilgi ve tecrübesine sahip olan bu kadın, oğul ve torunlarının büyük bir devletin kurucuları olacağını sezmişcesine onları tam bir edep ve ahlak timsali olarak yetiştiriyordu.

[Hayme Ana Özel Eki 1. Sayfa]

Yine bir yayla mevsiminde (muhtenelen Eylül ayında) Hayme Ana Hakkın rahmetine kavuşmuş, Çarşamba Köyü'nde tepenin üstündeki yaylayı gören kısmına gömülmüştür. Hayme Ana'nın vefatından sonra, gömüldüğü yerin etrafı duvarlarla çevrilmiştir.

2. Abdülhamit devrinde, Çarşambalı bir köylü evinde sakladığı dedesinden kalma deri üzerine yazılmış bir vesikayı köye gelen birine okutur. Vesikanın Hayme Ana'ya ait olduğu ortaya çıkar. Derhal İstanbul'a giderek Yıldız Sarayı'na varır ve vesikayı padişaha (2. Abdülhamit'e) ulaştırır.2.Abdülhamit vesikayı inceletip bir heyeti buraya(Çarşamba Köyü'ne) gönderir.Büyük ninesi Hayme Ana Sultan'ın kabrini buldurarak üzerine bir türbe yaptırır.

Türbenin üzerinde bulunan mermer kitabe de:

“Şahin şehi ali hasep,hakan-ı mebrük –ün nesep,

Abdülhamit Han kim anın lütfunda alem müstefit,

Gazi'i meydanı vega cennet mekan Ertuğrul'un,

Olmuş idi vaktaki bu sancakta ikbali bedid,

Şu Domaniç yaylasını aldıkta dest-i miknete,

Ehli hilafa evvela çekmişdi ol seddi sedid,

Gazi merhumun imiş bu Hayme Ana maderi,

İtsun garik-i mağfiret daim anı Rabbi Vahit,

Şah'ı Cihan bu türbeyi yaptırdı ol merhumeye,

Eyyam-ı ömrü şevketin kılsın Canab-ı Hak mezid

Bir padişaha itmemiş Allah bu hayrı nasip,

Şimdiye dek geçmiş idi tarihden asr-ı medid,

Vali iken Mahmud kulu, nazm eyledi tarihini,

Kıldı bu rana türbe-i bünyad Han Abdülhamit.

Ketebehü İbrahim (sene 1306) Hakkı Bursavi.

yazıları okunmaktadır.

Padişah türbe yapıldıktan sonra da türbeye konulmak üzere halı,avize ve sünbüllü kandil göndermiştir.

Türbenin sağ tarafındaki bölüm misafirhane (türbeyi ziyaret eden kişilerin konaklaması için yapılmıştır) , sol tarafında yer alan bölüm ise medrese olarak yapılmıştır. Medrese bölümü; 1892-1928 yılları arasında medrese olarak kullanılmış, 1928 yılından sonra “Harf inkılabı” nedeniyle, doğan öğretmen açığının kapatılması amacıyla “Eğitmen” yetiştiren bir kuruma dönüştürülmüştür. 1948-1972 yılları arasında ilkokul olarak kullanılmıştır.

[Öz Domaniç Gazetesi/Hayme Ana Özel Eki]

Tekke ve zaviyelerin kapatılmasına kadar, gelen misafirlerin ihtiyaçlarının karşılanması ve türbenin bakımı için devlet tarafından maaşlı bir türbedar görevlendirilmiştir.Türbedar ailesi (torunları) hala bu köyde ikamet etmektedir.

Hayme Ana bugün ziyaretgahtır. Zamanla harap olan türbe 1954 yılında restore edilerek kubbe tamamen değiştirilip kurşunla kaplanmıştır. Sandukasının alt tarafındaki ufak kapaktan toprak alınmakta ve derdi olanlara “deva olarak” toprağı yemektedirler. Bugün toprak kısmı derinde kaldığı için el uzanamamakta, oraya konulan tahta kaşıkla kol uzatılarak toprak alınmaktadır.

Hayme Ana'nın beslediği rivayet edilen geyiklerin boynuzları da asırlardır dertliler tarafından çentile çentile küçülmüştür.

1886 yılında yapılan türbe 1945,1954 ve 1990 yıllarında restore edilmiştir.Son yıllarda Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Okulu öğrencileri tarafından aslına uygun olarak restore edilmiştir.Türbenin yanında misafirhane ve okuma salonu ile öbür tarafında müze bulunmaktadır.

Türbe 1990 yılında restore edildikten sonra olağan üstü bir olay yaşanmıştır.Türbenin alt tarafında bir iç duvar bulunmaktadır.Bu duvarın iç kısmındaki kavak ağaçlarından ikisi şiddetli rüzgar neticesinde devrilir.Ancak devrildikleri yer, türbe ile misafirhane bölümünün arasında bulunan daracık bir boşluktur.Çapraz bir şekilde birbiri üzerine düşen bu kavaklardan biri azıcık sağa veya sola saparak devrilmiş olsa türbeye ve misafirhaneye büyük bir zarar vermiş olacaktır.Zamanın ilçe kaymakamı Abdullah Etil ve eski belediye başkanı İbrahim Önder olay yerine gittikleri zaman hadiseyi ibretle görmüşler, ne yazık ki olayı fotoğraflamayı o anda düşünememişlerdir.

[Öz Domaniç Gazetesi/Hayme Ana Özel Eki]

Osmanlılar zamanında Çarşamba Köyü'nde, Hayma Ana türbesi yakınında her yıl civar köylerden yörükler toplanıp, cirit oynayarak, kurban keserek işte bu yörük göçünü çeşitli vesilerle canlandırıp anma törenleri yapmışlardır. Bu anma törenlerinin hangi yılda yapılmaya başlandığı bilinmemektedir.Ancak bilinen o ki; “Karakeçili Yörükleri” Hayme Ana'nın ölümünden sonra her yıl onoun mezarı başında mevlit okutmuşlar ve törene katılanlara etli pilav ve ayran ikram etmişlerdir. Osmanlı Sarayından yağ,bulgur, kurbanlık hayvanlar gönderlip kurbanlar burada kesilir ve etli pilav dağıtılırmış. ”Hayme Ana Şenlikleri” Sultan Abdülhamit devrinde (1284 yılında) devlet tarafından yapılmaya başlanmıştır. ”Domaniç Yağlı Pehlivan Güreşleri de bu tarihte canlılık kazanmıştır.Savaş yıllarına ait kısa kesintiler dışında bu anma merasimleri günümüze kadar yaşatılmıştır. 1985 yılından bu yana da Eylül ayının ilk Pazar günü, geleneksel olarak “Hayme Ana'yı Anma ve Domaniç Şenlikleri” adı altında Domaniç Kaymakamlığı organizesinde, Domaniç'in Çarşamba Köyün'deki “Tören Alanında” gerçekleştirilmektedir. Domaniç Yaylasın'dan Söğüt'e göçü canlandırmak için yörük çadırları kurulmakta, davar sürüleri geçişi yapılmakta,cirit oyunu,mehter gösterileri gibi etkinliklerle o günkü heyecan yeniden yaşatılmaya çalışılmaktadır.

Her yıl Eylül ayının ilk haftasında (Pazar günü) “Hayme Ana'yı Anma ve Domaniç Şenlikleri” adı altında anma proğramı İlçe Kaymakamlığı önderliğinde kurulan bir komisyon yönetiminde yapılmaktadır.Çarşamba Köyü yakınındaki tören alanına Osmanlı Obasının Domaniç Yaylası'ndan Söğüt'e göçü temsilen canlandırmak için yörük çadırları kurulmakta ve davar sürüsü geçişi yapılmaktadır.Ayrıca cirit oyunu ve mehter gösterileri gibi etkinliklerle o günlerdeki heyecan yeniden yaşanarak ayrı bir görünüm katılmaktadır.Bilahare bu şenlikler çerçevesinde Hayme Ana ve kuruluş aşamasındaki Osmanlı'larından bahsedilmekte, halkın tarihini daha iyi bilmesi için konuşmalar ve paneller düzenlenmektedir.Halka ve davetlilere tören alanı çevresinde temsili olarak etli pilav ve ayran ikram edilmektedir.

Törenler 1985 yılından bu yana her yıl canlılık kazandırılarak yapılmakta ve bu törenlere çevre il ve ilçelerden 5- 10 bin kişi iştirak etmektedir.

Hayme Ana'nın ve Domaniç'in Türk tarihindeki yeri ve önemini bugünkü ve gelecek amacıyla törenler kuşaklara tanıtmak çerçevesinde çeşitli branşlarda (özellikle tarih) bilim adamlarının katkılarıyla konuşmalar yapılmakta ve paneller düzenlenmektedir

DOĞUM :

Doğumdan önce anne el üstünde tutulur. Bu dönemde anneye çok iyi bakılır.Çocuğun doğumdan sonra yapılacak işlerinden birisi, göbek bağının kesilmesidir. Kesilen göbek bağı bir beze sarılarak belirli yerlere konulur. Eğer evde saklanırsa, çocuğun evine bağlı kalacağına, sokağa atılırsa gözünün dışarıda kalacağına, okulun bahçesine atılırsa okumayı seveceğine v.b. inanılır.

İlk önce yapılacak görevlerden birisi de çocuğun ismini koymaktır. İsmi hoca, dedesi ya da ehil bir kişi koyar. İsim konulurken çocuğun sağ kulağına ezan sol kulağına kamet okunur ve daha sonra çocuğun konulan ismi kulağına söylenir.

Domaniç'te doğan çocuklar 4-5 aylık olana kadar kundaklanır. Doğumdan hemen sonra tanıdık kadınlar “geçmiş olsun”a gelirler. Daha sonra da hediyeleri ile birlikte “göz aydınlığı” na gelinir. Buna “dada kutlaması” da denir.

Çocuğun vücudu tuzlanıp birkaç gün sonra yıkanır. Tuzlama, çocuğun teri ve nefesi kokmasın diye önceden alınan bir sağlık tedbiridir.

Çocuğun ve annenin kırkının çıkması beklenir. Bu dönemde her ikisi de dışarıya çıkarılmaz ve yeni doğum yapmış başka bir kadınla karşılaştırılmaz. Kırk gün dolunca ”Kırklama töreni” yapılır. Bu törende çocuk yıkanır, mevlit okutulur, gelenlere yemek ikram edilir.

ÇOCUĞUN YÜRÜMESİ :

Çocuk yürümeye başlayacağı zaman kösteğinin kesilmesi gerektiğine inanılır. Çocuğun iki ayağı birbirine bağlanır. İki çocuk çağrılıp yarıştırılarak yürüyecek çocuğun ipinin kesilmesi istenir Çocuklar bir yerleri koşarak dolaşıp gelirler. İlk gelen çocuk yürüyecek çoçuğun (bebeğin) ayağındaki ipi, keser. İpi kesen çocuğa da yumurta verilir. Buna “köstek kesme”denir. Kösteği kesilen bebeğin (çocuğun) daha çabuk yürüyeceğine inanılır.

