
TARİHÇE
Çorak topraklarda bereket tanrısı olarak adlandırılan Imbrasosun bolluk diyarı olarak bilinen İmroz, bugünkü adıyla Gökçeada, Homerosun İlyada destanında deniz tanrısı Poseidonun adası olarak geçer.Gökçeadanın iskan tarihinin ne kadar eskiye gittiğine dair kesin bilgiler bulunmamaktadır. Adanın önceleri müstakil bir idare ile yönetilirken sonradan MÖ.500lerde Atina şehir devletine, bir asır sonra da Delos birliğine katıldığı ifade edilir. Roma hakimiyeti sonrası Bizans idaresi altına girmiş, Latin istilası sırasında da Latinlerin eline geçmiştir. Bu hakimiyetin sona erişiyle yeniden Bizans topraklarına katılan ada, giderek Venedik ve Cenevizlilerin dikkatini çekmeye başlamıştır. Ege ve Karadenizde ticari faaliyetleri artın bu devletler, stratejik önemi bulunan adayı hakimiyetleri altına almaya çalışmışlardır. Ada, 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlığı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. 471 yıl Osmanlı idaresinde kalan Gökçeadada Türk ve Rum vatandaşlar huzur içerisinde yaşamışlar. Dinlerini, örf, adet ve geleneklerini sınırsız kullanmışlardır.Kanuni Sultan Süleyman döneminde vakıf haline getirilen Gökçeada, Balkan Harbi sırasında İtalyanların, 1. Dünya Savaşı sırasında İngilizlerin, kısa bir süre de Yunanistanın egemenliğine geçmiştir. Lozan Antlaşması neticesinde 22 Eylül 1923te Türkiye Cumhuriyeti topraklarına fiilen katılmıştır. Bu tarih Gökçeadanın kurtuluşu olarak kutlanır.
ULAŞIM
Adanın ulaşımı deniz yoluyla sağlanmaktadır. Gestaş Deniz Ulaşım Turizm Ticaret A.Şye ait arabalı vapuru Kabatepe-Gökçeada ile Gökçeada-Kabatepe seferleri, bunun yanı sıra haftanın belirli günleri Çanakkale/Gökçeada ve Gökçeada-Çanakkale seferleri ile ulaşım sağlanmaktadır.Gökçeadaya İstanbuldan gelenler için Kabatepe Limanı, Anadoludan gelenler için Çanakkale Limanı daha uygundur. İstanbul Kabatepe arası yaklaşık350 km.dir. (TEM Otoyolundan Kınalı çıkışından, Tekirdağ, Keşan, Gelibolu, Eceabat üzerinden Kabatepe). Ankaradan Çanakkale 653 km, İzmirden319 km. ve Bursadan 271 km. uzaklıktadır.Gemi seferlerinde yaz ve kış aylarında hava şartları ve yolcu yoğunluğuna göre farklı sefer tarifesi uygulanmaktadır. Kışın daha az olan sefer sayısı yazın daha da artmaktadır.Bu nedenle özellikle kış aylarında Gökçeadaya gelmeden önce mutlaka gemi saatleri konusunda bilgi almanız gerekmektedir.Öte yandan Gökçeadada 1200 metre pist uzunluğu olan sivil havacılığa da açık havaalanı mevcuttur. Şu anda da DHMİ ve DLH Genel Müdürlüğünce 3000 metre pist uzunluğu olacak yeni bir havaalanı yapılmakta olup yakın bir zamanda bitirilerek ulaşıma açılması düşünülmektedir.
ADA EKONOMİSİ ve ÜRETİM
Ada nüfusunun çoğunluğu işçi, memur kesiminin yanı sıra tarım, hayvancılık ve son yıllarda büyük bir gelişme gösteren ev pansiyonculuğu ile uğraşan insanlardan oluşur. Gökçeadada büyük sanayi işletmelerinin bulunmaması Ada halkını alternatif geçim kaynaklarına yöneltmiştir. Halkın geçim kaynaklarını oluşturan ve günden güne gelişen üretim sektörleri ise şöyledir;
Zeytincilik
Mevcut ada ikliminin zeytin üretimine elverişli olması sebebiyle zeytincilik, ada halkının önemli geçim kaynakları arasında yer almaktadır. Bu konuda yerli halka, zeytinciliğin geliştirilmesi ve teşviki amacıyla YPK ( Yüksek Planlama Kurulu ) tarafından gerekli kaynak yardımı yapılmış olup zeytincilik, her geçen yıl ada ekonomisinde daha çok önem kazanmaktadır. Bu vesile ile şuan Gökçeadada organik zeytinyağı üreten Ekozey, Etis, Ezey ve Elta Tarım İşletmesi adı altında 4 adet işletme mevcuttur. Kaliteli,sertifikalı ve en önemlisi de doğal yollarla üretilen organik zeytinyağı yerli ve yabancı turistin ilgisini çekmekle birlikte kalitesini kanıtlamıştır.
Arıcılık
Doğal çoğrafyası ile sağlıklı ürünlerin üretimi açısından eşsiz fırsatlar sunan Gökçeadada yaşayanların önemli bir gelir kaynağı da arıcılıktır. Halen üretilen katkısız çam ve kekik balları ada içerisinde tüketilmekte ve yaz aylarında ise Gökçeadaya gelen yerli ve yabancı turistlerin tüketimine sunulmaktadır. Yaygın olarak yapılan arıcılık kapsamında Gökçeadada yaklaşık 2500 adet kovan bulunmaktadır. Bu sayının giderek artırılması kapsamında çalışmalar devam etmektedir ve ilk etapta kovan sayısının 5000e çıkarılması planlanmaktadır. Üretilen balların tüketiciye daha kaliteli ve sağlıklı bir şekilde ulaştırılabilmesi amacıyla da arıcılık kooperatifi kurulmuştur.
Bağcılık
Gökçeadada geçmiş yıllarda bağcılık ve buna bağlı olarak da şarapçılık sektörünün gelişmesi amacıyla Devlet tarafından çeşitli teşvik kredileri dağıtılmış ve üreticilerin bu yöne ilgilerinin çekilmesi sağlanmıştır. Ancak kurulan bağlıklarda üretilen üzümü işleyecek bir tesisin bulunmaması üreticileri olumsuz yönde etkilemiştir. Bu nedenle üretici sayısında bir azalma görülmüştür. Fakat bu yönde kararlı tutum sergileyen üreticiler kendi imkanları ile evlerinde ürettikleri şarapları piyasaya sunmuşlardır. Ada dışında büyük ün yapan ev yapımı Gökçeada şarapları büyük ilgi görerek adeta Gökçeada ismi ile özdeşleşmiştir. Bu sektörün geliştirilmesi amacıyla Amerikan türü asma anaçları yerli türler ile aşılanmakta ve üzüm üretiminin dolayısıyla şarap üretiminin artması için faaliyetler devam etmektedir.
