
Aşağı ve Yukarı Pasin Köylerinin kaza merkezi olan Erzurum’a bağlı Pasinler ilçesinin tarihi M.Ö. 4000 li yıllara kadar dayanmaktadır. Urartular döneminde önemli bir yerleşim yeri olan Pasinler, daha sonraki dönemlerde Kimmerler'in egemenliğine girmiştir. İskitler'e bağlı Phassisler son derece verimli olan bu bölgeye yerleşerek isimlerini vermişlerdir. Böylece Phasis'lerin memleketi anlamına gelen "Pasin" sözcüğü ortaya çıkmıştır. Roma İmparatorluğunun Anadolu’yu hakimiyeti altına alması ile beraber aşağı ve yukarı Pasin coğrafyasında "Basean" adıyla kurulan kantonluğun başşehirliğini yapmış olan Pasinler ilçesi; miladi 8. asırda Hazar Türkleri ile Araplar arasında Kafkaslar'a hakim olmak için yapılan mücadelelere sahne olmuştur. 9.asırdan itibaren Anadolu üzerine yapılan akınlar neticesinde bu bölge Oğuz Türkleri'nin hakimiyetine ve ardı sıra Erzurum’a hakim olan Türkler'in eline geçmiştir.
Pasinler Savaşı; Büyük Selçuklu Devletini Azerbaycan Valisi Olan İbrahim Yınal'ın Bizans’ın doğu sınırını geçerek Artze- Erzen ( Şimdi: Garaz)de Bizansı büyük bir yenilgiye uğratması üzerine Bizans’ın ,Theodisipolis(Erzurum) Valisi; Ermeni, Rum ve Gürcüler'den oluşan bir ittifak kurarak kaputru( Rumca Kapetru denilen )'ya geldiler ( o Tarihte Hasan Kale'si yerinde Rumca'da Kaput-rud ,yani gök-su denilen Kaputru bulunmaktaydı.) İbrahim Yınal komutasındaki Selçuklu Ordusu, ittifak ordusuyla yaptığı bu savaşı kazanarak Doğu Anadolu ve beraberinde Hasankale'yi de Türk denetimine almışlardır.
Anadolu üzerine yapılan akınlar ve Malazgirt Zaferinin kazanılması ile Hasan Kale tamamen Türk denetimine girmiş Erzurum ve çevresinde olduğu gibi Hasan Kale, Saltuklu Devleti'nin hakimiyetine girmiştir.1202 de Anadolu Selçuklu Devletine bağlanan Hasan Kale, Anadolu Selçuklu Devletinin, Kösedağ Savaşını kaybetmesi ile,ilhanlı Devletini hakimiyetine;İlhanlı Devletinin akbinde Sutaylılar'ın egemenliğine girmiştir. Hasankale de bulunan ve Hasan Baba dağının Güneyinde bir tepe üzerine kurulan Hasan Kalesi Sutaylı Hacı Togay oğlu Hasan tarafından Kaputrut Kalesinin yerine inşa ettirmiş ve mezarının da kalenin içerisine defnedilmesinden dolayı Hasan Kale ismini almıştır. Sutaylı hakimiyetinden sonra Hasan Kale sırasıyla Karakoyunulu, Timur,Akkoyunlu Safevi, son olarak ta Osmanlılar'ın hakimiyet kurduğu Doğu-Batı göç ve ticaret yolları üzerinde olması nedeni ile stratejik bir önem arz etmiştir.
Hasankale Osmanlı İmparatorluğu döneminde tarihinin en parlak dönemini yaşadığı gibi Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi büyük acı ve çileler yaşamıştır Osmanlı Devletini 1914’te I. Dünya Savaşına girmesi ile Rus Ordularının Doğu Anadolu ya yaptığı saldırılarda savunma cephesi durumunda olmuş ayrıca Sarıkamış ileri harekatında da Hasan Kale geri karakol görevi ve 3.Ordu hastanelerinin bulunması itibari ilede önem arz etmektedir. Hasan Kale, 1877-1878 Osmanlı – Rus savaşı sırasında istilaya uğramasına rağmen tarihini en acı sayfalarını 1914-1920 yılları arasında yaşamıştır. Osmanlı Devletinin Sarıkamış’ta ağır bir yenilgi alarak geri çekilmesi sonucu Hasan Kale, Rus işgaline uğramış; Rus ordusunda gönüllü olarak savaşan Ermeni çetecileri, Hasan Kale ve çevre köylerinde adeta Osmanlı İmparatorluğunun kendilerine gösterdiği hoş görüye rağmen katliam yapmaya başlamışlardır.