SÜNNET :

Domaniç'te genelde çocuklar ilkokula başlamadan sünnet ettirilirler. Sünnet töreni ilkbahar aylarında daha çok yapılmaktadır. Sünnet yapılacağı gün belirlenerek akrabalara, konu komşuya haber verilir. Sünnet törenine çokça kişinin çağrılması ve kalabalık olmasına dikkat edilir. Çoğu aileler töreni yemekli yaparlar. Pazar günü mevlit okutulup bütün davetliler ağırlanarak akabinde sünnet ettirilir. Varlıklı aileler kendi çocuklarını sünnet ettirirken ekonomik durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarını da sünnet ettirilir,altın ve para takılır.

EVLENME :

Dört kademede yapılır.

1.DÜĞÜN ÖNCESİ: Domaniç'te kız seçimine dikkat edilir. Öncelikle kızın güzel, iyi bir aileye mensup, ahlakının iyi, hamarat olmasına dikkat edilir. Erkeklerin ise askerliğini yapmış, ailesinin ekonomik gücü iyi,bir mesleğe sahip olması, iyi ahlaklı ve iyi bir eğitim görmüş olması gibi özellikleri taşımalarına dikkat edilir. Kız isteme ya görücü usulüyle veya kız-erkek arkadaşlığının pekiştirilmesinden sonra yapılır. Domaniç'te kız kaçırma yoluyla evlenme biçimlerine de rastlanmaktadır.

2.DÜNÜRCÜLÜK-KIZ İSTEME: Domaniç'te evlenmeler görücü usulü ve kız erkek arkadaşlığının ilerletilmesiyle olur. Az da olsa kız kaçırma yoluyla da evlenmeler olmaktadır.

Evlenme yaşına gelen delikanlılar düğünlere, pazarlara v.b. gibi yerlere giderek kız beğenirler. Buralarda beğenilen kız ile ön görüşme yapılır. Kız da oğlanı beğenirse kalpleri birbirine ısınır ve karşılıklı sevgi başlar. Daha sonraki günlerde erkek anne ve babasına söyler.

Diğer bir usül de evlenme yaşına gelen erkek çocuklar ailesi ve yakınlarından kendisine uygun kız aramasını isterler. Yakınları da uygun bir kız bulup oğlana söylerler.

Beğenilen kızın istenmesi için girişim başlar. Erkek tarafı kız tarafına haber gönderir. Kabul edilirse erkek tarafından yaşlı,hatırı sayılır birkaç kişi kız istemeye gider. Buna ilk dünürcülük denir.

İlk dünürcülükte kızın verilmesi adet değildir.”Kız evi naz evidir.”Onun için kız evinin kapısı defalarca aşındırılır. Eğer kız evi kızlarını vermeye gönüllü iseler,düşünmek ve akrabalarına sormak için süre isterler. Oğlan evi “evet” cevabını alabilmesi için birkaç kez daha gidip gelmesi gerekmektedir. Gençler ve aileler birbirlerini tanıklarından dolayı evlenme öncesi bir soruşturma yapma ihtiyacı hissetmezler. Ancak dışarıdan bir evlenme söz konusu ise araştırma yapılır.

SÖZ KESİMİ VE NİŞAN:

Kız evi kızına oğlanı isteyip istemediğini sorup “evet” cevabını aldıktan sonra kızlarını vermeyi kararlaştırdıktan sonra, gelen dünürcülere birer mendil verilir. Buna “söz mendili”denir

Artık bu evlilik aileler ve çevre dostları tarafından resmen tanınmış olur. Daha sonra oğlan ve kız evi akrabalarının katıldığı bir törenle lokum yenir ve yüzükler takılır. Buna “söz” kesme denir.

Sıra nişan törenine gelmiştir. Nişan günü kararlaştırılarak akraba ve komşular davet edilir. Oğlan evi ekonomik durumuna göre kızın takılarını ve eşyalarını alır. Kız tarafı da oğlan evine vereceği hediyeleri hazırlar. Eskiden nişan erkek ve kadınlar arasında ayrı ayrı yapılırken,bugün erkek ve kadınların katıldığı bir törenle yapılmaktadır. Nişan günü takılar takılır,hediyeler verilir pasta ve benzeri yiyeceklerle misafirler ağırlanıp müzik eşliğinde eğlenilir.

DÜĞÜN:

Daha sonra düğün günü kararlaştırılır:Düğüne bir hafta kala uzaktaki akrabalara haber verilir. Düğüne davet davetiye veya hediye (Gömlek,eteklik vb.) ile olmaktadır. Düğüne iki tarafın tüm tanıdıkları çağırılır.

Günümüzde düğünler üç,dört gün devam etmektedir. Düğünün ilk hazırlıkları arasında kız çeyizinin serilmesi gelir. Salı günüden çeyiz serilir. Kızın en yakın iki arkadaşı sürekli yanında bulunur ki bunlara sağdıç denir. Bunlar gelen misafirlerle ilgilenir

Eğlenceler Cuma günü akşam başlar. Erkek ve kadınlar ayrı ayrı eğlenirler. Genellikle erkekler erkek evinde kızlar da kız evinde eğlenirler. Evde onlara yemek verilir,Cumartesi akşamı gelecek misafirlere hizmet etmeleri için görevlendirilirler.

Cumartesi günü kadınlarda da erkek tarafına giderek yemek yerler. Akşama kadar gelen misafirlerin hepsine gerek oğlan evinde gerekse kız evinde yemek yedirilir. Gelen misafirler yakınlık derecelerine göre hediye ve para getirirler.

Yine aynı gün akşam kız evinde “kına gecesi” tertip edilir. Kına gecesinde oğlan tarafının akrabaları ve yakınları (kadınlar) bulunur. Bunlara yenge denir. Belli bir süre a oynayıp kına yakılır. Gelin kız övülür, hem de orada bulunanlar ağlatılır.

Bu arada oğlan evinde de erkekler tarafından eğlenceler düzenlenir.Yatsıdan sonra damat ve arkadaşları davul ve zurna eşliğinde kız evinin önüne giderler.Orada Domaniç'e has oyunlar oynanır.Domaniç'te buna “yatsı davulu” denir. .Eskiden yatsı davulunda bir kovanın içinde ateş yakılırmış Bu ateşin güçlü ve çok parlak olmasına dikkat edilirmiş.Bunun nedeni ise, ateş ne kadar gür ve parlak olursa,kurulacak yuvanın geleceği de o kadar parlak olacaktır,inancı varmış.

Cumartesi gecesi kız evine serilen çeyiz toplanır. Pazar günü sabahı gelin hazırlanır. Gelinin eşyalarından ve çeyizinden oluşan “çeyiz kağnısı” oğlan evine götürülmek için bir arabaya sarılarak yola koyulur.

Bu arada damat ve sadıçta traş edilip hazırlanır. Önde ve arkada gençler tarafından bir grupla damat dolaştırılarak (davul zurna eşliğinde ) övülür. Bu eğlenceler oğlan evinde kız alımına kadar devam eder.

İkindi namazından sonra oğlan evi gelini almak için kız evine gelirler. Burada kız evinin akrabaları da hazır bulunur. Davul zurna eşliğinde kız evi önünde biraz oynanır. Bu arada gelin kız anne,baba,kardeş ve yakın akrabalarının elini öperek onlarla vedalaşmş olur. Gelin dua eşliğinde yengesi ile birlikte arabaya bindirilir. Gelini arabadan damat indirir.

Kurban kesilir. Gelin inince kucağına bir oğlan ve bir kız çocuğu verilir. Bununla çocuklarının olması dilenir.

Yatsıdan sonra damat dualarla gelinin yanına girer.Buna “gerdek gecesi” denir.Gelinin

Konuşmaması adettir. Bir hediye almadan konuşmaz. Buna “^yüz görümlüğü” denir.

Ertesi günü öğleye doğru tören yapılarak gelin ve damat oynatılır ve para takılır. Bu arada kaynata ve kaynana da oynatılır. Öğleden sonra herkesin dağılmasıyla düğün sona erer.

ÖLÜM VE DEFİN İŞLEMLERİ :

Domaniç'te ölüm akrabaların ve komşuların dayanışmasını ortaya koyan önemli bir olaydır. Doğum, sünnet,düğün gibi sevinçli günlerinde dayanışma içinde olan halk ölüm gibi acı günlerde de destek olur. Ölüm Domaniç halkı arasında doğal karşılanır. Yaşlı kişilerin ölümü olağan karşılanır Aşırı yas ve ağıt yoktur. Genç ve çocukların ani ölümü ise bir şok etkisi oluşturur. Bir öncekine göre daha çok yas ya da ağıt söz konusudur.

Hasta ölüme yakın olarak düşünülen kişiler ziyaret edilir. Bu ziyaretlerde “helallık” alınır. Yani haklarını helal etmesi istenir.

Ölümden sonra civar köylerdeki akraba ve dostlarına haber verilir. Resmi işler ve dini merasimler yakın akraba ve komşularının yardımıyla yapılır Ölünün bir an önce defnedilmesine özen gösterilir. Cenaze yıkanıp kefenlendikten sonra öğleye kadar veya öğleye kadar veya öğleden ikindiye kadar cenaze namazının kılınıp defnedilmesine başlanır. Defin sırasında mezar başında Kur'an (yasin suresi) v.b dualar okunur .Defin bitiminde ölünün yakınlarına mezar başında veya mezardan geldikten sonra “baş sağlığı”dilenir.

Yakın akraba ve komşuları ölü evine yemek götürürler. Akşam ölü evinde Kur'an ve mevlit okunur. Daha sonra yedisinde helva yapılıp dağıtılır, “buna adak” denir. Ölünün elbiseleri yoksul kimselere verilir. Ölünün kırkıncı,elli ikinci günlerinde ve yı
SARIOTLU DEMİRCİNİN HİKAYESİ

Domaniç'in Sarıot Köyünde çok ünlü bir demirci vardır. Bu demircini yaptığı balta,kazma vb. demir işleri çevrede çok ün yapar. Herkes kazma,balta vb. yaptırmaya buraya gelmaktedirler.

Bu demircinin de çok güzel Ayşe adında bir kızı vardır. Bu kız köyde Mehmet isminde bir çobana aşıktır. Mehmet de çoban olarak aynı köyün hayvanlarını gütmektedir. Hergün demirci ustanın koyunlarını götürürken demircinin kızı Ayşe'yle görüşmektedir. Mehmet sabah Ayşe'yi görünce koyunları coşkuyla götürür, Ayşeyi görmek için de akşamı iple çekmektedir.

Ayşe'nin annesi kızının davranışlarına akıl sır erdiremez. Günler su gibi akmaktadır.Annesi kızını bir gün yaylaya gönderirken arkasından izler. Kızını Çoban Mehmet ile görür ve Mehmet oradan kaçar. Neyseki sabırlı kadın eşi demirciye bir şey söylemez.

Komşu köyün ağası bir gün demirci ustanın yanına balta ve kazma yaptırmaya gelir. Demirci ustaya 50 balta ve 50 kazma yapmasını söyler. O sırada demircinin kızı Ayşe oradan geçmektedir. Ayşe'yi gören ağa onun güzelliğine hayran olur ve aşk başlar. Ağa siparişlerini verdikten sonra köyüne döner. Günler, derken aylar geçer; ağa verdiği siparişleri almaya gelir. Demirci ustadan siparişlerini aldıktan sonra,kızını çok beğendiğini ve onunla evlenmek istediğini söyler. Ayrıca yüksek miktarda başlık parası vereceğini de bildirir.