Organik tarım
Son yıllarda güncel bir konu olan organik tarım üzerinde de Gökçeadada gerekli çalışmalara başlanmıştır. Gökçeadada ilk olarak zeytincilik üzerinde başlanılan organik tarım çalışmalarının kapsamı genişletilerek, üreticilerin daha fazla ürün ve gelir elde etmesi sağlanmıştır. Kapsamın genişletilmesi ile sebze, meyve, hububat ve sanayi bitkilerinin organik tarım ile üretimi sağlanarak Ada ve ülke ekonomisine büyük bir katkı sağlamaktadır.Tüm bu tarımsal faaliyetlerin yanında Gökçeadada küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık, buna bağlı olarak da yem bitkilerinin üretimi ile meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Gökçeadada serbest koyun ve keçi yetiştiriciliğinin önlenmesi amacıyla yem bitkilerinin üretimi teşvik edilmekte, mevcut meraların ıslah çalışmaları ile kümes hayvancılığı da desteklenmektedir.Öte yandan Gökçeadada üretilen hububatın büyük bir kısmı ada içinde tüketilirken ayrıca düzenli olarak her yıl TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) tarafından destekleme alımı gerçekleştirilmektedir.
Balıkçılık
Adanın açık denizde bulunması sebebiyle balıkçılık sektörü bir çok ailenin geçim kaynağı olmuştur. Yapılan bir araştırmaya göre Gökçeadada civarı denizlerimizde 146 çeşit balık türüne rastlanmıştır. Avlanan balıklar gerek Ada içinde, gerekse Ada dışında halkın tüketimine sunulmaktadır. Her mevsimde avlanan değişik türdeki balıklar ailelerin yaşamlarını idame ettirmesinde önemli rol oynar.Ayrıca ilçede bulunan balık lokantaları deniz ürünlerinin nefasetini tüketiciye sunmaktadır.
Otel ve Pansiyonculuk
Turizm açısından günden güne atılım içerisinde olan Gökçeadada ev pansiyonculuğu özellikle yaz aylarında halkın geçim kaynaklarının temelini oluşturur. Gelen yerli ve yabancı turistlerin Adada karşılaşabilecekleri konaklama sorununu tamamen ortadan kaldıran ev pansiyonculuğu Ada ekonomisine de artı bir gelir sağlar. Bu konuda Yeni Bademli Köyü ve Uğurlu Köyü halkı ev pansiyonculuğu ile mevcut ada turizminin konaklama ihtiyacını neredeyse tek başlarına karşılamaktadırlar. Bunun yanı sıra deniz kıyısına sıfır, lüks ve her türlü konfora sahip otellerde de yerli ve yabancı turistlerin konaklama ihtiyacı giderilmektedir. Kaleköy sahilinde bulunan 4 yıldızlı Resort otelin yanı sıra, Eski Bademli Köyü, Zeytinli Köyü, Uğurlu Köyü, İlçe merkezi ve Kuzulimanı yolu üzerinde yer alan otelleri ile Gökçeada konaklama imkanları açısından da önemli bir turizm potansiyeline sahiptir.
GEZİP GÖRÜLECEK YERLER
Kaleköy
Gökçeadanın en eski köylerindendir. İlçe Merkezine uzaklığı 4 km.dir. Aşağı ve Yukarı Kaleköy olmak üzere iki bölümden oluşur. Aşağı Kaleköy yaz gecelerinde İlçenin en hareketli mekanıdır. Kordonu ve çay bahçeleri, restaurant ile barlar da buradadır.Yukarı Kaleköyde ise Adanın en eski tarihi mekanlarından birisi olan İskiter Kalesi bulunmaktadır. Cenevizliler tarafından inşa edilen kalenin surları halen ayaktadır. İskiter Kalesi, Çınarlı Ovasına hakim bir tepededir. Kalenin bulunduğu mevkiden Aşağı Kaleköy, Yenibademli, Eskibademli ve Zeytinli Köyleri net olarak görülebilir. Ayrıca, yapısı nedeniyle tıpkı bir yelkeni andıran ve ancak denizden ulaşılabilen Yelkenkayayı da kuzeydoğu yönüne baktığınızda buradan görmeniz mümkündür.
Yıldızkoy
Adanın en güzel ve hatırda kalabilecek koylarından biridir. İlginç kaya oluşumlarıyla dikkat çeker. Buraya Yukarı Kaleköyden yürüyerek ulaşılabileceği gibi Yenibademli Köyü içerisinden de ulaşılması mümkündür. Yıldızkoydan başlayarak Yelkenkaya arasında kalan kısım su altı güzellikleri sebebiyle TÜDAV (Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı) tarafından Su Altı Milli Parkı ilan edilmiştir. Bu park Türkiyenin ilk ve tek Su Altı Milli Parkıdır.
Yenibademli Köyü
Ispartalı vatandaşlarımız ve Karadenizden getirilen balıkçı ailelerin iskan edildiği köydür. Adanın nüfus yoğunluğu bakımından en büyük köylerindendir. İlçe Merkezine 4 km. mesafededir. Halkı geçimini hayvancılık, ziraat ve balıkçılıkla sağlar. Bu köyümüzde ev pansiyonculuğu yaygın olarak yapılmaktadır.
Yenibademli Höyük
Gökçeadanın ilk sistemli arkeolojik kazısı olma ünvanını taşıyan Yenibademli Höyük, Kaleköy bölgesinde olup ilçe merkezine3 km. mesafededir. Orta büyüklükte bir höyük olan Yenibademli Höyük, doğu-batı yönünde 120 m, kuzey-güney yönünde ise 130 m. kadar bir alanı kapsamaktadır. Yüksekliği araziden 9 m., deniz seviyesinden ise 18 m. kadardır. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izinleriyle 1996 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyelerinden Doç.Dr.Halime HÜRYILMAZ Başkanlığında arkeoloji öğrencilerinin ve Adalı vatandaşların katılımı ile yürütülen kazı çalışmaları neticesinde Höyükteki yerleşmenin günümüzden 5000 yıl öncesine varan Erken ve Geç Tunç Çağlarına ait olduğu bulgulardan anlaşılmıştır.
Eskibademli Köyü (Giliki)
İlçe Merkezine 4 km. mesafededir. Mimari özellik taşıyan evleriyle görülmeye değerdir. Çamaşırhane ve eski ilkokul binası gezip görülmesi gereken mekanlardandır. Çamaşırhanenin önünde bulunan asırlık çınar ağacı dikkat çekicidir. Ayrıca, güneşin batışı buradan büyük bir keyifle izlenebilir.
İlçe Merkezi
İlçe merkezi Yenimahalle, Çınarlı Mahallesi ve Fatih Mahallesi, Cumhuriyet Mahallesi ve Kuzulimanı Mahallesi olmak üzere beş mahalleden oluşmaktadır. Beş mahallede de eski yerleşimden örnekler mevcuttur. Tüm resmi daireler ve alış-veriş mekanları ilçe merkezinde bulunmaktadır.Görülebilecek yerler arasında Çınarlı Mahallesinde bulunan Osmanlı mimari örneklerini taşıyan Merkez Camii ve ilçe merkezinin üç camisinden en büyüğü olan Fatih Camii bulunmaktadır. Biri Yenimahalle ve diğeri de Fatih Mahallesinde bulunan iki de kilise mevcuttur.
