
TARİHÇEMİZ
Eski çağlarda " İndos Vadisi" olarak bilinen bölge; sırasıyla Hititler, İonlar, Akalar, Frigler,Lidyalılar, Persler Helenler ve Roma İmparatorlukları'nın egemenliği altında kalmıştır.
1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu'ya gelen göçmen Türk Boylarından Oğuz Kafilesi'nin Avşar Oymağı'na bağlı Karaağaç Baba yönetimindeki bir kol Eşeler Dağı Eteği'ne (bugünkü Dodurgalar, Yazır, Kumavşarı, Darıveren Kasabaları ve çevresi),diğer kolu da Elmadağı eteğine (bugünkü Karahöyük Avşarı, Yeşilyuva, Yatağan çevresi) yerleşmişlerdir.
Merkezi Kütahya'da olan ve bugünkü Serinhisar İlçesine sınır Germiyanoğulları Beyliği, bereketli Hamit Ovası'nı (Acıpayam Ovası)ele geçirmek amacıyla uzun süren savaşlar yapmışlardır. Bu savaşlar sonucunda Avşar Beyi Karaağaç Baba önderliğinde Germiyanoğullarından kurtulmuş Hamitoğulları'nın eline geçmiştir.Daha sonraları bölge, tekrar Germiyanoğulları'na geçmiş, Germiyan oğlu Süleyman Şah'ın Osmanlılarla akraba olması nedeniyle kızı Devlet Hatun'u Osmanlı Hükümdarı Murad Hüdavendigar'ın oğlu Beyazıt'a verdiğinden Hamit Ovası çeyiz olarak verilmiş ve Osmanlılara katılmıştır.(1381)
Sultan Beyazıt'ın Moğol İmparatoru Timur'a yenilmesi sonucu, Osmanlıların zayıflaması ile bölge tekrar Germiyanoğullarına geçmiştir. Germiyanoğulları'ndan memnun olmayan bölge halkı Hamitoğulları'na bağlanmak isteğiyle başkaldırmıştır.Bu nedenle bölge halkı bir süre "Asi Karaağaç" olarak anılmaya başlanmıştır. 1429 yılında ikinci kez Osmanlılara geçen bölge Isparta Sancağı'na bağlanmıştır.Isparta Sancağı'nda iki Karaağaç olunca birine "Şarkikaraağaç" diğerine de " Garbikaraağaç" adı verilmiştir.Böylece bölge halkı "Asi" töhmetinden kurtarılmıştır. Bir süre sonra Burdur'un sancak olması nedeniyle bölge Burdur Sancağı'na bağlanmıştır.
1869 yılında belediye teşkilatı kurulan Garbikaraağaç, 1870 tarihli "Osmanlı İdari Nizamna- mesi " ile 1871 yılında ilçe olmuştur. 1888 yılında Denizli Sancağı'na bağlanan Garbikaraağaç, sonradan ACIPAYAM adını almıştır.
Bölge halkının Germiyanoğulları'na karşı vermiş oldukları mücadele günümüze kadar gelen " Avşar Beyleri" türküsü ile ifadesini bulmuştur.
|
COĞRAFİ KONUM
Acıpayam ilçesi, Anadolu Yarımadas'nın güneybatısında, Ege Bölgesinin güneydoğusunda yer almaktadır. Denizli iline bağlı olan ilçe, ilin güneydoğu kesiminde yer alır.
Yüzölçümü 1.925 km2 olup, Denizli'nin en büyük ilçesidir. Ege Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi arasında geçiş noktası olan ilçenin; doğusunda Burdur ilinin Yeşilova, Tefenni, Gölhisar, Çavdır ilçeleri, batısında Tavas ve Beyağaç ilçeleri, kuzeyinde Serinhisar ve Çardak ilçeleri, güneyinde Çameli ilçesi ve Muğla ilinin Köyceğiz ilçesi ile sınırı bulunmaktadır. İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 950 metredir.
|
| Ovalar: |
|
Acıpayam Ovası: İlçenin orta kesiminde, yükseltileri1.500-2.500 metre Arasında değişen dağlarla çevrili bir çöküntü alanın en alçak kesimini oluşturur. Denizden yüksekliği 980 metre kadardır. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzunluğu 42 km, eni ise en geniş yerinde 15-18 km kadardır. Yaklaşık 725 km2 lik bir alan kaplar.
