Ova, tektonik bir çökük alanıdır. Bu alan ve ovayı kuşatan dağ ve platolar arasında Pilyosen ve Kuaterner başında yeni kırılmalar bunun neticesinde çökmeler olmuştur. Çöküntüden sonra meydana gelen çanakta uzak ve yakın çevrelerdeki yüksekliklerden (Erciyes ve Toros dağları) inen akarsuların bilhassa sellerin taşıdığı kum, kir, çakıl gibi maddeler yığılmaya başlamış bu olay zamanımıza kadar da devam etmiştir. Bu alüvyon birikintilerinin kalındığı bazı yerlerde 20-30 m yi bulur. Bu birikintiler ovayı çevreleyen bazı tepelerde rastlanmaz. Tepeler dışında ova düzlükleri kapalıdır.
Develi Ovası etrafındaki tepelerden ortalarına doğru gelindiğinde yayvan bir çukurluk halini alır. Bu çanakta etrafındaki dağlar ve tepelerden inen akarsular karların erimesiyle ovaya inen taşkınlıklardan sazlıklar bataklıklar ve gölcükler meydana gelir. Sultan Sazlığı, Kurbağa, Deve, Yay gölleri ovadadır. Develi Ovası tektonik olayların olduğu morfolojik şartların biçimlendirdiği kapalı tekne şeklinde alüvyal bir ovadır. Oldukça çok yağış alır. Ovaya bir çok akarsuların akması kenarından birçok gür kaynakların sularını ovaya akıtması karların erimesi ile taşkınlıkların olması ovanın higrografik şartlarının elverişli bir hale getirmiştir.
Ovanın kenarında tarla ve bahçe tarımı yapılmaktadır. Uzun yayla da Kayseri ve çevresine geçen davarcılar eylül-nisan aylarında sürülerini ovada barındırırlar. Ayrıca Develi ve Kayseri’de yapılan pastırma ve sucuk için yetiştirilen sığır ve koyun sürüleri temmuz-ekim aylarında Develi Ovasında beslenir .
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Resimler Sadece üyeler içindir!
Develi’nin kendisine has bir bitki örtüsü vardır. Su ve dere kenarlarında söğüt ve kavak ağaçları diğer yerlerde kurak ot toplulukları ve çalılıklara rastlanır.
Dağlarda yabani armut meşe kavaklar bol miktarda bulunur. İlçe ve köy çevrelerinde bağ ve bahçeler önemli yer tutar. Ormanlara Develi’nin çevresinde rastlanmaz. Ünlü coğrafyacı Starabon, Erciyes ve eteklerinin ormanlarla kaplı olduğunu söylemektedir. Yine bazı eserlerde Erciyes’in 2000 m kadar ormanlık 1800-2000m deki yüksekliklerde de bağ ve bahçelerle kaplı olduğunu görmekteyiz.
Ormanlardan hem tomruk ihtihsali yapılmakta Kayseri tomruk ihtihsalinin büyük bir kısmını teşkil eder, hem de bölge halkının yakacak ihtiyacını karşılar.
AKARSULAR
Resimler Sadece üyeler içindir!
Zamantı Irmağı
Develi’nin içinden geçen akarsuların başında gelir. Zamantı ırmağı, Pınarbaşı kazasına bağlı Viranşehir nahiyesinin şerefiye köyünden doğar. Viranşehir, Uyuzpınar, Tahtaköprü, Kaynar, Altıkesek, Halitbeyviran, Karaboğaz, Kılıçmehmet, aşağıpotuklu, Emmigil, Bahçecik, Kızılhan, Cebeharmusun, Avşarsöğütlü, Taşlak, Kavlak, Melikviran, Taşhan, Akmezar, Keprin, Büyük ve küçük Süvegenler, Çulha köylerinden sonra Develi kazasının sınırları içinde akmaya başlar.
