» Çatalzeytin-Kastamonu Çatalzeytin-Çatalzeytin Köyleri-Çatalzeytin Haberleri,Çatalzeytin Resimleri,Çatalzeytin Videoları,Çatalzeytin ManzarasıDil Seçimi   
Şuan ÇatalzeytininSesinde 0/45 Kişi Çevrimiçi Gezinmektedir.Görmek İçin Tıklayınız
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHaritaTema                                 
ÇatalzeytininSesi Google   
Bugün 22.05.2012 
          
ANASAYFA
        
Size Özel
        
Çatalzeytin
        
Türkeli
          
FORUM
        
İslami Yaşam
        
Haber Oku
        
Biyografiler
        
Sağlık
          
Sorgulamalar
          
Resimler
          
Videolar
          
Sohbet
          
Defter
          
Hesabım
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum - Site Yetkilisi TahsinCetinkaya Şuan Sitede Değil CANLI DESTEK
 » Tahsin Çetinkaya
    Ben Kimim ?
 » İl-İlçe-Köy Detaylı Bilgi-Resim-Harita-Video
    01 Adana  
    02 Adıyaman  
    03 Afyon  
    04 Ağrı  
    05 Amasya  
    06 Ankara  
    07 Antalya  
    08 Artvin  
    09 Aydın  
    10 Balıkesir  
    11 Bilecik  
    12 Bingöl  
    13 Bitlis  
    14 Bolu  
    15 Burdur  
    16 Bursa  
    17 Çanakkale  
    18 Çankırı  
    19 Çorum  
    20 Denizli  
    21 Diyarbakır  
    22 Edirne  
    23 Elazığ  
    24 Erzincan  
    25 Erzurum  
    26 Eskişehir  
    27 Gaziantep  
    28 Giresun  
    29 Gümüşhane  
    30 Hakkari  
    31 Hatay  
    32 Isparta  
    33 Mersin  
    34 İstanbul  
    35 İzmir  
    36 Kars  
    37 Kastamonu  
    38 Kayseri  
    39 Kırklareli  
    40 Kırşehir  
    41 Kocaeli  
    42 Konya  
    43 Kütahya  
    44 Malatya  
    45 Manisa  
    46 K.Maraş  
    47 Mardin  
    48 Muğla  
    49 Muş  
    50 Nevşehir  
    51 Niğde  
    52 Ordu  
    53 Rize  
    54 Sakarya  
    55 Samsun  
    56 Siirt  
    57 Sinop  
    58 Sivas  
    59 Tekirdağ  
    60 Tokat  
    61 Trabzon  
    62 Tunceli  
    63 Şanlıurfa  
    64 Uşak  
    65 Van  
    66 Yozgat  
    67 Zonguldak  
    68 Aksaray  
    69 Bayburt  
    70 Karaman  
    71 Kırıkkale  
    72 Batman  
    73 Şırnak  
    74 Bartın  
    75 Ardahan  
    76 Iğdır  
    77 Yalova  
    78 Karabük  
    79 Kilis  
    80 Osmaniye  
    81 Düzce  
    Kaynakça
    Sitene Ekle
» Sayfa İstatistikleri
Şuan Burada Kimler Var

Burada 0 Üye 0 Misafir Var
Daha Önce Kimler Girdi

Burası 82 Kişi Tarafından
Top 218 Kez Görüntülendi
Görüntüleyenler
Sayfaları Göster

» Ençok Hit Alan Sayfalar
» Ençok Kişi Giren Sayfalar
» Enson Girilen sayfalar
   
» illerimiz
~ ~ ~ illerimiz ~ ~ ~
[A] [B] [C] [Ç] [D] [E] [G] [H] [I] [İ] [K] [M] [N] [O] [R] [S] [Ş] [T] [U] [V] [Y] [Z]

» Kırklareli Vize İlçesi ve Resimleri   

COĞRAFİK ÖZELLİKLER

COĞRAFİ KONUM:

Marmara Bölgesi'nin Trakya kesiminde, Kırklareli ili'ne bağlı bir ilçe olan Vize Dünya üzerindeki konumu itibariyle (X: 3100000m-Y: 5075000m)  41 derece 36 dakika, 52 saniye (41.6143) kuzey enlemleri ile 27 derece 50 dakika, 52 saniye (27.8478) doğu boylamları arasında yer almaktadır. İlçe merkezindeki rakım 180 metre (Cumhuriyet Meydanı) olup, 1.119 Km2'yi bulan bir alan  ile önemli yerleşim merkezlerimizden birisidir. İlçe Doğuda Karadeniz, güneyde Tekirdağ ili ile güneybatıda Lüleburgaz, batıda Pınarhisar ve kuzeyde Demirköy ilçeleri ile çevrilidir. Akarsu vadileri ile parçalanmış alçak alanlardan oluşan ilçe toprakları ilin doğu kesiminde yer alır. Kuzey batı-güney doğu doğrultusunda  uzanan Istıranca Dağları (Yıldız Dağları) İlçeyi ikiye ayırır. İlçe sınırları içinde yüksekliği 400 metreye yaklaşan bu dağlık alanın doğu yamaçlarından çıkan sular Karadeniz'e batı yamaçlarından çıkanlar da Ege Denizine ulaşır. Karadeniz'e dökülen başlıca akarsular Papuç ve Kazan dereleridir. Ege Denizine dökülen Meriç Nehrinin başlıca kollarından biri olan Ergene nehrinin başlangıç kaynakları Soğucak ve Anadere ilçe topraklarından çıkar. Istırancaların özellikle Karadeniz'e bakan kesimleri meşe ve kayın ormanları ile kaplıdır.

Image

Image


JEOLOJİK ÖZELLİKLER

1.Jeolojik zamanda Istranca (Yıldız) Dağları'nın bulunduğu yerde Tethys (Tetis) Denizi bulunuyordu. Bu denizin dibinde bulunan tortullar, kuzey ve güneyde eski kıta çekirdeklerinin birbirine doğru yaklaşmaları sonucu kıvrılarak su yüzeyine çıkmışlar ve Yıldız Dağlarını oluşturmuşlardır. Daha sonra meydana gelen dağ oluşumu, kıta oluşumu (epirojenik) ve volkanik hareketler sırasında Yıldız Dağları'nı oluşturan taş ve tabakalar sıkışmış, kıvrılmış ve kırılmıştır. Yıldız Dağları 1. Jeolojik zaman arazisi olduğu için "masif" adını almaktadır.Masifler kırılma özeliğini yitirmiş olan yaşlı ve sert kütlelerdir. İlçenin Ergene kısmında ise eosen, kireç taşları dik bir yamaç meydana getirir.Bu yamacın eteğinde suyu bol kaynaklar, önünde ise miosen ve piliosen kili, kumlu kireçli dolgu katmanları yer yer alüvyonlarla  örtülüdür. Yıldız masifinin uzamına uygun olarak Vize'den Kırklareli'nin doğusuna kadar uzanan kuzeybatı-güneydoğu yönlü fay hattı ile bu hattı kesen kuzeydoğu-güneybatı yönlü ikincil faylar, sahanın tektonik  yapısını oluşturmaktadır.Yıldız masifini etkileyen Vize-Kırklareli arasındaki fay, normal faydır. İlçemiz toprakları 4. derece deprem kuşağına girdiğinden sarsıntılar genelde zararsız ve tehlikesizdir.Ayrıca ilçemiz sınırlarında Çakıllı ve Evrenli dolaylarında 54.000 ton rezervli manganez yataklarının bulunduğu M.T.A. Enstitüsünün yapmış olduğu araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.

JEOMORFOLOJİK  ÖZELLİKLER  (Yer Şekilleri)

Dağlar : Vize, Trakya'yı kuzeydoğuda bir sıradağ olarak kat eden Istrancaların güneye bakan ve alçalarak Ergene Ovası'na karışan etekleri üzerinde yer almıştır.İlçemiz  Sergen Beldesi sınırları içerisinde bulunan Kaynak Tepe 881 metre yükseklikte olup, ilçenin genel sınırları içerisindeki,  Istranca silsilesinin alçak tepelerinden  Göztepe ise, 457 metre yükseklikle olup  ilçemiz sınırları içerisindeki en büyük yükseltidir. İlçemizin en  önünde bulunan Çömlekçi ve Yılan tepeleri Vize'yi kuzey ve kuzeydoğu yönlerden çevreler. Gerçekte Hisar Tepeler adı verilen 336 rakımlı iki tepe ile bu tepeler etrafı Vize'nin yerleşim  olarak bugün bulunduğu alandır.

Image

Ovalar : Ergene Ovasının bir uzantı parçası olan Vize Ovası onunla aynı devrede teşekkül etmiş olup Istranca (Yıldız) Dağlarından taşınan alüvyonlar neticesinde oluşmuştur.Ova güneye doğru bir peneplen manzarası arz eder.

Image


  Karstik Şekiller :

Image

a) Lapya : Eğimli yamaçlardan yağış sularının kireç taşını (kalker) eritmesi sonucunda oluşmuş taşlar üzerindeki küçük kanalcıklar, oluklar ve delikler şeklindedir. Vize'nin yüksek alanlarında yaygın olarak görülmektedir.

b) Mağara :   Karstik  alanlarda suların eritmesi sonucunda meydana gelen yer altı boşluklarıdır. İlçemizde bulunan mağaralar hakkında ayrıntılı bilgi için Kültür ve Turizm bölümüne bakınız.

c) Mesa   :  Vize platosunda, aşınmanın ilerlemesine bağlı olarak, başlangıçta tüm alanları kaplayan kireç taşları tabakası yarılarak parçalanmış ve  adete bir masa şeklini almıştır.Yatay yapı üzerinde dayanıklı bir tabaka ile taçlanmış olan bu çeşit kalıntı düzlüklere "Mesa" adı verilir.

Kıyı Şekilleri : Kıyıköy-İğneada arasında vadilerin ağızlarında küçük koylar ve yüksek alanlar, burunlar halinde kalmıştır. Kıyı yer yer düz fakat falezlidir. Kuzey sektörlü rüzgarların oluşturduğu şiddetli dalgalar kıyıların altını sürekli oyarak, falezlerin oluşmasına neden olmuştur.Kıyı boyunca başlıca  plajlar ise Kıyıköy, Panayır İskelesi ve Selves koylarındaki plajlardır.

Image

Image

Image

Akarsular  : Vize'deki akarsuların hepsinin havzası açıktır. İlçemiz sınırları içerisinde bulunan başlıca akarsular ise şunlardır.
                                         
Image
                                         
                                         

 Anadere  :Vizenin kuzeyinde doğar, Mağaralar ve Dokuz Oluk Dereleri derenin kaynağını oluşturmaktadır. Dere daha batıda Karpuzkaldıran ve Pazarlı suları   ile birleşerek menderi hareketlerle Ergene Ovasını batı-doğu doğrultusunda kat ederek Meriç nehrinin bir kolu olan  Ergene'ye karışır.

Soğucak deresi  : Soğucak köyü yakınlarında doğan dere 55 km. uzunluğa sahip olmasına rağmen su toplama alanının küçüklüğü nedeniyle yaz aylarında zaman zaman kurumaktadır.

Kazandere  : Mahya Tepesinin güney yamaçlarında doğmakta olup Kıyıköy'ün güneyinde Karadeniz'e dökülmektedir.  Suyu soğuk ve çok temizdir. Derede, sazan ve kefal balıkları avlanabilmekte, motorla yada kayıkla gezinti yapılabilmektedir.

Image

       

Pabuçdere:  Mahya Tepesinin güney yamaçlarında doğmakta olup Kıyıköy'ün kuzeyinde Karadeniz'e dökülmektedir.  Suyu soğuk ve çok temizdir. Derede, sazan ve kefal balıkları avlanabilmekte, motorla ya da kayıkla gezinti yapılabilmektedir. Pabuçdere ile deniz arasında dar uzun ve temiz bir kumsal bulunmakta ve burada yazın kamp kurulabilmektedir. Ayrıca motor ve kayık ile tarihi Ayanikola Kilisesi de ziyaret edilebilmektedir.

Image

                                                   

Göller  : İlçemiz sınırları içerisinde  Panayır İskelesi yakınlarında, Kıyıköy'ün kuzeyinde ve güneyinde yer alan koylarda, çoğunlukla yaz aylarında akarsu önlerinin kapanmasıyla oluşan lagün gölleri ve Aksicim köyü sınırları içerisinde İSKİ'nin İstanbul'un su ihtiyacına cevap verebilmek üzere yaptırmış olduğu  baraj gölü bulunmaktadır.

Image

 

Deniz  :   İlçemizin doğusunda  Karadeniz  yer almaktadır. Karadeniz'e dökülen akarsuların fazla miktarda tatlı su taşımaları ve yağışların bol olması nedeniyle yüzey sularını tuzluluk oranı düşüktür.Tuzluluk oranı  Kıyıköy  kıyılarında  %0.16 dır.

Image


İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

Vize'de iklimin esas karakteri karasal iklimi özelliğini taşımaktadır. Buna rağmen yersel olarak onu bu karakterden ayıran bir takım hususiyetleri vardır.İlçenin Karedeniz kıyıları iç kesimlere göre daha yağışlı ve ılımandır. Şimdi sıra ile iklim elemanlarını görelim.

Image


Sıcaklık : Vize'de genel olarak yazlar sıcak, kışlar soğuk geçer. Yaz aylarında sıcaklık ortalaması 20 C dereceden aşağıya düşmez. Yine bu aylarda azami sıcaklığın 30 C dereceye çıktığı hatta zaman zaman 35 C derceye çıktığı görülmüştür. Kışın sıcaklık derecesi ekser günler (0)C derecenin üstündedir... En düşük sıcaklık derecesi 1969 yılının Ocak ayında görülmüştür (-15 C derece)... Bahar ayları çok defa ılıman olmakla beraber bazı yıllar havalar ısınmaz, serin geçer. Ekim ayını ilk yarısından itibaren havaların sıcaklık yönünden düzeni bozulur.

Yağış : Marmara bölgesi ikliminde olduğu gibi yağışlar en fazla kışın görülmektedir. Bahar mevsimleri de yağışlıdır. Ekim 10 gün, Kasım 11 gün, Mart 11 gün, Nisan 10 gün... Bazı yıllar Nisan ayında da bol yağış görülür. Fakat Nisan ayı çok defa beklenilen yağmuru vermez. Bu yüzden tarım hayatı tehlikeye girebilir. En fazla yağış kasım aylarında görülürken en az yağış Haziran ve Temmuz aylarında görülür... Kış yağışları arasında kar da görülür. Kar yağan günler ortalaması 7'dir. Toprak üstünde meydana getirdiği örtünün kalınlığı yaklaşık  50 cm. kadar olur. Bu karların arkasından lodosla başlayan yağmurun meydana getirdiği su akmalarının çokluğu, dereler üzerinde kurulmuş köprülerden dört tanesinin yıkılmasına sebep olmuştur. Yağışın % itibariyle mevsimlere dağılımı şöyledir: İlkbahar %26, Yaz %10, Sonbahar %29, Kış %35'tir.

Image


Basınç ve Rüzgarlar :Vize ikliminin en karakteristik tarafı bu unsurla kendini gösterir. Karadeniz, Istranca kitlesi ve Ergene Ovası gibi üç ayrı bölümün yarattığı farklı basınçlar, Vize'de mevzi olarak değişik hava akımlarına sebep olmaktadır.... Istranca dağlarının Vize yakınlarına kadar alçalarak geçit verir bir durum arz etmeleri rüzgarların (karayel, poyraz ve yıldız) kanalize olmasına ve Vize üzerinde şiddetli esmelerine sebep olurlar. Bu şiddetli esen rüzgarların orman tahripleri dolayısı ile açılan yolları, onları büsbütün şiddetlendirmektedir. Rüzgarlar zaman zaman fırtına şeklinde eser, bazen kiremitleri uçurur, ufak ağaçları ve dalları kırar, yaprak ve meyvaları dökerler. 1956 yılının 3 şubat günü esen şiddetli karayel kar getirmiş, yaklaşık 25 kadar  ağacı sökmüş, 50 kadar elektrik direğini devirmiş, evlerde hasar meydana getirmiştir. Vize'de rüzgarın bir özelliği de bazen bir hafta kadar devam etmesi aynı şiddeti muhafaza etmesidir. Bahar aylarında da rüzgarlar çoktur. Bu rüzgarların meyva ve çiçekler üzerindeki tahribatı mühimdir.

Bitki Örtüsü :Bünye ve iklimin müşterek mahsulü olan bitki örtüsü Vize'yi yeşil bir yurt haline getirmiş olmasına rağmen  ne yazık  ki bir yandan tarla açmak bir yandan yakacak ihtiyacının sağlanması amacıyla açılan alanlar orman örtüsünün Istrancalara doğru çekilmesine neden olmuştur. Başlıca ağaç çeşitleri ise %80 ölçüsünde meşe, %15 ölçüsünde kayın, %5 ölçüsünde ise gürgen, kavak ve diğer ağaç grupları oluşturmaktadır.  Orman bakımından zengin bir bölgenin işletme merkezini teşkil eden Vize' de orman alanı 71.701,0 hektardır. Orman alanının % 31'si koru ormanı, % 69'i ise baltalıktır. Bu ormanlarda yılda 242.000 ster yakacak odun ve 10.634 ster yuvarlak sanayi odunu üretilmektedir. Elde edilen yakacak odunun  %80'i orman köylüsüne, %20'i belediye tahsisi ile verilmektedir. Orman köylüsü bu emvalleri istediği yere istediği bedelle satmaktadır. İlçemiz Sergen Beldesi Kıyıköy Beldesi, Kışlacık, Kızılağaç, Küçükyayla, Kömürköy, Hamidiye, Sofular, Akpınar, Aksicim, Soğucak, Evrencik, Evrenli, Doğanca ve Pazarlı Köylerinde yaşayan vatandaşlarımız geçimlerini ormancılıktan temin etmektedirler.

TARİH ÖNCESİ DÖNEMDE VE TRAK DÖNEMİNDE VİZE

Ergene Nehri'nin kuzeyinde, Istranca (Yıldız) Dağları'nın kuzey etekleri boyunca uzanan, geniş bir bölgeyi kapsayan Vize Ovası, gerek su potansiyelinin yüksek oluşu, gerekse diğer doğal kaynakların zenginliği bakımından Doğu Trakya'nın diğer kısımlarından daha fazla öneme sahiptir. Bu öneme karşılık, yakın zamanlara kadar bölgede yapılan arkeolojik araştırmalar son derece sınırlı olmuştur. Vize Ovası'nın tarih öncesi döneme ait buluntularının bilimsel olarak tetkiki, 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Prehistorya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri'nden Prof. Dr. M. ÖZDOĞAN tarafından, bu bölgeyi de içine alan Trakya ve Doğu Marmara’ya yüzey araştırmaları sırasında yapılmıştır. Bu tarihten önce Prof. Dr. Arif Müfit MANSEL, 1936-39 yılları arasında ovada bir dizi tümülüs kazmış ve Vize'deki esas Trak merkezini oluşturan Çömlektepe Höyüğü'nde bir sondaj açmıştır.

 

 

Karakoçak Tepe

Karakoçak Tepe

 

 

Karakoçak Tepe

Karakoçak Tepe

 

 

1962 yılında Prof. Dr. F. DİRİMTEKİN, Vize ve çevresinde araştırmalar yapmış, Vize yakınlarında Karakoçak mevkiindeki bir kaya yükseltisini Orta Tunç çağına ait bir kaya sunağı olarak tanımlamıştır. Yine ilçemiz Soğucak köyü Gemikaya mevkiinde Prof. Dr. Engin BEKSAÇ tarafından benzer bir kaya tapınağı bulunmuştur. Bahse konu bu iki yer ile ilgili olarak Hocamız Prof. Dr. Engin BEKSAÇ’a mail atarak ulasmamiz sonucunda hocamız bu yerlerle ilgili olarak söyle bahsetmektedir. “Göndermiş olduğunuz fotoğraflarda Karakoçak’taki geniş alanın bati taraftaki giriş bölümü görülüyor. Yani Yatır denilen yerin hemen arkası yanılmıyorsam. Bu kısım yukarılara doğru çıkan çok geniş bir alanın dar ve küçük başlangıcı. Esas yerleşme ve kutsal alan arkalara doğru kademe kademe yükseliyor. Sunak dediğim kaya oluşukları en doğu bölüme doğru. Atış alanı olan bölgenin arkasına düşüyor. Karakoçak veya Tamata gerçekten çok önemli bir yer. Gerçi geçtigimiz aylarda biz tekrar Karakoçagı ziyaret etmeyi planlamıştık. Fakat Soğucak ve Erenler'deki yeni bulgular karşısında oralarda kaldık. Sizlerin de gayretiyle bu muhteşem arkeolojik mirası Vize turizmine kazandırabiliriz.