1915-1920 yılları arasında binlerce Hasan Kaleli sadece Türk oldukları için katl edilmiştir En büyük katliamlar YastıkTepe( Ketvan) ,yeni köy,Tımar Eğilmez(Sülügü) ve bu gün ilçe olan Köprüköy de yaşanmıştır. Birinci Dünya Savaşı sonunda Ermeni işgalinden kurtuluşu 13 Mart 1918'dir. 54 yılında Horasan, 1991 yılında Köprüköy Hasankale'den ayrılarak ilçe olmuşlardır.
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Pasinler ilçesi sınırları içindeki, yeryüzü şekilleri; Doğu Anadolu Bölgesinin bu bölümünde, jeolojik çağlarda etkili olan iç ve dış kuvvetlerin izlerini taşır. İç kuvvetlerin etkili olduğu dönemlerde ; Pasinler Havzası oluşmuş, faylanmalara bağlı olarak volkanik kayalar çevreye yayılmıştır. Yöredeki sıcak su kaynakları ve tarihi devirlerden beri devam eden depremler, hep bu iç kuvvetlerin eseridir. Ova ile çevre dağlık alanlar arasındaki yükselti farkının (1500 m) fazla olmasının nedeni de bunlardır.
İlçenin ana guruplarıyla yer şekillerini iki kısımda incelemek mümkündür;
Çevredeki yüksek alanlar : Yukarı Aras Havzası akaçlama alanı su bölümü çizgilerini oluşturan doruklardan başlayarak, Pasinler ovasına doğru alçalan yamaçlarda sona erer.
Kuzeyde Kargapazarı yüksek kütlesinde; dağlar, platolar ve tepelerden oluşur. Plato karakteri taşıyan bu kuşağın en yüksek yeri 3145 m ile Çamlıyurt tepesidir. andaizt ve bazalt gibi volkanik kayaların yığılmasıyla, kütlevi ve plato görünümü kazanmış bir dağdır. Bu dağlar, Güneybatı doğrultusunda uzanarak Palandöken Dağlarıyla birleşir. Birleşme yeri, Erzurum Ovası ile Pasinler Ovası'nı birbirinden ayıran Deveboynu eşiğidir. Pasinler Ovası'nın Güneyinde çerçeveyi teşkil eden kütleler, Palandöken Dağlarının doğuya doğru devamı olan Şahvelet Dağlarıdır. Yer şekilleri bakımından Kargapazarı Dağları ile benzerlik gösteren bu ünite, Pasinler Ovası'na geçiş bölgesinde tepelik alanlarıyla çeşitlilik gösterir.
Pasinler Çayı Havzası (Pasinler Havzası) sınırları içindeki yüksek sahalar, sadece dağlık alanlardan ibaret değildir. Yer yer dağlarla karıştırılan yüksek düzlükler ve akarsularla derin bir şekilde yarılmış plato düzlüklerini, ovanın kuzeyinde ve güneyinde görmek mümkündür. Bu bölümdeki diğer önemli vadiler ise ; Tımar Çayı ve Miyadin Çayı vadileridir. Tımar Çayı Vadisi'nde, yakın zamanda hizmete girmiş Demirdöven Barajı gölü suları toplamıştır.
Havza tabanı : Pasinler Havzası'nın tabanını teşkil eden, Pasinler Ovası'nın alanı yaklaşık olarak 350 km kareyi bulur. Volkanik kökenli Deveboynu Eşiği ile (1950 m) Erzurum ovasından ayrılmış olan, 1600 - 1700 m yüksekliğinde bir graben olup, alüviyal dolgu ovasıdır.
İKLİM
Denizden yüksekliği 1740 m. olan Pasinler ilçe merkezinin yıllık ortalama sıcaklığı 5.6 ºC' dir. Pasinler, Erzurum'a göre yazların daha sıcak, kışların ise soğuk ve dolayısıyla da karasallığın daha şiddetli olduğu bir yerleşmedir. Pasinler' de, ana hatları ile Doğu Anadolu karasal iklim tipi etkili olmaktadır. Kışlar uzun, soğuk ve az yağışlı, baharlar kısa yağışlı ve az belirgin, yazlar ise kısa sıcak ve kuraktır.