Demirci usta ve karısı buna razı olmazlar. Anne kızına bu olayı duyurur. Bunu duyan Ayşe, yaylada bulunan Çoban Mehmet'i bu durumdan haberdar eder. Ayşe ve Mehmet Kocayayla'ya kaçarlar.Ayşe ve Mehmet'in kaçtığını duyan Ağa çılgına döner. İki genç aşıkların ardından adamlarını gönderir.

Ağa'nın adamları Ayşe ve Mehmet'i Kocayayla'da görerek teslim olmalarını söylerler. Ayşe ve Mehmet bu uyarıya uymayıp kaçmaya başlarlar. Ağanın adamları bu aşıkların üzerlerine ateş açarlar. Mehmet bu ateş sonucu hayatını kaybeder. Ayşe istemediği halde mecburi olarak Ağa ile evlenir ve bu olayın ardında şu türkü yakılır.



Demirciler demir döver tuç olur,

Sevip sevip ayrılması güç olur,

Sen gidersen benim halim nicolur.



Ah ana beni niye verdin yabana,

Verseydin ya köyündeki çobana.



Gide gide gitmez oldu dizlerim,

Ağlamaktan görmez oldu gözlerim,

Nazlı yare geçmez oldu sözlerim.



Ah ana beni niye verdin yabana,

Verseydin ya köyündeki çobana.



Çıktım baktım gökyüzünde bulut yok,

Kömür gözlüm gayrı senden umut yok,

İkimizin al kırmızı başı var,

Hep ellerin sevdiği var, eşi var.



Ah ana beni niye verdin yabana,

Verseydin ya köyündeki çobana.



Ben Sarıotlu demircinin kızıyım,

Ak kağıt üstünde kara yazıyım,

Ben anamın bir kıymetli kızıyım.



Ah ana beni niye verdin yabana,

Verseydin ya köyündeki çobana.



Aşık gider karlı dağdan yol diye,

Meşeleri kucaklamış yar diye,

Yar boynuma sarılır gitme diye,

Hep ellerin sevdiği var eşi var.



Ah ana beni niye verdin yabana,

Verseydin ya köyündeki çobana.

KOSTAKLARIN İĞDESİ (Kostak Ahmet'in Hikayesi)
Ahmet, güçlü kuvvetli,yiğit bir delikanlıdır.Ahmet'i 3-4 kişi zor yenebilmektedir.Lakabına da Kostak Ahmet denmektedir.

Domaniç'te (Assaköy)iki kapı komşunun oğlu Ahmet ve Hasan Nazik isminde bir kıza sevdalıdır.Ahmet yiğit ve yakışıklı olduğu için kız ona (Ahmet'e)yüz vermektedir.Hasan buduruma çok kızar.Ahmet'i çekemiyen gençler Hasan'a”Ahmet'i öldürtüp kızı sana alalım” derler.Hasan'da bu teklifi kabul eder.Gençler Ahmet'ti izlemeye başlar.Bir gün Ahmet'i tarlada yalnız kıstırırlar.Hasan ve 8 arkadaşı(Mesut,İrfan,Hüsnü,İbrahim,Ali vb.)elerine geçirdikleri kazma ve küreklerle vurmaya başlarlar.Saitlerin Mesut Kostakların Ahmet'e tabancayla ateş eder.Bir rivayete göre kimliklerini açıklayamaması için Ahmet'in dilini keserler.O sırada Ahmet yere yıkıldığında öldüğünü zannederek koyup kaçarlar.Bunu gören halk,Ahmet'i Kütahya'ya hastaneye götürürler.Ahmet hastaneye vardığında hayatını kaybeder.Sonra jandarma suçluları yakalar.Aralarında toplumda sayılan kişilerin oğullarının bulunmasından dolayı suçlular 3'er yıl yatıp çıkarlar.Ahmet'in annesi Naile Hasan'a ilenir.Hasan ilk evliliğinde karısı gerdek gecesi,on yıl sonra da ikinci karısı ölür.Kostakların Ahmet'in ölümü üzerine köy halkı bir ağıt yakar.Bu olaya “Kostakların İğdesi” adı verilir.


Ne çok Kostakların iğdesi,

Naile karı Sarı kızın teyzesi,

“Vurun,öldürün”diyen Mehmet dedesi,

Uyan Ahmet'im uyan bak neler oldu,

Gelinlik yorganım kan ile doldu.



Kütahya'ya kazdılar benim kuyumu,

Balta ile devirdiler fidan boyumu,

Gedikle rüşfet yedi,yapar oyunu,

Gözlerim görmüyor,Naziğim görsem,

Dillerim söylemiyor,ifade versem.



Kostakların avlusunu güller bürüdü,

Dokuz katil bir oldu,üzerime yürüdü,

Uyan Ahmet'im uyuyamam,

Dokuz katilin yarasına dayanamam.



Naziğin yazması saman sarısı,

Ahmet'i öldürmüşler öğle arası,

Ahmet'e üzüldü Assaköy'ün yarısı,

Uyan Ahmet'im uyan,bak neler oluyor,

Hasan Tepesini duman bürüyor.



Üstümüze bir tabur asker yürüdü,

Ecel bizi buralara sürüdü,

Vurma Mesut kolumu kırdın belimi,

Balta ile doğradın dudu dilimi



Ne çok olur Assaköyün iğdesi,

“Öldürün de gelin”demiş,Mehmet dedesi,

Öldüğünü duymamış Ahmed'in nenesi,

Uyan Ahmed'im bak neler oluyor,

Sarı saçlı Naziğin ellere kalıyor.

ÇAKIR AYŞE'NİN HİKAYESİ
Zamanın birinde Domaniç Çakıl Köyünde,çakır gözlü Ayşe isminde bir kız yaşamaktadır. Domaniç'ten yiğit bir delikanlı olan Halil,bu dünyalargüzeli Çakır Ayşe'ye aşık olur.Halil ile Ayşe nişanlanırlar. Fakat Ayşe'ye vurgun(aşık)olan kapı komşusu kendisini (Ayşe'yi) kaçırır. Bir müddet dağa kaçarlar ve orada kalırlar.Daha sonra köye gelip düğünlerini yaparlar. Fakat ayşe hala eski nişanlısını sevmektedir. Ayşe ile Halil bir yaz günü Domaniç ile Çakıl Köyü arasındaki mezarlıkta buluşurlar. Burada ağlaşarak birbirlerine değiş atarlar.

Mandaları koşamam,

Karlı dağı aşamam,

Kız ben seni alamazsam,

Bu dünyada yaşamam.



Mandaları koşta gel,

Karlı dağı aşta gel,

Ben sana varcan,

Hakime danışta gel.



Mandaları koştum geldim,

Sıva beyaz kolları,

Gel kaçalım güzel Ayşem,

Hakime danıştım geldim.

Yukarı evin kandili,

Belinde mor mendili,

Ben sana kavuşamazsam,

Öldürürüm ben kendimi.



Allı şalım mor şalım,

Dağları dolaşalım,

Sen yağmur ol ben dolu,

Yağarken buluşalım.



Bahçede alçak ceviz,

Üstünden geçiveriz,

Ne yapcak senin kocan,

Koyupta geçiveriz.



Alçak ceviz dalları,

Gağları aştım geldim,

Nerden kaçcez sevgilim,

Bekçi tutmuş yolları.

Diğerleri
lında davet verilerek Kur'an-ve mevlit okutulur

 

Domaniç'e Şiirler

DOMANİÇ

Dünyada çok diyarlar görmüşüm nice,nice,
İnandımki hiçbiri benzemez Domaniç'e,
Yemyeşil dağların, ormanların arkasında,
Bir pırlanta gibidir,sanki billur taşında.

Hayranlıkla bakılır şehrin damlarına,
Bir anda bağlanır Ebe'nin çamlarına,
Ey kayın ormanları,ey dumanlı dağlar ey,
Arkasında Domurköy,sol yanında Durabey.

Domaniç sevdalara dalan gönül gibidir,
Çini,tabak içinde açılan bir gül gibidir.
Ne yazık ey yeşil yurt,sana bakılmamış hiç,
Çağın gereklerinden yoksun bırakılmış Domaniç.

Gördüm ki süslenmeye,senin elin kolun yok,
Derdini dökmeye,dilin ve düzgün bir kolun yok,
İlgili makamlarca ah duyulsa bir sesin,
Sen turistleri aşık edecek bölgesin.

Senin ihmal edilişin almıyor akıl,
Geride Ilıcaksu,Çukurca,güzel Çakıl,
Arkandan tebessümle seyredince Muratlı,
Olur senin sevenin neşesi iki katlı.

Yeşil bir atlas gibi, düz verimli tarlalar,
Seni görüp bilenler,candan sevdaya dalar,
Binbir efsane saklar dağlar,duman içinde,
Bulunmaz bu güzellik ne Hint'te ,ne de Çinde.

Ey dumanlı başıyla,aşka dalan Domaniç,
Ey bir günde gönlümü,alıp saran Domaniç,
Hasretinle bağrımı yakacak,coşacağım,
Her fırsatta sana ben,çılgınca koşacağım.

Domaniç, senin için yetmez bu bir kaç kelam,
Domaniç'tekilere candan yürekten selam.
Gurbet Çocuğu

(Öz Domaniç Gazetesi:7 Ağustos 1995,18.sayı)

ELVEDA SANA GÜZEL DOMANİÇ

Bak Adana'dan uçup geldim sana,
Hoş geldin diyerek bastın bağrına,
Sıcak sevgin hayat verir insana,
Elveda sana güzel DOMANİÇ.

Seni bırakıp gitmek bana zordur,
Hasret rüzgarı tek yegane yoldur,
Kalbim senin hatıranla doludur,
Elveda sana güzel DOMANİÇ.

Gidince seni çok özleyeceğim,
Dostlara selemın söyleyeceğim,
Seni tekrar görmeye geleceğim,
Elveda sana güzel DOMANİÇ.

Bana derler Adanalı GÜLER'im,
DOMANİÇ'ten sevgi dostluk beklerim,
Ayrılık bu sana veda ederim,
Elveda sana güzel DOMANİÇ.

Ahmet GÜLER

(Yeşil Domaniç Gazetesi)

Domaniç Üstüne
Bulamırın çamuru,
Evden aldım hamuru,
Kocaman'ın değirmeninde,
Eleyiverdim de unumu.

Domurdan aldım peyniri,
Mızık çamında yaptım dürümü,
Kız seni görmek için,
Zor bekledim bu günü.

Eriklinin koyunu,
Yörük yaptı oyunu,
Erkeç eti güzel olur,
Kesiverdim de boynunu.



Koca yaylanın sisine,
Vardım tavşan izine,
İçtim kana kana suyundan,
İndim Domaniç'in düzüne.

Tiritine,havasına,suyuna,
Nefes aldım ormanında,boyuna,
Geldin mi tutar seni buralar,
Bir daha dönemezsin yurduna.
Mehmet Şahin CANBEY

Veteriner

(Öz Domaniç Gazetesi:11 Aralık 1995 36.sayı)

MUHACİRLERİN HALKINA İTHAF OLUNUR

Karaelmas Tuçbileğin arkası,
Kurulmuştur iki tepe arası,
Domaniç'in an güzel köylerinden,
Yeşil Muhacirler bir doğa harikası.

Çiftçilik,nakliyecilik gelir kaynağı,
Yan gelirdir ormancılık ve kavağı,
Çamı,gürgeni,akarsuyu,vadi çanağı,
Muhacirler köyünün tadı, damağı.