 

 

Adak Çukuru

Adak Çukuru

 

 

Bu bölgeyi daha önce Prof. Dr. F. DİRİMTEKİN de ziyaret etmiş ve bahsetmişti. Ama çalışması yeterli değil. Alan çok geniş ve muhteşemdir. Benim şahsi kanım Trak Başkenti olduğu süreçte Karakoçak ve çevresinin Vize'nin en etkin kesimi olduğu yönünde. Tipik Avrupa'dakiler benzeri bir Demir Çağı ve sonrası kutsal ve iskan alanı. Her özelliği ile uzaktan bakınca da bunu anlamak mümkün. Türkiye Trakya’sında bu tip başka yerler çok çok az. Önemli benzerleri de daha çok Kırklareli sınırları içinde. Mamafih bu tip bir kale kent ve kutsal alan birleşimini Edirne'nin kuzeyinde de teşhis ettim. Ama bu kadar büyük değil. Vize ve çevresi bilinenin dışında başka Trak yerleşmeleri ve kutsal alanları ile de dolu. Vize ve çevresi Demir Çağı ve Takip eden süreçte Traklar için gerçekten çok önemliydi. Bunu biliyoruz. Muhtemelen önümüzdeki süreçte diğerlerini de bulmak mümkün olacak.”

 

 

Gemikaya Mevkii / Sogucak Köyü

Gemikaya Mevkii / Sogucak Köyü

 

 

Gemikaya Mevkii / Sogucak Köyü

Gemikaya Mevkii / Sogucak Köyü

 

 

İstanbul Üniversitesi Prehistorya Ana Bilim Dalı tarafından, Vize ve yakın çevresinde M.Ö. 1. bin yılından daha eski yerleşimlerin olup olmadığına yönelik araştırmalarda, Vize Ovasının kültür silsilesini veren birçok tarih öncesi yerleşmesi bulunmuştur. Prof. Dr. M. ÖZDOĞAN'a göre Vize Ovası’ndaki yerleşimlerden ele geçen çanak çömlek, Balkan kültürleri ile yakından ilişkilidir. Vize Tarihi ilk aydınlık Devri Doğu Trakya dönemine rastlar. Yapılan arkeolojik kazılar da bunu doğrulamaktadır. 1938 hafriyatında Vize’nin Çömlektepe mevkiinde kazılar yapılmış burada büyük bir bina temel rastlanılmıştır. Fakat dönemin koşulları gereği bu büyük kazı gerçekleştirilememiştir. 1995 yılına gelindiğinde Kırklareli Müze Müdürlüğü ve Trakya Üniversitesi işbirliği ile yine ayni alanda yapılan kazı çalışmaları sırasında Trakya’nın bilinen ilk antik tiyatrosu (odeon) ortaya çıkarılmıştır.Yine ovanın tarih öncesi dönemine ait en eski kültür kalıntılarını, Vize Çakıllı köyü'nün 1 km. kadar güneyinde Eski Tekke Mezarlığı adi verilen mevkiinde ele geçen el yapımı, kaba hamurlu, deve tüyü ve kahverengi tonlarında ilkel görünümlü çanak çömlek, yontma tas aletler ve cilalı el baltaları oluşturmaktadır. Bu buluntu topluluğu, kesin olmamakla birlikte, Neolitik Dönemin erken safhalarına tarihlendirilebilir.1938-1939 Hafriyatında açılan tümülüsler ve içlerinden çıkan eserler Traklar’a aittir. En az kırk tümülüsün sayılabildiği Vize Yöresi tümülüsleri, Vize’nin 4 km. güneyinde ve Vize Ovasında yer alır.

 

 

Arif Müfit Mansel'in kazdığı tümülüslerden biri

Arif Müfit Mansel'in kazdığı tümülüslerden biri


 

Image


Vize Ovasında yakın geçmişte bulunan 6000 yıllık taş balta / Kırklareli Müzesi

 

1938 ve 1939 yıllarındaki kazılarda önce A-D harfleri ile gösterilen dört tepede sonra E-I harfleri ile gösterilen beş tepede olmak üzere dokuz yerde kazı yapılmıştır. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler halen İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

 

 

 

 

Arif Müfit Mansel'in kazdığı tümülüslerden biri

Arif Müfit Mansel'in kazdığı tümülüslerden biri

 

A TÜMÜLÜSÜ : Trakya Tümülüsleri içerisinde önemli bir yeri olan tümülüs, yalnız sistemli bir şekilde araştırılmış olmasıyla değil Trakya Tümülüsleri içerisinde bir dayanak teşkil etmesiyle de önemlidir. Tümülüs 9.50 metre yüksekliğinde ve 50 metre çapında olup içinde doğu-batı yöneltisinde bir mezar odasına sahiptir. Burada yekpare kalker taşından bir lahit mevcuttur ve tezyinatı “Trak” üslubundadır. Lahdin esas uzun cephesi beyaz yüzey üzerinde ortada sari ve mavi çerçeveli ve kahverengi kafesli bir kapı, bunun iki yanında siyah rozetlerle süslenmiş kahverengi ve kırmızı renkte girlandlar bulunan bezemeye sahiptir. Lahdin içinde bitkisel madden yapılmış bir çelenk, altın yaprak ve aplikler, bir kılıç, dört demir hançer, iki altın yüzük, güzel kabartmaları olan gümüş kadehler vardır. Lahdin bir ucunda tunçtan bir zırhlı elbisesiyle gümüş kaplı tunçtan bir miğfer vardır. Miğfer pek ender bir sanat eseridir.Bu eserin M.S. 1.veya II. Yüzyıla ait olmaları muhtemeldir. Prof. Dr. Arif Müfit MANSEL bu mezarı zengin içeriği bakımından haklı olarak krala ait bir mezar olarak açıklamakta olup kim olduğu hakkında kesin bir bilgi verememektedir. Somay ONURKAN’ın “Doğu Trakya Tümülüsleri İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki Trakya Toplu Buluntuları” adli kitabında belirttiği gibi Radnoti ile yaptığı konuşma sırasında Vize A Tümülüsü Mezarının sahibinin Radnoti’nin Ausburg’ta bulunan Vize Zırhının esi üzerinde yapmış olduğu araştırma neticesinde Trak Kralı RHOImetaLKES III olarak kabul ettiğini açıklamıştır.



  

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü (lahit mezar) ve diger eserler
 

Image

 

Vize A Tümülüsü (Son Trak Kralı Rhoimetalkes'in  Mezarı 1938)


  Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü (lahit mezar) ve diger eserler
 

Image

 

Vize A Tümülüsü (Son Trak Kralı Rhoimetalkes'in  Mezarı 1938)

 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü (lahit mezar) ve diger eserler

Image

 

Vize A Tümülüsü (Son Trak Kralı Rhoimetalkes'in  Mezarı 1938)

 

 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler


 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler

 

Kalathos / Istanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü

Kalathos / Istanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler

 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler

 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler

 

 

 

 

B TÜMÜLÜSÜ: 30 Metre çapında ve 4 metre yüksekliğinde olan tümülüste tuğla ile örtülü iki mezar bulunmuştur. Bir kadına ait olduğu anlaşılmakta olan birincisinde altın çelenk, altın gerdanlık, vazolar, ayna ve bunun gibi eserler bulunmuştur.Burada da ölü yakılmıştır. İkinci mezarda iki çocuk heykelciği vardır.Bu iki mezarın birinci mezarda yatan kral veya prensin karisi ile çocuklarına ait olması muhtemeldir.

 

B Tümülüsünden çikan bir kandil/Ist.Arkeoloji Müzesi&

B Tümülüsünden çikan bir kandil/Ist.Arkeoloji Müzesi&


 

Image

 

 

C TÜMÜLÜSÜ : 50 Metre çapında 2.50 metre yüksekliğindeki tümülüste kül tabakasına ve bir atın kemiklerine rastlanılmıştır.

 

 

E  TÜMÜLÜSÜ : 65 Metre çapında 18 metre yüksekliğinde büyük bir tümülüstür. Esas mezarı bulunamamıştır.Tepenin üst kısmında kenarları taş duvarlarla örülmüş ikinci derece bir mezara rastlanılmıştır.Mezardan yine birçok eser çıkarılmıştır.

 

 

F TÜMÜLÜSÜ : 40 Metre çapında 3 metre yüksekliğindeki tümülüste bir atin kemiklerine rastlanılmıştır.

 

 

 

D TÜMÜLÜSÜ : İçinde gömü bulunmayan yığma bir tepedir.

 

 

 

G TÜMÜLÜSÜ : 32 Metre çapında 3 metre yüksekliğinde küçük bir tepedir. İçinde mezar bulunamamıştır, fakat yaygın bir kül tabakasına rastlanılmıştır.

 

 

 

I TÜMÜLÜSÜ : 50 Metre çapında 4 metre yüksekliğinde olup içinde mezar yoktur.

 

 

 

KIYIKÖY TÜMÜLÜSÜ : Kıyıköy Toplar mevkiinde bulunan tümülüsün envanteri hakkında yeterli bilgi bulunamamaktadır.

 

 

 

 

 

TRAKLAR

 

 

Trakya’nın antik çağlardaki halkı olan Traklar, Hint-Avrupa kökenli bir halktı. Yazılı dil verilerinin çok az olması nedeniyle dilleri hakkında çok fazla bilgi edinmenin mümkün olmadığı Traklar'dan kalan özel isimler, yer adları, tanrı adları ve çok kısa bir metin onların dillerinin Satem gurubuna girdiğini ve Illirce ile birlikte, Slave ve Balto-Slav dilleriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Ölülerini yakmaları sebebiyle fazla bir biyolojik malzeme bulunmamasına rağmen eldeki çok az iskelet örneğiyle birlikte, eski Yunanlılar'ın kayıtları ve sanat eserleri üzerindeki tasvirler bize renkli gözlü ve beyaz tenli Avrupalıları göstermektedir. Genel olarak Dinarik ve Dinaro-Nordik bir ırkın varlığı söz konusudur.

Bir Trak Askeri Canlandirmasi

Bir Trak Askeri Canlandirmasi

 

 

TRAKLARIN YAŞADIĞI ALAN

 

 

En geniş yayılım alanı itibariyle Trak toprakları kuzey Ege Kıyılarından Karpat Dağlarına, Vardar Nehrinden güney Morova ve Tisza vadilerine ve kısmen Ukrayna ve kuzeybatı Anadolu'ya kadar uzanıyordu. Ama toprakların kalbi günümüzde batı ve doğu Trakya olarak bilinen bölgeydi. Bu geniş topraklar üzerinde yasayan Trak ulusu hiçbir zaman bu bütün bölgeyi içine alan bir devlet kurmamış, genel olarak değişik kabileler halinde parçalanmış değişik yönetimler değişik bölgelerde hakim olmuştur. Güçlü kabileler daha geniş ve önemli bölgelere sahip olurken, onlara bağlı yada onlara karsı olan kabileler arasında çatışmalar olduğu muhakkaktır. Dışardan gelen yabancı saldırılara karşı bu kabileler kısmen birbirileriyle kısmen de yabancılarla ittifaklar yaparak varlıklarını sürdürmeye çalışmıştır. Güçlü bir devlet kurmaya muaffak olan Odris Kabilesi Trak topraklarının merkezi bölgesinde, yukarı Tunca vadilerinden orijin alan ve Meriç boyunca hareket eden bir topluluktu. Odrislerin doğusunda yer alan güçlü bir kabile olarak dikkat çeken Astailer, (Ast) Bizye (Vize) ve civarında Istranca (Yıldız) Dağları eteklerinde hakimiyet kurmuşlardı.

 

Image

 

 

TRAKLARIN GENEL TARİHİ VE BİZYE'NİN (VİZE) KONUMU

 

Maden kaynakları açısından olduğu kadar, zengin tarım potansiyeli açısından da önem taşıyan Trakya toprakları burada yerleşik kabileler kadar Doğuda ve Batıda bulunan yabancı kabileler, uluslar ve Antik çağın en önemli güçlerinin ilgi ve hareket alanı olmuştur. Batıdan Yunan şehir devletleri, doğudan Persler tarafından ilgi alanı olan Trak toprakları Makedonyalılar ve Romalılar tarafından da önemsenmiştir. Ayrıca, Kuzeyden gelen Iskit'lerin ve Orta Avrupa'dan gelen Kelt'lerin de Trakya üzerinde önemli bir etkinlikleri olmuştur. Istranca dağları eteklerinde kurulmuş olan Vize genel olarak günümüz Doğu Trakya topraklarının Güneyi ve Meriç üzerinde görülen Yunan ve diğer yabancı hakimiyetleri ve etki sahaları dışında, Traklara terk edilmiş bulunan iç bölgelerin kalbinde bulunmaktadır. Bu sebeple de Roma öncesi süreçte önemli bir Trak merkezi olarak iskan edildiği kesindir. Vize çevresinde dağılmış bulunan çok sayıdaki tümülüs ve diğer arkeolojik veriler de bunu göstermektedir.

 

 

Fakat, Trakların yazılı bir tarihi olmaması sebebiyle bu devirler hakkında fazla bir tarihi veri bulmak imkansızdır. Bu süreci dolduracak yapılmış ve yapılacak olan arkeolojik çalışmalar olacaktır.Trakya tarihine genel bir bakış yapmak ve eldeki bilgilerle Vize'nin bu süreçteki rolünü belirlemek için, Traklarin genel tarihine bakmak gereklidir. Traklarin eski Neolitik Kültürlerden gelen ve onların gelişmesiyle oluşan yerli bir kültür mü, yoksa kökeni Dinyeper ve Diniester ırmakları veya Karpatlar bölgesine giden ve oradan göç ederek güneye inen kavimlerin hareketiyle mi oluştuğu konusu önemle üzerinde durulan bir konudur.

 

 

Fakat kesin olan bir gerçek varsa, o da Trakları belirleyen kültürel özelliklerin başında gelen bronz ve daha sonra, demir aletleri kullanımı ve Trak kültürü içinde madenciliğin önem taşıması ve ateşin kutsanması onların nüvesinin Geç Bronz Çağı ve Avrupa Demir Çağı ile ilgili olduğunu ve Demir Çağı içinde Trak kültürü ve yasam biçiminin şekillendiğini göstermektedir.

 

 

Çakıllı Tümülüsü

Çakıllı Tümülüsü

 

 

Traklar muhtemelen Bronz Çağı sonlarını teşkil eden süreçten sonra M.Ö. 1000 civarında bölgenin madenlerce zenginliği ile bağlantılı olarak şekillenmiş ve Kuzeyden gelen yeni göç dalgaları ile mahalli anlayışlara dayalı hayatın bir karışımı olarak bilinen hayat ve kültürel özelliklerini kazanmışlardır. Gerçi Traklarla ilgili ilk veriler M.Ö. 2000 ikinci yarısına çıkmaktadır. Homeros'un Ilyada'sinda Troya'nin müttefigi olarak- Kuzeybati Anadolu ve muhtemelen Trakya'nın Marmara kıyıları ve Gelibolu Yarımadasına yerleşmiş Trakların bahsi geçmektedir. M.Ö. 1000-800 arasında Traklarin ayni zamanda bas rahip de olan şeflerin yönetiminde kabileler oluşturduğu anlaşılmaktadır. Antik mitoloji'de önemli bir yer alan Orfeus'un bu süreçte yasamış bir rahip ve kabile şefi olduğu söylentisi yaygındır. Özellikle Dolmen tipi anıtlarla bütünlesen mezarlar ve açık hava tapınaklarıyla bu süreçte yasayan kabileler, Trakya'nin dağlık bölgelerine dağılmıştır.M.Ö. VIII. ve VII. yüzyıllarda Yunan Kolonilerinin Ege kıyılarına yerleşmeye başlaması ile birlikte, Trakya üzerinde kabile konfederasyonlarıyla birlikte, büyük arazi sahipleri ve onlara bağlı toprağa bağlı köylülerden oluşan bir sosyal sistem oluştu. Yunan kaynaklarından isimleri hakkında bilgi sahibi olunan çok sayıdaki kabile ile temsil edilen Traklar ve kıyıda yer alan Yunan kolonileri arasında canlı bir ticaret ağı oluştu. Traklar odun, kömür, maden tuz, balık gibi ürünler ihraç ederken, Yunanlılardan seramik, metal eşya, lüks eşya, zeytin yağı ve şarap ithal ediyorlardı. Trak kabilelerinin tamamen bir yere bağlı olmadığı, zaman zaman yer değiştirdikleri de görülmekteydi. Bu süreçte, Istranca dağlarının eteklerinde Astai (Ast) kabilesi ile birlikte İğneada ve Midye (Kıyıköy çevresinde Tynler) ve onlara bağlı bir kabile olan Tranipsalar'in varlığı teşhis edilmektedir. Tynlerin yukarısında Melanditler vardı. M.Ö. VIII.-VII. yüzyılda Anadolu'ya göç eden ve burada bir devlet oluşturan Bithynler'in Tynlerle ilişkisi vardı. M.Ö. VI. ve V. yüzyıllarda Persler'in Iskitlerle ve daha sonra Yunan şehirlerine karsı düzenledikleri seferler arasında, Persler Trakya üzerinde hakimiyetlerini tesis ettiler. Genellikle, Trak kabileleri ile iyi ilişkiler kuran Persler'in hakimiyetini kabul eden kabileler arasında Skyrmialar ve Nipsalar'in adi geçmektedir. Bu kabilelerden Nipsalar Istranca dağlarının kuzeyinde bir bölgede yerlesmisti. Bu kabileler arasında Astlar'in ismi Heredot tarafından belirtilmemektedir. Bu süreçte bölgede etkin olarak Nipsalar'in etkin rol oynadığı muhtemeldir. M.Ö. V. yüzyılda maden yatakları sebebiyle Atina ve Trak kabileleri arasında çekişmeler ve savaşlar oldu. M.Ö. 5. yüzyıl Meriç havzasında yerleşmiş bulunan Odrisler’in yönetimi altında bir Trak Krallığının kuruluşuna sahne olmuştur. Odris şeflerinden Teres (M.Ö. 460-440) başkanlığında teşekkül eden devlet, Pers yönetim sistemini esas olarak kabul etmişti. Merkeze bağlılığını bildiren yöneticiler etrafında şekillenen bu sistem içinde küçük çiftçilik yapan halk yöneticilerin malikaneleri etrafında yasıyordu. Orduya ise Trak halkı piyade, yöneticiler ve seçkin asiller ise süvari olarak katılıyordu. Meriç ve Ergene ovalarında oturan kabileler bu orduya asker vermekle yükümlüydü. Daha batıda olan kabileler bağımsızdı. M.Ö. V. ve IV. yüzyıllar arasında vuku bulan olaylar arasında Atina’dan Odris Kralı Stalkes ile birlikte Vize (Bizye) deki Ast Kralı Tereus'a bir heyetin gönderildiğini öğreniyoruz. Bu da bize bu esnada Doğu Trakya'da güçlü bir Ast Devleti'nin mevcudiyetini göstermektedir. IV. yüzyılda Makedonyalılar Trak topraklarında ilerlemeye başladı. Önce kral II. Filip (M.Ö. 359-336) ve oğlu Büyük İskender (386-323) Traklarla önemli savaşlar yaparak bölgeye hakim oldu. İskender’in ölümünden sonra Generallerinden Lysimachus (323-281) Trakya yöneticisi oldu. Seuthes III’ün kısmi başarılarına rağmen Lysimachus M.Ö.305'te hakimiyetini kurmuştu. Ama ölümüyle, 281'de Trak kabileleri tamamen bağımsız kaldı. M.Ö. II. yüzyılda Keltler batıdan Trak topraklarını işgale başladılar ve Trakya'yı baştan başa geçerek, Bizans'a kadar ilerlediler. (M.Ö. 279) Keltler, Odris toprakları civarında Doğu Trakya'nin Bati kesiminde odaklanan bir devlet kurdular. 60 yıl kadar yasayan bu Kelt devleti Traklar tarafından ortadan kaldırıldı. Yerine yerel Trak devletçikleri kuruldu. Bütün yabancı işgal ve akınlar Trak bağımsızlığını ve kültürel kimliğini yok edememişti.