Zeytinli Köyü (Ayatodori)
İlçe Merkezine 3 km. mesafededir. Bir tepenin yamacında, zeytin ağaçları arasında kurulmuş, daha çok Rum vatandaşlarımızın yaşadığı şirin bir köydür. Yaz, kış Adanın en çok ilgi çeken mekanlarındandır. Adaya özgü ve Türkiyenin dört bir tarafına nam salmış Dibek kahvesi buradadır.
Tepeköy (Agridia)
İlçe Merkezine uzaklığı 10 km. civarındadır. Adanın, en yüksekte kurulmuş köyüdür. Rum vatandaşlarımızın yoğun halde yaşadığı köylerden biridir. Her yıl Ağustos ayında Rum vatandaşlarımız tarafından kutlanan Meryem Ana etkinliklerinde dünyanın dört bir tarafından Rumlar Tepeköye akın eder.Tepeköyde görülebilecek diğer bir mekan ise Pınarbaşı (İspilya)dır. Köye girmeden yaklaşık 100-150 m. öncesi sağa ayrılan toprak yoldan ulaşılan Pınarbaşı piknik yapılabilecek hoş mekanlar arasındadır. Akan doğal su ve koruma altındaki asırlık çınarlar buraya ayrı bir güzellik katar. Yaz aylarının bunaltıcı sıcağından kaçmak isteyenler için oldukça serin bir mekandır.
Karayolları Çeşmesi
Adanın gözde piknik alanlarından birisidir. Yaz kış çeşmesinden akan su ve hemen yakınındaki çınar ağaçlarının altında ailece hoşça bir vakit geçirebileceğiniz alanlardan biri. İlçe merkezine yaklaşık 22 km. mesafededir. Baraj Göletinin geçilmesinin ardından Kapıkaya mevkiine giden yol takip edildiğinde Karayolları Çeşmesine ulaşılır. Yolun hemen sağında olup, etrafındaki zeytin ve diğer ağaçlardan oluşmuş ormanlık arazi güzel bir görüntü sergiler.
Şahinkaya
Trabzonun Çaykara ilçesinden iskan suretiyle getirilen Karadenizli vatandaşlarımızın yaşadığı köydür. İlçe merkezine 16 km. uzaklıktadır. Halk burada geçimini hayvancılık, ziraat ve arıcılık ile sağlar. Burada köylüler tarafından kurulan ve hayvansal ürünlerin üretiminin gerçekleştirildiği bir mandıra mevcuttur.
Dereköy (İskinit)
Adanın en eski köylerindendir. İlçe merkezine16,5 km. uzaklıktadır. 1950-60lı yıllarda nüfus ve hane olarak Türkiyenin en büyük köyüdür. Yaklaşık 600 hanedir. Terkedilmişliği ve boş binaları ile dikkat çeker. Köy içinde bulunan tarihi çamaşırhane de görülmesi gereken mekanlarındandır.
Uğurlu Köyü
İlçe merkezine uzaklığı 25 km.dir. Muğla ve Burdurdan iskan suretiyle getirilen vatandaşlarımız yaşamaktadır. Tarım, hayvancılık ve ev pansiyonculuğu halkın geçim kaynakları arasındadır. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı Adalet Bakanlığı eğitim ve dinlenme tesisleri bu köyümüzün sınırları içerisindedir.Adanın en doğal ve uçsuz bucaksız kumsallarından birisi olan Gizli Limana da bu köyden gidilir. İskeleye varmadan sağa ayrılan yoldan yaklaşık 2 km. gidildikten sonra buraya ulaşılması mümkündür. Sahil şeridinin uzunluğu yaklaşık 1-1,5 km.dir. Sahil tamamen bakirdir ve hiçbir yapı mevcut değildir.
Şirinköy
Bulgaristandan göç eden vatandaşlarımızın yerleştirildiği köydür.Ziraat ve hayvancılığın yanı sıra ev pansiyonculuğu günden güne gelişmektedir.
Lazkoyu
Gökçeada doğal yapısı nedeniyle bir çok irili ufaklı koyu bünyesinde barındırmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Şahinkaya arazisi içerisinde yer alan Laz Koyudur. Buraya Şirinköyden Kapıkaya istikametine doğru gidildiğinde ulaşılabilir. Doğal yapısıyla ve güzelliğiyle Laz Koyu hoşça vakit geçirebileceğiniz kumsallardandır.
Eşelek Köyü
Çanakkalenin Biga ilçesine bağlı Eşelek Köyü, yapılan Bakacak Barajının etkilenme alanında kalması nedeniyle Gökçeadaya iskan edilmiştir. İlçe merkezine uzaklığı 10 km.dir. Halkı geçimini ziraat ve hayvancılık ile sağlar. Ev pansiyonculuğu da günden güne artmaktadır. Köylüler tarafından yetiştirilen ürünler yol boyunda kurulan çardaklarda, Aydıncık mevkiine denize giden yerli ve yabancı misafirlere ucuz olarak satılmaktadır.
AYDINCIK SAHİLİ
İlçe merkezine uzaklığı13 km.dir. Yaz aylarında Adanın en gözde plajı konumundadır. Tuzgölüne olan yakınlığı nedeniyle de daha bir ilgi çekicidir. Sahil uzunluğu yaklaşık 2 kmdir. Kamp yapma ve çadır kurma açısından uygun bir konumdadır. Kamping alanları da mevcuttur. Rüzgar sörfüne ilgi duyanlar için de uygun bir mekan konumundadır. Bu sporu geliştirmek üzere Aydıncık Sahilinde bu sporun eğitimini alıp, profesyonel olarak yapmak isteyen sörf tutkunları için 2004 yılında Sörf Okulu kurulmuştur. Bu sayede her geçen yıl adamıza Rüzgar Sörfü yapmak için gelen turistlerin sayısı artmakta ve bu spor önemli bir turizm potansiyeli haline gelmektedir.
TUZGÖLÜ
Aydıncık sahilinde bulunmaktadır. Yaz aylarında sıcaklarla birlikte suyunun kuruması sebebiyle Tuz Gölünde siyah renkli çamur oluşumu gerçekleşir. Bu çamur içerdiği kimyasal bileşenler sebebi ile romatizma, sedef ve kireçlenme gibi rahatsızlıkları iyi gelmektedir. Bu özelliklerinin yanı sıra insanların, kuş ve diğer hayvanların tuz ihtiyacını da karşılar. Pek çok canlı türü için de beslenme alanı oluşturur. Göç eden pelikan, flamingo, yaban ördeği ve kazı gibi kuşlara da değişik dönemlerde ev sahipliği yapmaktadır.
KAYA MEZARI
Aydıncıkı Uğurluya bağlayan yol üzerinde bulunan Kokina mevkiindeki Kaya Mezarının ilçe merkezine uzaklığı 18 km. civarındadır. Kaya içerisine oyulmuş, iki kişilik mezarın hangi dönemden kaldığı tam olarak bilinmemekle birlikte Roma Dönemine ait olduğunu tahmin edilmektedir. Kaya Mezarı yol kenarından yaklaşık 100 m uzaklıktadır.
