
İLÇEMİZ YENİŞARBADEMLİ'NİN TARİHİ
İSLAM ÖNCESİ
Beyşehir Gölü’nün batı kesimini oluşturan Yenişar; coğrafi şartların elverişli oluşundan dolayı birçok uygarlıklara beşiklik yapmıştır. Eldeki mevcut yazılı kaynaklara ve elde edilen belgelere göre çok eski çağlardan beri Yenişar’da uygarlık izlerine rastlanan kavimlerin, milletlerin ve devletlerin adlarını şöyle sıralayabiliriz:
1-M.Ö. 4000 Yıllarında Etiler (Hititler )
2-M.Ö. 1500 Yıllarında Frigyalılar
3-M.Ö. 800 Yıllarında İyonlar
4-M.Ö. 600 Yıllarında Lidyalılar
5-M.Ö. 446 Yıllarında Persler
6-M.Ö. 190Yıllarında Romalılar
7-M.S. 395 Yıllarında Bizanslılar Devletlerini ve uygarlıklarını kurmuşlardır.
Emsalsiz tabiat güzellikleri ile tarihin kucak kucağa bulunduğu Yenişar’da İslami ve gayri İslami 25 civarında ören yeri vardır. Mevcudu 10‘a varan çeşitli yüksekliklerdeki tepeler üzerine kurulmuş büyüklü küçüklü kaleler ve hisarların kalıntıları günümüze kadar gelmiş olup; harap bir görünüm içindedirler.
Yöremizde bulunan bir sikke üzerinde mevcut kadın resmi kentin kaderini simgelemektedir. Kentin kurucusu ve savunucusu olan bu tanrıçanın başlığı kentin savunma duvarını göstermektedir. (M.Ö. 203-181 )
Vadilerde ve düzlüklerde kurulan 12 adet yerleşim birimlerinde ise kiliseler, kuyular, sarnıçlar, kale içi ve yer altı evleri yöreyi bütünleştirmektedir.
Kubad-ı Abad sarayının bulunduğu Beyşehir gölü batı sahil şeridi boyunca göl içinde kalmış batık şehir kalıntıları bazı zamanlarda gölün çekilmesi ile bir metre derinlikte bütün ihtişamı ile kendisini gösterir. Psidya bölgesine dahil Yenişar’da bulunan bu yerleşim birimlerinin öteden beri olduğu gibi Roma ve Bizanslılar döneminde de (GORGORUM) antik kenti olduğu belgelerle günümüze gelen tek isimdir.
Prof. DR .CEBOSWORTH’ UN Türk İslam Devletleri Tarihi adlı esrinin 299’cu sayfasında “Has balaban Ordusu Eşrefoğulları üzerine gelmesi karşısında Eşrefoğullarının merkezleri olan Gorgorum’a çekildi” demektedir. Beyşehir’ de tutunamayan Eşrefoğulları merkezleri olan Yenişar’daki müstahkem mevkii durumunda bulunan “Gorgorum” vilayetine sığındıkları anlaşılmaktadır.
İSLAM SONRASI YENİŞAR
Yenişar, Selçuklular ve Selçuklulardan sonra aynı millet ve kavimlerden olan Hamitoğulları, Karamanoğulları, Eşrefoğulları ve daha sonra da Osamanoğulları'nın yurdu olmuştur.
1071 Malazgirt Zaferinden sonra 1080 yılında, Kutalmış oğlu Süleyman Şahın fetihleri Konya’nın batısındaki Psidya kalelerine yönelikti. Ne var ki Yenişar’daki “Gorgorum” kentinin tabii yapısı ve müstahkem kaleleri Türk-İslam fetihçilerinin hareketlerini engeller nitelikte idi. Burada yapılan cihat batı Anadolu fethini kolaylaştırmıştır. Yöremizin fethi ise sonra bırakılmış olup, birçok muharebelerden sonra 1142’de I. Mesut zamanında zapt edilmiştir.
Yine bu yıllarda 2. Haçlı Seferine de uğrak yeri olan Yenişar’da Haçlılar perişan bir duruma düşürülmüş olup, bir kısmı geçit vermez Toros Dağlarından aşarak Antalya’ ya güç bela ulaşabilmişlerdir.