Ova, kuzeyden yüksekliği 2.500 m’yi aşan Honaz Dağı, doğudan da 2.200 m’yi aşan Eşeler Dağı ile sınırlanır.Güney ve güneydoğusunda yükseklikler biraz azalırken, batısında yine 2.000 metrenin üzerine çıkar.Ova, güneyde, kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan Gireniz Vadisi ile birleşir.
Acıpayam Ovası jeolojik yönden oldukça genç bir çöküntü havzasının sonradan alüvyonlarla dolmasıyla oluşmuştur. Kırmızımsı kireçli toprakları oldukça derin ve verimlidir. Ova, Ege Bölgesinin ve Yurdumuzun en önemli ovalarından birisidir.Toplam tarım arazisi 413.260 dekar olup, 100.000 dekarında sulama yapılmaktadır.
Ovada daha çok tahıl tarımı yapılır. Bunun yanında tütün,anason önemli bir yer kaplar ve kaliteli olarak yetiştirilir. Sulama yapılan alanlarda başta kavun, karpuz, fasulye, domates, şeker pancarı yetiştirilir. Ovanın kenarlarına doğru meyve ağaçları yoğundur.
|
| Akarsular: |
|
Dalaman Çayı: Gölhisar'ın güneyinde Yeşilgöl Dağı'nın kuzey yamaçlarından çıkar. 229 km uzunluğundaki Dalaman Çayı, önce kuzeye, daha sonra kuzeybatıya yönelerek Gölhisar Ovası’ndan geçer; bu kesimde Gireniz Çayı adıyla anılır. Ardından Acıpayam Ovası'nın güneyinde büyük bir dirsek yaparak güneybatıya yönelir. Buraya kadar olan kesiminde az eğimli bir yayla suyu görünümünü taşır. Acıpayam Ovası'ndan sonraki orta kesiminde ise zaman zaman genişliği 2,5 metreye kadar inen dar ve derin vadiler içinden geçer ve çağlayanlar yaparak büyük bir hızla akar. Yöre halkı bu vadilere Gireniz Vadisi(Gireniz Deresi) adını verir.
İki tarafındaki dağlardan gür akışlı Hüsniye ve Gürlek sularını, doğudan ise yazın kuruyan Gökçay, Örençay, Cehennem Deresi gibi küçük suları aldıktan sonra, Ören Tepe ile Bulgurlu Tepe arasından Dalaman Ovası'na girer. Burada bir ova ırmağı biçiminde yavaş akarak doğudaki Kara Burun ile batıdaki Akça Burun arasından Sarısu yöresindeki sığ bataklıkta Akdeniz'e ulaşır. Bir çok yeraltı kaynaklarıyla, özellikle Gölhisar yöresindeki kalkerli yapı altındaki sularla beslendiği için yaz mevsiminde de suları boldur. Akaçlama havzası 3.500 km2 olan çayın ortalama debisi 49 m3/sn’dir. Dalaman Çayı Rafting Sporları için uygun bir yerdir. Burası en kısa sürede turizme kazandırılmalıdır.
|
| Dağlar: |
|
Honaz Dağı: Ege Bölgesi'nin en yüksek dağıdır. Denizli ilinin 25 km doğusunda, Merkez ilçe ve Acıpayam Ovası arasında yer alır. Yüksekliği 2.528 metredir. Doğu-batı ve kuzey-güney doğrultularında yaklaşık 15 km boyunca uzanır. Genelde kütlesel bir biçim gösterir.
Honaz Dağı, Büyük Menderes çöküntü alanının bir parçası olan Çürüksü(Aksu)Havzasının güney kenarında çok dik yamaçlarla birden yükselir. Bu kesimde adını aldığı Honaz ilçesi yer alır. Batıdaki Babadağ kütlesinden Bağırsakdere ile ayrılır. Doğuda Kocaçay'ın derin vadisiyle sınırlanır. Güneyinde uzanan Acıpayam Ovası'na kuzeyde olduğu gibi dik olarak inmez; araya geniş alanları kaplayan 1.200-1.300 metre yüksekliğindeki plato düzlükleri girer.
Göçerler tarafından yaylak olarak kullanılan Honaz Dağı'nın kuzey yamaçlarının alçak kesimlerinde kızılçam, daha yükseklerde ise karaçam ormanları geniş yer tutar.
Honaz Dağında bugün "Yamaç Paraşütü" yapılmaktadır.