AKARSULAR
Pasinler'in belli başlı akarsuları şunlardır: Badivcan Çayı (560lt/sn lik akım değeri), Büyükdere(880lt/sn akım değeri), Müceldi Çayı ( 1200 lt/sn), Pasinler Çayı (2700 lt/sn).
NÜFUS
2000 yılında Pasinler ilçe nüfusu 44.464 iken 2008 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre nüfus 34.353' e, 2010 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre ise 31.763' e düşmüştür. Nüfus değişmesinde; Ekonomik nedenler ve iklim şartları dolayısıyla büyük şehirlere doğru göçlerin yoğunluğu etkili olmuştur
Doğu Anadolu Bölgesinin Erzurum - Kars Bölümü genelinde olduğu gibi, Pasinler ilçe merkezi ve çevresinde yaşayan nüfusun temel ekonomik faaliyetleri de hayvancılğa ve tarla tarımına dayanmaktadır. Tamamına yakını 1500 m'nin üzerinde yer alan Pasinler Ovası bölgedeki ender tarım alanlarından birini oluşturmaktadır. Pasinler ovasının çevresine göre alçakta bulunması, verimli alüviyal topraklara sahip oluşu ve sulama imkanlarının oluşu nedeniyle büyük bir tarımsal potansiyeli vardır. Bu nedenle ilçe, başta Erzurum il merkezi olmak üzere, şeker pancarı, patates, lahana ve ayçiçeği üretimi bakımından ülke genelinde tanınmaktadır. Ovada hakim olan ekme - biçme şeklinde toprağa bağlı ekonomik faaliyetler, kenar kuşaklarda hayvancılık ve tarım ağırlıklı bir değişim gösterir.
Bölge hayvancılığında, yöre ölçüsünde değişmekle beraber hakim hayvan türlerinin küçükbaş hayvanlardan, özellikle de koyun ve keçi gibi hayvanlardan oluştuğu görülmektedir. Ancak et ve süt üretimi açısından düşünüldüğünde sığır yetiştiriciliğinin de aynı derecede önemli olduğu söylenebilir. Bölgede hayvancılık hemen bütün köylerde yapılmakta, ancak daha çok sulanabilir arazisi az olan kenar kuşak köylerinde daha çok yoğunlaşmaktadır. Başta ilçe merkezinde olmak üzere 1000 baştan fazla büyük ve küçük baş hayvanı bulunan yerleşmeleri Alvar, Büyükdere, Çöğender, Esendere, Porsuk ve Taşkaynak gibi köyler olmuştur. Pasinlerde hayvancılık faaliyetlerinin dağılışı incelendiğinde, doğal çevre şartlarının etkisi ilk bakışta fark edilmektedir. Nitekim bölgede hayvan türleri açısından, dağlık bölgelerde tamamen yerli türler beslenirken; ovada kültür ırkı hayvanlara ve melezlere rastlamak mümkündür.
Pasinler'de yüksek potansiyeli bulunan önemli bir ekonomik faaliyet de arıcılıktır. Yörede geniş ayçiçeği tarım alanları bu ekonomik faaliyete önemli katkı da bulunmaktadır.
Tarım alanında ise; buğday, arpa, patates, şeker pancarı, ayçiçeği ve lahana üretimi yapılmakta, şeker pancarı şeker şefliğince alınarak Ilıca şeker fabrikasına gönderilmekte, patates ve lahana gibi sebzeler ile yağlı tohumlulardan ayçiçeği ise değişik illerden ilçe merkezine gelen tüccarlara satılmaktadır. Ancak üretilen ayçiçeği ve patatesin tamamını aynı sezonda satmak mümkün olmadığından, bunların bir kısmı depolanmakta ve ertesi yıl ilkbahara kadar satışlar devam etmektedir. Patates ve lahana Erzurum, Bingöl, Muş, Diyarbakır, Van, Hakkari, Ağrı, Erzincan ve Trabzon illerinden gelen tüccarlara satılırken, ayçiçeği daha çok Erzurum başta olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Afyon, Uşak, Kayseri, Kars ve Iğdır gibi çok çeşitli illere gönderilmektedir
PASİNLER (HASANKALE) FOLKLORU
Hasankale ve yöresi folkloru bakımından çok zengindir. Manileri, bilmeceleri, atasözleri, duaları, bedduaları ve anonim halk edebiyatı ürünleri oldukça fazladır. Bunlardan :
Maniler
Mani demeğe geldim Sabağın er ezeni Sür harmanı düz olsun
Kaymak yemeye geldim Sesle mektup yazani Dağlarda sür iz olsun
Meramım kaymak değil Ele gönlüm arzular Doksadokuz yarem var
Seni görmeğe geldim. Gurbet elde gezeni. Bir sen vur yüz olsun.