 

 

M.Ö. II. yüzyılda İskender’in halefi olan devletlerden Selevkoslar arasındaki Trakya hakimiyeti çekişmesinde, Makedonyalılar Romalıları da bu çekişmeye dahil ettiler.Bu esnada, M.Ö. 188 tarihinde Meriç'in denize döküldüğü bölgede Roma ordusuna baskın yapan 4 Trak kabilesi arasında Bizye (Vize) den gelen Astlar'inda adi geçmektedir. Makedonyalılar iç Trakya'yı ele geçirmeyen çaba sarf ederken, Odrisler tekrar idareci bir kabile olarak ortaya çıktılar. II. yüzyıl içinde Makedonya ve Roma arasındaki savaşlarda Trak kabilelerinin bir kısmı Makedonyalıların safında yer aldı. İç karışıklıkların yoğunlaştığı Trakya üzerinde değişik kabileler etkin olurken, II. yüzyıl sonunda Roma’nın Makedonyalılara üstünlük kurması Trakları Anadolu'nun kuzeybatısındaki Bithinyalilara yakınlaştırdı. M.Ö. 1.yüzyılda Roma ve Traklar arasındaki ilişkiler büyük bir mücadele halinde geçti. Değişik kabilelerden oluşan Trak kabileleri içinde Romalılarla dost olanlar da vardı. Fakat bu yüzyıl içinde Romalıların kesin bir basari elde etmesi mümkün olmadı. Trakya toprakları kuşatılmış olarak otonom bırakıldı. M.Ö. 1. yüzyılın sonunda Odrisler Romalıların dostu olarak görünürken, Rhaimetalkes ve kardeşi Rhaskuporis, Roma’nın vasalları olarak M.S. 7 yılında ön plana çıktılar. İsyanların yoğun olduğu bu dönemde Roma adına bu isyanları bastırmakla görevliydiler. Odris ve Ast krallarının mirasına sahip olan bu Sepeian kralları kendi aralarında da anlaşamıyordu. Rhaimetalkes'in ölümü üzerine oğlu Kotys'e Trakya'nın Güney kısminin verilmesi Rhaskuporis'i rahatsız etti. Kendisine kalan Kuzey Trakya ile yetinmeyen Rhaskuporis yeğenini ortadan kaldırttı. O da Romalılar tarafından MS. 192 de İskenderiye’de öldürtüldü.

 

 

Trak Krali Rhoimetalkesin Atina Müzesinde bulunan heykeli&

Trak Krali Rhoimetalkesin Atina Müzesinde bulunan heykeli&

 

 

M.S. 11'deki Bessi isyanıyla sarsılan bölge, özgürlüğüne düşkün Traklarin özgürlük ateşiyle, M.S. 21'de tekrar tutuştu. Romalılara ve onlara bağımlı Trak yöneticilerine duyulan öfke büyüktü. Romalılar direkt olarak yönetime el koymak isteğiyle de fazla birsek yapamıyordu. M.S. 26'da yayılan isyan dalgaları bastırıldı. Büyük bir yayılım alanı bulunan isyan sırasında yüksek dağlık bölgeler üzerinde kurulmuş doğal tahkimata sahip muhtemelen Avrupa Demir Çağı kalelerinin uzantısı olan Trak kalelerinin isyancılar için avantaj sağlamış olması muhtemeldir. Belki de bu mahal, büyük Trak isyanının bastırılmasında önemli bir etki yapan, içine sığınmış olan Traklarin açlık ve susuzluk nedeniyle teslim olduğu önemli bir kaledir. Traklar'ın bir kısmı teslim olurken, diğer bir kısmı da, intihar etmeyi yeğlemişti. İsyanların bastırılmasından sonra Sapeianlardan Kotys'in büyük oğlu Rhaimetalkes III M.S. 38'de Roma tarafından desteklenen bir Kral olarak seçildi. Dacia haricinde ayakta kalan son Trak Kralı olan Rhaimetalkes III'ün ve dolayısıyla Traklar'ın son baş şehri, bu krala ait olduğu anlaşılan A Tümülüsü'nün de gösterdiği gibi Vize'dir. Rhaimetalkes III MS.45'te öldürülünce, Trakya'nin son kalan kısmı da Claudius devrinde M.S.46 tarihinde tamamen Roma'ya bağlanarak bir eyalet oldu. Son Trak izleri de uzak dağlık bölgelerde yasadıktan sonra, Hristiyanlığın da etkisiyle ortadan kalktı.

 

 

VİZE ÇEVRESİNDEKİ TRAK İZLERİ

 

 

 

Trak tarihinde önemli bir yeri olan Vize çevresinde dağılmış çok sayıdaki arkeolojik eser arasında özellikle, Vize ovasına dağılmış çok sayıdaki Tümülüs dikkat çekicidir. Bunların bir kısmı 1938 ve 1939 yıllarında açılmış ve bir kısmı da çeşitli şekillerde soyulmuş ve bilimsel hiçbir şey bırakmadan tahrip olmuştur. Vize ilçesi sınırları içinde ovadakilerden başka yerlerde de Tümülüsler mevcuttur. Bütün bu tümülüsler içinde bilimsel araştırmayı bekleyenler de doğal olarak vardır. Tümülüslerin hepsi mezar odası vermediği gibi bir kısmı yakma izleri ve at kemikleri göstermektedir. At mezarı olarak nitelenen bu tümülüsler, esasında Traklar’ın Orfik dinleriyle ilgili tören ve kurban yerlerinin uzantılarıdır. Kutsal bir olan at saflanma ritüali olan yakma ayinleriyle birlikte evrenin güçlerine destek vermek ve yeniden doğuşa hizmet etmek için ayinlerde önemli bir yer tutuyordu. Zaten tümülüslerin kendileri de Orfik törenlerin ve inanışların bir uzantısı olarak, Chtonik dünya görüsünün yer yüzündeki sembolüydü. Bu noktada Vize'nin arkasına düsen vadi içindeki (Asmakaya) Bizans devrinde kullanılan mağara kiliselerinde kökenini Traklar’dan alması Orfik mezar gelenekleri ve ayinlerle ilişkili olması muhtemeldir. Bunlar dışında Trakya'nin değişik yerlerinde rastlanan megalitik anıtlar da bu Orfik ayinlerle ilgili olup, yüksek yerleri seven Trak din adamlarının ayin yaptığı insan ve hayvan kurbanları verdiği sunaklar olarak dikkat çekmektedir. Bu megalitik anıtlarla birlikte mağaralar Orfik dinin en önemli öğeleri arasında yer almaktadır. Kurbanların genellikle at ve kadınlar olduğu bilinirken, erkeklerin de kurban edildiği anlaşılmaktadır. Heredot IX-119/. Bos mezarlar olarak karsımıza çıkan Senotaf gömüler de bu kurban ritleriyle ilgili olup, Orfik Zagreus kültünün uzantısıdır. Son olarak da ateş ve yakma Traklar’ın Orfist düşüncesi için temel olup, önemli bir saflanma aracıdır. Vize'de yaşayan Traklar’ın bu dini izleri içinde özellikle dikkat edilmesi ve lahit parçalarının da bulunduğu öğrenilen bu bölgenin özellikle bir Trak kültür merkezi olarak dikkate alınarak incelenmesi gerektiği kanısındayız.

 

 

*** Bu bolümdeki bilgiler, Prof. Dr. Engin BEKSAÇ, Yrd. Doç. Dr. Özkan ERTUĞRUL ve Somay ONURKAN’ın yapmış oldukları araştırmalar sonucu yapılan yayınlardan derlenmiştir.

TARİH ÖNCESİ DÖNEMDE VE TRAK DÖNEMİNDE VİZE

Ergene Nehri'nin kuzeyinde, Istranca (Yıldız) Dağları'nın kuzey etekleri boyunca uzanan, geniş bir bölgeyi kapsayan Vize Ovası, gerek su potansiyelinin yüksek oluşu, gerekse diğer doğal kaynakların zenginliği bakımından Doğu Trakya'nın diğer kısımlarından daha fazla öneme sahiptir. Bu öneme karşılık, yakın zamanlara kadar bölgede yapılan arkeolojik araştırmalar son derece sınırlı olmuştur. Vize Ovası'nın tarih öncesi döneme ait buluntularının bilimsel olarak tetkiki, 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Prehistorya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri'nden Prof. Dr. M. ÖZDOĞAN tarafından, bu bölgeyi de içine alan Trakya ve Doğu Marmara’ya yüzey araştırmaları sırasında yapılmıştır. Bu tarihten önce Prof. Dr. Arif Müfit MANSEL, 1936-39 yılları arasında ovada bir dizi tümülüs kazmış ve Vize'deki esas Trak merkezini oluşturan Çömlektepe Höyüğü'nde bir sondaj açmıştır.

 

 

Karakoçak Tepe

Karakoçak Tepe

 

 

Karakoçak Tepe

Karakoçak Tepe

 

 

1962 yılında Prof. Dr. F. DİRİMTEKİN, Vize ve çevresinde araştırmalar yapmış, Vize yakınlarında Karakoçak mevkiindeki bir kaya yükseltisini Orta Tunç çağına ait bir kaya sunağı olarak tanımlamıştır. Yine ilçemiz Soğucak köyü Gemikaya mevkiinde Prof. Dr. Engin BEKSAÇ tarafından benzer bir kaya tapınağı bulunmuştur. Bahse konu bu iki yer ile ilgili olarak Hocamız Prof. Dr. Engin BEKSAÇ’a mail atarak ulasmamiz sonucunda hocamız bu yerlerle ilgili olarak söyle bahsetmektedir. “Göndermiş olduğunuz fotoğraflarda Karakoçak’taki geniş alanın bati taraftaki giriş bölümü görülüyor. Yani Yatır denilen yerin hemen arkası yanılmıyorsam. Bu kısım yukarılara doğru çıkan çok geniş bir alanın dar ve küçük başlangıcı. Esas yerleşme ve kutsal alan arkalara doğru kademe kademe yükseliyor. Sunak dediğim kaya oluşukları en doğu bölüme doğru. Atış alanı olan bölgenin arkasına düşüyor. Karakoçak veya Tamata gerçekten çok önemli bir yer. Gerçi geçtigimiz aylarda biz tekrar Karakoçagı ziyaret etmeyi planlamıştık. Fakat Soğucak ve Erenler'deki yeni bulgular karşısında oralarda kaldık. Sizlerin de gayretiyle bu muhteşem arkeolojik mirası Vize turizmine kazandırabiliriz.

 

 

Adak Çukuru

Adak Çukuru

 

 

Bu bölgeyi daha önce Prof. Dr. F. DİRİMTEKİN de ziyaret etmiş ve bahsetmişti. Ama çalışması yeterli değil. Alan çok geniş ve muhteşemdir. Benim şahsi kanım Trak Başkenti olduğu süreçte Karakoçak ve çevresinin Vize'nin en etkin kesimi olduğu yönünde. Tipik Avrupa'dakiler benzeri bir Demir Çağı ve sonrası kutsal ve iskan alanı. Her özelliği ile uzaktan bakınca da bunu anlamak mümkün. Türkiye Trakya’sında bu tip başka yerler çok çok az. Önemli benzerleri de daha çok Kırklareli sınırları içinde. Mamafih bu tip bir kale kent ve kutsal alan birleşimini Edirne'nin kuzeyinde de teşhis ettim. Ama bu kadar büyük değil. Vize ve çevresi bilinenin dışında başka Trak yerleşmeleri ve kutsal alanları ile de dolu. Vize ve çevresi Demir Çağı ve Takip eden süreçte Traklar için gerçekten çok önemliydi. Bunu biliyoruz. Muhtemelen önümüzdeki süreçte diğerlerini de bulmak mümkün olacak.”

 

 

Gemikaya Mevkii / Sogucak Köyü

Gemikaya Mevkii / Sogucak Köyü

 

 

Gemikaya Mevkii / Sogucak Köyü

Gemikaya Mevkii / Sogucak Köyü

 

 

İstanbul Üniversitesi Prehistorya Ana Bilim Dalı tarafından, Vize ve yakın çevresinde M.Ö. 1. bin yılından daha eski yerleşimlerin olup olmadığına yönelik araştırmalarda, Vize Ovasının kültür silsilesini veren birçok tarih öncesi yerleşmesi bulunmuştur. Prof. Dr. M. ÖZDOĞAN'a göre Vize Ovası’ndaki yerleşimlerden ele geçen çanak çömlek, Balkan kültürleri ile yakından ilişkilidir. Vize Tarihi ilk aydınlık Devri Doğu Trakya dönemine rastlar. Yapılan arkeolojik kazılar da bunu doğrulamaktadır. 1938 hafriyatında Vize’nin Çömlektepe mevkiinde kazılar yapılmış burada büyük bir bina temel rastlanılmıştır. Fakat dönemin koşulları gereği bu büyük kazı gerçekleştirilememiştir. 1995 yılına gelindiğinde Kırklareli Müze Müdürlüğü ve Trakya Üniversitesi işbirliği ile yine ayni alanda yapılan kazı çalışmaları sırasında Trakya’nın bilinen ilk antik tiyatrosu (odeon) ortaya çıkarılmıştır.Yine ovanın tarih öncesi dönemine ait en eski kültür kalıntılarını, Vize Çakıllı köyü'nün 1 km. kadar güneyinde Eski Tekke Mezarlığı adi verilen mevkiinde ele geçen el yapımı, kaba hamurlu, deve tüyü ve kahverengi tonlarında ilkel görünümlü çanak çömlek, yontma tas aletler ve cilalı el baltaları oluşturmaktadır. Bu buluntu topluluğu, kesin olmamakla birlikte, Neolitik Dönemin erken safhalarına tarihlendirilebilir.1938-1939 Hafriyatında açılan tümülüsler ve içlerinden çıkan eserler Traklar’a aittir. En az kırk tümülüsün sayılabildiği Vize Yöresi tümülüsleri, Vize’nin 4 km. güneyinde ve Vize Ovasında yer alır.

 

 

Arif Müfit Mansel'in kazdığı tümülüslerden biri

Arif Müfit Mansel'in kazdığı tümülüslerden biri


 

Image


Vize Ovasında yakın geçmişte bulunan 6000 yıllık taş balta / Kırklareli Müzesi

 

1938 ve 1939 yıllarındaki kazılarda önce A-D harfleri ile gösterilen dört tepede sonra E-I harfleri ile gösterilen beş tepede olmak üzere dokuz yerde kazı yapılmıştır. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler halen İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

 

 

 

 

Arif Müfit Mansel'in kazdığı tümülüslerden biri

Arif Müfit Mansel'in kazdığı tümülüslerden biri

 

A TÜMÜLÜSÜ : Trakya Tümülüsleri içerisinde önemli bir yeri olan tümülüs, yalnız sistemli bir şekilde araştırılmış olmasıyla değil Trakya Tümülüsleri içerisinde bir dayanak teşkil etmesiyle de önemlidir. Tümülüs 9.50 metre yüksekliğinde ve 50 metre çapında olup içinde doğu-batı yöneltisinde bir mezar odasına sahiptir. Burada yekpare kalker taşından bir lahit mevcuttur ve tezyinatı “Trak” üslubundadır. Lahdin esas uzun cephesi beyaz yüzey üzerinde ortada sari ve mavi çerçeveli ve kahverengi kafesli bir kapı, bunun iki yanında siyah rozetlerle süslenmiş kahverengi ve kırmızı renkte girlandlar bulunan bezemeye sahiptir. Lahdin içinde bitkisel madden yapılmış bir çelenk, altın yaprak ve aplikler, bir kılıç, dört demir hançer, iki altın yüzük, güzel kabartmaları olan gümüş kadehler vardır. Lahdin bir ucunda tunçtan bir zırhlı elbisesiyle gümüş kaplı tunçtan bir miğfer vardır. Miğfer pek ender bir sanat eseridir.Bu eserin M.S. 1.veya II. Yüzyıla ait olmaları muhtemeldir. Prof. Dr. Arif Müfit MANSEL bu mezarı zengin içeriği bakımından haklı olarak krala ait bir mezar olarak açıklamakta olup kim olduğu hakkında kesin bir bilgi verememektedir. Somay ONURKAN’ın “Doğu Trakya Tümülüsleri İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki Trakya Toplu Buluntuları” adli kitabında belirttiği gibi Radnoti ile yaptığı konuşma sırasında Vize A Tümülüsü Mezarının sahibinin Radnoti’nin Ausburg’ta bulunan Vize Zırhının esi üzerinde yapmış olduğu araştırma neticesinde Trak Kralı RHOImetaLKES III olarak kabul ettiğini açıklamıştır.



  

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü (lahit mezar) ve diger eserler
 

Image

 

Vize A Tümülüsü (Son Trak Kralı Rhoimetalkes'in  Mezarı 1938)


  Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü (lahit mezar) ve diger eserler
 

Image

 

Vize A Tümülüsü (Son Trak Kralı Rhoimetalkes'in  Mezarı 1938)

 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü (lahit mezar) ve diger eserler

Image

 

Vize A Tümülüsü (Son Trak Kralı Rhoimetalkes'in  Mezarı 1938)

 

 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler


 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler

 

Kalathos / Istanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü

Kalathos / Istanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler

 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler

 

Image

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi / Vize A Tümülüsü Rekonstrüksionü içerisinde yer alan eserler

 

 

 

 

B TÜMÜLÜSÜ: 30 Metre çapında ve 4 metre yüksekliğinde olan tümülüste tuğla ile örtülü iki mezar bulunmuştur. Bir kadına ait olduğu anlaşılmakta olan birincisinde altın çelenk, altın gerdanlık, vazolar, ayna ve bunun gibi eserler bulunmuştur.Burada da ölü yakılmıştır. İkinci mezarda iki çocuk heykelciği vardır.Bu iki mezarın birinci mezarda yatan kral veya prensin karisi ile çocuklarına ait olması muhtemeldir.

 

B Tümülüsünden çikan bir kandil/Ist.Arkeoloji Müzesi&

B Tümülüsünden çikan bir kandil/Ist.Arkeoloji Müzesi&


 

Image

 

 

C TÜMÜLÜSÜ : 50 Metre çapında 2.50 metre yüksekliğindeki tümülüste kül tabakasına ve bir atın kemiklerine rastlanılmıştır.

 

 

E  TÜMÜLÜSÜ : 65 Metre çapında 18 metre yüksekliğinde büyük bir tümülüstür. Esas mezarı bulunamamıştır.Tepenin üst kısmında kenarları taş duvarlarla örülmüş ikinci derece bir mezara rastlanılmıştır.Mezardan yine birçok eser çıkarılmıştır.

 

 

F TÜMÜLÜSÜ : 40 Metre çapında 3 metre yüksekliğindeki tümülüste bir atin kemiklerine rastlanılmıştır.

 

 

 

D TÜMÜLÜSÜ : İçinde gömü bulunmayan yığma bir tepedir.

 

 

 

G TÜMÜLÜSÜ : 32 Metre çapında 3 metre yüksekliğinde küçük bir tepedir. İçinde mezar bulunamamıştır, fakat yaygın bir kül tabakasına rastlanılmıştır.

 

 

 

I TÜMÜLÜSÜ : 50 Metre çapında 4 metre yüksekliğinde olup içinde mezar yoktur.

 

 

 

KIYIKÖY TÜMÜLÜSÜ : Kıyıköy Toplar mevkiinde bulunan tümülüsün envanteri hakkında yeterli bilgi bulunamamaktadır.

 

 

 

 

 

TRAKLAR

 

 

Trakya’nın antik çağlardaki halkı olan Traklar, Hint-Avrupa kökenli bir halktı. Yazılı dil verilerinin çok az olması nedeniyle dilleri hakkında çok fazla bilgi edinmenin mümkün olmadığı Traklar'dan kalan özel isimler, yer adları, tanrı adları ve çok kısa bir metin onların dillerinin Satem gurubuna girdiğini ve Illirce ile birlikte, Slave ve Balto-Slav dilleriyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Ölülerini yakmaları sebebiyle fazla bir biyolojik malzeme bulunmamasına rağmen eldeki çok az iskelet örneğiyle birlikte, eski Yunanlılar'ın kayıtları ve sanat eserleri üzerindeki tasvirler bize renkli gözlü ve beyaz tenli Avrupalıları göstermektedir. Genel olarak Dinarik ve Dinaro-Nordik bir ırkın varlığı söz konusudur.