KUZULİMANI
Kuzulimanı Gökçeadanın anakarayla ulaşımını sağlayan gemilerin yanaştığı limandır. Dolayısıyla Adaya gelenlerin ilk olarak tanıştığı ve misafirleri karşılayan yer konumundadır. Bu özelliğinin yanında plajı sayesinde Gökçeadanın gözde mekanlarından birisidir. Plajda kafeler bulunmaktadır. Yaz aylarında plaj voleybolu ve diğer aktivitelerin bolca yapıldığı mekandır.
KAŞKAVAL BURNU (Peynir Kayalıkları)
Kuzulimanınnın doğusunda bulunmaktadır. Üst üste sıralanmış kaşar peynir kalıplarını andıran ilginç kaya oluşumlarıyla dikkat çeker. Burayı karadan görmeniz mümkün değildir. Ancak, tekne ile denizden görme şansınız vardır. Adanın hatırda kalabilecek görsel güzelliğe sahip doğal oluşumlarından birisidir.Bu ilginç kaya oluşumlarının bir efsanesi vardır; Efsane, sayısız keçi ve koyuna sahip olan zengin, inatçı, cimri ve yaşlı bir kadınla ilgilidir. Yaşlı kadın, cennete gidebilmek amacıyla bir çok yuvarlak kalıp peynir yapmış ve bunları üst üste sıralamış. Ama kimseyle paylaşmamış. Tanrı, ona kızmış ve cezalandırmış. Mart ayının birinde, yağmur, kar ve şiddetli rüzgarlar göndermiş yaşlı kadının üzerine. Kadın ve peynirler donmuşlar. Peynir kalıpları taşa dönüşmüş. Daha sonra insanlar bu kayalara, peynir kayaları demişler.
KÜLTÜREL ve SANATSAL ETKİNLİKLER
Adada turizminin gelişmesine paralel olarak sosyal aktiviteler de yoğunluğunu her geçen gün hissettirmekte. Gökçeada Belediyesi tarafından ilki 1998 yılında olmak üzere her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve bir hafta süren Gökçeada Film Festivali Adada gerçekleştirilen en kapsamlı etkinlik özelliğini taşıyor. Yıl boyunca ve yaz ayları süresince değişik tarihlerde ücretsiz olarak gerçekleştirilen konser ve etkinliklerde gerek Gökçeadalılar gerekse tatillerini geçirmek üzere Adaya gelen misafirler hoşça vakit geçiriyor.Gökçeadada bir de sinema salonu mevcut. Gökçeada Belediyesi tarafından işletilen sinema salonunda talep olması durumunda yerli ve yabancı filmlerin gösterimi gerçekleştiriliyor.150 kişi kapasiteli Sinema Salonu Gökçeada Meslek Yüksekokulu binasının bünyesinde bulunuyor.
SAĞLIK
Gökçeada ilçe merkezinde 2000 yılında açılan 50 Yataklı bir Devlet Hastanesi mevcuttur. Tüm branşlarda doktor ve uzman personel eksikliğinin giderilmesi için çalışmalar devam etmektedir. Ayrıca, hastane bünyesinde Diyaliz ünitesi kurulması için gerekli olan tıbbi cihazların alımı işlemi de tamamlanmış ve hizmete açılmıştır. Gökçeada Devlet Hastanesine ek olarak ilçe merkezinde Toplu Konutlar mevkiinde de bir adet sağlık ocağı mevcuttur.
ÇARŞI PAZAR
Adanın verimli topraklarında yetişen meyve ve sebzeler ada ihtiyacını karşılayabilmektedir. Bunun yanı sıra iklim şartları nedeniyle adada yetiştirilemeyen ürünler ise dışarıdan getirilmektedir. Her hafta pazar günleri yerli ve dışarıdan gelen üreticilerin ürünlerini sunabilecekleri Pazar pazarı kurulmakta ve böylece yetiştirilen ürünlerin pazarlama imkanı da sağlanmaktadır.Adamızda et ve et ürünlerini her zaman bulmak mümkündür. Gökçeada Belediye Mezbahasında Veteriner kontrolünde kesimi yapılan etler hijyenik şekilde ilçe kasaplarında tüketiciye sunulmaktadır.Adamıza araçları ile gelen konuklarımız içinde sorun bulunmamaktadır. Oto tamircileri, kaportacılar. Oto lastik tamircileri Sanayi Çarşısında hizmet vermekte, ayrıca bisiklet ve motosiklet tamircileri de bu konuda ihtiyacı olanlara cevap veriyor.
Belediye meydanında kurulu esnaf çarşısında ise her zaman taze balık bulabilirsiniz. İnternet klüpleri özellikle gençlerin uğrak yeri durumundadır. Bunun yanı sıra pastane, bilardo salonu, çeşitli oyun salonları da eğlenerek vakit geçirenlere hizmet sunuyor. Açık çay bahçeleri ise özellikle adamıza gelen misafirlere kusursuz hizmet sunuyor.Bunun yanı sıra kuyumcu, deniz av malzemesi satıcısı, triko ve konfeksiyon mağazası, tekel bayii, şarküteri ürünleri, satıcılarının yanı sıra gazete bayiinden günlük tüm gazetelerin temini mümkündür. Adamızdaki bir çok işyerinde kredi kartı ile alışveriş yapıla bilindiği gibi, T. İş Bankası, T.C Ziraat Bankası şubeleri de mudilerine hizmet veriyor. Ziraat Bankası ve İş Bankası'nda ATM (Otomatik Para Makinesi)bulunmaktadır. Adamızın tüm plaj bölgelerinde tatilcilerin ihtiyacını karşılayacak gıda ve içecek ürünleri satan işyerleri, kafeteryalar çay bahçeleri bulunuyor.
İKLİM
Yıllık maximum sıcaklık ortalaması 20.6 ºC,Yıllık minimum sıcaklık ortalaması ise % 12.7 ºC' dir.Gökçeada!da bulunan orman,makilik alanlar ve zeytinlikler.Amenajman planına göre,adada orman sahası genel olarak28.452hektardır. Bu sahanın % 24.15'i orman, % 75.85'i açıklık alanlardır. Orman alanlarının 2052 hektarı koru, 610 hektarı baltalık ve 4208 hektarı da bozuk koru ve baltalık alandadır. Gökçeada'nın güney kesimlerinde Akdeniz iklimi, kuzey kesimlerinde ise Marmara iklimi hüküm sürmektedir. Hakim rüzgarlar; Kuzey ve Kuzeydoğu rüzgarlarıdır.Lodos ve Poyraz senenin yaklaşık her ayında esmektedir. Gökçeada'ya düşen yıllık ortalama yağış miktarı %791.5 mm, yıllık ortalama nem oranı ise % 68.5 dir. Yıllık sıcaklık ortalaması ise %16.3 ºC civarındadır.