Tavşanlı'dan Tunçbilek'ten Bursa'ya gidene,
Dağı,ovası,vadisi selam verir geçene,
Temiz hava,yeşil doğa,sağlıktır bedene,
Ne mutlu Muhacirler'in kıymetini bilene.

Dedeler,nineler asaletli Türkmenler,
Töremize,ananemize emek verenler,
Çoktur bu yöreye gezmeye gelenler,
93'te gelmiştir,köyümüze Muhacirler.

Deli Ali,Kayış Ali,Yeni Tarla Çeşmesi,
Beşiktepe,Adatepe,at kişnemesi,
Allah nasip etsin bu yerlere herkesi,
Muhacirler'dir bu mevkinin yöresi.

Muhacirler virajlıdır,hızlı geçilmez,
Kömür suları karbonludur içilmez,
Mustafa UZ'un dertleri çoktur değişilmez,
Yine de Muhacirler'in güzeliğine paha biçilmez.



Mustafa UZ (Muhacirler Köyü İlkokulu Müdürü)

(Öz Domaniç Gazetesi:6 Mayıs 1996,57.sayı)

YEŞİL DOMANİÇ'İMİZ

Soğuk sularımızı dizginler vana,
Osmanlının doğduğu müjdeli kına,
Türkmen halkının ettiği dua,
Herkesin derdine çaredir HAYME ANA.

Demlerler çayı,devirirler çaydanlığı,
Genç kızlar düğünlerde kırarlar gerdanlığı,
Domaniç'in en güzel yeri,meydanlığı,
Meşhur güreşlerin yapıldığı EBE ÇAMLIĞI.

Türk milletine düşmanlar gelir vız,
Gözü pektir gencimiz,ihtiyarımız,
Ilıcaksu köyümüz nadide varımız,
En güzel yerlerinden birisi SARI KIZ'ımız.

Meşhur Asar köyünden cevizi,
Gece gündüz bekler üç tepesi,
Sefasına doyulmaz Alibey çeşmesi,
Geçit vermez düşmanlara KARA EĞREK deresi.

Tarihini kültürünü Asar'dan soranlar,
Atalardan,Türkmenlerden öğrenen torunlar,
Kahpecesine Türk askerine vuranlar,
Dimdik eyektedır,Fıranlar,Saruhanlar.

Düşmanları çarpışa çarpışa sürünce,
Rum tekfurunu İnegöl'den kovunca,
Bursa'dan Domaniç'e boylu boyunca,
Domur,Durabey,Çakıl,Çiftlik,Çukurca.

En havadar yöresi Koca Yayla'sı,
Buraya çıkarsan kalmaz baş ağrısı,
Küçükköy,Karaköy,Berçin,Çokköy vadi arası,
Çok güzeldir yemyeşil Çamlıcası.


Çatal çamlarda olmuştur nahoş töre,
Olmasın böyle olaylar,bir daha asla göre,
Asar köyümüzü sarmıştır şan,şöhret ve yöre,
Geleneğimiz,göreneğimiz aman aman nazar göre.



Asar k yün dikmesine doyulmaz,
Harçsız taş üstüne taş koyulmaz.
Suçsuz yerine adam vurulmaz,
Eğlencesine,neşesine kimse yorulmaz.

Osmanlının halkı ezelden soylu,
Bu zamanın cehaleti epey korlu,
İlçemizin bir çok sorunu dolu,
Çözecektir bunları kamu kesimi kolu.

Domaniç halkımız Tunçbilek'te kullanır dinamit,
Yaylamızın soğuğunu örter çatıda kiremit,
Ferfenemizde göz bebeğidir tavuk tirit,
İlçemize bağlı birer yerleşik kesit,
Güney,Kırık,Bükerler,Bulamır,Böçen,Beşemit.

Arımız,kovanımız,peteğimiz,balımız,
Çalışkandır,kızımız,oğlumuz,insanımız,
Domaniç Ilıcaksu köyümnde varımız,
Efsaneyle tarih fışkırır Sarı Kızımız.

Cemreler bitince çıkar çiğdem,karınca,
Çilek dolu Kara Eğrek deresine varınca,
Durabey köyüne ilk öğretmenolunca,
Unutamam hatırasını ömür boyunca.

Durabey'in dağı,havası,soğuk suyu ömürdür,
Sağlık sorunları bu yörede gömüdür,
Tunçbilekte çıkan linyit kömürüdür,
Koca İsmail sülalesi benim eşim dünürdür.

Çoktur Domaniç'imizin sorunu,
Göz bebeğidir ezgisi,türküsü,oyunu,
Bu;genç,dinamik,çalışkan kamu kesimi,
Getirecektir elbet bunların sonunu.

Türkmen yöresinin havasına soğuk suyuna,
Az zamanda alıştım hanımın huyuna,
Alibey çeşmesinin yeşil yabani çayına,
Durabey çok güzel yerleşmiştir raylı rayına.

Yeryüzünde çoktur çalışkan karınca,
Aslanapa Hlak Eğitim Müdürü olunca,
Haksızlığa uğradı hemen varınca,
Anlatamadı derdini kimseye kulunca,
Sürgün ettiler bizi Muhacirler boyunca.

Mustafa Uz (Muhacirler İlkokulu Müdürü)

(Öz Domaniç Gazetesi:1996)

DOMANİÇ'TE YÜKSELEN TUĞ

Ertuğrul Bey töreli yolökurdu
Domaniç yaylada mührünü vurdu
Kutlu Oğuz boyu duruldu durdu
Türk birlik emri başından gelir.

Ede-bali bir güzelce söz eder
Zorlukları yokuşları düz eder
Seni beni birlik eder,biz eder
Devletin temeli taşından gelir.

Osman Bey göğsünden bir çınar biter
Çınarın dalları dünyaya yeter
Doğudan batıya binlerce sefer
Cihana hükmetmek düşünden gelir.

Yürekler titreten engin söz gibi
Canları bağlayan esas,öz gibi
Gürbüz evlatları ateş,köz gibi
Mahlatun isimli eşinden gelir.

Türk'ün bükülemez bileği,kolu
Gazi erenlerin mübarek yolu
Beşbin yıllık tarih ve şerefle dolu
Millete yücelik yaşındn gelir.

Üstünlük olmasın kimseye diye
Eşit dağıtılır halk ile beye
Önce faziletli nizamdır gaye
Şanlı adaleti peşinden gelir.

Gökyüzünde güneş,yıldız,ay söne
Devranlar değişip tersine döne
Ayaklar baş olup geçerse öne
Fırtına fetretin kışından gelir.

Ahmet URFALI

(Öz Domaniç Gazetesi Hayme Ana Özel Eki:7 Eylül 1997, 4.sayfa)

ŞEHİT SARUBATU SAVCI BEY'E AĞIT
Bir ilkbahar akşamının bulusu serinliği,

Değirmen taşı gibi ezerken umutlarımı

Ben sana sığındım Domaniç'im

Kara sevdalım,içimde saklı yalnızlığım.



Çıktım dağlarına,yasladım yorgun gövdemi,

Ulu çınarlarına,heybetli çamlarına,

Alaçayım,tatlı suyum,yabanıl akışlım

Senin uğultularında dinledim yürek yanıklığını.



Dağların çıtırtısını,suların sonsuz ürpertisini,

Asırlara meydan okuyan bir çınarın içi boş gövdesinde

Yiğitlerin hala vadilerinde çın çın çınlayan,

Nice öyküler dolusu nal seslerini dinledim.



Çınarlar secde etti usulca sulara,

Alçayım kıpkızıl kedere büründü

Çamlar.çiçekler,böcekler bile duaya durdu,

Yetimler umutsuzca başlarını öne eydiler.



Kalleş bir Rum pususunda,

Alçayın kenarında,bir çınar dibinde

SAVCI BEY'e kıydılar dediler fısıldarcasına,

Yaşamak ölümden zor geldi insanlara.



Ağladıkça kayının zorlu yiğitleri,

Çam ağaçlarına asılı kandiller

Cennet nuru saçtı gönüller dolusu,

Bir başka huşu ile ışıdı yıllar boyu.



Bunu gören yoksul yürekleri,

Bir başka sevda,bir başka özlem sardı.

Coştu Kayıhan'ın yiğitleri coştu,

Kılıç sesleri taa...Allah'a.

Musatafa Kemal ŞİRİN

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni(TAVŞANLI)

(Öz Domaniç Gazetesi:11 Haziran 2001,240.sayı,3.sayfa )

OSMANLI DİYARI DOMANİÇ
Osmanlı'dan yadigar kalmış biz,

Yukarıdakiler kırılmayın sözlerim size,

Dönüp te bir bakın şirin ilçemize,

Ata ocağıdır Yatırım yapalım Domaniç'imize.



İnegöl ve Tavşanlı arasında şirin bir ilçeyim ben,

Ey Osmanlı torunu,bana önem vermiyorsun sen,

Olmadın zamanında Yunan gavuruna yem,

Tarihimizde ne zaferler saklı ah bir bilsen sen.



Ekmek,aş istiyoru Osmanlı torununa ben,

İçimiz kan ağlıyor ah bir bilsen,

Tarihi zenginliklerim çoktur bu diyarda benim,

Küçük bir ilçeyim ama,geçmişim burada saklı benim.



Yeni yeni yatırımlar yapıtorsunuz bana,

Allah razı olsu yine ona,buna,sana,

Güveniyorum,gereken önemi elbette verirsin bana,

Vatan can borcun var toprağımda yatan atana.

Fahri TÜRK

(Öz Domaniç Gazetesi:01 Temmuz 2000,190.sayı,3.sayfa)



DOMANİÇ'E AİT TÜRKÜ,MANİ,NİNNİ,AĞIT,HALK HİKAYELERİ ve BENZERİ EDEBİ TÜRLER

Resimler Sadece üyeler içindir!http://www.domanic.gov.tr/hayme-ananin-ogudu1.jpg

Domaniç'e Has Kelimeler

Aaa:Hayır

Aba:Abla

A deyya:Orada

Agubat:Avukat

Aga:Abi

Aha:İşte

Ahar:Çeşme hatılı

Ahlat,Alat:Armut

Alaklamak:Çokistemek,fırsat kollamak

Ama:Alma

Alma:Elma

Amecen:Almayacağım

Amet:Ahmet

Ane,ana:Anne

Aney:Korkulduğunda,şaşkınlıkta söylenir

A öle:İşte,öyle

Ayana,ayyana:Şaşırtıcı

Aynaşık,ayneşik:Dağınık

Baça,baçe:Bahçe

Bak bi?:Bakar mısın?