Bir Trak Askeri Canlandirmasi

Bir Trak Askeri Canlandirmasi

 

 

TRAKLARIN YAŞADIĞI ALAN

 

 

En geniş yayılım alanı itibariyle Trak toprakları kuzey Ege Kıyılarından Karpat Dağlarına, Vardar Nehrinden güney Morova ve Tisza vadilerine ve kısmen Ukrayna ve kuzeybatı Anadolu'ya kadar uzanıyordu. Ama toprakların kalbi günümüzde batı ve doğu Trakya olarak bilinen bölgeydi. Bu geniş topraklar üzerinde yasayan Trak ulusu hiçbir zaman bu bütün bölgeyi içine alan bir devlet kurmamış, genel olarak değişik kabileler halinde parçalanmış değişik yönetimler değişik bölgelerde hakim olmuştur. Güçlü kabileler daha geniş ve önemli bölgelere sahip olurken, onlara bağlı yada onlara karsı olan kabileler arasında çatışmalar olduğu muhakkaktır. Dışardan gelen yabancı saldırılara karşı bu kabileler kısmen birbirileriyle kısmen de yabancılarla ittifaklar yaparak varlıklarını sürdürmeye çalışmıştır. Güçlü bir devlet kurmaya muaffak olan Odris Kabilesi Trak topraklarının merkezi bölgesinde, yukarı Tunca vadilerinden orijin alan ve Meriç boyunca hareket eden bir topluluktu. Odrislerin doğusunda yer alan güçlü bir kabile olarak dikkat çeken Astailer, (Ast) Bizye (Vize) ve civarında Istranca (Yıldız) Dağları eteklerinde hakimiyet kurmuşlardı.

 

Image

 

 

TRAKLARIN GENEL TARİHİ VE BİZYE'NİN (VİZE) KONUMU

 

Maden kaynakları açısından olduğu kadar, zengin tarım potansiyeli açısından da önem taşıyan Trakya toprakları burada yerleşik kabileler kadar Doğuda ve Batıda bulunan yabancı kabileler, uluslar ve Antik çağın en önemli güçlerinin ilgi ve hareket alanı olmuştur. Batıdan Yunan şehir devletleri, doğudan Persler tarafından ilgi alanı olan Trak toprakları Makedonyalılar ve Romalılar tarafından da önemsenmiştir. Ayrıca, Kuzeyden gelen Iskit'lerin ve Orta Avrupa'dan gelen Kelt'lerin de Trakya üzerinde önemli bir etkinlikleri olmuştur. Istranca dağları eteklerinde kurulmuş olan Vize genel olarak günümüz Doğu Trakya topraklarının Güneyi ve Meriç üzerinde görülen Yunan ve diğer yabancı hakimiyetleri ve etki sahaları dışında, Traklara terk edilmiş bulunan iç bölgelerin kalbinde bulunmaktadır. Bu sebeple de Roma öncesi süreçte önemli bir Trak merkezi olarak iskan edildiği kesindir. Vize çevresinde dağılmış bulunan çok sayıdaki tümülüs ve diğer arkeolojik veriler de bunu göstermektedir.

 

 

Fakat, Trakların yazılı bir tarihi olmaması sebebiyle bu devirler hakkında fazla bir tarihi veri bulmak imkansızdır. Bu süreci dolduracak yapılmış ve yapılacak olan arkeolojik çalışmalar olacaktır.Trakya tarihine genel bir bakış yapmak ve eldeki bilgilerle Vize'nin bu süreçteki rolünü belirlemek için, Traklarin genel tarihine bakmak gereklidir. Traklarin eski Neolitik Kültürlerden gelen ve onların gelişmesiyle oluşan yerli bir kültür mü, yoksa kökeni Dinyeper ve Diniester ırmakları veya Karpatlar bölgesine giden ve oradan göç ederek güneye inen kavimlerin hareketiyle mi oluştuğu konusu önemle üzerinde durulan bir konudur.

 

 

Fakat kesin olan bir gerçek varsa, o da Trakları belirleyen kültürel özelliklerin başında gelen bronz ve daha sonra, demir aletleri kullanımı ve Trak kültürü içinde madenciliğin önem taşıması ve ateşin kutsanması onların nüvesinin Geç Bronz Çağı ve Avrupa Demir Çağı ile ilgili olduğunu ve Demir Çağı içinde Trak kültürü ve yasam biçiminin şekillendiğini göstermektedir.

 

 

Çakıllı Tümülüsü

Çakıllı Tümülüsü

 

 

Traklar muhtemelen Bronz Çağı sonlarını teşkil eden süreçten sonra M.Ö. 1000 civarında bölgenin madenlerce zenginliği ile bağlantılı olarak şekillenmiş ve Kuzeyden gelen yeni göç dalgaları ile mahalli anlayışlara dayalı hayatın bir karışımı olarak bilinen hayat ve kültürel özelliklerini kazanmışlardır. Gerçi Traklarla ilgili ilk veriler M.Ö. 2000 ikinci yarısına çıkmaktadır. Homeros'un Ilyada'sinda Troya'nin müttefigi olarak- Kuzeybati Anadolu ve muhtemelen Trakya'nın Marmara kıyıları ve Gelibolu Yarımadasına yerleşmiş Trakların bahsi geçmektedir. M.Ö. 1000-800 arasında Traklarin ayni zamanda bas rahip de olan şeflerin yönetiminde kabileler oluşturduğu anlaşılmaktadır. Antik mitoloji'de önemli bir yer alan Orfeus'un bu süreçte yasamış bir rahip ve kabile şefi olduğu söylentisi yaygındır. Özellikle Dolmen tipi anıtlarla bütünlesen mezarlar ve açık hava tapınaklarıyla bu süreçte yasayan kabileler, Trakya'nin dağlık bölgelerine dağılmıştır.M.Ö. VIII. ve VII. yüzyıllarda Yunan Kolonilerinin Ege kıyılarına yerleşmeye başlaması ile birlikte, Trakya üzerinde kabile konfederasyonlarıyla birlikte, büyük arazi sahipleri ve onlara bağlı toprağa bağlı köylülerden oluşan bir sosyal sistem oluştu. Yunan kaynaklarından isimleri hakkında bilgi sahibi olunan çok sayıdaki kabile ile temsil edilen Traklar ve kıyıda yer alan Yunan kolonileri arasında canlı bir ticaret ağı oluştu. Traklar odun, kömür, maden tuz, balık gibi ürünler ihraç ederken, Yunanlılardan seramik, metal eşya, lüks eşya, zeytin yağı ve şarap ithal ediyorlardı. Trak kabilelerinin tamamen bir yere bağlı olmadığı, zaman zaman yer değiştirdikleri de görülmekteydi. Bu süreçte, Istranca dağlarının eteklerinde Astai (Ast) kabilesi ile birlikte İğneada ve Midye (Kıyıköy çevresinde Tynler) ve onlara bağlı bir kabile olan Tranipsalar'in varlığı teşhis edilmektedir. Tynlerin yukarısında Melanditler vardı. M.Ö. VIII.-VII. yüzyılda Anadolu'ya göç eden ve burada bir devlet oluşturan Bithynler'in Tynlerle ilişkisi vardı. M.Ö. VI. ve V. yüzyıllarda Persler'in Iskitlerle ve daha sonra Yunan şehirlerine karsı düzenledikleri seferler arasında, Persler Trakya üzerinde hakimiyetlerini tesis ettiler. Genellikle, Trak kabileleri ile iyi ilişkiler kuran Persler'in hakimiyetini kabul eden kabileler arasında Skyrmialar ve Nipsalar'in adi geçmektedir. Bu kabilelerden Nipsalar Istranca dağlarının kuzeyinde bir bölgede yerlesmisti. Bu kabileler arasında Astlar'in ismi Heredot tarafından belirtilmemektedir. Bu süreçte bölgede etkin olarak Nipsalar'in etkin rol oynadığı muhtemeldir. M.Ö. V. yüzyılda maden yatakları sebebiyle Atina ve Trak kabileleri arasında çekişmeler ve savaşlar oldu. M.Ö. 5. yüzyıl Meriç havzasında yerleşmiş bulunan Odrisler’in yönetimi altında bir Trak Krallığının kuruluşuna sahne olmuştur. Odris şeflerinden Teres (M.Ö. 460-440) başkanlığında teşekkül eden devlet, Pers yönetim sistemini esas olarak kabul etmişti. Merkeze bağlılığını bildiren yöneticiler etrafında şekillenen bu sistem içinde küçük çiftçilik yapan halk yöneticilerin malikaneleri etrafında yasıyordu. Orduya ise Trak halkı piyade, yöneticiler ve seçkin asiller ise süvari olarak katılıyordu. Meriç ve Ergene ovalarında oturan kabileler bu orduya asker vermekle yükümlüydü. Daha batıda olan kabileler bağımsızdı. M.Ö. V. ve IV. yüzyıllar arasında vuku bulan olaylar arasında Atina’dan Odris Kralı Stalkes ile birlikte Vize (Bizye) deki Ast Kralı Tereus'a bir heyetin gönderildiğini öğreniyoruz. Bu da bize bu esnada Doğu Trakya'da güçlü bir Ast Devleti'nin mevcudiyetini göstermektedir. IV. yüzyılda Makedonyalılar Trak topraklarında ilerlemeye başladı. Önce kral II. Filip (M.Ö. 359-336) ve oğlu Büyük İskender (386-323) Traklarla önemli savaşlar yaparak bölgeye hakim oldu. İskender’in ölümünden sonra Generallerinden Lysimachus (323-281) Trakya yöneticisi oldu. Seuthes III’ün kısmi başarılarına rağmen Lysimachus M.Ö.305'te hakimiyetini kurmuştu. Ama ölümüyle, 281'de Trak kabileleri tamamen bağımsız kaldı. M.Ö. II. yüzyılda Keltler batıdan Trak topraklarını işgale başladılar ve Trakya'yı baştan başa geçerek, Bizans'a kadar ilerlediler. (M.Ö. 279) Keltler, Odris toprakları civarında Doğu Trakya'nin Bati kesiminde odaklanan bir devlet kurdular. 60 yıl kadar yasayan bu Kelt devleti Traklar tarafından ortadan kaldırıldı. Yerine yerel Trak devletçikleri kuruldu. Bütün yabancı işgal ve akınlar Trak bağımsızlığını ve kültürel kimliğini yok edememişti.

 

 

M.Ö. II. yüzyılda İskender’in halefi olan devletlerden Selevkoslar arasındaki Trakya hakimiyeti çekişmesinde, Makedonyalılar Romalıları da bu çekişmeye dahil ettiler.Bu esnada, M.Ö. 188 tarihinde Meriç'in denize döküldüğü bölgede Roma ordusuna baskın yapan 4 Trak kabilesi arasında Bizye (Vize) den gelen Astlar'inda adi geçmektedir. Makedonyalılar iç Trakya'yı ele geçirmeyen çaba sarf ederken, Odrisler tekrar idareci bir kabile olarak ortaya çıktılar. II. yüzyıl içinde Makedonya ve Roma arasındaki savaşlarda Trak kabilelerinin bir kısmı Makedonyalıların safında yer aldı. İç karışıklıkların yoğunlaştığı Trakya üzerinde değişik kabileler etkin olurken, II. yüzyıl sonunda Roma’nın Makedonyalılara üstünlük kurması Trakları Anadolu'nun kuzeybatısındaki Bithinyalilara yakınlaştırdı. M.Ö. 1.yüzyılda Roma ve Traklar arasındaki ilişkiler büyük bir mücadele halinde geçti. Değişik kabilelerden oluşan Trak kabileleri içinde Romalılarla dost olanlar da vardı. Fakat bu yüzyıl içinde Romalıların kesin bir basari elde etmesi mümkün olmadı. Trakya toprakları kuşatılmış olarak otonom bırakıldı. M.Ö. 1. yüzyılın sonunda Odrisler Romalıların dostu olarak görünürken, Rhaimetalkes ve kardeşi Rhaskuporis, Roma’nın vasalları olarak M.S. 7 yılında ön plana çıktılar. İsyanların yoğun olduğu bu dönemde Roma adına bu isyanları bastırmakla görevliydiler. Odris ve Ast krallarının mirasına sahip olan bu Sepeian kralları kendi aralarında da anlaşamıyordu. Rhaimetalkes'in ölümü üzerine oğlu Kotys'e Trakya'nın Güney kısminin verilmesi Rhaskuporis'i rahatsız etti. Kendisine kalan Kuzey Trakya ile yetinmeyen Rhaskuporis yeğenini ortadan kaldırttı. O da Romalılar tarafından MS. 192 de İskenderiye’de öldürtüldü.

 

 

Trak Krali Rhoimetalkesin Atina Müzesinde bulunan heykeli&

Trak Krali Rhoimetalkesin Atina Müzesinde bulunan heykeli&

 

 

M.S. 11'deki Bessi isyanıyla sarsılan bölge, özgürlüğüne düşkün Traklarin özgürlük ateşiyle, M.S. 21'de tekrar tutuştu. Romalılara ve onlara bağımlı Trak yöneticilerine duyulan öfke büyüktü. Romalılar direkt olarak yönetime el koymak isteğiyle de fazla birsek yapamıyordu. M.S. 26'da yayılan isyan dalgaları bastırıldı. Büyük bir yayılım alanı bulunan isyan sırasında yüksek dağlık bölgeler üzerinde kurulmuş doğal tahkimata sahip muhtemelen Avrupa Demir Çağı kalelerinin uzantısı olan Trak kalelerinin isyancılar için avantaj sağlamış olması muhtemeldir. Belki de bu mahal, büyük Trak isyanının bastırılmasında önemli bir etki yapan, içine sığınmış olan Traklarin açlık ve susuzluk nedeniyle teslim olduğu önemli bir kaledir. Traklar'ın bir kısmı teslim olurken, diğer bir kısmı da, intihar etmeyi yeğlemişti. İsyanların bastırılmasından sonra Sapeianlardan Kotys'in büyük oğlu Rhaimetalkes III M.S. 38'de Roma tarafından desteklenen bir Kral olarak seçildi. Dacia haricinde ayakta kalan son Trak Kralı olan Rhaimetalkes III'ün ve dolayısıyla Traklar'ın son baş şehri, bu krala ait olduğu anlaşılan A Tümülüsü'nün de gösterdiği gibi Vize'dir. Rhaimetalkes III MS.45'te öldürülünce, Trakya'nin son kalan kısmı da Claudius devrinde M.S.46 tarihinde tamamen Roma'ya bağlanarak bir eyalet oldu. Son Trak izleri de uzak dağlık bölgelerde yasadıktan sonra, Hristiyanlığın da etkisiyle ortadan kalktı.

 

 

VİZE ÇEVRESİNDEKİ TRAK İZLERİ

 

 

 

Trak tarihinde önemli bir yeri olan Vize çevresinde dağılmış çok sayıdaki arkeolojik eser arasında özellikle, Vize ovasına dağılmış çok sayıdaki Tümülüs dikkat çekicidir. Bunların bir kısmı 1938 ve 1939 yıllarında açılmış ve bir kısmı da çeşitli şekillerde soyulmuş ve bilimsel hiçbir şey bırakmadan tahrip olmuştur. Vize ilçesi sınırları içinde ovadakilerden başka yerlerde de Tümülüsler mevcuttur. Bütün bu tümülüsler içinde bilimsel araştırmayı bekleyenler de doğal olarak vardır. Tümülüslerin hepsi mezar odası vermediği gibi bir kısmı yakma izleri ve at kemikleri göstermektedir. At mezarı olarak nitelenen bu tümülüsler, esasında Traklar’ın Orfik dinleriyle ilgili tören ve kurban yerlerinin uzantılarıdır. Kutsal bir olan at saflanma ritüali olan yakma ayinleriyle birlikte evrenin güçlerine destek vermek ve yeniden doğuşa hizmet etmek için ayinlerde önemli bir yer tutuyordu. Zaten tümülüslerin kendileri de Orfik törenlerin ve inanışların bir uzantısı olarak, Chtonik dünya görüsünün yer yüzündeki sembolüydü. Bu noktada Vize'nin arkasına düsen vadi içindeki (Asmakaya) Bizans devrinde kullanılan mağara kiliselerinde kökenini Traklar’dan alması Orfik mezar gelenekleri ve ayinlerle ilişkili olması muhtemeldir. Bunlar dışında Trakya'nin değişik yerlerinde rastlanan megalitik anıtlar da bu Orfik ayinlerle ilgili olup, yüksek yerleri seven Trak din adamlarının ayin yaptığı insan ve hayvan kurbanları verdiği sunaklar olarak dikkat çekmektedir. Bu megalitik anıtlarla birlikte mağaralar Orfik dinin en önemli öğeleri arasında yer almaktadır. Kurbanların genellikle at ve kadınlar olduğu bilinirken, erkeklerin de kurban edildiği anlaşılmaktadır. Heredot IX-119/. Bos mezarlar olarak karsımıza çıkan Senotaf gömüler de bu kurban ritleriyle ilgili olup, Orfik Zagreus kültünün uzantısıdır. Son olarak da ateş ve yakma Traklar’ın Orfist düşüncesi için temel olup, önemli bir saflanma aracıdır. Vize'de yaşayan Traklar’ın bu dini izleri içinde özellikle dikkat edilmesi ve lahit parçalarının da bulunduğu öğrenilen bu bölgenin özellikle bir Trak kültür merkezi olarak dikkate alınarak incelenmesi gerektiği kanısındayız.

 

 

*** Bu bolümdeki bilgiler, Prof. Dr. Engin BEKSAÇ, Yrd. Doç. Dr. Özkan ERTUĞRUL ve Somay ONURKAN’ın yapmış oldukları araştırmalar sonucu yapılan yayınlardan derlenmiştir.

 

ROMA VE BİZANS DÖNEMİNDE VİZE

M.S. 46 tarihinde tamamen Roma'ya bağlanarak bir eyalet olan Vize’de MS. 338 de I. Konstantinus Devrinde Bizanslılar yörenin mutlak hakimi olmuş, bu dönemde ilk kez Vize adi kullanılmış, şehir onarılmış ve gelişmiştir. Ancak M.S. IV yüzyılda başlayan Got istilası Vize’yi de etkilemiş, Got akınlarının bitiminde Hun akınları başlamıştır. MS.526 yılında Slavlar bütün Trakya’yi ele geçirmiş, M.S. 527 yılında İmparator Justinianus (527-565) Vize’yi tekrar Roma topraklarına katmıştır. Bu dönemde Trakya Themasi içinde yönetilen yöre M.S. 570’ten sonra Avar ardından Peçeneklerin akınına uğramıştır. Kısa bir süre sonra Peçeneklerin hakimiyetine giren Vize daha sonra Latin Krallığının ve 1247’de de İmparator Vtatzes’in şehri almasıyla Bizans’ın eline geçti.Bizans hakimiyet 1363 yılına dek sürdü.Vize 1363 yılında Osmanlıların eline geçti . Bulgar Kralı Asen, Türk fethini takip eden 1-2 yıl içinde Kırklareli, Midye, Pinarhisar ve Vize’yi ele geçirdi. Mücadeleci bir krala benzeyen Çar Asen Osmanlı Devletini bir hayli uğraştıracağa benziyordu. Fakat onun 1365 yılında ölümü ile bölgeden Bulgar tehlikesi kalktı. Bizanslılar Bulgarların bu durumundan derhal faydalandılar ve Trakya’nin kuzey kısmını kendilerine bağladılar. 1368 yılında Kuzey Bulgaristan’a bir sefere başlayan Sultan I.Murat, Bulgarların elindeki Aydos, Karnabat, Sözebolu, kasabalarını aldıktan sonra, doğuda Bizans İmparatorluğu üzerine yöneldi. 1369’da Pinarhisar ve Vize’yi ele geçirdi.

 

 

Vizeden çıkan Roma dönemi, üzerinde imparatorlarla şehrin işlendiği ama maalesef ki definecilerin bir takım yasadışı unsurlar ile yurt dışına çıkarttığı paraları bugün içimizi yaka yaka Amerika'da ve birçok Avrupa ülkesinde serbest satılmaktadır.

Vizeden çıkan Roma dönemi, üzerinde imparatorlarla şehrin işlendiği ama maalesef ki definecilerin bir takım yasadışı unsurlar ile yurt dışına çıkarttığı paraları bugün içimizi yaka yaka Amerika'da ve birçok Avrupa ülkesinde serbest satılmaktadır.

 

VİZE ÇEVRESİNDEKİ ROMA VE BİZANS İZLERİ

 

 

 

Vize ise hemen hemen her dönemde yerleşime sahne olduğu gibi Roma döneminde de önemli bir şehirdi. Roma öncesi devirler daha önce bahsedildiği üzere son derece zengindir. Öncelikle Roma mimarisinin en anıtsal örneği olarak kaleden bahsetmek gerekir. Akropol'de surlarla desteklenmiş kale, tepenin eteklerine kadar surlarla çevrelenmiştir. Bu surların arasında eksik kalan bölümleri sayılmazsa tam olarak tepeyi sardığı kabul edilebilir bir görüntüdedir.