Bozdağ: Acıpayam ilçesinin güneybatısında, Gireniz Vadisi ile Tavas ilçesinin Barza Ovası arasındadır. Tavas-Acıpayam ilçe sınırını oluşturur. Yüksekliği 2.421 metredir.
Eşeler Dağı: Acıpayam Ovası'nın doğusunu kuşatır. Denizli-Burdur sınırı boyunca uzanır. Yüksekliği 2.254 metredir.
Elmadağı: Dalaman Çayı'nın (Gireniz Çayı) güneyini kuşatır. 1.805 metre yüksekliktedir. Denizli-Burdur sınırını çizer ve Söğüt Dağları'nı içine alır.
|
| Vadiler: |
| Gireniz Vadisi: Halk arasında "Gireniz Deresi" olarak bilinir. Acıpayam ilçesinin güneyinde olan bu vadi, Çameli İlçesi ve Bozdağ arasında yer alır. Gireniz Vadisi boyunca Acıpayam'a bağlı 19 yerleşim yeri vardır Kelekçi, Alcı, Akşar, Benlik, Çakır, Çiftlik, Eskiköy, Gölcük,Güney, Hacıkurtlar, Hisar, Karaismailler, Kuzören, Ören, Olukbaşı, Sandalcık, Suçatı, Yolçatı, Boğazdere). Gireniz Vadisi boyunca kızılçam, karaçam, çınar, söğüt, ılgın ve Bozdağ'ın yükseklerinde sedir ağaçları yer alır. |
| Yaylalar: |
|
Eşeler Yaylası: Acıpayam'ın doğusunda yer alır. Dodurgalar Kasabasından ulaşılır.
Şaman Yaylası: Acıpayam'ın güneybatısında, Tavas ilçe sınırındadır. Bu yaylaların dışında dağlar üzerinde otlak olarak kullanılan irili ufaklı çok sayıda yaylalar bulunmaktadır.
|
| İklim: |
| Coğrafi yönden Ege Bölgesi içindedir. Ege Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi geçiş noktasında olması nedeniyle değişken iklimi vardır. Kuzey kısımlarında göller Bölgesi'nin iklim özelliklerini taşır. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı, bazen de kışlar ılıman geçer. Güneye inildikçe Gireniz Vadisi boyunca Akdeniz iklimi hüküm sürer. |
| Bitki Örtüsü: |
|
Acıpayam ilçesinde yüksek alanlar ormanlarla kaplıdır. Kızılçam, karaçam en belirgin bitki örtüsüdür. Güneye inildikçe Akdeniz Bölgesi tipik bitki örtüsü olan "maki" Gireniz'de de hakimdir. Bozdağ'ın yükseklerine doğru sedir ağaçları görülür.
Dalaman Çayı boyunca söğüt, çınar, ılgın ağaçları görülür. Bunun yanında halkın yetiştirdiği selvi kavağı, kanada kavağı, ceviz, kiraz, payam(badem), armut, elma ağaçları epeyce yer alır
|
YÖRE TARİHİ
Resimler Sadece üyeler içindir! |
YASSIHÖYÜK: Acıpayam'ın yaklaşık 13 km. kuzeyinde, Denizli-Acıpayam karayolunun yol ayrımında; Burdur-Yeşilova yolunun 1 km. kuzeyinde yer almaktadır. Höyük kuzey-güney doğrultusunda 600 m. doğu-batı doğrultusunda 400 m.lik alanı kaplar. Höyüğün yüksekliği 25 m. dir.Denizli Müze Müdürlüğü ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Refik DURU'nun bilimsel danışmanlığında 1997 yılı kazı sezonunda katılımlı kazı yapılmıştır.Yapılan bilimsel kazı sonucunda Höyükte M.Ö. III. Bin yılın başından M.S. I. yüzyılın ortalarına kadar iskan edildiği anlaşılmıştır. Ancak Höyükte ilk Tunç çağlarından önceki yerleşimlerin olup olmadığı daha sonra yapılacak olan bilimsel kazılarla ortaya çıkacaktır. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
KARAHÖYÜK: İlçemiz sınırları içindeki höyük, Denizli-Yeşilova-Burdur karayolunun Yeşilova kavşağının güneyinde yer almaktadır. Höyük yaklaşık 120.000 m2.lik bir alanı kaplar. Yüksekliği 15 m. kadardır.Phrygia bölgesinde yer alan höyük Karahöyük civarında bulunan yazıtlardan anlaşıldığına göre Roma döneminde de yerleşim görmüştür. Karahöyüğün antik dönemdeki ismi Themissonion olarak bilinmektedir.Aynı isimle basılan sikkeleri de bulunmaktadır.Karahöyük höyüğü halen mezarlık olarak kullanılmaktadır. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