Bekar:Çoban

Bene:Bana

Beren arı deel:Sıradan değil

ArıBıldır:Geçmiş sene

Bıza:Buzağı

Bicik:Biricik

Bislet:Bisiklet

Bölce:Böğrülce,fasülye

Böön,bön:Bugün

Buğdey:Buğday

Bulla,bılla:Abla

Bunar:Pınar

Buva,buve:Baba

Camız:Manda

Ceran:Elektrik

Cık:Hayır

Cıvara,cıgara:Sigara

cibittirmek:Kökündensökmek

Cibi,cibiş:Kozalak

Çungurdeş,cungurdeş:Tahtaravalli

Çapıt,çaput:Bez Çebiş:Keçi

Çekel:Kazıma aracı(Pulluk kazımak için kullanılır)

Çungurdeş:Salıncak

Dam:ahır

De ore:Orası

Dığan:YayvanTencere

Dombey:Manda

Dükyan:Dükkan

Doniş:İneklerin durması için kullanılır

Değişik:Karşılıklı(ücretsiz)iş yapma usulü

Eh:Olur

Ellen:Ellerin

Enki:Şu,bu

Enseri:Çivi

Entari:Gömlek

Esıran:Hamur karıştırıcı

Esvap:Elbise

Eyce:İyice

Eyya:İyiya

Eza,ezza:Kibrit

Feç;Seber

Fingitmek:Fırlatmak,atmak

Ga,gı:Kız(Çağırmakiçinkullanılır)

Gali:Artık

Gamış:Kalmış

Gaşşım,gaşım:Kardeşim,arkadaşım
Gayme:Para(Lira)

Gesgere:Gesgeri

Getmedin:Getirmedin

Gidem:Gidelim

Gocana:Kocaanne,yenge

Göynek:Gömlek

Ha,he:Evet

Haeya,haya:Şaşkınlık ifade eder

Harana:Tencere

Hır şer:Kesin,net

İmik:Beyin

Kınteş:Şev,eğri

Kırı:Eşek

Kirman:Yün eğirici,

can Kimesi:Kimisi

Kompil,kumpil:Patates

Köğçin,köğçün:çarşı,Pazar,köy içi

Kelem:Lahana

Laburt:Rapor

Mapus:Hapis

Mencilis:Meclis

Meci:Gündelik İşçi

Musaf:Kur'an

Mücre,mücüre:Rahle

Nacak:Balta

Nacap?:Nasıl?

Napcez?:Ne yapacağız?

Napen de:Ne yapıyorsun dersin

Nasıradın:Fikirsiz,beceriksiz

Nemiş?:Ne imiş?

Nemben:Ne Bileyim

Okleç:Oklava

Olupbatur:Oluyor

Oyneş,oynaş:Sevgili

Ösen:Öyleyse

Potur,pontul:Pantolon

Seki:Sehpa,rahle,sedir

Setire:Ceket

Sıçan:Fare

Sabalen:Sabahleyin

Sona:Sonra

Susa:yol

Şırlan yağı:Sıvı yağ,ayçiçek yağı

Şilte:Minder

Şiptik:Terlik

Tabla:Sofra

Tala:Tarla

Tandır:Soba

Tepelotu:Havuç

Tevter:Defter

Toktur:Doktor

Tomata:Domates

Uğra,ura:Un

Urba:Giysi

Ünlemek:Çağırmak

Üstün körü değil:Gelişi güzel olmayan

Va:Var

Velesbit:Bisiklet

Yalabacık:Düzenli,düzgün

Yapende:Yapayımda

Yavuklu:Nişanlı

Yemeni:Ayakkabı

Yete:Yeter

Yılık:Yamuk

Yovurt:Toğurt

Yokada:Yukarıda


Domaniç'e Has Deyimler

Berçin Kelleri:Eskiden Berçin Köyünde çok kel olduğundan bu köy insanlarına denir.

Bulamır teklifi:İstemeyerek bir şey teklif etmek.

Çakıl Korucusu:Aptal ,saf kişilere denir.

Çokköy talimi:Yalan söyleme,aynı olayı döndüre döndüre anlatmak.

Çukurca kazığı:Ayakta çok dikilene denir.

Sıpeci çıkmak:Islanmak,sırıl sıklam olmak
Domaniç'e Has Dualar
Allah razı olsun,elin kolun dert görmesin.

Allah namerde de muhtaç etmesin.

Allah Halilibrahim bereketi versin.

Domaniç'e Has Beddualar
Muradın karnında kalsın.

Gelmeye Erme.

Dilini eşek arısı soksun.

Domaniç'e Has Atasözleri
Çukurca'ya varan susuz,Domaniç'e gelen aç kalır.

Fıranlar, gavur olsun içinde duranlar.

Adın çıkacağına canın çıksın.

Aç karna başka,tok karna başka konuşma.

Aç köpeğin beyni dar olur.

Aç köpek fırın deler.

Açtırma kuyuyu,söyletme kötüyü.

Allah dağına göre kar,karına göre değ verir.

Aslanın bağlandığı yere köpek bağlanmaz.

Aşını tencerene göre pişir.

At buldum meydan bulamadım,meydan buldum at bulamadım.

Atanın hatırı kırılmaz,çığırından çıkılmaz.

Azıcık aşım,kaygısız başım.

Bal tutan parmağını yalar.

Başkasının yumruğunu yemeyen,kendinin yumruğunu taş sanır.

Benim için ne dilersen,Allah bana bir ,sana bin versin.

Büyük lokma ye,büyük söz söyleme.

Bir kulağı tencere,bir kulağı pencere.

Çok yime şişman olursun,veresiye verme pişman olursun.

Davulun sesi uzaktan koyak gelir.

Deli ata binmiş,kendini efe sanmış.

Deli gönül çıkta bağır der.

Derdini söylemeyen derman bulamaz.

Devede kalıp var,onu da eşek çeker.(Deve büyük ama küçük eşek yeder.)

Dişin altında istek olur.

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.

El eli yıkarsa,el de yüzü yıkar.

Gelin ata binince “ya nasip” der.

Görünen dağın arkası yakındır.

Her kuşun eti yenmez.

Herkes anadan,babadan gördüğünü işler.

Hırsıza kapı dayaklanmaz.

Kaldır başını,yiyeyim aşını.

Kelle var zihin boş,tut kulağından çifte koş.

Kışın ekmeksiz,yazın abasız yola çıkma.

Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.

Ne söyleyeceğini değil,ne işiteceğini düşün.

Oğlunu döğmeyen kesesini,kızını döğmeyen dizini döğer.

Oğluna kıyamayan hocaya,kızına kıyamayan kocaya vermez.

Otuziki dişten çıkan,otuziki kişiye dağılır.

Sabreden derviş ,muradına ermiş.

Sinek pekmezciyi bulur.

Sofrada elini,toplulukta dilini koru.

Taş taşırım,laf taşımam.

Ucuz etin suyu kara olur.

Ummadık taş baş yarar.

Yazın gölge hoş,kışın ambar boş.

Yazın imiğin(beynin) kaynarsa,kışın çömleğin kaynar.

Yığma çakıl, koyma akıl.

Yılan kuyruğunu çiğneyeni sokar.

Not:Atasözlerini söyleyeni belli olmadığı için,meşhur atasözlerini her yöre kendisine maletmiştir. Biz de Domaniç yöresinde en çok kullanılan atasözlerini tesbit edip yazdık.

En eski güreşçi millet Türkler kabul edilmektedir. M.Ö.4. y.y.'dan beri Türklerin güreş yaptılkarı bilinmektedir.Orta Asyadan itibaren bütün Türk Vatanlarında ve her seviyedeki Türk Halkı arasınada saraylardan,otağlardan, köylere,yaylalara kadar her yerde sevilmiş,tutulmuş ve yapılagelmiş bir spordur.Yani güreş Türklerin ATASPORUDUR.İlkbahar aylarında doğanın canlanışını kutlamak amacıyla yapılan kutlamalarda,evlenme merasimlerinde ve zafer şölenlerinde hep güreş müsabakaları yapılır,güreşsiz bir tarz eğlence,eksik ve yarım sayılırdı. Hala bazı festival,panayır eğlencesi gibi neşeli vesilelerle güreş müsabakaları ile değerlendirmek gelenektir. Binicilik ve atıcılık ile birlikte Türk gençliğinin eğitiminde temel sayılmıştır.Bir zamanlar Avrupalılara “Türk gibi kuvvetli” atasözünü söyleten önemli sebeplerden biri Türk güreşidir.İslamiyet'te de güreş makbul sporlardandır.Hz Hasmza “Pehlivanların piri” sayılır.

Osmanlı Devletinde her dönemde güreşe büyük önem verilmiştir.Padişahlar bizzat güreşle ilgilenmiş ve güreşçileri himaye etmişlerdir.Sultan 4.Murat ve Sultan Abdülaziz bizzat güreş yaparak bu spora ehemmiyet verdiklerini göstermişlerdir.Kuruluş devrinden itibaren Domaniç'te muntazam güreş müsabakaları düzenlenmiş ve kazananlar Ertuğrul Gazi,Osman Gazi ve Arhan Gazi tarafından ödüllendirilmiştir. Kayı boyu Karakeçili aşiretinin, Hayme Ana ve oğlu Ertuğrul gazi . ...... .”güreşler milli bir gelenek ve eğlence olarak devam etmiştir ”(1)

Domaniç Yağlı Pehliva Güreşlerinin başlangıç tarihi 1360 olarak kabul edilmektedir.Bu güreşler Osmanlıdan günümüze kadar kesintisiz olarak yapılagelmiştir.”Güreş” diğer şenliklerle beraber Kayı Boyu Karakeçili aşiretinin yaylalara (Domaniç'e ) çıkışı olan nisan ve mayıs aylarında; kışlaka (Aydın ve Söğüt'e) dönüşü eylül ve ekim aylarında Çarşamba Yaylasında yapılırdı.Hayme Ana bir yayla dönüşünde Çarşamba Yaylasında vefat edince eylül,ekim aylarında şenlikler sadece “Hayme Anayı Anma Şenlikleri” şeklinde uygulanmış,diğer etkinlikler (güreşe yönelik) daha ön plana çıkmıştır .(2)

Zamanla Kayı Boyu Karakeçili Aşireti nüfusunu artmasıyla paralel olarak Domaniç arazisine yayılıp yerleşim alanları kurulmasıyla düğün merasimi,zafer şöleni gibi yapılan her türlü kutlamalarda Çarşamba Yaylasını dışında da Alaturka denşilen kuru ve yağlı Türk güreşleri çimenliklerde ve kuru toprak üzerinde ,meydanlarda ve harman yerlerinde ve diğer yaylalarda da yapılagelmiştir. Ama yine de her yaylaya çıkışın ve her kışlaka dönüşün belirli bir gününde Domaniç ve havalisindeki bütün Kayı Boyu ve diğer Türk Boyları Çarşamba Yaylasında toplanır etkinliklerde “güreşlerin de olduğu” kutlamalar yapılırdı.Daha sonra güreş müsabakaları Asar/Hisar Köy Domaniç arazisinin merkezi konumuna gelince “tarihi Domaniç Güreşleri” Osman Gazi'nin doğduğu mekan olarak bilinen “Ebe Çamlığında” Mayıs ayında yapılmaya başlandı.