EĞİTİM
Gökçeada eğitim konusundaki eksikliklerini de hızla gidermiş ve geleceğe yeni dinç, dinamik ve zeki nesiller yetiştirmektedir. İlçe Merkezinde; Cumhuriyet İlköğretim okulu ve Kenan Evren İlköğretim okulu olmak üzere 2, Yeni Bademli Köyü İlköğretim okulu olmak üzere toplam 3 okul, yine İlçe Merkezinde Gökçeada Çok Programlı Lisesi, Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi olmak üzere 3 lise eğitim vermektedir. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'ne bağlı Gökçeada Meslek Yüksek Okulu da eğitim seferberliğinde yerini almıştır. Ayrıca adamızda 100 öğrenci kapasiteli, 4 uygulamalı derslikli ve 1 yemek salonu bulunan, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir Anaokulu kurulmuştur.
Ada'nın ilk çağlardaki durumu hakkında fazla bilgi mevcut değildir. Bilgiler, Orta çağda başlamıştır.Ada 1204-1261 tarihleri arasında Latin İmparatorluğu'na tabi kalmıştır.Bizans İmparatorluğu'nun son zamanlarında bütünlüğünü koruyamaması üzerine, Cenevizli Gattilusıo Ailesi diğer Ege Adalarında olduğu gibi, bu Ada üzerinde de hakimiyet kurmaya gayret etmiştir. Bu aile o zamana kadar 1. Murat devrinden itibaren siyasi manevralarla Türkleri Ada'dan uzak tutmuştur.Fatih 1453 yılında İstanbul'u alıp, Bizans İmparatorluğu'na son vermesi ile, imparatorlukla sıkı ilişkileri olan bu Latin Devletçiğinin de sonu gelmiş oldu.Dorino Gattilusio ölünce yerine geçen oğlu Dominiko, Dukas'ı Fatih'e elçi olarak gönderdi. Bunun sebebi, her sene Midilli Adası için verilen 3000, Limni Adası için verilen 2300 altın vergiyi Padişaha takdim etmekti
Aslen Limni Adası her sene meskür vergiyi vermek için Midilli hakimine ve Gökçeada senede 1200 altın vergi vermek şartı ile Enez hakimine verilmişti. İstanbul'un fethinden sonra, Gattilusio Ailesi'nin davranışına benzer davranışları diğer aileler de göstermişti.Aslen Gökçeada'lı olan Kristobulos'un bu husustaki gayretlerini önemsemek gerekir.Kristobulos, İstanbul'un fethinden sonra bir heyet tanzim ederek, Fatih Sultan Mehmet'e göndermiştir. Bizans'a tabi olan Gökçeada, Limni ve Taşoz Adalarına imparatorluk tarafından tayin edilmiş olan memurlar, İstanbul'un fethini ve imparatorun ölümünü haber alınca, Gökçeada'dakiler Kefaloz Burnundan İtalyan gemilerinden memleketten çıktılar.Ada halkı da bunun üzerine göç girişiminde bulunuyorlardı. Kristobulos, göçe engel olabilmek için Gelibolu sancak beyi bir elçi göndererek, Adalara hücum etmemesi için onunla bir anlaşma yaptı.
Hamza Bey'in aracılığı ile de bir başpiskoposu ve kocabaşıdan ibaret sefaret heyetini Fatih'e gönderdi. Heyet hükümdara bağlılıklarını bildirdikten sonra, Fatih'den şimdiye kadar olduğu gibi idare edilmelerini, yılda muayyen bir vergi vermelerini ve tayin edilen bir kişinin Ada idaresinden sorumlu olmasını istediler. Bu sırada Enez Bey'i Palamede, kendi memurlarından birini ve Midilli Bey'i Dorya'nın oğlunu elçi sıfatıyla padişaha göndererek Adaların idaresinin kendisine verilmesini rica ettiğinden Kristobulos tarafından gönderilen heyet ile görüşülüp iki taraf anlaştıktan sonra 1453 yılında Ada, Palamede Gattilusio'yu Limni ve Taşoz Adaları ise Dorya'ya verildi.Böylece göç, meşhur tarihçi Gökçeada'lı Kristobulos'un çabaları ile önlenmiş oldu.Aynı yıl içinde Palamede ölünce, bırakmış olduğu vasiyetinde hissenin çoğunu, ölen büyük oğlunun zevcesi ve çocuğuna bırakmakla beraber, Enez Şehri, Gökçeada ve Samotharake Adalarının idari sorumlusu olan küçük oğlu Dorino, bu vasiyetnameye iltifat etmeyip, babasının bırakmış olduğu bütün hisseye zorla sahip oldu. Onun namına Gökçeada'da Joannes Laskaris RhyndükEnez valilik yaptı. Dorino idaresinde kardeşinin zevcesi ve oğlunu hiç gözetmediğinden, yakınları bu hareketin doğru olmadığını, hissesi olup da payını alamayan bu kadının padişaha şikayette bulunabileceğini söylediler. Nihayet bu kadın, dayısını elçi olarak padişaha gönderdi. Bu zat, Dorino'nun haksızlığından bahsettikten sonra, padişaha karşı da İtalyanlarla anlaşmakta olduğunu, asker toplayarak Enez ve Adalara muhafız tayin ettiğini kötü sonuçlanacağını anlattı.
Bunun üzerine padişah, Dorino'ya müsamaha yapılmamasını buyurdu. Kaptan Yunus Paşa, Dorino'yu getirmek için Samotharake Adası'na 50 çiftelik bir kayık gönderdiğinden, kendi de Dorino'nun memurlarını değiştirip ve idareyi tanzim için Ada'nın Kefaloz Koyu'na yanaştı ve haberci göndererek, Ada'nın idaresini Kristobulos'a verdiğini bildirdi. Dorino ise, korktuğundan Yunus Paşa'nın gönderdiği kayığa binmeyip önce Enez'e oradan Edirne'ye varıp, padişahın huzuruna çıkarak af diledi ancak Kaptan Yunus Paşa'nın bu kişinin normal biri olmadığını Adaları kendi içlerinden birine verilmesinin doğru olduğunu bildirmesi üzerine, Dorino'ya sadece Trakya'da birkaç köy tahsis edilerek, Ada'nın idaresi Kristobulos'a verildi. (1456) Gökçeada bu şekilde 1460'a kadar Osmanlı idaresinde kalmıştır. Doğru ve dürüst bir insan olduğunu ispatlayan Kristobulos, Mistra Despotu Demetrios Paleologos'a mektup yazarak, Midilli ve Gökçeada'nın Osmanlı hükümdarlığı'ndan elde etmenin zamanı olduğunu bildirdi.