Ardı arkası kesilmeyen Selçuklu fetihleri devam ederken yöremizin yapısı icabı Türkmen yığılmalarına sahne olduğunu görüyoruz. Burada tarihte eşine rastlanmayan şöyle bir olay zuhur ediyor:
“Türklerin sonu gelmeyen akınları, Bizans İmparatoru Yuannis’i 1142 baharında sefere çıkmaya mecbur etti. Bizans ordusu Beyşehir gölü civarına kadar ilerleyip, İstanbul-Antalya yolunu emniyete almak istiyordu. Fakat bu havalinin Hıristiyan halkı Türklerle dostluk ve ticaret yapmakta olanların adetlerine uymuş bulunmakta idi. Bu sebeple Yuannis’e itaati ret ederek kendilerine göre hareket ettiler. İmparator Beyşehir Gölü adalarına sığınan Sultam Mesut’ a bağlı halkı tenkile karar verdi. Gemiler inşaa ederek adalara asker sevk etti. Gemilerin bir kısmı battı ise de adalar da işgal edildi. Sulatanı tercih eden halkı Konya’ ya tart eyledi. Buradan yoluna devamla Antalya’dan Kilikya’ya varan Yuannis orada 1143’ de öldü.”
Bu olaylar karşısında duygulanan Sultan yöreyi DOST İLİ olarak vasıflandırmakla yöreye en güzel ismi vermiş oluyordu. Yöremizin bu emsalsiz yapısını yakınan tanıyan Sultan Mesut’tan sonra gelen diğer Selçuklu sultanlarının da dikkatini çekmiş olacak ki Alaeddin Keykubat burada 1228’ de Kubad-ı Abad Sarayını inşa ettirmiştir. Saray-ı Cihan olarak vasıflandırılmıştır. Ayrıca bu saray ve yöresi hakkında İbn-i Bibi’nin öve öve bitiremediği Yenişar için söylediği sözlerden birkaçı şöyledir:
1- “Yer Firuze renkli yemyeşil idi. İçindeki laleler’ de kan noktalarına benzerdi.”
2- “Eğer cennetin bekçisi bu yerleri görseydi buradan katiyen ayrılmazdı. Buralardaki birçok yemiş ağacından almış olduğu dalları cennetteki ağaçlara aşılamak için götürürdü.
3- “Suları buz gibi soğuk, şarap gibi güzel kokulu, bir ihtiyar onu görse derhal gençleşirdi.”
4- “Pınarlardan sanki su yerine gül suyu veyahut berrak göz yaşı akıyordu.”
En güzel yaşantısı ile beraber bir çok acı olaylara da tanık olan Kubad-ı Abad Sarayı yapılınca GORGORUM vilayetinin adı Kubad-ı Abad vilayeti olmuştur.
1246-1249 yıllarında İzzettin Keykavus zamanında bir müddet de Selçuklulara başkentlik yapmıştır. Kentin eski adı unutulmamış, 1300 yıllarına kadar da bazen Gorgorum vilayeti adıyla anılmıştır.
BEYLİKLER VE OSMANLILAR DÖNEMİ:
1236’dan sonra Moğolların yaptığı mezalimin şüphesiz Selçuklu sarayı ve çevresinde de zuhur edilmiş olması muhakkaktır. İşte bu dönemden sonra yavaş yavaş ikbalden düşen Kubad-ı Abad inkırazını, Anadolu Beylikleri ve ondan sonraki zamanlarda sürdürmüş ve unutulmuştur.
Yazılı kaynaklar ve el yazmalı belgeler ışığında bazı tarihi gerçekler ortaya çıkmıştır. Selçuklular mirasına konan Karamanoğulları ile Hamitoğulları ayrıca Eşrefoğulları ile Hamitoğulları arasında tabii yapısı ile tampon bir bölge oluşturan Yenişar muhtelif zamanlarda bu beylikler arasında sık sık el değiştirdiğini görüyoruz.