Bilmeceler
Ay yurtlar yurtlar Dağdan gelir dağ gibi Ay melemez melemez
Yusufu yiyen kurtlar Kolları budak gibi Tandır başına gelemez
Tırnağından su içer Eğilir su içmeğe O nasıl bir şeydirki
Tepesinden yumurtlar. (Buğday) Bağırır hodak gibi.(Kağnı Arabası) Gelse geri dönemez. (Yağ)
Ninniler
Hu hu hu Allah Oh yayımi hazırlamam
Yavruma uyhu ve Allah Ben oğlimi azarlamam
Uyusun da büyüsün Hu hu hu bir Allah
Nenni yavrum nenni. Sen uyhular ver Allah.
Atasözleri
Ağır otur ki batman gelesen. Ağanın malı gider, hizmetkerin cani.
Ben ağa sen ağa inekleri kim sağa. Borcun yoksa kefil ol, vaktin çoksa şahit ol.
Can çıkar huy çıkmaz. Şah idi şahbaz oldi.
İnsana dayanma ölür ağaca dayanma gurur. Sorma kişinin aslını izzetinden bellidir.
Dualar
Yattım Allah kaldır beni Yattım sağım, döndüm soluma
Nur içine daldır beni Sığındım Subhanıma
Can bedenden ayrılanda Cümle melekler şahit olsun
İman ile gönder beni. Dinime, İmanıma.
Beddualar
Ağzın kitlene. Bir soluhluh olasan.
Even şivan dola. İssi yata soyuh gahasan.
Sabağa suların ısına. Sufatan baba çıha.
Vurgunun yegin gele Yedigin içdiğin bennen ola
Hasankale Efsaneleri
Hasankale efsaneleri başlıca; Nazlı Baba, Hasan Dede, Çöğender Baba, Kara Şeyh Efsaneleridir.
GELENEK VE GÖRENEKLER
DÜĞÜN ADETLERİ
Hasankale'de kız alıp vermeler çoğunlukla görücü usulüyle olur. Erkek tarafı (oğlan evi) hısım, akraba eş dost salığiyle (tavsiyesiyle) önce kızı görmeye giderler. Kız beğenilirse daha sonraki gidişte konuyu açarlar. Kız tarafının niyeti olumlu olursa hemen reddetmez, " Vaktinizi ikileyin" diye cevap verirler. Daha sonraki günlerde konu kadınlar arasında olgunlaştırılır. Bu arada gelin ve damat adayları uzaktan da olsa birbirini görürler. Kızın babası ve yakınları da kızı vermeyi uygun bulurlarsa oğlan evine haber verilir. Oğlan evinden damat adayının babası ve birinci dereceden yakınları ile annesi ve birkaç yakını kız evine kızı istemeye giderler. Bunun adı "ağız tatlılığı" dır. Ağız tatlılığına giderken oğlan evi kesme şeker, çay, şerbet için toz şeker, nöbet şekeri, kahve, sigara ve çerez götürür. Şerbet ezilirken kız evi " Şerbet ezilmiyor" diyerek oğlan evinden bahşiş alır. Şerbetler tabaksız bardaklarla ikram edilir. Şerbet içenler tepsiye atmak suretiyle şerbet dağıtana bahşiş verir. Daha sonra içerisinde gelinin eşyaları ve hamam halısından olşuan "hamam takımı" gönderilir. Hamam takımına oğlan evinin gücüne göre diğer aile fertleri içinde hediyeler konulur. Buna karşılık kız evi de oğlan evine şeker başı gönderir.