Bunun üzerine Paleologos, iki adamını Fatih'e gönderdi. O sırada Mora Fethi'ni tamamlamış olan Fatih, Despot Demetrios'a Limni ve Gökçeada'nın idaresini verdi. Gökçeada Venedik ve Osmanlılar arasında cereyan eden bazı olaylara sahne oldu. Papalık donanmasının Ada'ya hücumu Kristobulos tarafından diplomasi ile savuşturuldu. Ada 1466'da Venediklilerin eline geçti ise de birkaç yıl sonra,kesin olarak 1470 yılında tekrar Türkler tarafından alındı.Ada halkının vergi haricinde devlete karşı bazı vazifeleri vardı. Ada'nın kalelerini ve yalılarını korumakla görevliydiler. Kendilerine hizmet karşılığı dirlik verilirdi. Ancak, meydana gelen zarar neticesinde dirlikleri ellerinden alınırdı.Gökçeada 17. yy ortalarında Girit Savaşı sebebi ile Venedik Donanması ile yapılan mücadelelere sahne oldu. 1655'de Kaptan-ı Derya olan Ali Paşa, donanma ile, boğaz, Venedik Donanması tarafından kapatılmış iken, Akdeniz'den çıkıp Girit'e gitmeye teşebbüs etmişti. Derya Beylerinin filoları Venedik Donanması ile karşılaştığında, top atışları ile başlayan savaşın sonucu bilinmemektedir. Ada Venedik Donanmasının, sık sık sığındığı bir yer oldu.
1698 tarihinde 73 parçalık donanma ile Ada'nın kömür Limanı'na girip Ada halkını haraca kesmiştir. Bu durumu öğrenen Boğazhisar muhafızı Vezir İbrahim Paşa, haberi İstanbul'a ulaştırdı. Bunun üzerine Mustafa Ağa 30 fırkatalık donanma ile Türk kıyılarını savunmak için Gökçeada'ya hareket etti. Bunun üzerine 21 Ağustos 1698'de Venedik Donanması çatışmadan korkarak Ada'dan kaçtı. Venedik Donanmasını Midilli Adası'nın Zeytin Burnunda yakalayan Türk Donanması, bu savaşı da zaferle kazandı. Balkan Savaşları sırasında, Kefaloz açıklarında, İmroz Deniz Savaşı adı altında bir savaş olmuştur. Savaşın ilk ateşini 16 Aralık 1912'de Barbaros ve Turgut Reis, Averof Zırhlısına açmıştır. Yunan Komutan muhabereyi kesip Mondros Limanı'na doğru hareket edince savaş bitmiş oldu.Çeşitli nedenlerle göçlerin yaşandığı Gökçeada, çok değişken bir nüfusa sahip idi; Lozan Anlaşması neticesinde, 22 Eylül 1923'te Türkiye Cumhuriyeti topraklarına fiilen katılmıştır
Adanın verimli topraklarında yetişen meyve ve sebzeler ada ihtiyacını karşılayabilmektedir. Bunun yanı sıra iklim şartları nedeniyle adada yetiştirilemeyen ürünler ise dışarıdan getirilmektedir.Bazı esnaflar ise araçlarına yükledikleri köylere ve alış veriş yapmaya vakti bulunmayan vatandaşlara ürünlerini ulaştırmaktadır Adamızda et ve et ürünlerini her zaman bulmak mümkündür. Gökçeada Belediye Mezbahasında Veteriner kontrolünde kesimi yapılan etler hijyenik şekilde ilçe kasaplarında tüketiciye sunulmaktadır.Adamıza araçları ile gelen konuklarımız içinde sorun bulunmamaktadır. Oto tamircileri, kaportacılar. Oto lastik tamircileri Sanayi Çarşısında hizmet vermekte, ayrıca bisiklet ve motosiklet tamircileri de bu konuda ihtiyacı olanlara cevap veriyor. Akü şarjı, oto boyama gibi diğer
işlemlerde yapılmaktadır. İş yerleri genel olarak ada merkezinde toplanmış durumdadır. Her cadde de bir gıda ürünü satan işyeri bulmak mümkündürBelediye meydanında kurulu esnaf çarşısında ise her zaman taze balık bulabilirsiniz. İnternet klüpleri özellikle gençlerin uğrak yeri durumundadır. Bunun yanı sıra pastane, bilardo salonu, çeşitli oyun salonları da eğlenerek vakit geçirenlere hizmet sunuyor. Açık çay bahçeleri ise özellikle adamıza gelen misafirlere kusursuz hizmet sunuyor.Bunun yanı sıra kuyumcu, deniz av malzemesi satıcısı, triko ve konfeksiyon mağazası, tekel bayii, şarküteri ürünleri, satıcılarının yanı sıra gazete bayiinden günlük tüm gazetelerin temini mümkündür. Adamızdaki bir çok işyerinde kredi kartı ile alışveriş yapıla bilindiği gibi, T. İş Bankası, T.C Ziraat Bankası şubeleri de mudilerine hizmet veriyor. Ziraat Bankası ve İş Bankası'nda ATM (Otomatik Para Makinesi)bulunmaktadır.Adamızın tüm plaj bölgelerinde tatilcilerin ihtiyacını karşılayacak gıda ve içecek ürünleri satan işyerleri, kafeteryalar çay bahçeleri bulunuyor.
Gökçeada'nın en eski köylerindendir. İlçe Merkezine uzaklığı 4 km.'dir. Aşağı ve Yukarı Kaleköy olmak üzere iki bölümden oluşur.Aşağı Kaleköy yaz gecelerinde İlçenin en hareketli mekanıdır. Kordonu ve çay bahçeleri, restaurant ile barlar da buradadır.Yukarı Kaleköy'de ise Ada'nın en eski tarihi mekanlarından birisi olan İskiter Kalesi bulunmaktadır. Cenevizliler tarafından inşa edilen kalenin surlarının bir kısmı halen ayaktadır. İskiter Kalesi, Çınarlı Ovası'na hakim bir tepededir. Kalenin bulunduğu mevkiden Aşağı Kaleköy,Yenibademli, Eskibademli ve Zeytinli Köyleri net olarak görülebilir.Ayrıca, yapısı nedeniyle tıpkı bir yelkeni andıran ve ancak denizden ulaşılabilen Yelkenkaya'yı da kuzeydoğu yönüne baktığınızda buradan görmeniz mümkündür.
YILDIZKOY
Adanın en güzel ve hatırda kalabilecek koylarından biridir. İlginç kaya oluşumlarıyla dikkat çeker. Buraya Yukarı Kaleköy'den yürüyerek ulaşılabileceği gibi Yenibademli Köyü içerisinden de araçla ulaşılması mümkündür. Yıldızkoy'dan başlayarak Yelkenkaya arasında kalan kısım su altı güzellikleri sebebiyle TÜDAV (Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı) tarafından Su Altı Milli Parkı ilan edilmiştir. Bu park Türkiye'nin ilk ve tek Su Altı Milli Parkı'dır.
YENİBADEMLİ KÖYÜ
Ispartalı vatandaşlarımız ve Karadeniz'den getirilen balıkçı ailelerin iskan edildiği köydür. Adanın nüfus yoğunluğu bakımından en büyük köylerindendir. İlçe Merkezine 4 km. mesafededir. Halkı geçimini hayvancılık, ziraat ve balıkçılıkla sağlar. Bu köyümüzde ev pansiyonculuğu yaygın olarak yapılmaktadır.
YENİBADEMLİ HÖYÜK
Gökçeada'nın ilk sistemli arkeolojik kazısı olma ünvanını taşıyan Yenibademli Höyük, Kaleköy istikametinde olup ilçe merkezine 3 km. mesafededir. Yolun sol tarafında bulunmaktadır.