PINARYAZI (SELLER) HÖYÜK: Pınaryazı höyüğü İlçemizin 5 km. güneyindedir. Pınaryazı köyü hudutları içinde yer alan höyük kuzey-güney doğrultusunda 200 m. doğu-batı doğrultusunda 250 m.lik alanı kaplamaktadır.Höyüğün yüksekliği 25 m. civarındadır.Höyüğün yüzeyindeki seramik örneklerine bakılırsa Eski Tunç, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim görmüştür. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
ÜVE HÖYÜK: Höyük Darıveren kasabasının kuzeyinde, Kumavşarı kasabası sınırına yakındır. Höyük kuzey-güney doğrultusunda 100 m. doğu-batı doğrultusunda 100 m.lik bir alanı kaplamaktadır.Höyüğün yüksekliği 15 m. civarındadır.Höyüğün çevresinde Roma dönemine ait taş sanduka biçimli lahit mezarları görmek mümkündür. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
KUMAVŞARI HÖYÜK: Kumavşarı kasabası, ilçemizin 22 km. güneydoğusunda Acıpayam -Tefenni karayolu üzerindedir.Höyük ise Kumavşarı kasabasının 1,5-2 km. doğusundadır.Höyük antik çağda Laodikeia (Eskihisar), Themissonion (Karahöyük), Kibyra (Gölhisar) yol güzergahı üzerinde yer almaktadır.Yüksekliği ise 10-15 m.yi bulmaktadır.Höyüğün yüzeyinde bol olarak Eski Tunç, Helenistik ve Roma dönemlerine ait seramik buluntusuna rastlanmaktadır.Kumavşarı kasabasında, höyükten geldiği sanılan Roma dönemine ait kalker taşından yapılmış mimari parçaları bulmak mümkündür. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
YUĞÜSTÜ HÖYÜĞÜ: İlçemize bağlı Oğuz köyü sınırları içindedir.Höyük oğuz köyünün 1 km. güneyinde, Yuğüstü mevkiindedir.Höyüğün yükseltisi dik bir şekilde değil,kademeli yükselen tepe şeklindedir.Kuru tarım yapılan höyüğün bir bölümünde üzüm bağı yer almaktadır. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
BAĞARDI HÖYÜĞÜ: İlçemize bağlı Oğuz köyünde yer alan höyük Yuğüstü höyüğünün 250 m. kadar batısında Acıpayam karayolunun 400 m. kadar altındadır.Yaklaşık 40-48 dekarlık bir alanı kaplamaktadır.Yuğüstü höyüğü ile birlikte ikiz höyük olarak da bilinmektedir.Höyükte Tunç çağına ait seramikler bulmak mümkündür.Bağardı höyüğü Yuğüstü höyüğünden daha eskidir. |
| GARKIN HÖYÜĞÜ: İlçemize bağlı Yeşildere kasabası, Garkın yolu üzerinde,kireç ocakları ve Çatalca tepesi mevkiinde, kasabanın yaklaşık 1 km. kuzeybatısındadır.Zeminden 10 m.yüksekteolan höyük 50 dekarlık bir alanı kaplamaktadır.Höyüğün yüzeyinde Eski Tunç çağına ait seramik malzemeler bulunmaktadır. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
KELERLİK HÖYÜK: İlçemize bağlı Dodurgalar kasabası, Kelerlik mevkisinde bulunan höyük kasabanın yaklaşık 2 km. doğusundadır.Höyüğün yüksekliği 4-5 m. civarındadır.Yayvan bir höyüktür.doğu-batı yönünde olan höyüğün uzunluğu 250 m.dir.Höyüğün yüzeyi ve çevresinde bol miktarda Tunç çağlarına ait seramikler mevcuttur. |
| PINARBAŞI HÖYÜK: Corum köyü, Pınarbaşı mevkiindeki höyük Corum köyüne 500 m. mesafededir.Pınarbaşı höyüğün güneyinde Garkın höyük, güneydoğusunda Malı dağı, batısında Ucarı köyü vardır. 10-12 m. yüksekliğindeki höyüğün yamaçlarında yüzer yıllık 4 adet kavak ağacı bulunmaktadır.Höyüğün üzerinde yüzeyde yapılan incelemelerde Tunç çağları, Frig ve Roma dönemlerine ait seramikler görülebilir. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