Kuruluş devrinin ilk yıllarında Domaniç'te geleneksel Türk güreşi olarak bütün Türk dünyasında bilinen ve geçerli en eski ve yaygın Türk güreş stili olan “Karakucak/Aba Güreşi” yapılırdı.Güreşçilerin üstlerine yaptıkları şimdiki (Judo benzeri) aba güreşi,esas karakteri karakucak olmakla beraber kıyafet dışında mahallere göre değişen ufak tefek kaide farklılıkları da vardı.Domaniç'te daha çok pehlivanların “pırpıt” denilen keçi kılından yapılma, kısa paçalı dar pantolonlar giyilerek ve müsabakaların başında buları ıslatıp tutulmaz hale getirilerek yaptıkları “pırpır güreşi” denilen güreşler yapılırdı.Ayrıca güreşlerin şalvar (aralı don-efe donu) giyerek yaptıkları ve müsabaka sonrasında şalvardan da tutabildikleri karakucak güreşlerinde “şalvar güreşi” denilen güreşler yapılırdı.Osmanlı Devletinin Yükselme döneminde itibaren Domaniç'te Karakucak/Aba güreşlerinden “Pırpıt ve Şalvar Güreşleri” nin yerini “Yağlı Güreşler aldı”.Kuruluş dönemi en önemli pehlivanlarında biri Ertuğrul Gazinin silah arkadaşlarından “Gazi Pehlivan Bey”dir.Mücadele ve askeri eğitim aracı olarak yapılan güreş,Ertuğrul Gazinin silah arkadaşları Akça Koca,Konur Alp,Hasan Alp,Samsa Çavuş,biraderi Süleyman Çavuş, Oğuz Alp, Turgut Alp, Gazi Abdurrahman, Aktimur(Akbaş), Mahmut Alp, Kara Mürsel, Kara Tekin, Targal, Saltuk Alp, Karaoğlan, Karateke, Balabancık, oğlu Gazi Bahadır,Hasan Bahadır,Azı Çavuş,Kara Ali Çavuş,Taz Ali,Ece Bey,Gazi Pehlüvan,Gündüz Bey,Sarıbatu Bey,Gazi Murat Bey,Saruca Bey,Gazi Firuz Bey vs. tarafından büyük önem verilen kutlama ve şenliklerde Çarşamba Yaylasında güreş müsabakaları yapmışlardır. (3)

Osmanlılar zamanında Domaniç'in birçok yerleşim biriminde “güreş tekkelerinin” kurulduğu bunların başlarında “Şeyh” denilen eski ve ünlü pehlivanların görev aldığı rivayet edilmektedir .(4) İlk güreş tekkesinin Orhan Gazi zamanında (1326-1360) açıldığı muhakkaktır. (5) Nitekim Domaniç Güreşlerinin ilk başlama tarihi de Orhan Gazi zamanını (1360) olarak kabul edilmektedir.

Hicri 1284 yılında Hayme Ana Şenliklerinin (Sultan Abdülhamit döneminde) tekrar başlamasıyla,Domaniç Yağlı Pehlivan Güreşlerinde de canlılık görülmüştür.1960 yılında ilçenin Kaymakamlık olmasıyla Kaymakamlık organizasyonuyla güreşler yürütülmüştür. 27 Mayıs 1960 ihtilalinden önce Çarşamba köyünde yapılan güreşler,ihtilalden sonra Domaniç'e getirilmiş ve Domaniç Ebe Çamlığında yapılagelmiştir. Domaniç Kaymakamlığı organizasyonuyla gerçekleştirilen güreşlere Domaniç Belediyesi ve Domaniç Spor Kulübü de büyük oranda katkı sağlamaktadır.

Domaniçten Domurköylü Halil SERT gibi büyük pehlivanlar yetişmiştir. Bu pehlivanlar Domaniç haricinde Balıkesir,Bursa,Adapazarı gibi civar yerlerde yapılan güreşlerde baş pehlivan olmuşlardır.

Domaniç ve havalisinde güreşlerin yapılacağı gün davullar vurulurdu. Başta Domaniç Güreş Ağası olamak üzere cazgır ve pehlivanlar heybeli bir kotej halinde Domaniç ve havalisinde dolaşırdı.Sonra pir ve üstad sayılan pehlivanların mezarları ziyaret edilirdi. Birlikte cuma namazına giderlerdi. Öğleden sonra da davul ve zurna eşliğinde güreşler başlardı. Ekseri sevilen ve sayılan emekli bir pehlivan olan cazgır,bir koçu seyirciler arasında dolaştırarak açık artırmaya koyardı. Koç en çok artıranın üzerinde kalır ve o kimse gelecek yılın “Domaniç Güreş Ağası” seçilmiş olurdu. Ağa gelecek seneki müsabakaları düzenler,organizasyonun maddi külfetini karşılayan kişi olurdu.Bu kişiler umumiyetle yörenin tanınmış ve varlıklı kişilerinden olurdu. Cazgır yüksek sesle pehlivanları överek hünerlerini,tehlikeli oyunlarını sayıp dökerek yüksek sesle seyircilere takdim ederdi. Peşinden mutad duasını okur,salavat getirir,pehivanları meydana sürerek güreşleri başlatırdı. Peşrev,toprak selamlaması,topuk elleme ve helalleşme tokası,temenna,el ense tutuşup sağa sola el sallama,sağ ayak ve baldırlara dokunup eli başa götürerek rakibini yüceltme ve “senin ayak tozun benim başımın üstüne” anlamında tevazu gösterme hareketinden sonra asıl güreş başlardı. Süre sınırlaması yoktu. Güreş yenişene kadar devam ederdi. Çiftler ne kadar çok olursa olsun hep birlikte meydana çıkar ve güreşirlerdi. Yenilenler çıkar,yenen yeniden tutuşurdu. Güreş bir çift kalıncaya kadar sürerdi. Buna “kıran kırana” denirdi. Yenişmeler sonunda yenen önde yenilen yanında “parsa” toplanırdı. Başa çıkanlar yağlanmadan önce parsa toplarlardı. Müsabakaların sonucu ne olursa olsun genç yaşlının,çırak üstadın elini öbürü de onun alnını öper;akranlar birbirinin sırtlarını sıvazlardı. Geleneğin terbiyesi buydu. Güreşler bittikten sonra davul zurna önde, pehlivanlar arkada sokaklardan,meydanlardan kurula kurula geçerek hep birlikte Ebe Çamlığı altındaki tarihi hamama gitmek te Domaniç güreş merasiminin son adetiydi.

“Domaniç Yağlı Pehlivan Güreşleri” organizasyonu bu sporun öz kültürümüz etle kemik misali ayrılmaz bir parça olduğunu gösterir.

Türk güreşinin diğer spor dalları arasında yenidan eski güç ve seviyesine ulaştırılması, bugün milli bir temennidir.

Hazırlayan:Ramazan ÖNDER/Öğretmen Hanımçeşme İ.Ö.O.(Domaniç Tarihi Araştırmaları Üyesi)

KAYNAKÇA

1.Domaniç ve Tavşanlı'nın Türk Kimliği/Ahmet URFALI

2.Domaniç Tarihi Kuruluş Devri Mülahazaları/Numan ÖZAY.-Öz Domaniç Gazetesi 242. Sayı.

3.Yöremizde Osmanlı İzleri/Hasan EFE.sayfa 42.

4.Hayme Ana/Ahmet URFALI

5.Osmanlı Devletinde Spor/Atıf KAHRAMAN.—Ankara:Kültür Bak.Yayınları,1995. 189. Sayfa

 

 

DOMANİÇ


KÜTAHYA ilimize bağlı bir ilçedir.

Nüfus: 4676 kişi
Yüzölçümü: 619 km²

Köyleri


- AKSU
- BERÇİN
- BÜKERLER
- BÖÇEN
- ÇAKIL
- ÇAMLICA
- ÇARŞAMBA
- ÇOKKÖY
- ÇİFTLİK
- ERİKLİ
- KARAKÖY
- KOZLUCA
- DOMUR
- DURABEY
- FINDICAK
- FIRANLAR
- GÜNEY
- ILICAKSU
- KARAMANLAR
- KIRIK
- KOZCAĞIZ
- KÜÇÜKKÖY
- MUHACİRLER
- MURATLI
- ORTACA
- SAFA
- SARIOT
- SARUHANLAR
- SEYDİKUZU
- SOĞUCAK
- TIRAZ
- YEŞİLKÖY

Yazan : TahsinCetinkaya | 29.Ara.2011 14:13:57 | Puan Ver : 0 | Yorumlar : 0 | Okunma : 280 | Yazdır | Gönder | Word
» Yapılan Yorumlar
Henüz Yorum Yazılmamış Siz birtane yazın..
Editörü Aç

