İlçe M.Ö. 2000 yıllarında Fenikeliler tarafından kurulmuştur.İlçenin ilk yerleşim yeri bu günkü ilçe merkezinin 1 Km. güneyinde bulunan Çamburnu’dur.Daha sonra yöreye Traklar yerleşmiştir.Midilli ve Foça’ dan gelen halk bu yörede koloniler kurmuştur.Eceabat’ta 12 Antik şehir bulunmaktadır.Akbaş ve Eskihisarlık arasında yerleşim merkezi olan Eceabat önemli bir liman şehridir. M.Ö. 465 yılında Trakya ile birlikte Eceabat Atina’ya bağlanmıştır. Hristiyanlık döneminde Pisko-posluk merkezidir. Bir süre sonra Katolonyalıların egemenliğine girmiştir. Bunun üzerine Bizanslılarla savaşa giren Katolonyalılar zor durumda kalınca Türkmen Beyleri olan Melih İshak ve Halil Ece Bey’den yardım istemişlerdir. Boğazı geçerek Katolonyalılara yardımda bulunan Melih İshak ve Halil Ece Bey’in 1311 yılında Bizanslılarla giriştikleri savaşta Halil Ece Bey şehit düşmüştür. Ece Bey bazı kaynaklarda Ece Halil bazı kaynaklarda da Ece Yakup olarak geçmektedir. Ancak Eceabat’a adını veren Ece Bey’in Ece Yakup olduğu bilinmektedir. Bu Türkmen reisi Orhan Gazinin oğlu Süleyman Paşa’nın yakın arkadaşlarındandır. Ece Bey 1356 yılında boğazı geçerek Eceabat ve yöresini ele geçirdi. Bundan birkaç yıl sonrada Gelibolu diğer Türkmen beyleri tarafından fethedildi. Ece Yakup Bey’e Eceabat ve Seddülbahir yöresi ile bunların arasında kalan topraklar tımar olarak verilmiş ve ölünceye kadar burada yaşamışlardır.
Eceabat 1884 yılında Edirne iline bağlı bir Bucak iken 1892 yılında İlçe haline getirilerek Belediye Teşkilatı kurulmuştur.1915 Çanakkale Savaşların sırasında İlçe Merkezi Yalova köyüne, daha sonra Kilitbahir köyüne nakledilmiş ise de 1 yıl sonra tekrar Eceabat’a getirilmiştir. Milli Harp tarihimizde önem arzeden 1.Dünya Savaşının kaderinin değiştirildiği 1915 Çanakkale Kara Savaşları Eceabat ilçesinde cereyan etmiştir. Kazandığımız Çanakkale Zaferinde 253.000 askerimiz burada şehit düşerek Türk Ordusunun cesaret ve kahramanlığını tarih sayfalarına bir kez daha altın harflerle yazdırmıştır.
1923 yılına kadar Merkezi Çanakkale olan Biga Mutasarrıflığına bağlı iken bu tarihten sonra Gelibolu Valiliğine bağlanmıştır.1926 yılında Gelibolu’nun İlçe haline getirilmesi ile her ikisi birden Çanakkale Valiliğine bağlanmıştır.
Marmara Bölgesinin güney bölümünde,Gelibolu Yarımadası’nda,26-27 derece dogu meridyenleri ile 40-41 derece Kuzey paralelleri arasında yer almakta olup,490 km2 yüz ölçümü(İlçe merkezi 500.000 m2)ve 12 köyü olan şirin bir ilçemizdir. Topraklarını kuzeyde Gelibolu ilçemiz,doğuda Çanakkale Boğazı,güney ve batıda da Ege Denizi çevirir. Nüfusu (2009 nüfus sayımına göre)merkez 5403,köylerle birlikte 9259’dur.Coğrafi yapısı engebeli arazi silsileleriyle az yüksek ve ovalık bölge karakteri taşımaktadır.Kıyı yükseklikleri 300 metreye yaklaşan tepeler önünden az kıvrımlı olarak uzanır.