BELEN TEPESİ TÜMÜLÜSÜ: Yumrutaş kasabamızın 3 km. batısında, Aligöz Yem Fabrikasının 750-800 m. doğusunda, Belen tepesi üzerinde bulunan tümülüs kaçak kazılar sonucunda tahrip edilmiştir. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
ALAATTİN YANNITEPE TÜMÜLÜSLERİ: Alaattin kasabamızın 2 km. kadar batısında; Denizli-Acıpayam yolu, Burdur yol ayrımının 2 km. güneybatısında bulunan Yannıtepe'de 3 adet tümülüs ve 2 adet kaya mezarı bulunmaktadır.İki tümülüsün üzerindeki çukurluk nedeniyle antik dönemde soyulduğu tahmin edilmektedir. |
| TAŞLI ÇAĞILLAR TÜMÜLÜSÜ: Dodurgalar kasabamızın sınırları içinde, Taşlı Çağıllar mevkiindedir.Ana kayaya oyulmuş mezar odasına, moloz taşlarla örülmüş dromosuyla giriş sağlanmaktadır. Frig çağlarından beri kullanılan mezarlardandır. |
| ALACA TÜMÜLÜSÜ: Dodurgalar kasabamızın sınırları içinde Karaçay deresi mevkiinde yer alan tümülüs kasabaya 3 km. mesafededir.Yüksekliği 10 m. civarındadır.Kaçak kazılar sonucunda ortaya çıkan çukurlar mevcuttur.Bu çukurlardan birinde Krepis duvarının bir bölümünü görebiliriz. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
YEŞİLDERE KAYA MEZARI: Yeşildere kasabamız Çalça tepesi mevkiinde bulunan, Kaya Mezarı, bugünkü kireç ocaklarının yanındadır.Kayanın oyulması suretiyle oluşturulan mezar tek odalıdır.İskeletin konulduğu bölümler tahrip edilmiştir. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
HİSARKÖY KAYA MEZARI: Hisar köyümüzün köy yerleşiminin içindedir.Kayaya oyulmuş mezar üçgen alınlıkla çevrelenmiştir.Giriş dikdörtgen formlu kapıdan sağlanmaktadır. Roma dönemine tarihlendirilmektedir. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
İSBİLİ DAĞI ARKEOLOJİK YERLEŞİMİ: Sandalcık köyümüzün sınırları içerisinde, İsbili dağının zirvesindeki düzlükte kurulan antik yerleşimin batısında, Muğla ili sınırları içinde kalan Çiçek Baba Tepesi, yerleşim bitiminden de Gökçay deresi geçer.Yerleşimde bol miktarda Roma dönemi seramiği, blok taşlardan yapılmış yoğun kalıntılarına rastlanmaktadır.Tarihi dokunun üzeri bol miktarda asırlık sedir ve ardıç ağaçlarıyla kaplanmış olup, eşsiz bir güzellik sergilemektedir.Yüzeydeki seramiklerden Roma Döneminde iskan gördüğü anlaşılmaktadır. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
BADEMLİ ANTİK YERLEŞİMİ: Yeşildere kasabamız ile Bademli köyü yolunun iki tarafında bulunmaktadır.Kuzeyi ve güneyi dağlık vadi içindedir.Yüzeyde erozyon nedeniyle yerleşim izleri görülmemektedir.Ancak çevrede taş sanduka biçimli lahit kapakları vardır. |
| YAZIR ÖRENİ: Yazır kasabamızın Ören mevkiinde bulunan arkeolojik alan Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim görmüştür.Bu yerleşimin bitişiğinden geçen Kuruçay yatağının sel taşkınları sonucunda kum tabakasıyla örtüldüğü görülmektedir.Burasının Philicatium antik kenti olma ihtimali vardır. |
Resimler Sadece üyeler içindir! |
ALACAİN (ALİCİN): Alacain ören yeri, şirin ilçemizin yaklaşık 5 km. batısında Alacain mahallesi sınırları içinde ve kuzeyinde yüksek bir tepe üzerindeki kayalık alan ve çevresinde yer almaktadır.Antik dönemdeki adı Agate Chome'dir.Alacain ören yerinde; kale, mağaralar ve Nekropol yer almaktadır.Nekropolde görülen mezar tipleri kayalara oyulmuş lahit tipi platform haline getirilmiş kayaların üzerine oyulmuş lahit tipidir.