 

 

Asmakaya Mevkiinde bulunan Mağara Manastırdan bir görünüm&

Asmakaya Mevkiinde bulunan Mağara Manastırdan bir görünüm&

 

 

Asmakaya Vadisi

Asmakaya Vadisi

 

 

 

Roma devrinde inşa edilen surlar, daha sonra Bizanslılar tarafından onarılarak kullanılmıştır. Yuvarlak ve kare kulelerle desteklenen surlar, temelde Roma, ancak büyük blok taslardan itibaren Bizans devrine işaret etmektedir. İç ve dış kale olarak iki bölümde incelenebilecek olan surlardan bugün kaymakamlık binasının neredeyse yanlarına değin dış surlar içinde zaman zaman yapılan inşaatlarda bol miktarda kalıntılar da çıkmaktadır. İç surlar ise Ayasofya Kilisesi’nin biraz aşağısında eski Atatürk şimdiki Namık Kemal İlkokulunun arkasında nihayetleşmektedir. Ancak surlara ait taşların büyük kısmı özellikle 19. yüzyılın başlarında talan edilerek birçok inşaatta kullanıldığından fazlaca parçası eksiktir. Akropol'ün en üst noktasında bir kemer açıklığı surlara geçis vermektedir. Surlar VI. yüzyılda ilk Bizans onarımına, ardından Kommenoslar ve Palaiologoslar devrinde de orta ve son dönemine işaret etmektedir.

 

 

Vize Kalesinden bir görünüm&

Vize Kalesinden bir görünüm&

 

 

Vize'nin özellikle Roma uygarlığında tanınması M.Ö.44 yılında Vize'nin bir eyalet durumuna gelmesiyle başlamıştır.

 

 

Odeon (Antik Tiyatro) 2003 Temizlik Kazısı / Roma Dönemi

Odeon (Antik Tiyatro) 2003 Temizlik Kazısı / Roma Dönemi

 

 

 

Vize'nin Roma dönemine ait bir sur onarım kitabesi bulunmuştur. Burada "Aulus Pores oğlu Firmus ile Kenthes oğlu Rytes oğlu Aulus Kenthes ve Hyakinthus oğlu Rabdus idaresi altında kale burçları inşa edilmiştir." diye bir yazı bulunmaktadır ve M.S. 2. yüzyıla aittir. Ayrıca burada bulunan ve bugün Edirne Müzesinde bir sunak yine Roma devrine tarihlenmektedir. Bu sunağın üzerinde Eros, koç, teke ve dana başı figürlerine rastlanmaktadır. Ayrıca yine ayni döneme ait Kral Kotis'le ilgili olarak bir kitabe bulunmuştur. Bu kral ise M.S. 48 yılında yapılan Phersal Savaşı sırasında Pompeus'un yanında yer alan kişidir. Romalıların dini inanışlarına son derece uyum sağlayan Thamata (Kara köçek)'teki Tapınak aslında orta tunç çağına ait olmasına karsın bu dönemde kullanılmıştır. Ayrıca Vize içinde Çömlektepe'de arazi üzerinde görülen Roma keramikleri, Romalıların bu bölgedeki hakimiyet unsurlarından sayılabilir. Bu döneme ait mimari kalıntılar ise çok fazla değildir. Ancak çevrede görülen izlerden burada büyük bir Dor düzeninde tapınak bulunduğunu anlamaktayız. Özellikle Ayasofya'nın güneydoğu cephesinde yer alan dor tapınak parçası ile sütun gövdeleri, sütun başları dikkat çekicidir. Kale eteklerinde yer alan ve esasi geç Roma- erken Bizans devrine ait askerlerin yıkanması için inşa edilmiş bir hamam yer almaktadır. Sarapdar (Serbetdar) Camiinin hemen karşısında bahçe içinde yer alan bir sarnıçta hiç şüphesiz bir Roma devri eseri olarak görülmelidir. Ayrıca kalede yapılan kaçak bir kazı sonucu Roma devrine ait üç blok tas bulunmuştur. Kale kapısının kuzey-batı yönünde ayni döneme ait bir ifriz parçası, Hamam sokakta koripth sütun baslığı, Mektep sokakta Lotus ve palmetli mimari eleman, Agil sokakta jon veya korinth düzenine ait bir sütun kaidesi vs. önemli eserler olarak görülmektedir. Ayrıca bir kulübe yapımı sırasında Çömlektepe sokakta bulunan üç oturma koltuğunda yola çıkılarak yapılan kazılar sonucu Roma devrine ait bir tiyatro ortaya çıkarılmıştır. Tiyatrodan çıkarılan mermer ve bronz heykeller Kırklareli müzesindedir. Bunların dışında basta Hadrian olmak üzere bölgede çok sayıda imparator sikkesi bulunmuştur.

 

 

Odeon (Antik Tiyatro - 1995 Yılı Kazısı) / Roma Dönemi

Odeon (Antik Tiyatro - 1995 Yılı Kazısı) / Roma Dönemi

 

 

 

Vize Roma devrinin hemen ardından Hristiyanlığın başlamasıyla birlikte piskoposluk merkezi haline getirilmiştir. Bu piskoposluk merkezi önceleri Avrupa Metropollüğüne bağlanmıştır; Vize'nin öncelikle Bizans devrinde çok şanssız olduğu ve dış tehditler altında kaldığını biliyoruz. Özellikle Balkanlar üzerinden gelen Hunlar Bulgarlar, Slavlar ve ardından arka arkaya sıralanan Haçlılar döneminde sık sık saldırıya uğramıştır. Bu saldırılar her ne kadar VI. yüzyılda inşa ettirilen şehir surları ile kesilmeye çalışılsa da Justinianus'un tamirleri de boşa gidince Vize'yi geçen düşmanlar kendilerini İstanbul’da bulmaktaydılar. Dolayısıyla Vize ve çevresi IX. yüzyılda büyük destekler görmüştür. IX. yüzyıldaki Bizans komutanlarından Thomas’ın 821'de bağımsız olarak hareketlenmesi sonucu bir ara Bizanslılarla Bulgarlar birleşmiş ve Thomas’ın üzerine yürümüşlerdir. Thomas yenilince kendisi Edirne'ye gitmiş ve oğlunu Vize'ye göndermiştir. Anlaşılıyor ki Vize her dönemde adini duyuran çok önemli bir kent durumundadır. 867'li yıllarda ise Vize önemli askeri bir komutanlıktı ve basında Drungarius Nicephorus yer almaktaydı. Oldukça hareketli bir Bizans dönemi geçiren Vize, bu süre içinde birkaç kez elden çıkmasına rağmen, yine de Bizanslıların elinde kalmıştır. Özellikle Bizanslıların yasadığı sürece bir bati kalesi seklinde vazife görmüştür.

 

 

Alt Su Kulesi/Roma Dönemi&

Alt Su Kulesi/Roma Dönemi&

 

 

 

Vize Bizans’ın elinde kaldığı süre içinde çok önemli anıtlar meydana getirmiştir. Özellikle Roma döneminde yapımına başlanan su yolları bu dönemde korunmuş ve geliştirilmiştir. Özellikle Vize çevresinde doğup gelişen ve İstanbul’a kadar giden su yolları Istranca Dağları eteklerinde tuğla kemer ve kanallarla güzergah izlemektedir. Ayrıca asmakaya yolunda (Bizans Mağara Kiliseleri) yepeleri çepeçevre saran doğal kayalara oyulmuş su kanalları bu önemi açıkça belli etmektedir. Vize'den İstanbul 'a giden su yolları, kanallar, kanalların kesildiği zaman ise kemerler ile devam etmektedir. Bitişik köylerde görülen küp seklinde toprak altında yer alan sarnıçlar Bizans devrinin ilginç su mimarisi örnekleridir. Vize içinde ise yer altında zaman zaman inşaatlar sırasında görülen su kanalları ve sarnıçlar bu kültürün uzantılarıdır. Ayrıca Vize Kalesi Bizans devrinde takviye edilmiş ve yer yer onarılmıştır. Kalenin hemen altında kalan ve su kulesi olması muhtemel olan mimari ise asli Roma olmasına karsın asil önemini Bizans devrinde kazanmıştır.

 

 

*** Bu bolümdeki bilgiler, Prof. Dr. Engin BEKSAÇ, Yrd. Doç. Dr. Özkan ERTUĞRUL’UN yapmış oldukları araştırmalar sonucu yapılan yayınlardan derlenmiştir.

 

OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİ (1363-1923)

Vize’nin geçirdiği üç büyük dönemden sonuncusu Osmanlı dönemidir. Osmanlı Devleti’nin daha kuruluş döneminde bu devletin hakimiyetine giren Vize, en çok gelişme gösteren beldelerden birisidir.Osmanlı Devleti 1356 yılında Rumeli’ye adım attığı zaman Gelibolu dolaylarının da çehresi değişmeye başladı. Daha sonraları Trakya’nın orta kesimlerini zapt ettiren Sultan I.Murat (1362-1389) kumandanlarına 1363 yılında Vize’yi de fetih ettirdi.

 

Istıranca Dağlarının güney yamaçlarında bu şirin kasaba bu fetihle Türklerin eline geçmiş oldu. Ancak bu fetih uzun sürmedi. Bizans İmparatorluğu’na karşı kazanılan bu zafer Bulgarları da endişeye sevk etti. Bulagar Kralı Asen, Türk fethini takip eden 1-2 yıl içinde Kırklareli, Midye, Pınarhisar ve Vize’yi ele geçirdi. Mücadeleci bir krala benzeyen Çar Asen Osmanlı Devletini bir hayli uğraştıracağa benziyordu. Fakat onun 1365 yılında ölümü ile bölgeden Bulgar tehlikesi kalktı.

 

Bizanslılar Bulgarların bu durumundan derhal faydalandılar ve Trakya’nın kuzey kısmını kendilerine bağladılar.1368 yılında Kuzey Bulgaristan’a bir sefere başlayan Sultan I.Murat, Bulgarların elindeki Aydos, Karnabat, Sözebolu, kasabalarını aldıktan sonra, doğuda Bizans İmparatorluğu üzerine yöneldi.1369’da Pınarhisar ve Vize’yi zapt etti.

 

Bizans İmparatorluğu stratejik bir mevkide bulunan Vize’yi her zaman geri almak istedi. Bu amaçla 1373 yılında Vize taraflarına bir yağma akını düzenledi. Vize Sancak Beyi Şirmerd Bey bu durumu derhal Sultan I.Murat’a bildirdi. En kısa zamanda Rumeli’ye geçen Sultan kuvvetlerini Malkara2da topladıktan sonra Lala Şahin Paşa’yı İpsala civarındaki Firecik Kalesi’ni zaptına gönderdiği gibi kendisi de Çatalca taraflarına yürüyerek İnceğiz, Çatalburgaz Kalelerini aldı. Lala Şahin Paşa da Firecik Kalesini fetih ettiğinden 1373 seferi başarı ile sona erdi.Bizans İmparatoru barış yapma mecbur oldu. Arkasından yeni alınan yerlere Anadolu’dan muhacirler getirilip dini, ilmi ve sosyal kurumlar tesisine başlandı.

 

Sultan I.Murat zamanında Osmanlı toraklarına katılan Vize, Çelebiler devrinde vuku bulan kardeş kavgalarında bir de meydan savaşına şahit oldu.Kardeşi Musa Çelebi ile taht mücadelesi yapan I.Mehmet Çelebi çok güvendiği kumandanı Evrenos Bey ile beraber Vize tarafında, önce Musa Çelebi’nin Kara Halil kumandasındaki kuvvetlerini mağlubiyete uğrattı ve ondan sonra Edirne yönüne doğru ilerlemeye devam etti.(1413) Bu savaş Çelebi Mehmet’e (1413-1421) taht kapılarını açtı.

 

II.Murat zamanında (1421-1451) Osmanlı İmparatorluğu bu Sultanı gevşekliği yüzünden bazı yerleri düşmanlarına terk etmek zorunda kaldı.Özellikle 1441-1444 yıllarında devletin varlığının tehlikeye düştüğü bir dönemde olması kuvvetle muhtemel olan bir devrede Vize Osmanlı hakimiyetinden Bizans'a geçti.

 

Fatih’in cülusunda (1451) Vize, Midye, Misivri, Ahyolu, Sözebolu hala Bizans’ın elinde idi.İstanbul’u alamaya kesin bir şekilde kararlaştırmış olan Fatih, fetihten 3-4 ay önce bu şehre yardımları ve yakın destekleri bulunan yukarıdaki şehirlerin zapt edilmesi görevini Karaca Paşa’ya verdi. Şubat 1453’te 10.000 kişilik bir kuvvetle harekete geçen Karaca Paşa kısa bir sürede Misivri, Ahyolu ve Vize Kalelerini fetih ederek İstanbul’un fethini kolaylaştırdı.

 

VİZE SANCAĞI

 

1356 senesiyle beraber Rumeli’ye ayak basan Osmanlı Devleti yavaş yavaş burasının teşkilatlanmasına da önem verdi. XV. yüzyılın ilk yarısında Timurtaş Paşa, Beyazıt Paşa, Sinan Paşa ve Şehabettin Paşa gibi önde gelen şahsiyetlerin bu bölgenin idaresinin başına geçirdi.Bunlar ilk fetih ettikleri yerleri “Paşa Sancağı” halinde idare ettikleri gibi daha ziyade stratejik ehemmiyeti bakımından ön planda gelen veya idari bir merkez olmaya elverişli görünen kale ve şerhleri de bir liva olarak en ziyade yararlılığı görünen ve kabiliyetine güvenilen kumandanlar vasıtasıyla kontrollerinde bulunduruyorlardı. Böylece sırasıyla Gelibolu, Çirmen, Vize, Sofya, Niğbolu Livaları kuruldu ve bunlar Rumeli Beylerbeyliğine bağlandı.

 

Görüldüğü kadarı ile Fatih döneminde Trakya’da üç livalık bulunuyordu ve bunlardan bir tanesi Vize Sancağı idi. Diğer ikisi ise Gelibolu Livası ile Paşa Sancağı (Edirne) idi. İdari teşkilatının yanı sıra Ordu teşkilatı yönünden de Vize’de askeri birlikler bulunuyordu. Osmanlı Ordu sisteminde canbaz ve tatarlar, yaya ve müsellemler gibi geri hizmetlerde kullanılan amele taburları veya birlikleri idi.Bunlardan canbazlar 39 ocak halinde Vize ve Vidin taraflarında bulunuyorlardı.Tatarlar da aynı hizmeti görürler, Yanbolu, Vize ve Vidin taraflarına otururlardı ve bunlara benzeyen ve garipler denilen bir sınıf daha vardı ve bunların hepsi de yani canbaz, tatar ve garipler Yörük Bey’ine tabi idiler. XV.Yüzyılda Trakya’da üç idari merkezden biri olan Vize kültürel hayat yönünden de canlı bir şehirdi.

 

KANUNİ DÖNEMİ (1529-1566)

 

Kanuni döneminde Vize Doğu Trakya Krallığı ve Bizans döneminde olduğu gibi parlak bir dönem geçirmiştir.Bu dönemde Sancağı Zağarcı Ahmet Bey idare ediyordu ve Sancağın yıllık geliri 230.000 akçe idi.1526-1528 yıllarına ait olması muhtemel belgelerde Sancak Beyi bu gelirin her 5.000 akçesi için bir cebelü (tam teşkilatlı süvari) yetiştirmek mecburiyetindeydi.Bir diğer kaynağımız olan Ayni Ali ise Sancağın 224.465 akçe geliri ile 44 süvarisi bulunduğunu kaydeder. Bu dönemde Vize’de 12 mahalle, bir cami, 10 mescit, ve bir hamam mevcuttu.Bu mahalleler şunlardı:

 

1-Mahalle-i Cami: 26 hanedir.Nüfusu 130 kişidir.1 İmam, 1 müezzin, 1 akıncı vardır.


2-Mahalle-i Hasan Bey: 12 hanedir.Nüfusu 60 kişidir.1 İmam, 1 muhassil (vergi memuru), 1 hatip vardır.

 

Image

Tarihi Hasan Bey Camii (2007 resterasyonu sonrası)


 

Image

Tarihi Hasan Bey Camii (2007 resterasyonu sonrası)

 


3- Mahalle-i Selahaddin: 40 Hanedir.Nüfusu 200 kişidir. 1 İmam, 2 muhassil (vergi memuru), 8 akıncı, 1 berat sahibi ve 1 sipahizade vardır.


4-Mahalle-i Hayreddin:4 hanedir. Nüfus 20 kişidir. 1 İmam, 1 müezzin vardır.


5- Mahalle-i-Saruhanlı: 10 hanedir.Nüfusu 50 kişidir. 1 İmam, vardır.


6- Mahalle-i Boyacıhas: 10 hanedir.Nüfusu 50 kişidir. 1 İmam, 1 muhassil vardır

.
7- Mahalle-i Hacı Ali nam-ı diğer Yörük Musa: 16 hanedir.Nüfusu 80 kişidir.1 İmam, 1 akıncı, 1 muhassil vardır.


8- Mahalle-i Seyid Kasım: 12 hanedir.Nüfusu 60 kişidir.1 İmam vardır.


9- Mahalle-i Hacı Sadi: 23 hanedir.Nüfusu 115 kişidir.1 İmam, 1 sipahizade vardır.


10- Mahalle-i Bucak: 18 hanedir.Nüfusu 90 kişidir.1 İmam, 1 akıncı, 2 beratlı sahibi, 1 doğancı vardır.


11- Mahalle-i Yenice: 6 hanedir.Nüfusu 30 kişidir.1 İmam vardır.


12- Mahalle-i Cemeat-i Gebran (Hristiyan): 95 hanedir. Nüfusu 475 kişidir.

 

Bu kayıtlara göre Kanuni döneminde Vize merkezde 1085 kişi yaşamakta olup bunun 475’ i gayri Müslim, 610 u Türk’tür.

 

Osmanlı kayıtlarına göre Vize Sancağı’na Çorlu, Kırkkilise (Kırklareli) Hayrabolu, Birgos (LüleBurgaz), Saray, Pınarhisar, Silivri, Danişmend-i-Eski (Babaeski) nahiyeleri bağlıdır. Sancağın toplam 111 köyü vardır.

 

Bu dönemde Vize kültürel anlamda da parlak günler geçirdi. Bu dönemde Vize’de doğup yetişen Kaygusuz Alaaddin, (Ö.T. 1563) hece vezni ve arı Türkçe ile yazdığı şiirlerle ün yapmıştır.

 

KANUNİ SONRASI DÖNEM

 

XVII. asırda Vize Sancağı Silistre Eyaleti’ne bağlandı. Rumeli Eyaleti’nden ayrılarak ayrı bir eyalet haline getirilen Silistre Eyaleti’nin 11 sancağı vardı. Bunlar: Niğbolu, Çirmen, Vize, Kırkkilise (Kırklareli), Bucaktatarı, Bender, Akkirman,Özi,Kılburun,Yenidoğan ve Silistre (paşa sancağı) idiler. Evliya Çelebi ye göre daha sonra bu sancak sayısı 8’e (Çirmen, Bucaktatarı ve Yenidoğan ayrıldı.) ve VIII. Asırda ise 6’ya düştü. Yalnız Osmanlı Devleti sarayın odun ve kömür ihtiyacını karşıladığı için bu eyalete özel bir önem veriyordu. Yine bu asırda Vize Sancağı yörükleri ile meşhurdu. Rumeli Eyaleti’nde bu asırda (XVII. asır) 7 adet yörük beyi vardı. Bunlar Vize, Yanbolu, Tekfurdağı, Ofçabolu, Selanik, Kocacık ve Naldöken isimleriyle anılıyordu. Bu bölgelerin yörük beyleri Rumeli Eyaleti’nde Rumeli Paşası ile sefere çıkar, üçer tabıl (davul), ikişer ravza (beş telli müzik aleti) çalıp birer tuğ ve birer bayrak taşıyıp üç yüz yörük yiğidi ile sefere giderlerdi. Yine bu asırda Vize yörükleri beyinin zeamet geliri 52.000 akçe idi. Bunun yanında Rumeli müsellemeleri ise Kızılca, Çirmen, Vize ve Çingene müsellemeleri diye anılırlardı.Asrın sonlarına doğru Vize Sancağı Kırım giraylarına ev sahipliği yapmaya başladı. Kırım girayları bazen kendi istekleri ile bazen devletle ihtilafa düştükleri için ve bazen de kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan dolayı Vize’de ikamete mecbur edildiler. Bu durum daha sonraki asırda da devam etti. Bu Giraylar Soyu Vize’de Devlet Giray’ın oğlu Adil Giray ile başlar.1671 yılları civarında bir müddet Vize’de oturan Adil Giray daha sonra Kırım hanlarının ricası üzerine Rodos Adası’na sürüldü ve Babıali’ce orada oturması münasip görüldü. Yine asrın sonlarına doğru Mekke Emiri Şerif Sad görevden alındıktan sonra devletin(Osmanlı Devleti)insafına sığındığından kendisine Vize ve Kırkkilise sancakları dirlik olarak verildi.(1672-1692 arası)

 

Adil Giray

 

XVIII. asırda Vize yine Kırım giraylarına ev sahipliği yapmaya devam etti. Meşhur Devlet Giray, Vize’nin nahiyesi olan Saray’daki çiftliğine gönderildi. Bir süre sonra orada 29 Nisan 1725 de vefat etti ve Saray nahiyesinde bulunan Ayas Paşa camii mezarlığında defin olundu. Devlet Giray’ın oğlu II. Fetih Giray’da hayatının bir kısmını Vize’de geçirdi. Amcası Kaplan Giray zamanında İran seferine gönderilen ve Gence şehrinin müdafaasında ve bu bölgenin İran istilasından kurtarılmasında gayret ve çabaları görülen II. Fetih Giray’ın yaptığı hizmetlerine karşılık mükafaten arpalık olarak, Vize sancağı verildi.Fetih Giray daha sonra amcası Kaplan Giray’ın hastalığından dolayı hanlık görevinden alınmasıyla onun yerine Kırım hanı oldu Temmuz 1736. II.Devlet Giray’ın oğlu olan Aslan Giray’da ağabeyi Fetih Giray’ın Kırım hanlığı zamanında kalgaylık etmiş, Selim Giray’ın vefatı üzerine arpalık suretiyle Vize Sancağı’na mutasarrıf olmuş, 1748 senesinde Kırım hanlığına tayin edilerek kendisine 4.000 altın atiyye (bahşiş) ile selefleri gibi İstanbul gümrüğü hasılatından bir milyon akçe tahsisat tayin olunmuştur. Aynı senelerde Vize’ye gelen giraylardan bir diğeri de III. Selim Giray’dır. I.Fetih Giray’ın oğlu olan III. Selim Giray 1748’de amcası Arslan Giray’ın birinci defa ki hanlığında kalgay olmuş ve onun azlinden sonra da Vize’nin Çakıllı köyünde babasından kalan çiftliğine çekilmiştir.