Çamlıdere ağzındaki ovada kesilerek Akbaş Limanına gelir. Akbaş’tan sonra dik kıyı, Nara Burnu karşısındaki Bigalı Çayı ağzında son bulur. Bigalı ve Kilye Koy’u arasına, dik yarlarla denize inen Kilye Tepesi girer. Kilye Koy’u kara içine sokulur. Burası Gelibolu Yarımadası’nın Ege Denizi ve boğaz arasındaki en dar yeridir. Kıyı Kakmadağ’dan sonra Eceabat Koyu’na, daha sonra güneydoğuya uzanarak Çamburnu’na ve Çanakkale’nin karşısındaki Kilitbahir Köyü’ne ulaşır. Kıyı buradan bir dirsekle güneybatıya yönelir. Bu bölümde genellikle yüksek yarların düz çizgisi kıyıyı belirler. Burada, Yarımadanın iç kesimlerinden gelen dar vadilerin ağzında küçük koylar oluşmuştur. İlk koy Havuzlar Koyu’dur. Bundan sonra Soğanlıdere ağzı ve güneyindeki Karanfil Burnu gelir. Yarımada’nın güneyine doğru Kerevizdere ağzı, onun aşağısında da Hisarlık yer alır. Hisarlık Burnu ve Seddülbahir arasında,alçak yarların kuşattığı hilal biçiminde Morto Koy’u vardır.Seddülbahir’den sonra kıyı önce batıya dönerek Helles Burnuna,sonra kuzey batıya dönerek Tekke Burnu’na ulaşır.Buradan döndükten sonra dünyanın en güzel kumu ve plajları olan Kabatepe sahiline varılır.Daha sonra Anzak Koy’u, Arıburnu, Küçük Kemikli, Suvla Koy’u, Tuz Gölü ve Büyük Kemikli Burnu’na ulaşılır.
Ovalar:
Yalova Ovası: Kumköy yakınında geniş bir ova olarak başlayan Ova,Çanakkale Boğazı’na dik olarak uzanır.Çok verimlidir.
Kilye ve Pirsen Ovaları: Birbiri ile bağlantılı olan bu iki küçük ovanın genişliği 4-5 km, uzunlukları ise 7-8 km.dir.
Eceabat, Anafartalar ve Ece ovaları başlıca düzlük alanlarıdır.
İklim:. İlçenin bitki örtüsü çam ve makiliktir, zeytinliklerde önemli bir bitki örtüsü olarak dikkat çeker. İklim özellikleri Marmara ve Akdeniz iklimlerinin kesişme özelliği niteliği gösterir. Yıl boyunca esen hakim rüzgar poyraz ile lodos etkilidir. Kış mevsimi yağışlıdır. Ancak kar yağışı önemsiz sayılacak kadar azdır. Yazları sıcak ve kurak geçer. İlçemizin başlıca tarım ürünleri domates, susam, pamuk, buğday, üzüm, zeytin ve zeytin yağıdır.Kıyı balıkçılığı yaygındır. Çok gelişmiş bir sanayisi yoktur. Seramik atölyeleri,zeytin yağı fabrikası, balıkçılık ve tekstil ile ilgili tesisler mevcuttur.
İlçe ekonomisinde tarım, hayvancılık ve balıkçılık önemli bir yer işgal eder. İlçe nüfusunun %30 u geçimini tarımdan temin etmektedir. İlçemizde yaklaşık olarak 500 kişi geçimini balıkçılıkla sağlamaktadır.