Dik kayaların yamaçlarındaki doğal mağaralar Bizans döneminde kullanılmıştır.Bu mağaralardan birinin içinin freskli olduğu, üst katının kilise olarak kullanıldığı bilinmektedir. Kilisede dört bölüm halinde Hz. İsa ile ilgili Freskler yer almaktadır.
|
DOĞUM GELENEK VE GÖRENEKLERİMİZ
İnsan hayatının en güzel ve anlamlı duygularından biridir, bebek beklemek.Öncelikle anne ve baba adayı başta olmak üzere, bütün aileye tatlı ve tarif edilemez bir heyecan ve mutluluk verir. Babaanne ve anneannelerin de katkılarıyla bebeğin giysileri özenle hazırlanır.Bu es
Günümüzde doğumlar çoğunlukla hastanede yapılmakta ise de kırsal yörelerimizde eskiden olduğu gibi, yaşlı kadınlara(ebe) yaptırılmaktadır.Bu ebeler bebeğin kırkı çıkıncaya kadar yörenin tüm geleneklerini uygulayan kişilerdir.
Doğumu yaptıran ebe, bebeğin göbeğini keserek sağ tarafına koyar.Göbek bağından akan kanı bebeğin alnına sürer.Daha sonra ılık su ile yıkanan bebek kundaklanır ve nazarlık takılır.Al ve kırk basmasın diye yastığın altına makas veya bıçak konulur.
Çocuğun ismi belirlendikten sonra, aile büyüklerinden birisi tarafından önce çocuğun kulağına ezan okunur, bunun akabinde konulan isim kulağına üç defa fısıldanarak ismi verilmiş olur.
Doğumdan 3 gün sonra kırk çakıl taşı toplanarak,bir yüzükle beraber bir tülbentle sarılır.Bir kaba kırk fincan su konarak, içerisine çakıl taşı sarılı tülbent konulur.Bu su süzgeçten geçirilip su dolu kovaya karıştırılarak çoğaltılır.Anne ve bebek bu su ile yıkanır.Doğumdan 7 gün sonra anne ve bebek aynı şekilde tekrar banyo yaptırılır.
Doğumun 13.günü bebek tuzlanır, tuzlama nedeniyle eş dost toplanır.Tuz,karanfil esans serpilmiş kundak içerisine yatırılan bebeğin her tarafına en ince ayrıntısına kadar tuz sürülür ve kundak sarılır. Bir süre bekledikten sonra, tuzu silkelenir ve yıkanarak yatırılır.Tuzlama bebeğin kokmaması içindir.
Bebeğin düşen göbek bağı; erkek ise dini bütün olsun diye Cami avlusuna, okuyup büyük adam olsun diye Okul bahçesine gömülür.Kız çocuklarının ise evine bağlı olsun diye sandığa konulur.
Yeni doğum yapan kadın 40 gününe kadar “kırklı”sayılır.Bu nedenle “kırk bozar”düşüncesiyle evlenen bir genç kızı gelinlikle görmekten kaçınır.Yalnız kalmamalarına özen gösterilir.
Bebeklere genelde dedenin veya ninenin ismi konulur.Çocuğu yaşamayan aileler yeni doğan bebeklerine Dursun,Yaşar gibi isimler koyarlar.Erkek çocuğu olmayan aileler, kızlarına Döne,Döndü gibi isimler koyarlar.Çok çocuğu olanlar son olsun diye bebeklerine Dursun,Yeter gibi adlar verirler.
Bebeğin ilk dişinin çıkması halinde; buğday,nohut,susam gibi ürünlerden diş bulguru (Dirlime-Tuzlama)yapılır ve konu komşuya dağıtılır.
Tuzlama: Buğday,nohut ve mısır karışımıyla veya sade mısır ile yapılır.Her şekilde sadece haşlanır,sonradan tuz ilave edilir.Yanında garnitür olarak ceviz,badem veya fıstık konulur.Az sulu veya susuz olarak yöremizde küçük farklılıklar göstermektedir.