   
» Modüller
Sağlıklı Yaşam İçerik 602
Sorgulamalar İçerik 74
illerimiz İçerik 931
Güzel Sözler İçerik 100
Türkler İçerik 611
Dünya Ülkeleri İçerik 167
Rüya Tabirleri İçerik 51
Filmler İçerik 1
Ödevler İçerik 100
Biyografiler İçerik 535
Şiirler İçerik 22
Haftanın Konuğu İçerik 3
» İllerimiz Kategorileri
Adana 14
Adana Merkez 1
Aladağ 1
Ceyhan 1
Feke 1
İmamoğlu 1
Karaisalı 1
Karataş 1
Kozan 1
Pozantı 1
Saimbeyli 1
Seyhan 1
Tufanbeyli 1
Yumurtalık 1
Yüreğir 1
Adıyaman 9
Adıyaman Merkez 1
Besni 1
Çelikhan 1
Gerger 1
Gölbaşı 1
Samsat 1
Kahta 1
Sincik 1
Tut 1
Afyonkarahisar 18
Afyonkarahisar Merkez 1
Başmakçı 1
Bayat 1
Bolvadin 1
Çay 1
Çobanlar 1
Dazkırı 1
Dinar 1
Emirdağ 1
Evciler 1
Hocalar 1
İhsaniye 1
İscehisar 1
Kızılören 1
Sandıklı 1
Sinanpaşa 1
Sultand 1
Şuhut 1
Ağrı 8
Ağrı Merkez 1
Diyadin 1
Doğubeyazıt 1
Eleşkirt 1
Hamur 1
Patnos 1
Taşlıçay 1
Tutak 1
Amasya 7
Amasya Merkez 1
Göynücek 1
Gümüşhacıköy 1
Hamamözü 1
Merzifon 1
Suluova 1
Taşova 1
Ankara 25
Ankara Merkez 1
Akyurt 1
Altındağ 1
Ayaş 1
Bala 1
Beypazarı 1
Çamlıdere 1
Çankaya 1
Çubuk 1
Elmadağ 1
Etimesgut 1
Evren 1
Gölbaşı 1
Güdül 1
Haymana 1
Kalecik 1
Kazan 1
Keçiören 1
Kızılcahamam 1
Mamak 1
Nallıhan 1
Polatlı 1
Sincan 1
Şereflikoçhisar 1
Yenimahalle 1
Antalya 15
Antalya Merkez 1
Akseki 1
Alanya 1
Demre 1
Elmalı 1
Finike 1
Gazipaşa 1
Gündoğmuş 1
İbradi 1
Kaş 1
Kemer 1
Korkuteli 1
Kumluca 1
Manavgat 1
Serik 1
Artvin 8
Artvin Merkez 1
Ardanuç 1
Arhavi 1
Borçka 1
Hopa 1
Murgul 1
Şavşat 1
Yusufeli 1
Aydın 17
Aydın Merkez 1
Bozdoğan 1
Buharkent 1
Çine 1
Didim 1
Germencik 1
İncirliova 1
Karacasu 1
Karpuzlu 1
Koçarlı 1
Köşk 1
Kuşadası 1
Kuyucak 1
Nazilli 1
Söke 1
Sultanhisar 1
Yenipazar 1
Balı Kesir 19
Balı kesir Merkez 1
Ayvalık 1
Balya 1
Bandırma 1
Bigadiç 1
Burhaniye 1
Dursunbey 1
Edremit 1
Erdek 1
Gömeç 1
Gönen 1
Havran 1
İvrindi 1
Kepsut 1
Manyas 1
Marmara 1
Savaştepe 1
Sındırgı 1
Susurluk 1
Bilecik 8
Bilecik Merkez 1
Bozüyük 1
Gölpazarı 1
İnhisar 1
Osmaneli 1
Pazaryeri 1
Söğüt 1
Yenipazar 1
Bingöl 8
Bingöl Merkez 1
Adaklı 1
Genç 1
Karlıova 1
Kığı 1
Solhan 1
Yayladere 1
Yedisu 1
Bitlis 7
Bitlis Merkez 1
Adilcevaz 1
Ahlat 1
Güroymak 1
Hizan 1
Mutki 1
Tatvan 1
Bolu 9
Bolu Merkez 1
Dörtdivan 1
Gerede 1
Göynük 1
Kıbrıscık 1
Mengen 1
Mudurnu 1
Seben 1
Yeniçağa 1
Burdur 11
Burdur Merkez 1
Ağlasun 1
Altınyayla 1
Bucak 1
Çavdır 1
Çeltikçi 1
Gölhisar 1
Karamanlı 1
Kemer 1
Tefenni 1
Yeşilova 1
Bursa 18
Bursa Merkez 1
Büyükorhan 1
Gemlik 1
Gürsu 1
Harmancık 1
İnegöl 1
İznik 1
Karacabey 1
Kestel 1
Mudanya 1
Mustafa Kemal Paşa 1
Nilüfer 1
Orhaneli 1
Orhangazi 1
Osmangazi 1
Yenişehir 1
Yıldırım 1
Çanakkale 12
Çanakkale Merkez 1
Ayvacık 1
Bayramiç 1
Biga 1
Bozcaada 1
Çan 1
Eceabat 1
Ezine 1
Gelibolu 1
Gökçeada 1
Lapseki 1
Yenice 1
Çankırı 12
Çankırı Merkez 1
Atkaracalar 1
Bayramören 1
Çerkeş 1
Eldivan 1
Ilgaz 1
Kızılırmak 1
Korgun 1
Kurşunlu 1
Orta 1
Şabanözü 1
Yapraklı 1
Çorum 14
Çorum Merkez 1
Alaca 1
Bayat 1
Boğazkale 1
Dodurga 1
İskilip 1
Kargı 1
Laçin 1
Mecitözü 1
Oğuzlar 1
Ortaköy 1
Osmancık 1
Sungurlu 1
Uğurludağ 1
Denizli 19
Denizli Merkez 1
Acıpayam 1
Akköy 1
Babadağ 1
Baklan 1
Bekilli 1
Beyağaç 1
Bozkurt 1
Buldan 1
Çal 1
Çameli 1
Çardak 1
Çivril 1
Güney 1
Honaz 1
Kale 1
Sarayköy 1
Serinhisar 1
Tavas 1
Diyarbakır 14
Diyarbakır Merkez 1
Bismil 1
Çermik 1
Çınar 1
Çüngüş 1
Dicle 1
Eğil 1
Ergani 1
Hani 1
Hazro 1
Kocaköy 1
Kulp 1
Lice 1
Silvan 1
Edirne 9
Edirne Merkez 1
Enez 1
Havsa 1
İpsala 1
Keşan 1
Lalapaşa 1
Meriç 1
Süleoğlu 1
Uzunköprü 1
Elazığ 11
Elazığ Merkez 1
Ağın 1
Alacakaya 1
Arıcak 1
Baskil 1
Karakoçan 1
Keban 1
Kovancılar 1
Maden 1
Palu 1
Sivrice 1
Erzincan 9
Erzincan Merkez 1
Çayırlı 1
İliç 1
Kemah 1
Kemaliye 1
Otlukbeli 1
Refahiye 1
Tercan 1
Üzümlü 1
Erzurum 19
Erzurum Merkez 1
Aşkale 1
Çat 1
Hınıs 1
Horasan 1
Ilıca 1
İspir 1
Karaçoban 1
Karayazı 1
Köprüköy 1
Narman 1
Oltu 1
Olur 1
Pasinler 1
Pazaryolu 1
Şenkaya 1
Tekman 1
Tortum 1
Uzundere 1
Eskişehir 13
Eskişehir Merkez 1
Alpu 1
Beylikova 1
Çifteler 1
Günyüzü 1
Han 1
İnönü 1
Mahmudiye 1
Mihalgazi 1
Mihalıçcık 1
Sarıcakaya 1
Seyitgazi 1
Sivrihisar 1
Gaziantep 10
Gaziantep Merkez 1
Araban 1
Islahiye 1
Kargamış 1
Nizip 1
Nurdağı 1
Oğuzeli 1
Şahinbey 1
Şehitkamil 1
Yavuzeli 1
Giresun 16
Giresun Merkez 1
Alucra 1
Bulancak 1
Çamoluk 1
Çanakçı 1
Dereli 1
Doğankent 1
Espiye 1
Eynesil 1
Görele 1
Güce 1
Keşap 1
Piraziz 1
Şebinkarahisar 1
Tirebolu 1
Yağlıdere 1
Gümüşhane 6
Gümüşhane Merkez 1
Kelkit 1
Köse 1
Kürtün 1
Şiran 1
Torul 1
Hakkari 4
Hakkari Merkez 1
Çukurca 1
Şemdinli 1
Yüksekova 1
Hatay 12
Hatay Merkez 1
Altınözü 1
Belen 1
Dörtyol 1
Erzin 1
Hassa 1
İskenderun 1
Kırıkhan 1
Kumlu 1
Reyhanlı 1
Samand 1
Yayladağı 1
Isparta 13
Isparta Merkez 1
Aksu 1
Atabey 1
Eğirdir 1
Gelendost 1
Gönen 1
Keçiborlu 1
Senirkent 1
Sütçüler 1
Şarkikaraağaç 1
Uluborlu 1
Yalvaç 1
Yenişarbademli 1
Mersin (İçel) 10
Mersin Merkez 1
Anamur 1
Aydıncık 1
Bozyazı 1
Çamlıyayla 1
Erdemli 1
Gülnar 1
Mut 1
Silifke 1
Tarsus 1
İstanbul 33
İstanbul 1
Adalar 1
Avcılar 1
Bağcılar 1
Bahçelievler 1
Bakırköy 1
Bayrampaşa 1
Beşiktaş 1
Beykoz 1
Beyoğlu 1
Büyükçekmece 1
Çatalca 1
Eminönü 1
Esenler 1
Eyüp 1
Fatih 1
Gaziosmanpaşa 1
Güngören 1
Kadıköy 1
Kağıthane 1
Kartal 1
Küçükçekmece 1
Maltepe 1
Pendik 1
Sarıyer 1
Şile 1
Silivri 1
Şişli 1
Sultanbeyli 1
Tuzla 1
Ümraniye 1
Üsküdar 1
Zeytinburnu 1
İzmir 29
İzmir Merkez 1
Aliağa 1
Balçova 1
Bayındır 1
Bergama 1
Beydağ 1
Bornova 1
Buca 1
Çeşme 1
Çiğli 1
Dikili 1
Foça 1
Gaziemir 1
Güzelbahçe 1
Karaburun 1
Karşıyaka 1
Kemalpaşa 1
Kınık 1
Kiraz 1
Konak 1
Menderes 1
Menemen 1
Narlıdere 1
Ödemiş 1
Seferihisar 1
Selçuk 1
Tire 1
Torbalı 1
Urla 1
Kars 8
Kars Merkez 1
Akyaka 1
Arpaçay 1
Digor 1
Kağızman 1
Sarıkamış 1
Selim 1
Susuz 1
Kastamonu 20
Kastamonu Merkez 1
Abana 1
Ağlı 1
Araç 1
Azdavay 1
Bozkurt 1
Cide 1
Çatalzeytin 1
Daday 1
Devrekani 1
Doğanyurt 1
Hanönü 1
İhsangazi 1
İnebolu 1
Küre 1
Pınarbaşı 1
Seydiler 1
Şenpazar 1
Taşköprü 1
Tosya 1
Kayseri 17
Kayseri Merkez 1
Akkışla 1
Bünyan 1
Develi 1
Felahiye 1
Hacılar 1
İncesu 1
Kocasinan 1
Melikgazi 1
Özvatan 1
Pınarbaşı 1
Sarıoğlan 1
Sarız 1
Talas 1
Tomarza 1
Yahyalı 1
Yeşilhisar 1
Kırklareli 8
Kırklareli Merkez 1
Babaeski 1
Demirköy 1
Kofçaz 1
Lüleburgaz 1
Pehlivanköy 1
Pınarhisar 1
Vize 1
Kırşehir 7
Kırşehir Merkez 1
Akpınar 1
Akçakent 1
Boztepe 1
Çiçekdağı 1
Kaman 1
Mucur 1
Kocaeli (İzmit) 13
Kocaeli (İzmit) Merkez 1
Başiskele 1
Çayırova 1
Darıca 1
Derince 1
Diovası 1
Gebze 1
Gölcük 1
İzmit 1
Kandıra 1
Karamürsel 1
Kartepe 1
Körfez 1
Konya 32
Konya Merkez 1
Ahırlı 1
Akören 1
Akşehir 1
Altınekin 1
Beyşehir 1
Bozkır 1
Cihanbeyli 1
Çeltik 1
Çumra 1
Derbent 1
Derebucak 1
Doğanhisar 1
Emirgazi 1
Ereğli 1
Güneysınır 1
Hadım 1
Halkapınar 1
Hüyük 1
Ilgın 1
Kadınhanı 1
Karapınar 1
Karatay 1
Kulu 1
Meram 1
Sarayönü 1
Selçuklu 1
Seydişehir 1
Taşkent 1
Tuzlukçu 1
Yalıhüyük 1
Yunak 1
Kütahya 13
Kütahya Merkez 1
Altıntaş 1
Aslanapa 1
Çavdarhisar 1
Domaniç 1
Dumlupınar 1
Emet 1
Gediz 1
Hisarcık 1
Pazarlar 1
Simav 1
Şaphane 1
Tavşanlı 1
Malatya 14
Malatya Merkez 1
Akçadağ 1
Arapgir 1
Arguvan 1
Battalgazi 1
Darende 1
Doğanşehir 1
Doğanyol 1
Hekimhan 1
Kale 1
Kuluncak 1
Pütürge 1
Yazıhan 1
Yeşilyurt 1
Manisa 16
Manisa Merkez 1
Ahmetli 1
Akhisar 1
Alaşehir 1
Demirci 1
Gölmarmara 1
Gördes 1
Kırkağaç 1
Köprübaşı 1
Kula 1
Salihli 1
Sarıgöl 1
Saruhanlı 1
Selendi 1
Soma 1
Turgutlu 1
Kahramanmaraş 10
Kahramanmaraş Merkez 1
Afşin 1
andırın 1
Çağlayan Cerit 1
Ekinözü 1
Elbistan 1
Göksun 1
Nurhak 1
Pazarcık 1
Türkoğlu 1
Mardin 10
Mardin Merkez 1
Dargeçit 1
Derik 1
Kızıltepe 1
Mazıdağı 1
Midyat 1
Nusaybin 1
Ömerli 1
Savur 1
Yeşilli 1
Muğla 12
Muğla Merkez 1
Bodrum 1
Dalaman 1
Datça 1
Fethiye 1
Kavaklıdere 1
Köycegiz 1
Marmaris 1
Milas 1
Ortaca 1
Ula 1
Yatağan 1
Muş 6
Muş Merkez 1
Bulanık 1
Hasköy 1
Korkut 1
Malazgirt 1
Varto 1
Nevşehir 8
Nevşehir Merkez 1
Acıgöl 1
Avanos 1
Derinkuyu 1
Gülşehir 1
Hacıbektaş 1
Kozaklı 1
Ürgüp 1
Niğde 6
Niğde Merkez 1
Altunhisar 1
Bor 1
Çamardı 1
Çiftlik 1
Ulukışla 1
Ordu 19
Ordu Merkez 1
Akkuş 1
Aybastı 1
Çamaş 1
Çatalpınar 1
Çaybaşı 1
Fatsa 1
Gülyalı 1
Gölköy 1
Gürgentepe 1
İkizce 1
Kabadüz 1
Kabataş 1
Korgan 1
Kumru 1
Mesudiye 1
Perşembe 1
Ulubey 1
Ünye 1
Rize 12
Rize Merkez 1
Ardeşen 1
Çamlıhemşin 1
Çayeli 1
Derepazarı 1
Fındıklı 1
Hemşin 1
Güneysu 1
İkizdere 1
İyidere 1
Kalkandere 1
Pazar 1
Sakarya (Adapazarı) 16
Sakarya (Adapazarı) Merkez 1
Arifiye 1
Akyazı 1
Bekirpaşa 1
Erenler 1
Güneşler 1
Geyve 1
Hanlı 1
Kazım Paşa 1
Karasu 1
Kaynarca 1
Nehirkent 1
Kocaali 1
Pamukova 1
Sapanca 1
Taraklı 1
Samsun 16
Samsun Merkez 1
Alaçam 1
Asarcık 1
Bafra 1
Canik 1
Çarşamba 1
Havza 1
İlkadım 1
Kavak 1
Ladik 1
Ondokuz Mayıs 1
Salı Pazarı 1
TekkeKöy 1
Terme 1
Vezirköprü 1
Yakakent 1
Siirt 7
Siirt Merkez 1
Aydınlar 1
Baykan 1
Eruh 1
Kurtalan 1
Pervari 1
Şirvan 1
Sinop 9
Sinop Merkez 1
Ayancık 1
Boyabat 1
Durağan 1
Dikmen 1
Erfelek 1
Gerze 1
Saraydüzü 1
Türkeli 1
Sivas 16
Sivas Merkez 1
Akıncılar 1
Altınyayla 1
Divriği 1
Doğanşar 1
Gemerek 1
Gölova 1
Gürün 1
Hafik 1
İmranlı 1
Kangal 1
Koyulhisar 1
Su Şehri 1
Ulaş 1
Yıldızeli 1
Zara 1
Tekirdağ 9
Tekirdağ Merkez 1
Çerkezköy 1
Çorlu 1
Hayrabolu 1
Malkara 1
Marmara Ereğlisi 1
Muratlı 1
Saray 1
Şarköy 1
Tokat 12
Tokat Merkez 1
Almus 1
Artova 1
Başçiftlik 1
Erbaa 1
Niksar 1
Pazar 1
Reşadiye 1
Sulusaray 1
Turhal 1
Yeşilyurt 1
Zile 1
Trabzon 18
Trabzon Merkez 1
Akçaabat 1
Araklı 1
Arsin 1
Beşikdüzü 1
Çaykara 1
Çarşıbaşı 1
Dernekpazarı 1
Düzköy 1
Hayrat 1
Köprübaşı 1
Maçka 1
Of 1
Sürmene 1
Şalpazarı 1
Tonya 1
Vakfıkebir 1
Yomra 1
Tunceli 8
Tunceli Merkez 1
Çemişgezek‎ 1
Hozat 1
Mazgirt 1
Nazımiye 1
Ovacık 1
Pertek 1
Pülümür 1
Şanlıurfa 9
Şanlıurfa Merkez 1
Akçakale 1
Birecik 1
Bozova 1
Ceylanpınar 1
Halfeti 1
Siverek 1
Viranşehir 1
Suruç 1
Uşak 6
Uşak Merkez 1
Eşme 1
Banaz 1
Karahallı 1
Sivaslı 1
Ulubey 1
Van 12
Van Merkez 1
Bahçesaray (Müküs) 1
Başkale (El Bak) 1
Çaldıran (Beyazıt Ağa) 1
Çatak (Şitak) 1
Edremit 1
Erciş (Arzaşku) 1
Gevaş (Vestan) 1
Muradiye (Bargiri) 1
Gürpınar (Mamuretül- Hamid) 1
Özalp (Mahmudiye) 1
Saray 1
Yozgat 14
Yozgat Merkez 1
Akdağmadeni 1
Aydıncık 1
Boğazlıyan 1
Çekerek 1
Çayıralan 1
Çandır 1
Kadışehri 1
Saraykent 1
Sarıkaya 1
Sorgun 1
Şefaatli 1
Yenifakılı 1
Yerköy 1
Zonguldak 6
Zonguldak Merkez 1
Alaplı 1
Çaycuma 1
Devrek 1
Gökçebey 1
Karadeniz Ereğli 1
Aksaray 6
Aksaray Merkez 1
Ağaçören 1
Eskil 1
Gülağaç 1
Ortaköy 1
Sarıyahşi 1
Bayburt 3
Bayburt Merkez 1
Aydıntepe 1
Demirözü 1
Karaman 6
Karaman Merkez 1
Ayrancı 1
Başyayla 1
Ermenek 1
Kazımkarabekir 1
Sarıveliler 1
Kırıkkale 9
Kırıkkale Merkez 1
Bahşılı 1
Balışeyh 1
Çelebi 1
Delice 1
Karakeçili 1
Keskin 1
Sulakyurt 1
Yahşihan 1
Batman 4
Batman Merkez 1
Beşiri 1
Gercüş 1
Hasankeyf 1
Şırnak 6
Şırnak Merkez 1
Beytüşşebap‎ 1
Cizre‎ 1
Güçlükonak‎ 1
Silopi‎ 1
Uludere‎ 1
Bartın 4
Bartın Merkez 1
Amasra 1
Kurucaşile 1
Ulus 1
Ardahan 6
Ardahan Merkez 1
Çıldır 1
Damal 1
Göle 1
Hanak 1
Posof 1
Igdır 4
Igdır Merkez 1
Aralık 1
Karakoyunlu 1
Tuzluca 1
Yalova 4
Yalova Merkez 1
Altınova 1
Armutlu 1
Çınarcık 1
Karabük 6
Karabük Merkez 1
Eflani‎ 1
Eskipazar 1
Ovacık 1
Safranbolu 1
Yenice 1
Kilis 4
Kilis Merkez 1
Elbeyli‎ 1
Musabeyli‎ 1
Polateli‎ 1
Osmaniye 7
Osmaniye Merkez 1
Bahçe‎ 1
Düziçi‎ 1
Hasanbeyli‎ 1
Kadirli‎ 1
Sumbas‎ 1
Toprakkale‎ 1
Düzce 8
Düzce Merkez 1
Akçakoca‎ 1
Cumayeri‎ 1
Gölyaka‎ 1
Gümüşova‎ 1
Kaynaşlı‎ 1
Yığılca‎ 1
Çilimli‎ 1
 » Son illerimiz
Osmaniye Toprakkale İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 277
Tarih : 10.Oca.2012 13:52:36
Şırnak Uludere İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 224
Tarih : 10.Oca.2012 12:49:10
Uşak Banaz İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 251
Tarih : 10.Oca.2012 12:09:39
İzmir Çiğli İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 98
Tarih : 09.Oca.2012 14:50:46
Gaziantep Şehitkamil İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 209
Tarih : 09.Oca.2012 13:45:26
Giresun Hakkında Detaylı Bilgi
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 212
Tarih : 06.Oca.2012 11:36:03
İstanbul Zeytinburnu İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 72
Tarih : 05.Oca.2012 15:16:11
İstanbul Üsküdar İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 97
Tarih : 05.Oca.2012 15:15:30
İstanbul Ümraniye İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 71
Tarih : 05.Oca.2012 15:14:29
İstanbul Tuzla İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 106
Tarih : 05.Oca.2012 15:13:51
 » Hit illerimiz
Ankara Polatlı İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 1036
Tarih : 02.Oca.2012 14:13:28
Ankara Mamak İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 870
Tarih : 02.Oca.2012 14:07:28
Tokat Erbaa İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 860
Tarih : 28.Ara.2011 09:11:09
Denizli Güney İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 831
Tarih : 04.Oca.2012 12:50:50
Ağrı Doğubeyazıt İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 801
Tarih : 02.Oca.2012 11:31:42
Ardahan Posof İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 788
Tarih : 26.Ara.2011 13:37:31
Uşak Karahallı İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 768
Tarih : 27.Ara.2011 12:27:38
Antalya Hakkında Detaylı Bilgi
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 741
Tarih : 02.Oca.2012 14:33:41
Çorum İskilip İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 723
Tarih : 04.Oca.2012 10:44:30
Kırşehir Çiçekdağı İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 714
Tarih : 30.Ara.2011 08:37:56
» İllerimiz Ara
Başlıklarda : İçeriklerde :
» İllerimiz İstatistikleri
» Ust Kategori (81)
» Alt Kategori (932)
» İllerimiz (931)
» Okunma (249810)
» Yorum (0)
» Toplam Adettir
» İframe
Untitled Document