Orta büyüklükte bir höyük olan Yenibademli Höyük, doğu-batı yönünde 120 m, kuzey-güney yönünde ise 130 m. kadar bir alanı kapsamaktadır. Yüksekliği araziden 9 m., deniz seviyesinden ise 18 m. kadardır. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izinleriyle 1996 yılından
itibaren Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyelerinden Doç.Dr.Halime HÜRYILMAZ Başkanlığında arkeoloji öğrencilerinin ve Adalı vatandaşların katılımı ile yürütülen kazı çalışmaları neticesinde Höyük'teki yerleşmenin günümüzden 5000 yıl öncesine varan Erken ve Geç Tunç Çağları'na ait olduğu bulgulardan anlaşılmıştır
ESKİBADEMLİ KÖYÜ (Giliki)
İlçe Merkezine 4 km. mesafededir. Mimari özellik taşıyan evleriyle görülmeye değerdir. Eski ilkokul binası restore edilerek otel ve restaurant olarak hizmet vermektedir. Ayrıca tarihi çamaşıhane gezip görülecek mekanlar arasında olup çamaşırhanenin önünde bulunan asırlık çınar ağacı dikkat çekmektedir. Güneşin batışı buradan büyük bir keyifle izlenebilir.
İLÇE MERKEZİ
İlçe merkezi Yenimahalle, Çınarlı Mahallesi, Kuzulimanı Mahallesi, Cumhuriyet Mahallesi ve Fatih Mahallesi olmak üzere beş mahalleden oluşmaktadır. Beş mahallede de eski yerleşimden örnekler mevcuttur. Tüm resmi daireler ve alış-veriş mekanları ilçe merkezinde bulunmaktadır. Görülebilecek yerler arasında Çınarlı Mahallesi'nde bulunan Osmanlı mimari örneklerini taşıyan Merkez Camii ve ilçe merkezinin üç camisinden en büyüğü olan Fatih Camii bulunmaktadır. Biri Yenimahalle ve diğeri de Fatih Mahallesi'nde bulunan iki de kilise mevcuttur.
ZEYTİNLİ KÖYÜ (Ayatodori)
İlçe Merkezine 3 km. mesafededir. Bir tepenin yamacında, zeytin ağaçları arasında kurulmuş, daha çok Rum vatandaşlarımızın yaşadığı şirin bir köydür. Yaz, kış Adanın en çok ilgi çeken mekanlarındandır. Ada'ya özgü ve Türkiye'nin dört bir tarafına nam salmış Dibek kahvesi buradadır.
TEPEKÖY (Agridia)
İlçe Merkezi'ne uzaklığı 10 km. civarındadır. Adanın, en yüksekte kurulmuş köyüdür. Rum vatandaşlarımızın yoğun halde yaşadığı köylerden biridir. Her yıl 15 Ağustos'ta Rum vatandaşlarımız tarafından kutlanan Meryem Ana etkinliklerinde dünyanın dört bir tarafından Rumlar Tepeköy'e akın eder.Tepeköy'de görülebilecek diğer bir mekan ise Pınarbaşı (İspilya)'dır. Köye girmeden yaklaşık 100-150 m. öncesi sağa ayrılan toprak yoldan ulaşılan Pınarbaşı piknik yapılabilecek hoş mekanlar arasındadır. Akan doğal su ve koruma altındaki asırlık çınarlar buraya ayrı bir güzellik katar. Yaz aylarının bunaltıcı sıcağından kaçmak isteyenler için oldukça serin bir mekandır.
KARAYOLLARI ÇEŞMESİ
Adanın gözde piknik alanlarından birisidir. Yaz kış çeşmesinden akan su ve hemen yakınındaki çınar ağaçlarının altında ailece hoşça bir vakit geçirebileceğiniz alanlardan biri. İlçe merkezine yaklaşık 22 km. mesafededir. Baraj Göletinin geçilmesinin ardından Kapıkaya mevkiine giden yol takip edildiğinde Karayolları Çeşmesine ulaşılır. Yolun hemen sağında olup, etrafındaki zeytin ve diğer ağaçlardan oluşmuş ormanlık arazi güzel bir görüntü sergiler.
ŞAHİNKAYA
Trabzonun Çaykara ilçesinden iskan suretiyle getirilen Karadenizli vatandaşlarımızın yaşadığı köydür. İlçe merkezine16 km. uzaklıktadır. Halk burada geçimini hayvancılık, ziraat ve arıcılık ile sağlar. Burada köylüler tarafından kurulan ve hayvansal ürünlerin üretiminin gerçekleştirildiği bir mandıra mevcuttur.
DEREKÖY (İskinit)
Adanın en eski köylerindendir. İlçe merkezine 16,5 km. uzaklıktadır. 1950-60lı yıllarda nüfus ve hane olarak Türkiyenin en büyük köyüdür. Yaklaşık 1950 hanedir. Terkedilmişliği ve boş binaları ile dikkat çeker. Köy içinde bulunan tarihi çamaşırhane de görülmesi gereken mekanlarındandır. Çamaşırhanenin suyu da oldukça hoştur.
ŞİRİNKÖY
Bulgaristandan zorunlu göçe tabi tutulan vatandaşlarımızın yerleştirildiği köydür. Adanın en yeni kurulan köyüdür. Ziraat ve hayvancılığın yanı sıra ev pansiyonculuğu günden güne gelişmektedir. Şu an faal olmayan Gökçeada Yarı Açık Cezaevinin terkedilmiş binaları da bu köyün hemen yanındadır.
UĞURLU KÖYÜ
İlçe merkezine uzaklığı 25 km.dir. Muğla ve Burdurdan iskan suretiyle getirilen vatandaşlarımız yaşamaktadır. Tarım, hayvancılık ve ev pansiyonculuğu halkın geçim kaynakları arasındadır. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün eğitim ve dinlenme tesisleri bu köyümüzün sınırları içerisindedir.Adanın en doğal kumsallarından birisi olan Gizli Limana da bu köyden gidilir. İskeleye varmadan önce sağa ayrılan toprak yoldan yaklaşık 2 km. gidildikten sonra buraya ulaşılması mümkündür. Sahil şeridinin uzunluğu yaklaşık 1-1,5 km.dir. Sahil tamamen bakirdir ve hiçbir yapı mevcut değildir.
MARMAROS ŞELALESİ
Marmaros Şelalesi için Dereköy'den Uğurlu istikametine giderken sağa ayrılan asfalt yoldan yaklaşık 7 km. sonra bölgeye ulaşılır. Bu noktadan sonra araçla gidilmesi mümkün değildir. Yolun sağ tarafında ormanın içerisinde yer alan ve ancak patika bir yoldan yaya olarak gidilebilen şelalede kış aylarında coşkun bir şekilde su akmasına rağmen yaz aylarında su miktarı azalmaktadır. Bu bölge Orman Koruma Alanı olduğundan girilmesi özel izne tabidir.