Un Helvası: Tavada yağ kavrulur. İçine un ilave edilir. Un yağda iyice korkutulup, kavrulur. Sonra içine pekmez veya şekerli su dökülür. Pişirilmeye devam edilir. Kahverengi bir görünüm alınca pişmiş kabul edilerek ocaktan indirilir.Servis yapılır.
Kuru patlıcan dolması: Yazdan bolca patlıcan oyularak kurutulur .Kurutulan patlıcanlar haşlanırken dolma içi hazırlanır. Kıyılmış yağlı et, biraz bulgur ve pirinç,karabiber,kıyılmış maydanoz,ince doğranmış soğan,kırmızı toz biber,salça,tuz iyice karıştırılarak iç hazırlanır.Karışımın yumuşak olmasına özellikle dikkat edilir.Haşlanmış patlıcanlar bu iç ile doldurulur.Su ilave edilerek pişirilir.
Kaba Çörek: Hamur bir gün önceden mayalanmaya bırakılır. Mayalı hamur, kalın şekilde küçük parçalar halinde açılıp içine genellikle çekilmiş haşhaş, yoksa çökelek ve peynir koyulur. Sonra üç katlı olacak şekilde katlanır. Yağa atılıp pişirilir. İsteğe bağlı olarak piştikten sonra üzerine ağda dökülebilir.Servis yapılır.
Gelin turşusu: Etli tabir edilen acı ve iri taze biberler közde pişirilir ve soyulur.Bir kapta düğülmüş sarımsağın üstüne,ekşili su(özellikle koruk suyu),tuz karıştırılır.Bir kaba konulan soyulmuş biberlerin üzerine dökülür.
Top tarhana aşı: Top tarhana ve nohut akşamdan ıslatılır.Top tarhana.nohut ve kemikli at ateşe konulur.Pişerken kuru biber ve salça ilave edilir.Tümü kısık ateşte pişirilir.(Top tarhananın yapılışı şöyledir:Unu özel,yani iri öğütülür.Yoğurdunun keçi yoğurdu olmasına özen gösterilir.Büyük kapta su iyice kaynatıldıktan sonra un eklenir ve pişince bir bez üzerine serilir.Soğuyan bu hamur ayran haline getirilmiş yoğurtla yoğrulur.Sonra 18,20 gün kadar bekletilmek üzere geniş bir kabın içine konulur.Gün aşırı karıştırılır.Günü gelince de bez üzerine ceviz büyüklüğünde serilir ve kurutulur.
Gömbe: Kalın bir hamur hazırlanır. Hamur hazırlanırken yağ ile birlikte yoğrulur. Kalın bir şekilde açılıp üzerine çekilmiş haşhaş dökülüp ikiye katlanır. Bakır leğenin içine koyulur. Önceden hazırlanmış ateşin sadece közleri bırakılır ateş söndürülür. Geniş leğen közlerin üzerine koyulup, leğenin üzeri bir kapla örtülür. Onunda üzerine iyice köz koyulur. Ve pişmeye bırakılır. Sonra alınıp kesilir ve servis yapılır.
Hamur aşı(Arap aşı): Hamuru elde etmek için genişçe bir kaba su koyulur.Su kaynayınca üzerine un dökülmeye başlanır.Biraz tuz atılır.Hamura hem un dökülür hem de karıştırılmaya devam edilir.Hamur hafif kırmızımsı renk aldığında iyice yoğunlaştığında pişmiş sayılır.Pişen hamur geniş bir sininin üzerine dökülür.Soğuyunca dilimlenerek çorbaların özellikle un çorbasının yanında servis edilir.
Koca Çora Aşı: Özellikle kış aylarının yemeğidir. Tencereye su ve karnıkara adında pişince kırmızı bir boya çıkaran fasulye katılır ve pişirilir. Sonra bulgur ilave edilir. Bulgur suyunu çekince ve iyice pişince ocaktan indirilir. Pişerken soğanla birlikte kızartılan yağ yemeğin içine dökülür. Bazen içine pişerken dökülmeyip, yemek piştikten sonra servis yapılırken kızartılmış olan tereyağı üzerine dökülür. Bu yemek özellikle turşu ile yenir.
Un çorbası: Tavada tereyağ ile un kavrulur.Az salça ilave edilir.Tavuk suyu veya et suyu ile sulandırılır.İçerisine kuru acı biber ilave edilir.Kısık ateşte özleşene kadar pişirilir.Arap aşı ile servis edilir.