Güzel Sözler Mustafa Kemal Atatürk Yemek Tariflerimiz Türk Ansiklopedisi Ödev Bankası Dünya Ülkeleri Rüya Tabirleri İslami Yaşam Türkiye Rehber Film İzle Sitene Ekle İl İl Türkiye Eğitim Haberleri Günlük Burç ve Astroloji Bedava Site Lise Adres-Telefonları Yemek Tarifleri Biyografiler Sağlık Sorgulamalar Kastamonu Kastamonu Resimleri Kastamonunun İlçeleri Çatalzeytin Çatalzeytin Köyleri Çatalzeytin Video Çatalzeytin Resimleri Çatalzeytin Köy Resimleri ÇatalzeytinSpor Çatalzeytin Köy Haritaları Abana İlçesi Ağlı İlçesi Araç İlçesi Azdavay İlçesi Bozkurt İlçesi Cide İlçesi Daday İlçesi Devrekani İlçesi Doğanyurt İlçesi Hanönü İlçesi İhsangazi İlçesi İnebolu İlçesi Küre İlçesi Pınarbaşı İlçesi Seydiler İlçesi Şenpazar İlçesi Taşköprü İlçesi Tosya İlçesi Türkeli İlçesi Türkelinin Köyleri Türkeli Videoları Türkeli Resimleri Türkeli Köy Resimleri Türkeli Köy Haritaları Sinop Ayancık İlçesi Boyabat İlçesi Dikmen İlçesi Durağan İlçesi Erfelek İlçesi Gerze İlçesi Saraydüzü İlçesi Yemek Tariflerimiz Türk Ansiklopedisi Ödev Bankası Dünya Ülkeleri Rüya Tabirleri İslami Yaşam İl İl Türkiye Eğitim Haberleri Günlük Burç ve Astroloji Bedava Site Türkiye Rehber

» CopyrightYukarı Git
Catalzeytininsesi.com © Tahsin Çetinkaya Tarafından Kurulmuştur. Tüm Hakları Saklı Olup Yazılı ve Görsel Bilgiler İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
Site Design Coding © CatalzeytininSesi.Com
Tavsiye Et | İletişim | Rss