1374’de Hamid Beyliği’nin Osmanlı topraklarına katılması ile Yenişar’ da Osmanlı topraklarına girmektedir. 1398 yıllarına doğru Hamid Beyliği’nin son hanedanı Latif bey kendisi gibi ihtişamını kaybeden Kubad-ı Abad Sarayında ve Alaiyede ( Alanya ) yaşamını sürdürmüştür. Bilahare Timur’un oğlu Şah Nurettin Bahadır komutasındaki askerler Eğridir’den Beyşehir’e giderken Yenişar’a da uğramış saray ve civarı talan edilmiştir.
Bu yıllardan sonra Kubad-ı Abad Sarayının bulunduğu Yenişar, zamanın törpüsü ile kendisinden bir şeyler kaybetmiş olup, şehir “ŞARKÖY” adıyla anılmaya başlamıştır.
Yenişar’ da 1400’lü yıllarda Osmanlı reayasının büyük bir kısmını teşkil eden konar göçerleri vergiye bağlamak amacıyla bazı girişimlerde bulunulmuştur. Bu cümleden olarak eskiden beri var olan Şehirköy “ ŞARKÖY ” , Kürtler ( Pınarbaşı ) , Muma ( Gölkonak ) , köylerine ilaveten , halkı konar göçer olan Bademli , İsrailler, Kurucuova, Keçilik, Horan, Yenice, Küre köyleri adı altında yerleşik düzene sokulmuştur. Yerleşik düzeni benimsemeyen bu reayalar yerlerini terk ederek bir müddet ortadan kaybolmuştur.
Bu bozuk düzeni önlemek için 1600 yıllarına doğru buradaki konar göçerleri idare altına almak amacıyla Yenişar’ da Hamit iline bağlı Irla kazası kurulmuş ise de halkının yer değiştirmesinden dolayı kazalık kısa zamanda ortadan kalkmıştır.
1650 yıllarına doğru Bademli, Kurucuova, Yenice ve Hoyran Köyleri kurulmuşken, İsrailliler, Küre ve Keçili Köyleri de tamamen tarihe gömülmüştür. Bu değişiklikten sonra Şarköy, Muma ve Kürtler köylerinin yanında Bademli, Yenice, Hoyran ve Kurucuova köyleri ile Beyşehir sancağının Kaşaklı Kazasına bağlı Yenişehir Nahiyesi adı altında görülmektedir. Yenişarbademli yerleşim alanı zuhurundan önce orman ağaçları ile beraber çoğunluğu badem ağaçlarından oluşan bir yer adıydı. İskan neticesinde adını bu yer adından alan Bademli Yenişar yöresinde olduğu için de Yenişarbademli adını almıştır. “ŞAR” şehir anlamındadır. Yenişarbademli ise Yenişehir bademli anlamına gelir.
Kubad-ı Abad sarayının bulunduğu Yenişehir (Şarköy)’ün ortadan kalkma tarihi olan 1765 yılına kadar nahiyelik devam etmiş olup bundan dolayı yöre YENİŞAR adıyla anıla gelmiştir.1810 yılında Konya vilayetine bağlı Yenişar kazası adı altında bir kazalık kurulmuş olup, 1868 yılına kadar devam etmiştir. 1868’den sonra nahiye durumuna geçen Yenişar’da arazi çatışmaları olmuş, bu yüzden 1875’de Hoyran (Gölyaka) ve Kurucuova köyleri Beyşehir’e bağlılıklarını muhafaza ederken Bademli, Muma (Gölkonak), Kürtler (Pınarbaşı) ve Yenice köyleri de Beyşehir’den ayrılarak Şarkikaraağaç’a bağlanmışlardır. Bu ayrılış döneminde Yenişar’da çarpık bir idari taksimat yapılmış olup, bölgenin gelişmesine de mani olmuştur. Hala olmaktadır.