EŞELEK KÖYÜ
Çanakkalenin Biga ilçesine bağlı Eşelek Köyü, yapılan Bakacak Barajının etkilenme alanında kalması nedeniyle Gökçeadaya iskan edilmiştir. İlçe merkezine uzaklığı10 km.dir. Halkı geçimini ziraat ve hayvancılık ile sağlar. Ev pansiyonculuğu da günden güne artmaktadır. Köylüler tarafından yetiştirilen ürünler yol boyunda kurulan çardaklarda, Aydıncık mevkiine denize giden yerli ve yabancı misafirlere ucuz olarak satılmaktadır.
AYDINCIK SAHİLİ
İlçe merkezine uzaklığı 13 km.dir. Yaz aylarında Adanın en gözde plajı konumundadır. Tuzgölüne olan yakınlığı nedeniyle de daha bir ilgi çekicidir. Sahil uzunluğu yaklaşık 2 kmdir. Kamp yapma ve çadır kurma açısından uygun bir konumdadır. Kamping alanları da mevcuttur. Rüzgar sörfüne ilgi duyanlar için de uygun bir mekan konumundadır.
TUZGÖLÜ
Aydıncık sahilinin hemen yanıbaşındadır. Yaz aylarında suyunun çekilmesiyle Tuz Gölünde siyah renkli çamur oluşumu gerçekleşir. Bu çamur içerdiği kimyasal bileşenler sebebi ileromatizma, sedef ve kireçlenme gibi rahatsızlıklara iyi geldiği bilinmektedir.Burada oluşan ve vücuda sürülen çamurdan en iyi arınma yöntemi ise hemen yanıbaşınızda bulunan deniz suyundan faydalanmaktır. Bu özelliklerinin yanı sıra insanların, kuş ve diğer hayvanların tuz ihtiyacını da karşılar. Pek çok canlı türü için de beslenme alanı oluşturur. Göç eden pelikan, flamingo, yaban ördeği ve yaban kazı gibi kuşlara da değişik dönemlerde ev sahipliği yapmaktadır.
KAYA MEZARI
Aydıncıkı Uğurluya bağlayan asfalt yolun sağında Kokina mevkiinde yer alan Kaya Mezarının ilçe merkezine uzaklığı 18 km. civarındadır. Kaya içerisine oyulmuş, iki kişilik mezarın hangi dönemden kaldığı tam olarak bilinmemekle birlikte Roma Dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir. Kaya Mezarı yolun sağında yaklaşık100 m uzaklıktadır. Araç girmesi mümkün olmayıp yürüyerek ulaşılabilir.
KUZULİMANI
Kuzulimanı Gökçeadanın anakarayla ulaşımını sağlayan, gemilerin yanaştığı yerdir. Dolayısıyla Adaya gelenlerin ilk olarak tanıştığı ve misafirleri karşılayan yer konumundadır. Bu özelliğinin yanında plajı sayesinde Gökçeadanın gözde mekanlarından birisidir. Plaj kenarında bulunan çay bahçelerinde sıcaktan bunaldığınız anlarda serinletici içecekler bulmanız mümkündür. Yaz aylarında plaj voleybolu ve diğer aktivitelerin bolca yapıldığı mekan konumundadır.
KAŞKAVAL BURNU (Peynir Kayalıkları)
Kuzulimanının hemen solunda yer alır. Üst üste sıralanmış peynir kalıplarını andıran ilginç kaya oluşumlarıyla dikkat çeker. Burayı karadan görmeniz mümkün değildir. Ancak, tekne ile denizden görme şansınız vardır. Adanın hatırda kalabilecek görsel güzelliğe sahip doğal oluşumlarından birisidir.Bu ilginç kaya oluşumlarının bir efsanesi vardır; Efsane, sayısız keçi ve koyuna sahip olan zengin, inatçı, cimri ve yaşlı bir kadınla ilgilidir. Yaşlı kadın, cennete gidebilmek amacıyla bir çok yuvarlar kalıp peynir yapmış ve bunları üst üste sıralamış. Ama kimseyle paylaşmamış. Tanrı, ona kızmış ve cezalandırmış. Mart ayının birinde, yağmur, kar ve şiddetli rüzgarlar göndermiş yaşlı kadının üzerine. Kadın ve peynirler donmuşlar. Peynir kalıpları taşa dönüşmüş. Daha sonra insanlar bu kayalara, peynir kayaları demişler.
Yıllık maximum sıcaklık ortalaması 20.6 ºC,Yıllık minimum sıcaklık ortalaması ise % 12.7 ºC' dir.Gökçeada!da bulunan orman,makilik alanlar ve zeytinlikler.Amenajman planına göre,adada orman sahası genel olarak28.452hektardır. Bu sahanın % 24.15'i orman, % 75.85'i açıklık alanlardır.Orman alanlarının 2052 hektarı koru, 610 hektarı baltalık ve 4208 hektarı da bozuk koru ve baltalık alandadır.Ancak 06.07.1996 tarihinde çıkan Orman Yangınında 606 hektar alan hasar görmüştür.
Gökçeada'nın güney kesimlerinde Akdeniz iklimi, kuzey kesimlerinde ise Marmara iklimi hüküm sürmektedir. Hakim rüzgarlar; Kuzey ve Kuzeydoğu rüzgarlarıdır.Lodos ve Poyraz senenin yaklaşık her ayında esmektedir. Gökçeada'ya düşen yıllık ortalama yağış miktarı %791.5 mm, yıllık ortalama nem oranı ise % 68.5 dir. Yıllık sıcaklık ortalaması ise %16.3 ºC civarındadır.
Yıllık maximum sıcaklık ortalaması 20.6 ºC,Yıllık minimum sıcaklık ortalaması ise % 12.7 ºC' dir.Gökçeada!da bulunan orman,makilik alanlar ve zeytinlikler.Amenajman planına göre,adada orman sahası genel olarak28.452hektardır. Bu sahanın % 24.15'i orman, % 75.85'i açıklık alanlardır.Orman alanlarının 2052 hektarı koru, 610 hektarı baltalık ve 4208 hektarı da bozuk koru ve baltalık alandadır.Ancak 06.07.1996 tarihinde çıkan Orman Yangınında 606 hektar alan hasar görmüştür.
Gökçeada'nın güney kesimlerinde Akdeniz iklimi, kuzey kesimlerinde ise Marmara iklimi hüküm sürmektedir. Hakim rüzgarlar; Kuzey ve Kuzeydoğu rüzgarlarıdır.Lodos ve Poyraz senenin yaklaşık her ayında esmektedir. Gökçeada'ya düşen yıllık ortalama yağış miktarı %791.5 mm, yıllık ortalama nem oranı ise % 68.5 dir. Yıllık sıcaklık ortalaması ise %16.3 ºC civarındadır.
Resimler için http://www.gokceada17.net/ adresini ziyaret ediniz
GÖKÇEADA
ÇANAKKALE ilimize bağlı bir ilçedir.
Nüfus: 8875 kişi
Yüzölçümü: 289 km²
Köyleri
- BADEMLİ
- DEREKÖY
- UĞURLU
- TEPEKÖY
- EŞELEK
- YENİBADEMLİ
- ZEYTİNLİKÖY
- KALEKÖY
- ŞİRİNKÖY