Keşkek: Buğday dövülerek kabuğu atılır.Kabuğu soyulunca yıkanıp güneşte kurutulur.Tencereye koyulur ve su ilave edilir.İçine kemikli et ve tereyağı katılır.Ateşe koyulur.İyice pişip suyu çekimce servise hazırlanır.Üzerine tereyağında kavrulmuş kırmızı biber gezdirilir.
Etli Saç Böreği: Etler küçük parçalara ayrılır ve soğan doğranır. Ateş yakılıp üzerine büyük sac konur. Yufka açılır. Yarım tarafına hazırlanan iç koyulup yufka ikiye katlanır. Dökülmemesi için uçları bastırılır ve sacın üzerine koyulur. Pişince ters çevrilip iyice pişirilir. Alt ve üstü yağlanır ve soğuyunca servis yapılır. İsteğe bağlı içine acı biber ilave edilir
Sini Böreği: 3-4 tane yufka hazırlanır. İçlik olarak genelde kıyılmış ve kavrulmuş ciğer ve soğan, yoksa kıyma hazırlanır. Sini közlerin üzerine konup üzerine yağ dökülür. Yufkalar sininin üzerine koyulur. Her yufkanın arasına hazırlanan içlik koyulur. Üzerine yağ dökülüp pişmeye bırakılır. Pişerken alt tarafı pişince bir defa alt üst edilerek çevrilir. Pişince dilimler halinde kesilip servis yapılır.
TARIM VE HAYVANCILIK
İlçenin ekonomisi genelde tarım ve hayvancılığa dayanır. Bunun yanında küçük sanayi ve el sanatları, ticaret, maden işçiliği, fabrika işçiliği ilçe halkının önemli gelir kaynaklarıdır. Ayrıca yurtdışında çalışmakta olan vatandaşlarımızın burada bulunan yakınlarına ekonomik destek sağladıkları görülmektedir.
DSİ'nin hazırlamış olduğu Acıpayam Ovasını Sulama projesinin yapım çalışmaları devam etmektedir. Projenin bütününde iki baraj ve iki gölet projesi yer almaktadır. Bunlardan Yapraklı Baraj İnşaatı tamamlanmış olup buradan su verilmeye başlanmıştır. Belkaya Barajı inşaatı ise devam etmektedir. Akalan Dodurgalar göletlerinin yapımı için yatırım programına alınması beklenmektedir.
Bugün projenin tamamlanan bölümünde 30 bin hektar alan sulu tarım yapabilme imkanı bulunmaktadır. Bunun yanında eski su kooperatifleri tarafından organize edilen yer altı sulama sahaları bulunmaktadır.
Bazı yerlerde şeker pancarı, anason, nohut ve tahıl üretimi yapılmaktadır. Tahıl ürünlerinin çok az miktarı ilçe dışına çıkarılmakta, diğer ürünlerin çoğu ise ilçe dışına sevk edilmektedir. İlçenin en önemli gelir kaynaklarından biri de tütündür.İlçede en iyi tütün Alaattin kasabasında yetiştirilmektedir.
Ovanın sulanabildiği takdirde gelir seviyesi yükselecektir.
ACIPAYAM
DENİZLİ ilimize bağlı bir ilçedir.
Nüfus:
64410 kişi
Yüzölçümü:
1609 km²
Köyleri
- ÇİFTLİKKÖY
- ALİVEREN
- GÜMÜŞ
- BEDİRBEY
- OĞUZKÖY
- PINARBAŞI
- ALCI
- KARAHÜYÜKAFŞARI
- BENLİK
- HİSARKÖY
- ÖREN KÖYÜ
- KURTLAR
- CORUM
- KÖKE
- ÇUBUKÇULAR
- HACIKURTLAR
- OLUKBAŞI
- AKŞAR
- MEVLÜTLER
- GÜNEYKÖY
- YOLÇATI
- SUÇATI
- KUZÖREN
- ÇAKIRKÖY
- SIRÇALIK
- BOĞAZDERE
- UÇARI
- BADEMLİ
- OVAYURT
- ESKİKÖY
- YENİKÖY
- KIRCA
- APA
- SandALCIK
- PINARYAZI
- KARAİSMAİLLER
- KUYUCAK
- KARAHÜYÜK