Develi Çayı(Fenese Suyu)
Develi’nin doğusunda yaz kış akan bir sudur. Çay ili ve tepesindeki ve fenese taraflarındaki kaynak sulardan beslenir. İlçenin bağ ve bahçelerinin sulanmasında kullanılır.
Elbiz ve Köşkpınar
Develi’nin 1 km kadar batısından akar. Her iki kaynağın suları birleşerek içme, bağ ve bahçe sulamasında kullanılır. Bunların dışında Develi’nin batısında karların erimesiyle akan yazın ise tamamen kuruyan bir dere vardır.
Yeraltı Suları
Develi ile Yeşilhisar arasındaki havza yer altı suyu bakımından oldukça önemlidir. Bu havza Erciyes dağının güneyinden Yeşilhisar’ın batısı, Develi’nin doğusunu teşkil eder. Bu nedenle havzanın 1966 yılında projesi yapılmış 1967’de de Sindelhöyük köyünde açılan sondaj kuyularından 40 –60 m³/sn su çıkmıştır. Elde edilen sular halkın istifadesine sunulmuştur. Bunu takiben açılan kuyularda da bol su edilmektedir.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Develi İç Anadolu bölgesinin Orta Kızılırmak bölümünde Kayseri iline bağlı bir ilçedir.
Grinwich rasathanesine göre 38° 27’ kuzey enlemi, 33° 17’ doğu boylamında bulunmaktadır. Erciyes Dağının 5-6 km kadar güney doğusunda kurulmuştur. Tarihi ilk çağlardan başlayarak gelişen orta çağda önemini devam ettiren Develi, Develi-Karahisar (Yeşilhisar) ile karıştırılmıştır.
Develi adını menşei hakkında çeşitli rivayetler vardır.
Bunların en yaygın olanı şöyledir: Selçukluların uç beylerinden olduğu söylenen iri yapılı, kuvvetli Dev Ali ismindeki bir kahramanın efsaneleşen adını zamanla Develi olarak değiştiği yolundadır. Kanımızca Develi ismini 1071 yılında Malazgirt muharebesinden sonra Anadolu’ya yazılan Oğuz boylarından Develüoğullarının bu bölgeye gelip yerleşmesinden aldığı seklindedir.
Günümüzde bir çok yerde Develüoğullarına rastlamak mümkündür. Eski kaynaklarda Develü şeklinde iken sonraları harf devrimi ile Develi adına gelmiştir. Develi kazasının ekilebilen arazinin darlığı yüzünden eski Develi kasabasının yer değiştirdiğini bunun yerine daha aşağıda Everek kasabasının doğduğunu belirtmek gerekir.
Gerçekten şehir; toprağın darlığından dağlar arasında sapa kalmış bir yerde bulunmasından emniyet şartları da belirince 1,5 asır kadar önce 3 km kuzey batısındaki çukur ve düzlükleri geniş olan bugünkü şehir merkezinin bulunduğu yere (Everek) kaymıştır. Develi’nin Everek’e doğru bu yer değiştirmesi öyle çabuk ve kısa zamanda olmuştur ki çukurdaki arazi kısa zamanda adeta kapışılmıştır. . Bu acele taşınma ile ilgili olarak çevrede çok kullanılan evmek mastarından Everek’in doğduğu bilinmektedir. (Evmek veya İvmek acele etmek iverek gitmek; acele ile gitmek) Develi arazinin daha geniş olan bu yerde (EVEREK) gelişme yoluna girmiş. Bu gelişme önceleri Aşağı Everek mahallesinde başlamış daha sonra diğer mahallelere doğru yayılmıştır. 1325 H. Tarihli Ankara vilayeti salnamesinde Develi’nin ; Develi, Everek ve Fenese adlı üç mahalleden olduğunu Fenese’nin ise gelişmekte olduğundan bahsedilmektedir . Develi bütün fonksiyonunun Everek’e bırakmış şehir merkezi olmuştur.
Resimler Sadece üyeler içindir!
Resimler Sadece üyeler içindir!