 

İslam Giray

 

XVIII. asırda Başbakanlık Arşivi iskan defterlerine göre 1719 ile 1752 yılları arasında Trakya’da üç sancak vardı. Gelibolu Sancağı, Paşa Sancağı (Edirne) ve Vize Sancağı. Bunlardan Vize Sancağı’na tabi kazalar şunlardı: Silivri, Ereğli, Çorlu, Birgos (Lüleburgaz); Baba-i Atik, (Babaeski) Hayrabolu, Kırkkilise (Kırklareli), Pınarhisar ve Saray. Özellikle Kırkkilise kazasına bir hayli yörük iskan edilmişti. Trakya’ya yapılan 190 iskandan %40’ı Kırkkilise’ye aitti. Mesela Kocahıdır, Karakaş, Karacaibrahim, isimli boybeylerine sahip olan bu yörük cemaatleri daha sonra bu şehirde kendi isimleri ile anılan mahallelerin temelini atmış oldular. Yine Kırkkilise’de ismi ilk akla gelen yörük köyleri, Armağan, Asılbeyli, İnece, Ahmet’çe vb.dir. Kırım’ın elden çıktığı 1783 tarihine,hatta biraz daha geç tarihlere kadar girayların Vize’deki ikametleri devam etti. III. Devlet Giray ikinci defa getirildiği Kırım hanlığı görevinden ayrıldıktan (1777) sonra Vize Sancağının Saray kazasındaki çiftliğine gelerek burada ikamet etti ve dört sene sonra da bu kazada vefat etti 1781. Aynı şekilde III. Selim Giray üçüncü defa getirildiği Kırım hanlığı tahtından ayrıldığında (1781 )yine aynı Saray kazasındaki çiftliğine çekildi. Beş sene daha yaşadıktan sonra bu çiftlikte vefat etti Ağustos 1786. Kırım elden çıktıktan sonra Osmanlı Devleti burasını geri almak için yine Kırım hanlarından faydalanma yoluna gitti. 1788’de Kırım’ın Koban tarafından işgaline karar verildiğinde, bu yörede bulunan Tatarları Kırım’a ve Ruslar üzerine taarruz ettirmek için Vize Sancağında oturmakta olan Kırım hanzadelerinden Şehbaz Giray, Koban hanı tayin edildi. Buraya gelen Şehbaz Giray, Kırım şehzadeleri ile mirzalarını darıltıp her birinin ayrı bir tarafa çekilmesine sebep oldu. Bundan dolayı hakkında yapılan tahkikatın sabit olması üzerine hanlıktan azlolunarak yerine Özi’ye imdad etmek şartıyla Vize Sancağında ikamete memur edilen Baht Giray, Koban Han tayin edildi Şubat 1789. Bu tarihlerden sonra Osmanlı Devleti’nin Kırımla bir ilişkisi kalmadığı için Vize’deki Kırım giraylarına da bir iş düşmedi. Ancak onlar ve onların soyu yine Vize’nin Çakıllı köyü ve Tekirdağ’a bağlı Saray kazasında yaşayışlarına devam ettiler. Bu gün bu ailenin nesli bu iki yerleşim yerimizde ekserisi çiftçi olmak üzere yaşayışlarına devam etmektedirler.XVIII. asır, göç olayları ve siyasi olaylar yanında Vize için sanat olayları bakımından da yoğun geçti. Osmanlı Devleti’nde önce Kapudan’-ı Derya olan Cezayirli Gazi Hasan Paşa, daha sonra Serasker olarak devlete hizmet ederken bir takım hayır işleri de yaptı. Cezayirli Hasan Paşa bu hayır işlerinden bir kısmını Vize Sancağında inşa ettirdi. Vize yakınlarında bir camii, bir hamam ve üç çeşme inşa ettirerek adını uzun bir süre bu yörede yaşattı.XIX. asır, diğer asırlara nazaran Vize için pek parlak geçmemiştir denilebilir. Asrın sonunda vuku bulan bir Rus işgali Vize’yi olumsuz bir şekilde etkilemiştir.

 

Ressam SAYGER'in kaleminden işgal sırasında Rus askerleri Vize Kalesinde

 

 

Osmanlı Devleti’nde 1831 yılında yapılan ilk nüfus sayımında Vize Sancağı yine Silistre Eyaleti’ne bağlı görünmektedir.Bu sayıma göre eyaletin nüfusu 537.774 dür. Ancak XVII. asra göre eyaletin sancak sayısında bir eksilme olmuş ve bu sayı 11 den 6 ya düşmüştür. Bu altı sancak: Silistre (Paşa Sancağı), Niğbolu, Vidin, Çirmen, Vize, Kırkkilise’den ibarettir. Burada dikkati çeken husus vuku bulan yörük göçleriyle Kırkkilise’nin sancak haline gelişi ve Vize Sancağı’ndan ayrılışıdır.XIX. asrın ikinci yarısı Vize için sıkıntılı geçerken kültürel hayatta bir aksama olmamıştır. Kasabanın nüfusunun %40’a yakını gayri müslimdir. Bunların içinden çıkan bir yazar Vize’yi dünyaya tanıtmıştır.1849 yılında Vize’de doğan Georgios Vizyenos (Vize’nin evladı) Atina’da devam ettiği öğrenimini geliştirmiş. Almanya’da felsefe ve psikolojisi öğrenimini görmüş ve doktorasını burada tamamlamıştır.

 

1896 yılında Atina’da ölen yazar, ekserisini 1883-1885 yıllarında yazdığı eserlerinde Vize’ye geniş bir yer vermiştir.Onun Vize hakkında söylediği çok güzel bir cümleyi buraya aktarmayı faydalı buluyoruz: “Trakya’da bir çok kasaba vardır. Fakat Vize kadar güzeli yoktur.”

 

1880’de “Muhtasar Coğrafya Risalesi”adlı ders kitabını yazan Selim Sabit Efendi’ye göre Vize Sancağı Silistre Eyaleti’ne bağlı idi. Bu sırada “eyaleti mümtaze”olan Bulgaristan’ın durumu büyük bir değişiklik gösterdi. Vize 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı sonunda elimizden çıktı. Fakat 13 Temmuz 1878’de imzalanan Berlin Antlaşmasına göre yine Osmanlı Devletine geri verildi. Osmanlı Devleti'nin İtalya ile Kuzey Afrika sahillerinde savaşa tutuşmasını fırsat bilen Balkan ülkeleri, 8.9.1912'de bize savaş ilan ettiler. Ancak bu büyük olayın tek sebebi yoktur. Bunun yanında Rusya'nın Balkanlar'da Slav birliği politikası izlemesi ve buna bağlı olarak bu bölgede Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti'nin varlığını istememesi de önemli bir sebeptir. Yine bizim dahili hatalarımız da Balkan ülkelerine savaş açma cesaretini vermiştir. Mesela, Balkan ülkelerinin kendi aralarında imzaladıkları 9 gizli antlaşmadan Osmanlı Hariciyesi'nin haberi olmamış ve devlet buna karşı gerekli önlemleri alamamıştır. Buna bağlı olarak bu sırada Balkan ülkelerine duyulan güven sebebi ile yetişkin, muharip ve savaş deneyimine sahip 120 tabur asker terhis edilmiş, bu hata da fırsat kollayan Balkan ülkelerine cesaret vermiştir. Sonuçta iki safhada cereyan eden Balkan Savaşları'nın birinci kısmı tam bir felaket olmuş, 30.5.1913'te imzalanan Londra Anlaşması ile Osmanlı Devleti, Adriyatik sahillerinden Midye (Kıyıköy)-Enez hattına çekilmek zorunda kalmıştır. Londra Anlaşması, Osmanlı'nın son zamanlarda imzaladığı tarihin en ağır, en acı ve en utanç verici sözleşmelerinden birisi olmuştur. Bu anlaşma ile 167.312 kilometrekare toprak kaybedilmiş, 6.582.000 Türk nüfusu yád ellere terk edilmiştir. Hepsi de bin bir zahmetle alınan 7 eyalet (Selanik, Manastır, Kovası, İşkodra, Yanya, Girit ve Ege Adaları), 33 vilayet, 158 ilçe maalesef Balkan ülkelerine bırakılmıştır. II. Balkan Savaşı, 29.6.1913'te Makedonya pastasından istediği dilimi alamayan Bulgaristan'ın başlattığı bir savaş oldu. Bu devlet bir ay zarfında Romanya, Sırbistan ve Yunanistan'a karşı arka arkaya seri yenilgiler alınca bize de bir fırsat doğdu. Osmanlı'nın orduları ileri harekáta geçerek günde 80 km'lik bir yürüyüş sonucu 21.7.1913'te Lüleburgaz ve Vize'yi, 22.7.1913'te de Edirne ve Kırklareli'ni geri aldı. İkinci safha (29.6./29.9.1913) kayıplarımızı azalttığımız ve yüzümüzün biraz güldüğü bir dönem oldu. 29.9.1913'te Bulgaristan ile imzaladığımız İstanbul Antlaşması sonucu olarak Edirne ve Kırklareli'nin alınması kesinlik kazandı. Balkan Savaşları'nın Kırklareli Vilayeti için de büyük bir önemi vardır. Makedonya dağlarında, Edirne tabyalarında ve Arnavutluk sahillerinde cerayan eden savaşların yanında bu vilayetimizde de korkunç savaşlar olmuştur. 18.10.1912'de Tırnova hudut karakollarında başlayan öncü savaşları Kırklareli tabyalarında devam etmiş, taksit gereği buradan geri çekiliş yapılmış ve Lüleburgaz tren istasyonu ile Soğucakdere (Vize) arasındaki 45 km'lik hatta korkunç bir 6 gün savaşı yaşanmıştır. Başkumandan Nazım Paşa'nın emriyle ordumuz Çatalca'ya çekilince bu vilayetimizin arazisi Bulgaristan'ın eline düşmüş ve 8.5 ay süren bir Bulgar mezalimi kendini göstermiştir.Bunun yanında Kırklareliler, II. Bakan Savaşı sonunda Edirne ile beraber bölgelerinin Londra Antlaşması hükümlerine göre tekrar Bulgaristan'a verilmesi baskılarına karşı direnmişler ve bu amaçla 22.8.1913'te şehir merkezinde bir miting düzenleyerek bu haksız durumu ellerinden geldiğince protesto etmişlerdir. Bu miting sonunda IV. Kolordu Kumandanı Korgeneral Ahmed Abuk Paşa'nın gözlerini yaşartan sahneler yaşanmıştır. Balkan Savaşları'nda, Edirne'nin Şükrü Paşa'nın komutasında 5 ay süren şanlı müdafaası da büyük bir olaydır. Balkan savaşları süresince Vize savaş alanı içerisinde kaldı ve epey zarar gördü. Vize 24 Nisan 1920’de ilan edilen San-Remo Konferansı kararlarına göre Yunanistan’a bırakıldı. Bu kararı protesto eden Trakya Paşaeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti bu konuda büyük gayretler gösterdi.

 

 

Cemiyet bu konu ile ilgili olarak Vize’de de bir şube açtı. Yunanistan ilgili Konferans kararına göre 20 Temmuz1920’de Trakya harekatını başlattı. Arka arkaya yaptığı savaşların verdiği yorgunlukla Trakya’da görevli I. Kolordu bu devletin taarruzlarına fazla dayanamadı ve Bulgaristan’a çekilmeyi uygun gördü.Bu yüzden Vize’de 27 Temmuz 1920’de Yunan işgaline maruz kaldı. Yaklaşık 2.5 yıl süren bu işgal döneminde Vize’liler çok sıkıntı çekti ve zulüm gördüler. Bu işgal dönemi 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütakeresi ile sona erdi. Mütakereye göre içinde Vize’nin de bulunduğu Doğu Trakya Bölgesi İtalyan yönetimine bırakılacaktı. Yine müttefiklerin kararı gereği İtalyanlar 16 Ekim 1922’de Vize’ye girecekler ve bir gün sonra da Yunanlılar kasabayı terk edeceklerdi. Fakat beklenen tarihte tahliye gerçekleşmedi. Beklenen devir-teslim ve tahliye ancak 19 Ekim 1922’de gerçekleşti. 21 Ekim 1922’de Yunanlılar şehri tamamen İtalyan kuvvetlerine teslim ettiler. Antlaşma gereği şehir 1 Kasım 1922’de Türk Jandarmasına teslim edildi. Bu tarihle beraber; Türk orduları bir daha çıkmamak üzere Vize’ye girdiler. Tahliyeden sonra Vize Kaymakamlığı’na Şeyhler Nahiyesi Müdürü Cemal Bey ve Jandarma Kumandanlığı’na da Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey tayin olundular.

 

*** Bu bolümdeki bilgiler, Prof. Dr. Hüseyin SALMAN’ın araştırmaları sonucu yapılan yayınlardan derlenmiştir.

 

 

Cumhuriyet Döneminde Vize
      
Vize’de 27 Temmuz 1920’de Yunan işgaline maruz kaldı. Yaklaşık 2.5 yıl süren bu işgal döneminde Vize’liler çok sıkıntı çekti ve zulüm gördüler. Bu işgal dönemi 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütakeresi ile sona erdi. Mütakereye göre içinde Vize’nin de bulunduğu Doğu Trakya Bölgesi İtalyan yönetimine bırakılacaktı. Yine müttefiklerin kararı gereği İtalyanlar 16 Ekim 1922’de Vize’ye girecekler ve bir gün sonra da Yunanlılar kasabayı terk edeceklerdi. Fakat beklenen tarihte tahliye gerçekleşmedi. Beklenen devir-teslim ve tahliye ancak 19 Ekim 1922’de gerçekleşti. 21 Ekim 1922’de Yunanlılar şehri tamamen İtalyan kuvvetlerine teslim ettiler. Antlaşma gereği şehir 1 Kasım 1922’de Türk Jandarmasına teslim edildi. Bu tarihle beraber; Türk orduları bir daha çıkmamak üzere Vize’ye girdiler. Tahliyeden sonra Vize Kaymakamlığı’na Şeyhler Nahiyesi Müdürü Cemal Bey ve Jandarma Kumandanlığı’na da Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey tayin olundular.20 Aralık 1924'de Kırkkilise adı, Kırklareli olarak değiştirildi. Vize, Kırklareli ilinin bir ilçesi olarak bugünkü teşkilatta yerini aldı.
 

Cumhuriyetin ilanından  sonra 1920 li yıllar Vize Cumhuriyet Meydanı (arkada Aya Yorgi Kilisesi)


 
1928 yılında Vize, bu defa Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, Kırklareli iline bağlı bir kazası olarak yeniden teşkilatlandırılmıştır. Kaza, biri 5 mahallesi bulunan merkez nahiye ( Vize ); diğeri, tek mahalleden ibaret Midye (Kıyıköy) nahiyesi olmak üzere 2 nahiye ile bunlara bağlı 35 köyden teşekkül etmiştir. Bu tarihte, Aportas (Baklaya), Aksicim, Hamidiye, Sultan bahçe adlarını taşıyan 4 köy Midye'ye (Kıyıköy) tabi olurken; 31 köy, Vize nahiyesine bağlıdır. Bunlar da Akpınar, Ayana (Küçükyayla), Evrenli, Evrencik, Pazarlı, Pineke (Kömürköy), Tatarlı cebel (Akıncılar), Çakıllı, Çeri başı, Çöğenli, Hasbuğa, Develi, Sergen, Soğucak, Sofular, Topçu (Topçuköy), Doğanca, Müsellim, Mengeret (Düzova), Yatros (Kızılağaç), Yenice (21 köydür.)1977 yılında, Vize'de merkez dahil 3 belediye (Vize, Kıyıkoy ve Sergen) 25 köy bulunmaktadır. Merkeze bağlı köy sayısı 17'dir, Kıyıköy { Midye) Sergen'in de 4'er köyü mevcuttur.İdari birimlere gelince;Vize merkez (belediye), Çakıllı (belediye), Akıncılar (Tatarlı); Akpınar, Çavuşköy, Çövenli  Develi, Düzova, Evrenli, Hasbuğa, Kışlacık (Urgaz), Kızılağaç, Kömürcüköy, Küçükyayla, Müsellim, Okçular (Tatarlı), Pazarlı, Topçuköy, Doğanca olarak sıralanmaktadır. Bunlardan Doğanca, Mayıs 1899-Mayıs 1900 tarihleri arasında Plevne'den göç eden yüz hâne muhacirin kurduğu bir köydür ve  kayıtlara Doğancılı ( Doğancık ) adı ile geçmiştir, Kıyıkoy Nahiyesi; Kıyıköy ( merkez ), Aksicîm, Baklaya, Hamidiye köylerinden Sergen Nahiyesi ise, Sergen (merkez ), Evrencik, Sofular, Soğucak adlı köylerden teşekkül etmiştir.Bugün itibariyle ilçemizin 23 köyü bulunmaktadır. Çoğunun adı değişmeden günümüze ulaşan köylerin birkaçı ise Akıncılar, Akpınar, Aksicim, Baklaya, Çavusköy, Çövenli, Develi, Doğanca, Düzova, Evrencik, Evrenli, Hamidiye, Hasbuğa, Kışlacık, Kızılağaç, Kömürköy, Küçükyayla, Müselim, Okçular, Pazarlı, Sofular, Soğucak, Topçuköy'dür.
 

 

1935 Vize öndeki çatılı büyük bina Ayayorgi Kilisesi, en arka plandaki beyaz renkli evler Bulgaristan'dan göç eden soydaşlarımız için yapılmıştır. Bilindiği üzere bu bölge Macır Mahalle olarak tanınmaktadır.


 

1930 lu yıllar Vize'de gerçekleştirilen bir av partisinden görünüm


     

Vize'nin Cumhuriyet Dönemi'nde geçirdiği en büyük değişim kuşkusuz mübadele ile gerçekleşmiştir. Lozan Anlaşması ile kabul edilen mübadele şartlarına göre Türkiye İstanbul haricindeki bütün Rumlar Yunanistan'a göç ettirilmiş, Yunanistan'da da Batı Trakya haricindeki bütün Türkler Türkiye'ye göç ettirilmiştir. Mübadele öncesi Vize ilçe ve köylerinin yarısından fazlası Rum nüfustan oluşurken ilçe sınırları içerisinde bin kadar da Bulgar yaşıyordu. Mübadele ile Türkler haricindekiler ilçeden ayrılırken yerlerini muhacir Türkler doldurmuştur. Mehmet Akif Mahallesi (Yazı Mahalle) ve Devlet Mahallesi (Yeni Mahalle - Macır Mahalle) göçmenlerin kurduğu mahallelerdir. 1934'ten önce Vize'ye yerleştirilen göçmen sayısı 2117'dir. 1934'ten sonra 1950'ye kadar Romanya'dan 403, Yugoslavya'dan 46, Bulgaristan'dan 1187 göçmen gelmiştir. 1950'den sonra da Balkan Devletleri'nden göçler devam etmiştir. Son dönemde Bulgar zulmünden kaçan soydaşlarımız son büyük nüfus hareketini oluşturmakla beraber, iş sahalarının yoğun olduğu bölgelere yaşanan ters göçler nedeniyle ilçe nüfusu artmamaktadır.