CUMHURİYET DÖNEMİNDE YENİŞAR:
Yenişar’da Milli mücadele yıllarında Beyşehir kazasına bağlı bir nahiye hükümeti kurulmuştur. Kuva-i Milliye taraftarı olan Yenişar’dan destek gören Miralay Nazım Bey, Tarafından bara halkı adına itimatname madalyası verilmiştir. Yurdumuzda azap rüzgarlarının estiği ve isyan dalgalarının yıktığı facia günlerini Hoca Ragıp şu şiiri ile dile getirmiştir:
AHVALE ATFI NAZAR
Celal rüzgarları eser bu günler,
İte tükürecek zaman kalmadı
Raksetti Cihanı Sekavet Neyi
Puta tükürecek zaman kalmadı
☼ ☼ ☼ ☼ ☼ ☼ ☼
Demedim mi sana ey dilfükarım
Merci’i melce aman kalmadı
Ragıp bu sözleri niçin söylersin
Bilmez misin sağlam iman kalmadı
Bu faciaları ve isyan dalgalarını önlemek amacı ile kurulan Nahiye hükümeti 8 ay sonra kaldırılarak köyler eskiden olduğu gibi bağlı oldukları kazalarda kalmışlardır.
Yenişar’daki köyler bağlı bulundukları kazalarca köy durumunda idare edilirken Beyşehir’e bağlı Hoyran ile Kurucuova hariç 1954’te Bademli Merkez olmak üzere Nahiyelik, Daha sonra Bademli, Yenice ve Pınarbaşı köyleri birleşerek Belediye teşkilatı adı altında toplanmıştır.
1990 yılında da Şarkikaraağaç ilçesinden ayrılarak Isparta iline bağlanmıştır.
DOĞAL YAPISI:
Yenişarbademli ilçesi Isparta’nın güneydoğusunda Anamas dağlarının eteklerinde bulunup güneyinde Beyşehir, Kuzeyinde Şarkikaraağaç, batısında Aksu ilçeleri ve doğusunda Beyşehir Gölü ile çevrilidir.
İlçenin bugünkü yüzölçümü 192.43 Km2’ dır. Rakımı 1150 metredir.
COĞRAFİ DURUMU
Fiziki Coğrafyası:
a)Jeolojik Durumu : İlçemizin arazi yapısı üçüncü zamanda meydana gelmiş olup kalker özelliğindedir. Bir kısmı düzlük ova, bir kısmı ise engebeli dağlarla kaplıdır. Deniz seviyesinden yüksekliği 1150 metredir.
b)Yeryüzü Şekilleri :
DAĞLARI : Torosların kuzeye uzanan bir kolu olan Anamas dağlarının 2992 metre yüksekliğindeki Dedegül dağı ilimizin en yüksek dağıdır. Anamas dağları üzerinde bulunan diğer dağlar ise: Şeyşan, Senit Sivrisi, Çiçek dağı, Körmenlik Tepe, Dişbudak dağı, Gelendost Tepe, Doğdu ve Çatal Tepedir.
Dedegül dağının eteklerinde Pınargözü adı verilen 13 km. uzunluğunda karakteristik bir mağara mevcuttur. Bu mağaranın içerisinde yeraltı göllerine ve akarsularına rastlanmıştır. Mağara ağzında ortalama 500lt./sn su akmaktadır. Pınargözü mağarası çevresinde değişik şekiller arz eden karakteristik özellikler görülmektedir.
Yeryüzü şekilleri bakımından Dünyanın en zengin dağlarından birisi olan Anamas Dağları, zengin su kaynakları ile Beyşehir ve Eğirdir göllerini beslemektedir.
AKARSULARI : İlçenin önemli akarsuyu Pınargözü mağarasından çıkan Çaydere'dir. Bahar aylarında bol su taşıyan bu çay 20 km. bir hat çizerek Beyşehir gölüne dökülmektedir. Ayrıca bu çayı besleyen Devresu, Batıpçıkan, Geçmiş, Gozulca vb. gibi yaz kış akan dereler mevcuttur.
GÖLLERİ : İlçenin sınırları Beyşehir Gölüne doğru uzanır. Gölün pek az bir kısmı ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Göl kenarında yerleşimi bulunan Gölkonak köyü halkı gölde balıkçılık yapmaktadır. Gölde Sazan, Levrek, Kızılkanat, Sıraz ve Kadife balığı gibi balık türleri yaşamaktadır. Göl ilçe merkezine 7 km. uzaklıktadır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ: Anamas ve Dedegül Dağları yurdumuzun en zengin bitki örtüsüne sahiptir.1974 yılında bir araştırma yapan Prof. Dr. Hasan PEŞMEN 214 bitki varlığını tespit etmiş ancak hala adı konulmamış bitki türlerine rastlanmaktadır.