Sonraki günlerde önce oğlan evi sonra kız evi birbirlerini davet ederler. Buna da " dünür daveti" denir. Müteakiben sıra "Gelin ayağını açmaya" gelir. Ayak açmadan önce kız, evinden dışarı çıkmaz. Eğer mevsim sonbahar veya kış ise gelin ayağı çermiklere götürülerek açılır. Şayet mevsim uygunsa bahçeler, gözeler, Deliçermik gibi mesire yerlerine pikniğe gitmek suretiyle gelin ayağı açılır. Sıra nişana gelmiştir. Gününden önce oğlan evi kız evine çerez gönderir. Kız evi de pasta yapar. Yüzükler nişanda takılır. Nişan da geçtikden sonra sıra düğüne gelir. Düğün günü ve yeri dünürlerce kararlaştırılır. Kız evi bu sırada hazırlıklarını tamamlar. Oğlan evi de misafir odası için aldığı koltuk takımını ve halıyı kız evine gönderir. Yatak odası dizmek kız evinin hakkıdır. Düğün gününden yaklaşık bir hafta önce kız tarafı, çeyizi evinde sergiler. Çeyiz düğün gününden bir kaç gün önceye kadar serili kalır. Bu arada damat çeyizi görmeyi ihmal etmez. Çeyizin toplanacağı gün oğlan evinden gelen ve içinde mahallenin imamıyla muhtarın da bulunduğu heyet tarafından çeyiz yazılıp imza edilir. Taraflarda birer suret bulunur. Çeyizi yazanlara da küçük hediyeler verilir. Sandık çıkarırken ekseri kızın en küçük erkek kardeşi ya da yakını sandığın üzerine oturur. Oğlan evinin verdiği oldukça yüklü bir bahşişten sonra en küçük erkek kardeş sandıkdan kalkar. Düğünden bir gün önce "gelin hamamı" ve "kına gecesi" yapılır.
Kına Gecesi : Kına gecesi düğünden bir gün önce yapılır. Kız evinde yapılan bu gecede çeşitli oyunlar oynanır, eğlenilir.
Kısır Gecesi : Kız evinde kına gecesi yapıldığı sırada, oğlan evinde de kısır gecesi yapılır. Bu gece de damat ile onun etrafında toplanan gençler arasında düzenlenir.
Gelin Çıkarma : Gelin çıkarma ekseri pazar günlerine denk getirilir. Kısır gecesine katılanlar ertesi gün, özel veya kiraladıkları arabayla, genellikle sağdıcın evi önünde toplanırlar. Hazırlanan gelin arabasına damadın en yakın büyüğü ile birlikte sağdıç ve hanımı biner.
Yoklama : Düğünden bir hafta kadar sonra kız tarafı, kete v.s. ile birlikte kızlarının gündelik elbiselerini, oklavasını gönderir. Buna yoklama adı verilir.
Ayak Dönme : Evlilik gerçekleştikten bir müddet sonra damat gelinle birlikte kız tarafını görmeye gider.
Beşik Takımı : Kızlarının hamile olduğunu öğrenen annesi, büyük bir heyecan ve sevinçle aileye yeni katılacak üye için beşik takımı hazırlar.
Diş Hediği : İlk dişini çıkaran çocuk için yapılan törendir. Törende yenilen hedik, gendime adı verilen, yıkanarak kabuğu soyulmuş buğdaydan yapılır.
Sünnet Düğünü : Bir ibadet heyecanıyla yapılan sünnetlere Hasankale'de oldukça önem verilir. Sünnet erkek çocuğun hayatındaki üç önemli evreden ilkidir.
HASANKALE'DE PİŞİRİLEN YEMEKLER
Hasankale'de pişirilen başlıca yemekler şunlardır: Keşgek, gıliko, haşıl, şile, bulgur çorbası, herle, kesme çorbası, hıngel, tatar böreği, erişte pilavı, yumurta pilavı, kuymak, şalgam çırtması, çeç pancarı, şalgam dolması, lor dolması, cılbıra, dut çullaması, hasıta, çiriş, çaşır, kadayıf dolmasıdır.
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!Yöresel yemekler hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.
DOĞUM VE CENAZE ADETLERİ
Doğum Adetleri : Hamile kalan kadının ömründe belki hiç sevmediği yiyecek veya içecekleri canı çeker. Çoğu zaman hamile olduğunu bilmeyen kadın kendisi farkında olmadan bu tür arzular karşısında kendinden şüphelenir. Hamilelik esnasında bu tür istemelere "yerikleme" denir. Hamile kadının erkek mi , kız mı doğuracağı aile veya komşular içerisinde büyük merak konusudur. Bunun için denenmiş bazı durumlarla çocuğun cinsiyeti tayin edilir. Buna da "cinsiyet tayini" denir.
Cenaze Adetleri : Cenaze defini için bütün komşular ve akrabalar toplanırlar, cenaze namazına ve define herkes katılır, daha sonra taziye sahipleri üç gün ölü evinde otururlar, bütün ilçe halkı bunlara başsağlığı dileyerek acıyı paylaşmaya ve hafifletmeye çalışırlar. Ayrıca komşular bu kederli insanları yemek vakitlerinde ya evlerine götürerek ya da ölü evine yemek göndermek yoluyla açlıklarını giderirler. Ölümden sonra gelen bayrama "ilk bayram" veya "yas bayramı" adı verilir.