 

1940 lı yıllar Vize Cumhuriyet Meydanı


             

Vize tamamen Türk nüfustan oluşan bir ilçe haline geldiği andan itibaren hızlı bir değişim içerisine girmiştir. Özellikle Rum nüfusun tamamen gittiği 1930'ların sonlarından 1950'lerin sonlarına kadar Vize sosyal, kültürel ve yapısal en köklü değişiklikleri yaşamıştır. Öncelikle devlet politikası çerçevesinde kültürel hayatın geliştirilmesi için büyük çaba harcanmıştır. Trakya Müfettişi General Kazım Dirik tarafından binası yaptırılan ve açılan Halkevi ile ilgili anlatılanlar bugün bile imrenilecek boyutlarda kültürel faaliyetlerin o dönemde gerçekleştirildiğini göstermektedir. Halkevlerinin kapatılması ile Halkevi binasına Hükümet Daireleri taşınmıştır. Rumlara ait geç dönem bir kilise olduğu düşünülen ve bugünkü Merkez Yeni Camii'nin yerinde bulunan kilise Rumlar'ın gidişinden itibaren bir dönem askerler tarafından kullanılmış olup yıkıldığında büyüklerimizin anlattığına göre sinema olarak kullanılmakta idi. Bu bina oldukça görkemli ve sağlam bir bina olup değişik birçok amaçla kullanılabilecek olmasına rağmen neden yıkıldığı sorusunu araştırdığımızda karşımıza öncelikle muhacirlerin yeni bir hayat kurma, eskinin izlerinden kurtulma dürtüsü çıkmıştır. Çünkü yıkım sırasında köylerden birçok insan gönüllü olarak gelmiş ve yıkıma katılmıştır. Bina temel taşlarına kadar sökülmüştür. Yerine Yeni Cami inşa edilmiş bu büyük ölçüde halkın desteği ile gerçekleştirilmiştir.

 

 

Bugünkü Eski Eczanenin bulunduğu yer. 1940'lı yıllar tören geçişi (önde teğmen Vize'li Ferit ÜNLÜ)


         

1960 larda değişimini tamamlamış ve taşlarını yerine oturtmuş olmanın rahatlığı ile Vize, son derece modern ve çağdaş bir görünüm sergiler. Etkin olarak çalışan sinema salonları, eski fotograflarda gördüğümüz modern görünümlü insanlar, kutlamalara ait fotograflar 1960'ların Vize için güzel yıllar olduğu izlenimini verir. 1970'lerin çalkantılarından Vize mümkün olan en az ölçülerde etkilenmiştir. Vize halkı Trakya'nın genelinde olduğu gibi üklesine, devletine bağlı insanlardır. 1980'lerden itibaren bütün ülkede görülen değişim-gelişim süreci ile birlikte komşu ilçelerdeki gelişime yeterince ayak uyduramayan Vize, özellikle Çerkezköy ve civarına göç vermeye başlamış ve bu durum 90'larda hızlanmıştır. Sosyal olarak da durgunluk içerisine giren Vize'de sosyal aktivite imkanları günden güne azalmıştır. 80'lerin sonu ve 90'ların başında Bulgar zulmünden kaçan vatandaşlarımız ile Vize küçük çaplı bir demografik değişim yaşamıştır.
 

1950 li yıllar Vize

      

Günümüzde Kaymakamlığımız tarafından Vize'nin ekonomik ve sosyal durumunu olması gereken noktaya yükseltmeyi amaçlayan çalışmalar yapılmakta olup tarihi, doğası, kültürü ve insanları ile Trakya'nın potansiyel açısından en zengin ilçelerinden biri olan Vize'nin hakettiği seviyeye kısa bir sürede ulaşacağına inanılmaktadır.

 

1950 li yıllar Vize Eski Palas Oteli Önü (Bugünkü Aksoylar Mobilya Önü)


         

Kayıtların yetersizliği nedeniyle ilçemizde görev yapmış olan Kaymakamların derlenmesi konusundaki yaptığımız çalışma sonuçsuz maalesef sonuçsuz kalmıştır.Öyleki aşağıda görüldüğü üzere Osmanlı Dönemindeki bu kayıtlara ulaşabildiğimiz halde.


 

1950 li yıllar Vize Dönemin Başbakanı  Adnan MENDERS'in ilçemizi ziyareti

 

1950 li yıllar Cumhurbaşkanı Celal BAYAR'ın ilçemizi ziyareti


                                
 

Vize tamamen Türk nüfustan oluşan bir ilçe haline geldiği andan itibaren hızlı bir değişim içerisine girmiştir. Özellikle Rum nüfusun tamamen gittiği 1930'ların sonlarından 1950'lerin sonlarına kadar Vize sosyal, kültürel ve yapısal en köklü değişiklikleri yaşamıştır. Öncelikle devlet politikası çerçevesinde kültürel hayatın geliştirilmesi için büyük çaba harcanmıştır. Trakya Müfettişi General Kazım Dirik tarafından binası yaptırılan ve açılan Halkevi ile ilgili anlatılanlar bugün bile imrenilecek boyutlarda kültürel faaliyetlerin o dönemde gerçekleştirildiğini göstermektedir. Halkevlerinin kapatılması ile Halkevi binasına Hükümet Daireleri taşınmıştır. Rumlara ait geç dönem bir kilise olduğu düşünülen ve bugünkü Merkez Yeni Camii'nin yerinde bulunan kilise Rumlar'ın gidişinden itibaren bir dönem askerler tarafından kullanılmış olup yıkıldığında büyüklerimizin anlattığına göre sinema olarak kullanılmakta idi. Bu bina oldukça görkemli ve sağlam bir bina olup değişik birçok amaçla kullanılabilecek olmasına rağmen neden yıkıldığı sorusunu araştırdığımızda karşımıza öncelikle muhacirlerin yeni bir hayat kurma, eskinin izlerinden kurtulma dürtüsü çıkmıştır. Çünkü yıkım sırasında köylerden birçok insan gönüllü olarak gelmiş ve yıkıma katılmıştır. Bina temel taşlarına kadar sökülmüştür. Yerine Yeni Cami inşa edilmiş bu büyük ölçüde halkın desteği ile gerçekleştirilmiştir.

1950 li yılr Vize
         

 1960 larda değişimini tamamlamış ve taşlarını yerine oturtmuş olmanın rahatlığı ile Vize, son derece modern ve çağdaş bir görünüm sergiler. Etkin olarak çalışan sinema salonları, eski fotograflarda gördüğümüz modern görünümlü insanlar, kutlamalara ait fotograflar 1960'ların Vize için güzel yıllar olduğu izlenimini verir. 1970'lerin çalkantılarından Vize mümkün olan en az ölçülerde etkilenmiştir. Vize halkı Trakya'nın genelinde olduğu gibi üklesine, devletine bağlı insanlardır. 1980'lerden itibaren bütün ülkede görülen değişim-gelişim süreci ile birlikte komşu ilçelerdeki gelişime yeterince ayak uyduramayan Vize, özellikle Çerkezköy ve civarına göç vermeye başlamış ve bu durum 90'larda hızlanmıştır. Sosyal olarak da durgunluk içerisine giren Vize'de sosyal aktivite imkanları günden güne azalmıştır. 80'lerin sonu ve 90'ların başında Bulgar zulmünden kaçan vatandaşlarımız ile Vize küçük çaplı bir demografik değişim yaşamıştır.

 

1970 li yıllar Cumhuriyet Meydanı Eski Hükümet Konağı Önü


      

Günümüzde Kaymakamlığımız tarafından Vize'nin ekonomik ve sosyal durumunu olması gereken noktaya yükseltmeyi amaçlayan çalışmalar yapılmakta olup tarihi, doğası, kültürü ve insanları ile Trakya'nın potansiyel açısından en zengin ilçelerinden biri olan Vize'nin hakettiği seviyeye kısa bir sürede ulaşacağına inanılmaktadır.

 

Image

1990 li yılların sonu İstanbul BB Başkanı Tayyip ERDOĞAN'ın ilçemiz Belediyesi ziyareti Belediye Başkanı Şevket MUTLU ile

SOSYAL VE EKONOMİK DURUM

SOSYAL DURUM


            İlçe merkezinde yeterli lojman olmadığı için  konut sıkıntısı çekilmektedir. İlçe merkezi ve köylerde konutlar genellikle bahçelidir. Konutlar üç gurupta toplanabilir. Yaklaşık olarak köylerdeki konutların % 10'u betonarme, %20'si kagir, %70'i ahşap olup, ilçe merkezindeki konutların % 45  betonarme, %55'i kagir ve ahşaptır. Son yıllarda yavaş yavaş ta olsa bahçeli ev tipi terk edilmeye başlanmış, konut kooperatifleri sayesinde yapılan yeni ve toplu bloklar yüzünden apartman hayatına geçiş hızlanmıştır.

          

Köylerin tamamında televizyon yayınları izlenmektedir. Ulaşım sorunu olmadığından günlük gazeteler köylere kolaylıkla ulaşmaktadır. Yaz aylarında ilçe merkezinde ve bazı köylerimizde su sıkıntısı çekilmektedir. İlçe genelinde kanalizasyon sorunu halledilmiştir. Ancak köylerin bazılarında kanalizasyon sorunu vardır.Çalışma yaşına gelen kadın ve erkek nüfus, makineli tarımında etkisiyle tarım kesiminde çalışmayı bırakarak sanayi sektöründe işçi olmayı kabul etmektedir.

 

EKONOMİK DURUM

 

Üçte ikisi kırsal kesimde yaşayan ilçe halkı , geçimini daha çok tarım ve ormancılıktan sağlar. Başlıca bitkisel ürünler buğday, şeker pancarı, ay çiçeği ve arpadır. Ayrıca sebze ve meyve  de üretilir. İlçede hayvancılık da önemli yer tutar. Beslenen koyun ve ineklerden sağlanan süt mandıralarda değerlendirilir. İlçe kıyısında küçük çapta balıkçılık yapılır. Geniş alanlar kaplayan baltalık meşe ormanları ilçe ekonomisinde önemli bir katkı sağlar.

 

TARIM: Ekonomi genelde tarıma dayalıdır. Buğday, ayçiçeği, şekerpancarı, mısır, baklagiller ve son yıllarda bazı köylerimizde soğan ekimi önem kazanmıştır.Toprak işlemeli tarıma uygun arazinin topoğrafik durumu çoğunlukla ova niteliğinde olup, % 91'lik kısmı susuz, %  9 luk kısmı sulanabilir arazidir. Ziraat genelde modern tekniğe göre yapılmaktadır. Tarımsal faaliyetlerde 1.480 adet traktör, 43 biçerdöver, 42 balya makinesi, 10 slaj makinesi kullanılmaktadır. Ova kesiminde her türlü tarım araçları kullanılırken, orman kesiminde arazinin küçük parseller halinde olması bazı yerlerde de eğimin fazla olması ilkel tarım yöntemlerinin devamında etkin faktör olmaktadır.Modern zirai araç ve gereçlerin yanında suni gübre kullanımının artması, yeni  hibrit tohumların kullanılması birim başına alınan verimin artmasını sağlamıştır. Önceleri buğdayda dekar başına 100-200 kg ürün alınırken son zamanlarda verim 400-600 Kg.'a çıkmıştır.



HAYVANCILIK: Zirai faaliyetlerin gelişmiş olduğu yörelerde hayvancılıkta önem kazanmıştır.Ova kesiminde büyükbaş hayvanların tamamı kültür ırka dönüşmüşken orman köylerinde genelde yerli ırk hayvancılık önemi korumaktadır.İlçemiz genelinde 9.581 adet büyükbaş hayvan, 8.000 adedi kültür melezi, 2.380 adedi ithal kültürü, 1.500 adedi yerli, 280 kadar da manda bulunmaktadır. Küçükbaş hayvan mevcudu da 26.335 olup bunun 23.300 adedi koyun, 7.500 adedi de kıl keçisidir. İlçemizde tavuk işletmesi bulunmaktadır. 53.400 tavuk bulunmasına rağmen bunlar aile işletmeciliği ve kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere çalışmaktadır. 

 

ARICILIK: İlçe genelinde 3.981 adet kovan mevcut olup bunların 2.886 sı sepet kovan, 1.095 adedi modern arı kovanıdır. Bunlardan elde edilen bal genellikle bölgede ve İstanbul piyasasında alıcı bulmaktadır.


SU ÜRÜNLERİ:       İlçemizde ormanlık sahada tatlı su balıkçılığına uygun kaynak ve topraklar mevcuttur. Balkaya Köyünde 4 adet, Sergen Kasabasında 1 adet alabalık tesisi vardır.         Kıyıköy Kasabasında deniz balıkçılığı yapılmakta olup çeşitli boyutlarda 110 adet balıkçı teknesi mevcuttur. Deniz balıkçılığı üretim miktarı yılda 60,000 Kg.'dır. Bunun az miktarı bölgede çoğu ise İstanbul piyasasında tüketilmektedir.



ORMANCILIK: İlçemizin yüzölçümünün %69'u ormanlarla kaplıdır. Orman alanının % 32'si koru ormanı, % 68'i ise baltalıktır. Bu ormanlarda yılda 242.000 ster yakacak odun ve 10.634 ster yuvarlak sanayi odunu üretilmektedir. Elde edilen yakacak odunun  %80'i orman köylüsüne, %20'i belediye tahsisi ile verilmektedir. Orman köylüsü bu emvalleri istediği yere istediği bedelle satmaktadır.

 

 
VİZE

KIRKLARELİ ilimize bağlı bir ilçedir.


Nüfus:

10628 kişi

Yüzölçümü:

1119 km²

Köyleri

- AKINCILAR

- AKSİCİM

- AKPINAR

- BALKAYA

- ÇAVUŞKÖY

- ÇÖVENLİ

- DEVELİ

- DOĞANCA

- DÜZOVA

- EVRENCİK

- EVRENLİ

- HAMİDİYE

- HASBUĞA

- KIZILAĞAÇ

- KIŞLACIK

- KÜÇÜKYAYLA

- KÖMÜRKÖY

- MÜSELLİM

- OKÇULAR

- PAZARLI

- SOĞUCAK

- SOFULAR

- TOPÇUKÖY

Yazan : TahsinCetinkaya | 30.Ara.2011 09:25:05 | Puan Ver : 0 | Yorumlar : 0 | Okunma : 218 | Yazdır | Gönder | Word
» Yapılan Yorumlar
Henüz Yorum Yazılmamış Siz birtane yazın..
Editörü Aç