Asli ağaç türleri : Karaçam, Köknar(ladin), Ardıç ve Meşedir.
Tali ağaç türleri : Kavak ve Sedirdir.
Ağaççık ve maki elemanları : Bodur ve Meşe nevileri bulunmaktadır.
İlçenin ormanlık alanı 18065 hektardır. Ormanlık alanın 5.502 hektarı mera özelliğindedir. Orman alanı içinde Acı yavşan (soğuk algınlığı), Ayfadene (bağırsak tıkanıklığı), Yayla çiçeği (böbrek taşı), Katırtırnağı (cinsel gücü artırıcı), Gölalanotu (şeker hastalığı) vb. şifalı bitkiler ile sümbül (kardelen) ve ayıgülü gibi süs bitkileri de bulunmaktadır. Ayrıca Nisan-Haziran ayları arasında ormanlık alanda yetişen ve halkın çoğunluğu tarafından toplanarak aracı tüccarlara satılan kuzu göbeği (göbek) hem ilaç yapımında, hem de lüks turistlik lokantalarda yemeklerin üzerini süslemekte kullanıldığı gibi Avrupa ülkelerine de ihraç edilmektedir.
1993 yılından itibaren 18065 hektarlık alanın 17500 hektarı milli parklar sınırları içerisine kabul edilerek koruma altına alınmıştır. Sonuçta ormancılık yolu ile vatandaşlara sağlanan katkı bitmiştir.
HAYVAN TÜRLERİ :
1. Av Hayvanları:İlçemiz ormanlarında yaban domuzu, tavşan, tilki, kurt, gelincik, sansar, porsuk, sincap çokça görülen hayvanlardır. Ayrıca ayı, geyik, ceylan ve başak (Alaböcü) gibi hayvanlara da rastlanmaktadır.
2. Balık Türleri:Beyşehir Gölünde sazan, alabalık, tatlı su levreği, kızılkanat, sıraz, kayabalığı ve kadife balığı adında balıklar yaşamaktadır.
3. Kuş Türleri:İlçemiz ormanlarında ve Beyşehir Gölünde bulunan kuş türleri: Ördek, bozkaz, bıldırcın, kınalı keklik, çalı tavuğu, üveyik, kara tavuk, kara batak, balık kartalı, küçük atmaca, paçalı şahin, kızıl şahin, doğan, benekli su tavuğu, sakar meke, kırlangıç, kumru, guguk, kulaklı orman baykuşu, ibibik, bülbül, çalıkuşu, serçe, pas rengi ardıçkuşu, öterardıç, tiken seçesi, sığırcık ve arı kuşudur.
İKLİM: İlçenin iklimi Akdeniz iklimi ile Karsal iklim arasında geçiş iklim özelliğindedir. Yazları kurak ve sıcak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır.
Türkiye'nin en uzun mağarası Pınargözü Mağarası:
Yerli yabancı tüm mağara araştırmacılarının gözdesi olan mağaraResimler Sadece üyeler içindir!
15 km. uzunluğuyla Türkiye'nin en uzun mağarasıdır.
MağaraResimler Sadece üyeler içindir!
Yenişarbademli ilçesine 8 km. uzaklıktaResimler Sadece üyeler içindir!
Çaydere Ormanları'nın içinde bulunmaktadır. Aynı zamanda bir su kaynağı olan mağaraResimler Sadece üyeler içindir!
çevresinde tespit edilen 213 çeşit barındıran bitki örtüsüyle de dikkat çekicidir.
MağarayaResimler Sadece üyeler içindir!
girişte bulunan sifondan dalarak girilir. Sifonun önünde hızı 150-160 km'ye ulaşan hava akımı oluşur ve su ısısı Ağustos ayında bile 5.8 C'dir.
Bölgede bulunan dünyanın en büyük yeraltı ırmağıResimler Sadece üyeler içindir!
Beyşehir Gölü ile Manavgat Çağlayanı arasında akar.