Tarım faaliyetleri genel olarak geleneksel tarım çerçevesinde sürdürülmektedir. Buğday ve ayçiçeği başta olmak üzere, Akdeniz iklimine uygun şartlarda yetişebilen zeytin, pamuk, baklagiller, susam, üzüm ve benzeri ürünler önemli miktarlarda yetiştirilir. Sebze ve meyvecilik son yıllarda gelir getiren ve geniş nüfusun uğraşında olan bir alan olmuştur. Bu ürünlerden domates üretimi ilçede önemli yer tutmaktadır. Kalitesi itibariyle tanınmakta ve rağbet edilmektedir. Barış Parkının genel doğal dokusunun korunması ilkesi çerçevesinde ilçede gelişmiş tarım tekniklerinin uygulanması bakımından teşvik ve projelerin geliştirilmesi gereği duyulmaktadır. Hayvancılık genel olarak küçük çapta yaygındır. Büyükbaş hayvancılık genelde ahırlarda ve besicilik şeklinde, küçükbaş hayvancılık ise sınırlı mera imkanlarında güçlükle sürdürülmektedir.
Balıkçılık ilçede yaygındır. Gelişmiş balıkçı tekneleri, kirlenen denizler, bilinçsiz ve kontrolsüz avlanma gibi çesitli nedenlerle ülke genelinde balık kapasitesi ve türlerinde görülen azalma, ilçede aynı şekilde hissedilmekte ve yaşanmaktadır. Bölgenin karakteristik balık türleri olan sardalye, palamut, lüfer,istavrit,levrek,kefal en fazla avlanan ve bulunan balık türleridir.
İlçede sanayi birkaç küçük işletme ve tesisten ibarettir. Deniz ürünleri işlemeleri, tekstil ve hediyelik ve süs eşya konularında faaliyet göstermektedirler. İstihdam imkanları yeterli ölçüde bulunmamaktadır. Sanayi tesislerinin yeterli olmaması nedeniyle iş ve istihdam konusunda da eksiklikler bulunmaktadır.
İlçenin “Barış Parkı” kimliği paralelinde artan turistik potansiyelinin değerlendirilmesi yönünde mevcut turistik tesislerin sayıların ve kapasitelerinin arttırılması ihtiyacı bulunmaktadır.
İlçemizin Sanayi Tesisleri:
Amatı Bosforo S.P.A: Su ürünleri sektörü kuruluşlarındandır. Zengin kum midyesi ve deniz salyan-gozu üretimi üzerine faaliyet göstermektedir. Türk ve İtalyan sermayeli bir kuruluştur.Fabrikada 1’i kadın 9’u erkek toplam 10 işçi çalışmaktadır.
Doluca Bağcılık ve Şarapçılık A.Ş.: Meyvecilik üretim sektörü kuruluşlarındandır. Bağlarında 200.000 adet üzüm asması bulunmaktadır.Kadrolu 10 erkek işçi çalışmakta olup sezonluk 20 - 40 kadar da işçi çalıştırılmaktadır.
Saroz Gıda Sanayi: Taze balık paketleme ve ihracatı yapan kuruluşlardandır. Fabrikada 9’ u bayan, 3’ ü erkek olmak üzere toplam 12 işçi çalışmaktadır.
Savuran Balıkçılık: Taze balık paketleme ve ihracatı yapan kuruluşlardandır. İşletmede toplam 5 erkek işçi çalışmaktadır.
Eceabat Süt Ürünleri: Kaşar, lor, krema imalatı yapan kuruluşlardandır.9 işçi çalışmaktadır.
Denizer Gıda: Taze balık paketleme ve ihracatı yapan kuruluşlardandır.3 işçi çalışmaktadır.
Nature Zeytinyağı Fabrikası: Zeytinyağı imalatı yapan kuruluştur. Fabrikada 2’ si bayan, 6’ sı erkek olmak üzere toplam 8 işçi çalışmaktadır.
Or Gıda Deniz Ürünleri: Taze balık ve paketleme ve ihracatı yapan kuruluşlardandır. İşletmede 26’sı bayan 19’u erkek olmak üzere toplam 45 işçi çalışmaktadır.