   
» Modüller
Sağlıklı Yaşam İçerik 602
Sorgulamalar İçerik 74
illerimiz İçerik 931
Güzel Sözler İçerik 100
Türkler İçerik 611
Dünya Ülkeleri İçerik 167
Rüya Tabirleri İçerik 51
Filmler İçerik 1
Ödevler İçerik 100
Biyografiler İçerik 535
Şiirler İçerik 22
Haftanın Konuğu İçerik 3
» İllerimiz Kategorileri
Adana 14
Adana Merkez 1
Aladağ 1
Ceyhan 1
Feke 1
İmamoğlu 1
Karaisalı 1
Karataş 1
Kozan 1
Pozantı 1
Saimbeyli 1
Seyhan 1
Tufanbeyli 1
Yumurtalık 1
Yüreğir 1
Adıyaman 9
Adıyaman Merkez 1
Besni 1
Çelikhan 1
Gerger 1
Gölbaşı 1
Samsat 1
Kahta 1
Sincik 1
Tut 1
Afyonkarahisar 18
Afyonkarahisar Merkez 1
Başmakçı 1
Bayat 1
Bolvadin 1
Çay 1
Çobanlar 1
Dazkırı 1
Dinar 1
Emirdağ 1
Evciler 1
Hocalar 1
İhsaniye 1
İscehisar 1
Kızılören 1
Sandıklı 1
Sinanpaşa 1
Sultand 1
Şuhut 1
Ağrı 8
Ağrı Merkez 1
Diyadin 1
Doğubeyazıt 1
Eleşkirt 1
Hamur 1
Patnos 1
Taşlıçay 1
Tutak 1
Amasya 7
Amasya Merkez 1
Göynücek 1
Gümüşhacıköy 1
Hamamözü 1
Merzifon 1
Suluova 1
Taşova 1
Ankara 25
Ankara Merkez 1
Akyurt 1
Altındağ 1
Ayaş 1
Bala 1
Beypazarı 1
Çamlıdere 1
Çankaya 1
Çubuk 1
Elmadağ 1
Etimesgut 1
Evren 1
Gölbaşı 1
Güdül 1
Haymana 1
Kalecik 1
Kazan 1
Keçiören 1
Kızılcahamam 1
Mamak 1
Nallıhan 1
Polatlı 1
Sincan 1
Şereflikoçhisar 1
Yenimahalle 1
Antalya 15
Antalya Merkez 1
Akseki 1
Alanya 1
Demre 1
Elmalı 1
Finike 1
Gazipaşa 1
Gündoğmuş 1
İbradi 1
Kaş 1
Kemer 1
Korkuteli 1
Kumluca 1
Manavgat 1
Serik 1
Artvin 8
Artvin Merkez 1
Ardanuç 1
Arhavi 1
Borçka 1
Hopa 1
Murgul 1
Şavşat 1
Yusufeli 1
Aydın 17
Aydın Merkez 1
Bozdoğan 1
Buharkent 1
Çine 1
Didim 1
Germencik 1
İncirliova 1
Karacasu 1
Karpuzlu 1
Koçarlı 1
Köşk 1
Kuşadası 1
Kuyucak 1
Nazilli 1
Söke 1
Sultanhisar 1
Yenipazar 1
Balı Kesir 19
Balı kesir Merkez 1
Ayvalık 1
Balya 1
Bandırma 1
Bigadiç 1
Burhaniye 1
Dursunbey 1
Edremit 1
Erdek 1
Gömeç 1
Gönen 1
Havran 1
İvrindi 1
Kepsut 1
Manyas 1
Marmara 1
Savaştepe 1
Sındırgı 1
Susurluk 1
Bilecik 8
Bilecik Merkez 1
Bozüyük 1
Gölpazarı 1
İnhisar 1
Osmaneli 1
Pazaryeri 1
Söğüt 1
Yenipazar 1
Bingöl 8
Bingöl Merkez 1
Adaklı 1
Genç 1
Karlıova 1
Kığı 1
Solhan 1
Yayladere 1
Yedisu 1
Bitlis 7
Bitlis Merkez 1
Adilcevaz 1
Ahlat 1
Güroymak 1
Hizan 1
Mutki 1
Tatvan 1
Bolu 9
Bolu Merkez 1
Dörtdivan 1
Gerede 1
Göynük 1
Kıbrıscık 1
Mengen 1
Mudurnu 1
Seben 1
Yeniçağa 1
Burdur 11
Burdur Merkez 1
Ağlasun 1
Altınyayla 1
Bucak 1
Çavdır 1
Çeltikçi 1
Gölhisar 1
Karamanlı 1
Kemer 1
Tefenni 1
Yeşilova 1
Bursa 18
Bursa Merkez 1
Büyükorhan 1
Gemlik 1
Gürsu 1
Harmancık 1
İnegöl 1
İznik 1
Karacabey 1
Kestel 1
Mudanya 1
Mustafa Kemal Paşa 1
Nilüfer 1
Orhaneli 1
Orhangazi 1
Osmangazi 1
Yenişehir 1
Yıldırım 1
Çanakkale 12
Çanakkale Merkez 1
Ayvacık 1
Bayramiç 1
Biga 1
Bozcaada 1
Çan 1
Eceabat 1
Ezine 1
Gelibolu 1
Gökçeada 1
Lapseki 1
Yenice 1
Çankırı 12
Çankırı Merkez 1
Atkaracalar 1
Bayramören 1
Çerkeş 1
Eldivan 1
Ilgaz 1
Kızılırmak 1
Korgun 1
Kurşunlu 1
Orta 1
Şabanözü 1
Yapraklı 1
Çorum 14
Çorum Merkez 1
Alaca 1
Bayat 1
Boğazkale 1
Dodurga 1
İskilip 1
Kargı 1
Laçin 1
Mecitözü 1
Oğuzlar 1
Ortaköy 1
Osmancık 1
Sungurlu 1
Uğurludağ 1
Denizli 19
Denizli Merkez 1
Acıpayam 1
Akköy 1
Babadağ 1
Baklan 1
Bekilli 1
Beyağaç 1
Bozkurt 1
Buldan 1
Çal 1
Çameli 1
Çardak 1
Çivril 1
Güney 1
Honaz 1
Kale 1
Sarayköy 1
Serinhisar 1
Tavas 1
Diyarbakır 14
Diyarbakır Merkez 1
Bismil 1
Çermik 1
Çınar 1
Çüngüş 1
Dicle 1
Eğil 1
Ergani 1
Hani 1
Hazro 1
Kocaköy 1
Kulp 1
Lice 1
Silvan 1
Edirne 9
Edirne Merkez 1
Enez 1
Havsa 1
İpsala 1
Keşan 1
Lalapaşa 1
Meriç 1
Süleoğlu 1
Uzunköprü 1
Elazığ 11
Elazığ Merkez 1
Ağın 1
Alacakaya 1
Arıcak 1
Baskil 1
Karakoçan 1
Keban 1
Kovancılar 1
Maden 1
Palu 1
Sivrice 1
Erzincan 9
Erzincan Merkez 1
Çayırlı 1
İliç 1
Kemah 1
Kemaliye 1
Otlukbeli 1
Refahiye 1
Tercan 1
Üzümlü 1
Erzurum 19
Erzurum Merkez 1
Aşkale 1
Çat 1
Hınıs 1
Horasan 1
Ilıca 1
İspir 1
Karaçoban 1
Karayazı 1
Köprüköy 1
Narman 1
Oltu 1
Olur 1
Pasinler 1
Pazaryolu 1
Şenkaya 1
Tekman 1
Tortum 1
Uzundere 1
Eskişehir 13
Eskişehir Merkez 1
Alpu 1
Beylikova 1
Çifteler 1
Günyüzü 1
Han 1
İnönü 1
Mahmudiye 1
Mihalgazi 1
Mihalıçcık 1
Sarıcakaya 1
Seyitgazi 1
Sivrihisar 1
Gaziantep 10
Gaziantep Merkez 1
Araban 1
Islahiye 1
Kargamış 1
Nizip 1
Nurdağı 1
Oğuzeli 1
Şahinbey 1
Şehitkamil 1
Yavuzeli 1
Giresun 16
Giresun Merkez 1
Alucra 1
Bulancak 1
Çamoluk 1
Çanakçı 1
Dereli 1
Doğankent 1
Espiye 1
Eynesil 1
Görele 1
Güce 1
Keşap 1
Piraziz 1
Şebinkarahisar 1
Tirebolu 1
Yağlıdere 1
Gümüşhane 6
Gümüşhane Merkez 1
Kelkit 1
Köse 1
Kürtün 1
Şiran 1
Torul 1
Hakkari 4
Hakkari Merkez 1
Çukurca 1
Şemdinli 1
Yüksekova 1
Hatay 12
Hatay Merkez 1
Altınözü 1
Belen 1
Dörtyol 1
Erzin 1
Hassa 1
İskenderun 1
Kırıkhan 1
Kumlu 1
Reyhanlı 1
Samand 1
Yayladağı 1
Isparta 13
Isparta Merkez 1
Aksu 1
Atabey 1
Eğirdir 1
Gelendost 1
Gönen 1
Keçiborlu 1
Senirkent 1
Sütçüler 1
Şarkikaraağaç 1
Uluborlu 1
Yalvaç 1
Yenişarbademli 1
Mersin (İçel) 10
Mersin Merkez 1
Anamur 1
Aydıncık 1
Bozyazı 1
Çamlıyayla 1
Erdemli 1
Gülnar 1
Mut 1
Silifke 1
Tarsus 1
İstanbul 33
İstanbul 1
Adalar 1
Avcılar 1
Bağcılar 1
Bahçelievler 1
Bakırköy 1
Bayrampaşa 1
Beşiktaş 1
Beykoz 1
Beyoğlu 1
Büyükçekmece 1
Çatalca 1
Eminönü 1
Esenler 1
Eyüp 1
Fatih 1
Gaziosmanpaşa 1
Güngören 1
Kadıköy 1
Kağıthane 1
Kartal 1
Küçükçekmece 1
Maltepe 1
Pendik 1
Sarıyer 1
Şile 1
Silivri 1
Şişli 1
Sultanbeyli 1
Tuzla 1
Ümraniye 1
Üsküdar 1
Zeytinburnu 1
İzmir 29
İzmir Merkez 1
Aliağa 1
Balçova 1
Bayındır 1
Bergama 1
Beydağ 1
Bornova 1
Buca 1
Çeşme 1
Çiğli 1
Dikili 1
Foça 1
Gaziemir 1
Güzelbahçe 1
Karaburun 1
Karşıyaka 1
Kemalpaşa 1
Kınık 1
Kiraz 1
Konak 1
Menderes 1
Menemen 1
Narlıdere 1
Ödemiş 1
Seferihisar 1
Selçuk 1
Tire 1
Torbalı 1
Urla 1
Kars 8
Kars Merkez 1
Akyaka 1
Arpaçay 1
Digor 1
Kağızman 1
Sarıkamış 1
Selim 1
Susuz 1
Kastamonu 20
Kastamonu Merkez 1
Abana 1
Ağlı 1
Araç 1
Azdavay 1
Bozkurt 1
Cide 1
Çatalzeytin 1
Daday 1
Devrekani 1
Doğanyurt 1
Hanönü 1
İhsangazi 1
İnebolu 1
Küre 1
Pınarbaşı 1
Seydiler 1
Şenpazar 1
Taşköprü 1
Tosya 1
Kayseri 17
Kayseri Merkez 1
Akkışla 1
Bünyan 1
Develi 1
Felahiye 1
Hacılar 1
İncesu 1
Kocasinan 1
Melikgazi 1
Özvatan 1
Pınarbaşı 1
Sarıoğlan 1
Sarız 1
Talas 1
Tomarza 1
Yahyalı 1
Yeşilhisar 1
Kırklareli 8
Kırklareli Merkez 1
Babaeski 1
Demirköy 1
Kofçaz 1
Lüleburgaz 1
Pehlivanköy 1
Pınarhisar 1
Vize 1
Kırşehir 7
Kırşehir Merkez 1
Akpınar 1
Akçakent 1
Boztepe 1
Çiçekdağı 1
Kaman 1
Mucur 1
Kocaeli (İzmit) 13
Kocaeli (İzmit) Merkez 1
Başiskele 1
Çayırova 1
Darıca 1
Derince 1
Diovası 1
Gebze 1
Gölcük 1
İzmit 1
Kandıra 1
Karamürsel 1
Kartepe 1
Körfez 1
Konya 32
Konya Merkez 1
Ahırlı 1
Akören 1
Akşehir 1
Altınekin 1
Beyşehir 1
Bozkır 1
Cihanbeyli 1
Çeltik 1
Çumra 1
Derbent 1
Derebucak 1
Doğanhisar 1
Emirgazi 1
Ereğli 1
Güneysınır 1
Hadım 1
Halkapınar 1
Hüyük 1
Ilgın 1
Kadınhanı 1
Karapınar 1
Karatay 1
Kulu 1
Meram 1
Sarayönü 1
Selçuklu 1
Seydişehir 1
Taşkent 1
Tuzlukçu 1
Yalıhüyük 1
Yunak 1
Kütahya 13
Kütahya Merkez 1
Altıntaş 1
Aslanapa 1
Çavdarhisar 1
Domaniç 1
Dumlupınar 1
Emet 1
Gediz 1
Hisarcık 1
Pazarlar 1
Simav 1
Şaphane 1
Tavşanlı 1
Malatya 14
Malatya Merkez 1
Akçadağ 1
Arapgir 1
Arguvan 1
Battalgazi 1
Darende 1
Doğanşehir 1
Doğanyol 1
Hekimhan 1
Kale 1
Kuluncak 1
Pütürge 1
Yazıhan 1
Yeşilyurt 1
Manisa 16
Manisa Merkez 1
Ahmetli 1
Akhisar 1
Alaşehir 1
Demirci 1
Gölmarmara 1
Gördes 1
Kırkağaç 1
Köprübaşı 1
Kula 1
Salihli 1
Sarıgöl 1
Saruhanlı 1
Selendi 1
Soma 1
Turgutlu 1
Kahramanmaraş 10
Kahramanmaraş Merkez 1
Afşin 1
andırın 1
Çağlayan Cerit 1
Ekinözü 1
Elbistan 1
Göksun 1
Nurhak 1
Pazarcık 1
Türkoğlu 1
Mardin 10
Mardin Merkez 1
Dargeçit 1
Derik 1
Kızıltepe 1
Mazıdağı 1
Midyat 1
Nusaybin 1
Ömerli 1
Savur 1
Yeşilli 1
Muğla 12
Muğla Merkez 1
Bodrum 1
Dalaman 1
Datça 1
Fethiye 1
Kavaklıdere 1
Köycegiz 1
Marmaris 1
Milas 1
Ortaca 1
Ula 1
Yatağan 1
Muş 6
Muş Merkez 1
Bulanık 1
Hasköy 1
Korkut 1
Malazgirt 1
Varto 1
Nevşehir 8
Nevşehir Merkez 1
Acıgöl 1
Avanos 1
Derinkuyu 1
Gülşehir 1
Hacıbektaş 1
Kozaklı 1
Ürgüp 1
Niğde 6
Niğde Merkez 1
Altunhisar 1
Bor 1
Çamardı 1
Çiftlik 1
Ulukışla 1
Ordu 19
Ordu Merkez 1
Akkuş 1
Aybastı 1
Çamaş 1
Çatalpınar 1
Çaybaşı 1
Fatsa 1
Gülyalı 1
Gölköy 1
Gürgentepe 1
İkizce 1
Kabadüz 1
Kabataş 1
Korgan 1
Kumru 1
Mesudiye 1
Perşembe 1
Ulubey 1
Ünye 1
Rize 12
Rize Merkez 1
Ardeşen 1
Çamlıhemşin 1
Çayeli 1
Derepazarı 1
Fındıklı 1
Hemşin 1
Güneysu 1
İkizdere 1
İyidere 1
Kalkandere 1
Pazar 1
Sakarya (Adapazarı) 16
Sakarya (Adapazarı) Merkez 1
Arifiye 1
Akyazı 1
Bekirpaşa 1
Erenler 1
Güneşler 1
Geyve 1
Hanlı 1
Kazım Paşa 1
Karasu 1
Kaynarca 1
Nehirkent 1
Kocaali 1
Pamukova 1
Sapanca 1
Taraklı 1
Samsun 16
Samsun Merkez 1
Alaçam 1
Asarcık 1
Bafra 1
Canik 1
Çarşamba 1
Havza 1
İlkadım 1
Kavak 1
Ladik 1
Ondokuz Mayıs 1
Salı Pazarı 1
TekkeKöy 1
Terme 1
Vezirköprü 1
Yakakent 1
Siirt 7
Siirt Merkez 1
Aydınlar 1
Baykan 1
Eruh 1
Kurtalan 1
Pervari 1
Şirvan 1
Sinop 9
Sinop Merkez 1
Ayancık 1
Boyabat 1
Durağan 1
Dikmen 1
Erfelek 1
Gerze 1
Saraydüzü 1
Türkeli 1
Sivas 16
Sivas Merkez 1
Akıncılar 1
Altınyayla 1
Divriği 1
Doğanşar 1
Gemerek 1
Gölova 1
Gürün 1
Hafik 1
İmranlı 1
Kangal 1
Koyulhisar 1
Su Şehri 1
Ulaş 1
Yıldızeli 1
Zara 1
Tekirdağ 9
Tekirdağ Merkez 1
Çerkezköy 1
Çorlu 1
Hayrabolu 1
Malkara 1
Marmara Ereğlisi 1
Muratlı 1
Saray 1
Şarköy 1
Tokat 12
Tokat Merkez 1
Almus 1
Artova 1
Başçiftlik 1
Erbaa 1
Niksar 1
Pazar 1
Reşadiye 1
Sulusaray 1
Turhal 1
Yeşilyurt 1
Zile 1
Trabzon 18
Trabzon Merkez 1
Akçaabat 1
Araklı 1
Arsin 1
Beşikdüzü 1
Çaykara 1
Çarşıbaşı 1
Dernekpazarı 1
Düzköy 1
Hayrat 1
Köprübaşı 1
Maçka 1
Of 1
Sürmene 1
Şalpazarı 1
Tonya 1
Vakfıkebir 1
Yomra 1
Tunceli 8
Tunceli Merkez 1
Çemişgezek‎ 1
Hozat 1
Mazgirt 1
Nazımiye 1
Ovacık 1
Pertek 1
Pülümür 1
Şanlıurfa 9
Şanlıurfa Merkez 1
Akçakale 1
Birecik 1
Bozova 1
Ceylanpınar 1
Halfeti 1
Siverek 1
Viranşehir 1
Suruç 1
Uşak 6
Uşak Merkez 1
Eşme 1
Banaz 1
Karahallı 1
Sivaslı 1
Ulubey 1
Van 12
Van Merkez 1
Bahçesaray (Müküs) 1
Başkale (El Bak) 1
Çaldıran (Beyazıt Ağa) 1
Çatak (Şitak) 1
Edremit 1
Erciş (Arzaşku) 1
Gevaş (Vestan) 1
Muradiye (Bargiri) 1
Gürpınar (Mamuretül- Hamid) 1
Özalp (Mahmudiye) 1
Saray 1
Yozgat 14
Yozgat Merkez 1
Akdağmadeni 1
Aydıncık 1
Boğazlıyan 1
Çekerek 1
Çayıralan 1
Çandır 1
Kadışehri 1
Saraykent 1
Sarıkaya 1
Sorgun 1
Şefaatli 1
Yenifakılı 1
Yerköy 1
Zonguldak 6
Zonguldak Merkez 1
Alaplı 1
Çaycuma 1
Devrek 1
Gökçebey 1
Karadeniz Ereğli 1
Aksaray 6
Aksaray Merkez 1
Ağaçören 1
Eskil 1
Gülağaç 1
Ortaköy 1
Sarıyahşi 1
Bayburt 3
Bayburt Merkez 1
Aydıntepe 1
Demirözü 1
Karaman 6
Karaman Merkez 1
Ayrancı 1
Başyayla 1
Ermenek 1
Kazımkarabekir 1
Sarıveliler 1
Kırıkkale 9
Kırıkkale Merkez 1
Bahşılı 1
Balışeyh 1
Çelebi 1
Delice 1
Karakeçili 1
Keskin 1
Sulakyurt 1
Yahşihan 1
Batman 4
Batman Merkez 1
Beşiri 1
Gercüş 1
Hasankeyf 1
Şırnak 6
Şırnak Merkez 1
Beytüşşebap‎ 1
Cizre‎ 1
Güçlükonak‎ 1
Silopi‎ 1
Uludere‎ 1
Bartın 4
Bartın Merkez 1
Amasra 1
Kurucaşile 1
Ulus 1
Ardahan 6
Ardahan Merkez 1
Çıldır 1
Damal 1
Göle 1
Hanak 1
Posof 1
Igdır 4
Igdır Merkez 1
Aralık 1
Karakoyunlu 1
Tuzluca 1
Yalova 4
Yalova Merkez 1
Altınova 1
Armutlu 1
Çınarcık 1
Karabük 6
Karabük Merkez 1
Eflani‎ 1
Eskipazar 1
Ovacık 1
Safranbolu 1
Yenice 1
Kilis 4
Kilis Merkez 1
Elbeyli‎ 1
Musabeyli‎ 1
Polateli‎ 1
Osmaniye 7
Osmaniye Merkez 1
Bahçe‎ 1
Düziçi‎ 1
Hasanbeyli‎ 1
Kadirli‎ 1
Sumbas‎ 1
Toprakkale‎ 1
Düzce 8
Düzce Merkez 1
Akçakoca‎ 1
Cumayeri‎ 1
Gölyaka‎ 1
Gümüşova‎ 1
Kaynaşlı‎ 1
Yığılca‎ 1
Çilimli‎ 1
 » Son illerimiz
Osmaniye Toprakkale İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 278
Tarih : 10.Oca.2012 13:52:36
Şırnak Uludere İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 224
Tarih : 10.Oca.2012 12:49:10
Uşak Banaz İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 252
Tarih : 10.Oca.2012 12:09:39
İzmir Çiğli İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 98
Tarih : 09.Oca.2012 14:50:46
Gaziantep Şehitkamil İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 210
Tarih : 09.Oca.2012 13:45:26
Giresun Hakkında Detaylı Bilgi
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 212
Tarih : 06.Oca.2012 11:36:03
İstanbul Zeytinburnu İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 72
Tarih : 05.Oca.2012 15:16:11
İstanbul Üsküdar İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 97
Tarih : 05.Oca.2012 15:15:30
İstanbul Ümraniye İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 71
Tarih : 05.Oca.2012 15:14:29
İstanbul Tuzla İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 106
Tarih : 05.Oca.2012 15:13:51
 » Hit illerimiz
Ankara Polatlı İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 1036
Tarih : 02.Oca.2012 14:13:28
Ankara Mamak İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 875
Tarih : 02.Oca.2012 14:07:28
Tokat Erbaa İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 860
Tarih : 28.Ara.2011 09:11:09
Denizli Güney İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 831
Tarih : 04.Oca.2012 12:50:50
Ağrı Doğubeyazıt İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 801
Tarih : 02.Oca.2012 11:31:42
Ardahan Posof İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 788
Tarih : 26.Ara.2011 13:37:31
Uşak Karahallı İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 769
Tarih : 27.Ara.2011 12:27:38
Antalya Hakkında Detaylı Bilgi
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 742
Tarih : 02.Oca.2012 14:33:41
Çorum İskilip İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 723
Tarih : 04.Oca.2012 10:44:30
Kırşehir Çiçekdağı İlçesi ve Resimleri
Yazan : TahsinCetinkaya Hit : 715
Tarih : 30.Ara.2011 08:37:56
» İllerimiz Ara
Başlıklarda : İçeriklerde :
» İllerimiz İstatistikleri
» Ust Kategori (81)
» Alt Kategori (932)
» İllerimiz (931)
» Okunma (250002)
» Yorum (0)
» Toplam Adettir
» İframe
Untitled Document

Güzel Sözler Mustafa Kemal Atatürk Yemek Tariflerimiz Türk Ansiklopedisi Ödev Bankası Dünya Ülkeleri Rüya Tabirleri İslami Yaşam Türkiye Rehber Film İzle Sitene Ekle İl İl Türkiye Eğitim Haberleri Günlük Burç ve Astroloji Bedava Site Lise Adres-Telefonları Yemek Tarifleri Biyografiler Sağlık Sorgulamalar Kastamonu Kastamonu Resimleri Kastamonunun İlçeleri Çatalzeytin Çatalzeytin Köyleri Çatalzeytin Video Çatalzeytin Resimleri Çatalzeytin Köy Resimleri ÇatalzeytinSpor Çatalzeytin Köy Haritaları Abana İlçesi Ağlı İlçesi Araç İlçesi Azdavay İlçesi Bozkurt İlçesi Cide İlçesi Daday İlçesi Devrekani İlçesi Doğanyurt İlçesi Hanönü İlçesi İhsangazi İlçesi İnebolu İlçesi Küre İlçesi Pınarbaşı İlçesi Seydiler İlçesi Şenpazar İlçesi Taşköprü İlçesi Tosya İlçesi Türkeli İlçesi Türkelinin Köyleri Türkeli Videoları Türkeli Resimleri Türkeli Köy Resimleri Türkeli Köy Haritaları Sinop Ayancık İlçesi Boyabat İlçesi Dikmen İlçesi Durağan İlçesi Erfelek İlçesi Gerze İlçesi Saraydüzü İlçesi Yemek Tariflerimiz Türk Ansiklopedisi Ödev Bankası Dünya Ülkeleri Rüya Tabirleri İslami Yaşam İl İl Türkiye Eğitim Haberleri Günlük Burç ve Astroloji Bedava Site Türkiye Rehber

» CopyrightYukarı Git
Catalzeytininsesi.com © Tahsin Çetinkaya Tarafından Kurulmuştur. Tüm Hakları Saklı Olup Yazılı ve Görsel Bilgiler İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
Site Design Coding © CatalzeytininSesi.Com
Tavsiye Et | İletişim | Rss