Anadolu Selçukluları'nın Yazlık Başkenti Kubad-ı Abad:
Kubad-ı Abad Resimler Sadece üyeler içindir!
Yenişarbademli İlçemize 2Resimler Sadece üyeler içindir!
5 km uzaklıktaResimler Sadece üyeler içindir!
Konya sınırları içindeResimler Sadece üyeler içindir!
Beyşehir Gölü'nün kuzeybatı kıyısına kurulmuşResimler Sadece üyeler içindir!
Anadolu Selçukluları dönemi sivil yapılarının en ünlü ve sanat tarihi açısından önemli yapılardandır.
Alaaddin Keykubad'ın buyruğuylaResimler Sadece üyeler içindir!
1236'da veziri mimar ve nakkaş Sadeddin Köpek yaptırmıştır.
1949'da çevrede araştırmalar yapan M. Zeki Oral'ın bulduğu çini kalıntılarından sonraResimler Sadece üyeler içindir!
1956'da Mehmet Önder çalışmaları sürdürmüştür. 1965-1968 arasında K. Otta Dorn başkanlığındaki kazılardaysa 5.200 m²'lik alanı kaplayan Selçuklu kenti tümüyle ortaya çıkarılmıştır.
Çit duvarına benzer alçak bir sur içinde Büyük SarayResimler Sadece üyeler içindir!
Küçük Saray (Vezir Sarayı) Ferdevs (Paradeison) Av Hayvanları ParkıResimler Sadece üyeler içindir!
Büyük Saray altında sultan kayıklarının ya da küçük yelkenlerin yanaşabileceği iki gözlü küçük bir tersane ve 16 yapı kalıntısı bulunmaktadır. Bunlar arasında bir mescitResimler Sadece üyeler içindir!
hamamlarResimler Sadece üyeler içindir!
fırın ve mutfakResimler Sadece üyeler içindir!
kışla kapısıResimler Sadece üyeler içindir!
depolar ve ahırlar vardır.
Kazı çalışmaları Prof Dr Rüçhan Arık başkanlığındaki ekip tarafından devam ettirilmektedir.
Dedegül (Dedegöl) Dağları:
Her yaşta insanın tırmanabileceği bir dağ olan Dedegül DağıResimler Sadece üyeler içindir!
yumuşaklığı ve güzellikleriyle her yıl yüzlerce dağcıyı ağırlamaktadır. Dağ turizminde önemli bir yere sahip olan DedegülResimler Sadece üyeler içindir!
tur kayağı ve triking yürüyüşlerine olanak sağlamaktadır.
Karagöl:
Karagöl Isparta'nın en yüksek dağı olan (2992 m.) Dedegül Dağı'nın doğusunda 2335 m. Yükseklikte 2500 metrekare büyüklüğünde bir buzul gölüdür.
Karagöl ve sadece Dedegül eteklerinde yetişen Dedegül ÇiçeğiResimler Sadece üyeler içindir!
dağcıların ilgi odağıdır
Türkiye'nin sayılı kuş cennetlerinden biri; Kız Kalesi Adası:
Kubad-ı Abad'ın 3 km kuzeydoğusunda bulunan Kız Kalesi AdasıResimler Sadece üyeler içindir!
Türkiye'nin Manyas'tan sonra önemli kuş cennetlerinden biri konumundadır. Kubad-ı Abad'ın haremliği ve tersaneliği olan 5 dekarlık bu tarihi adaResimler Sadece üyeler içindir!
10'un üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır.
İLÇEMİZ YENİŞARBADEMLİ'DE KÜLTÜR
İlçemizde değişik zamanlarda değişik medeniyetler hüküm sürdüğünden karma bir kültürel yapı mevcuttur. Cumhuriyet döneminden önce Medrese ve Mahalle Mekteplerinin bulunduğu; medrese talebelerinin Müderris Ragıp Efendi (CEVHER ), Mektepteki talebeleri de Hacı Hüsnü Efendi ( SAYIN ) okutmuştur. Ragıp Efendinin Kuvva-yi Milliye hareketine katılmış değerli bir medrese muallimi olduğundan bahsedilmektedir.