Pasinler ilçesi, Aras Irmağı havzasında yer almaktadır. Bu havza, dar boğazlarla veya alçak eşiklerle birbirine bağlanarak Doğu Anadolu yüksek kütlesini doğu - batı yönünde aşan depresyonlardan birini oluşturmaktadır. Bu konum özelliği dolayısıyla Pasinler yöresinin diğer yöre veya bölgelerle olan bağlantısı tarihi devirlerden günümüze kadar, genellikle doğu - batı yönünde olmuştur. Esasen bu durum, öncelikle Anadolu'nun morfotektonik özellikleri ile ilgilidir. Tetonik durumun doğu - batı yönünde sağlamış olduğu kolaylıklar nedeniyle, tarihte kervan yollarının günümüzde ise kara ve demir yollarının Pasinler ilçesine ticari, sosyal ve ekonomik yararlar sağladığı dikkati çekmektedir. Nitekim Erzurum - Kars - Gümrü demir ve karayolu ile Erzurum - Ağrı - Doğubeyazıt - Tebriz karayolları pasinler ilçe merkezinden geçmektedir. Erzurum il merkezine 39 km. Kars il merkezine 185 km. kadar uzaklığı olan Pasinler ilçe merkezinin hemen bütün dış bağlantıları, söz konusu bu demir ve karayolları vasıtasıyla gerçekleşmektedir.
Erzurum - Kars demiryolu 1915 - 1916 yılları arasındaki işgal devresinde Ruslar tarafından inşaa edilmiştir. Ancak bu hattın ray aralığı dar olduğu için 1948'de yenilenerek ray aralıkları normal genişliğe ulaştırılmıştır. Günümüzde önemli ölçüde yük ve yolcu taşımacılığı gerçekleşmektedir.
Pasinler ilçesini diğer il ve ilçelere bağlayan, Trabzon - İran transit yolu olarak ta bilinen karayolunun inşaatı 1946 da başlamış ve 1950'li yıllarda tamamlanmıştır. Pasinlerin ticari, sosyal ve kültürel açıdan en fazla ilişkide olduğu Erzurum il merkezi ile arasındaki tek karayolu budur. Bu yol genişletilme çalışmaları ile daha işlek bir hale gelmiştir. Pasinler ilçe merkezinden, uzak illere sefer yapan otobüs firmaları bulunmaktadır. Bunun yanında Kars, Ağrı, Van ve Iğdır illerinden gelip, uzak illere giden otobüslerlede seyahat etme imkanı mevcuttur. Pasinler ilçe merkezine bağlı köylerle olan ulaşım ise, daha ziyade şahıslara ait olan ve sayıları 30'u aşkın minibüslerle sağlanmaktadır
PASİNLER
ERZURUM ilimize bağlı bir ilçedir.
Nüfus: 44644 kişi
Yüzölçümü: 1460 km²
Köyleri
- ACI
- AĞCALAR
- ALTINBAŞAK
- ARDIÇLI
- AŞITLAR
- BALDIZI
- BAŞÖREN
- BULKASIM
- BÜYÜKDERE
- BÜYÜKTUY
- ÇAKIRTAŞ
- ÇALIYAZI
- ÇAMLICA
- ÇİÇEKLİ
- ÇÖĞENDER
- DEMİRDÖVEN
- EPSEMCE
- ESENDERE
- GERDEKKAYA
- GÖLCİĞEZ
- HANAHMET
- KARAKALE
- KARAVELET
- KAVUŞTURAN
- KEVENLİK
- KIZILÖREN
- KORUCUK
- KOTandÜZÜ
- KURBANÇAYIRI
- KÜÇÜKTUY
- OTLUKKAPI
- OVAKÖY
- ÖVENLER
- PELİTLİ
- PORSUK
- PUSUDERE
- SAKSI
- SERÇEBOĞAZI
- SUNAK
- TAŞAĞIL
- TAŞLIYURT
- TAŞKAYNAK
- TAŞLIGÜNEY
- TEPECİK
- TİMAR
- UZUNARK
- ÜĞÜMÜ
- YASTIKTEPE
- YAVUZLU
- YAYLA
- YAYLADAĞ
- YENİKÖY
- YİĞİTPINARI
- YİĞİTTAŞI
- YUKARIÇAKMAK
- YUKARIDANİŞMENT