İlçemizde 1950 yılında Halk Evleri’nin bir şubesi olan Halk Odası okuma amacına hizmete açılmıştır. Burada 1200’e yakın kitap ve mecmua bulunduğu söylenmektedir. O dönemde halk okuma ihtiyacını gidermek ve köyün meselelerini çözmek için burada zorlanmakta idi. Halk Evlerinin kapatılması ile halk odasının da faaliyetine son verilmiştir.
1972 yılında ilçemiz halkından Rüştü HAYTAOĞLU merhum oğlu Hakim Ertan HAYTAOĞLU adına evinin zemin katında özel bir kütüphane açmıştır.. 1980’li yıllara kadar bu özel kütüphaneden ilçemiz halkı yararlanmaya devam etmiştir.
Kültür Varlıkları :
a) Tarihi Eserler : İlçemiz geniş bir alana yayılan bir çok tarihi kalıntılar mevcut olup, harap vaziyettedir. Tarihi eserlerden bazıları şunlardır:
1- İlçede bulunan Liber Tanrısına ait kabartma toprağı anlatır, eski Yunanlılar bu tanrının bol bol rızk verdiğine inanırlardı.( Alamet işareti buğday sapıdır.)
2- Kubad-ı Abad Sarayı kalıntıları
3- Bizans dönemine ait idollar.
4- Lidyalılar dönemine ait bir küp mezarlığı
5- Kubad-ı Abad Sarayı mezarlığı
6- Roma dönemine ait bir Akropol
7- Kızıl Kilise harabelerinde bulunan kilise görevlisi rahibeye ait olan kabartma
8- Roma dönemine ait kabartma
9- Selçuklulara ait sikke
10-Pınarbaşı Mahallesindeki Kubad-ı Abad Kitabesi
Halk Oyunları: İlçemize has oyunlar yoktur. Merasimlerde ve düğünlerde Burdur ve Konya yöresi halk oyunları oynanmaktadır.
İlçemize Ait Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri
İlçemiz yakın geçmişe kadar zengin bir sözlü edebiyat hazinesine sahiptir. 47 yıllık bir dönemi kapsayan bu sözlü edebiyat mahsulleri Emekli Öğretmen Veli KARACA tarafından derlenmiş olup, bir kitap halinde basılmıştır.
Bu derleme çalışmasında bulunan ağıtlardan aldığımız bir dörtlük:
Enişli çıkışlı şu zalim dağlar
Dillerim dursa gözlerim ağlar
Yastık melülü melül döşek kan ağlar
Hepiniz aynı koldan gelin turnalar
Bazı Yöre Kelimeleri ve Anlamları
Kafete : Domates Pontur: Pantolon
Kumpir : Patates Enteri : Fistan
Bostan : Hıyar- Salatalık Yere geçen : Havuç
Bögülce : Fasulye İspirte: Kibrit
Mekke : Mısır Gün aşığı: Ayçiçeği
Velespit : Bisiklet Tengerek: Kirman
Tirki : Leğen Güdül : Büyük tencere
Helke : Kova Düzgüç: Kalem açacağı
Alan : Bağ – tarla Kelek : Kavun
Lök : Tavan arası Tevek : Asma yaprağı
Dıgan : Tava Eymene meşmene: Üşenmeden
Bişe : Evreç- Çevirgeç Vili: Hayret edatı
Mesde : Eşik – Giriş noktası Nişlen: Ne yapıyorsun?
Teğle : Tanı – Sakın Haranı : Tencere
Horata : Şaka Manam : Bana ne
Gastana : Şakadan Hottu: Yazma
Hülübe : Fasulyenin bütün haşlanmışı Dıkıcık : Azıcık
Ebişmek : Sırtına binmek Elcek : Eldiven
Piyan : Meyan kökü
Resimler Sadece üyeler içindir!
Yenişarbademli, Beyşehir Gölünün batısında, Toros Dağlarının kuzey uzantısı olan Anamas Dağları ile bütünleşir. İlçe doğusunda, Beyşehir, batısında Aksu ve kuzeyinde Şarkikaraağaç ilçeleri ile çevrilidir. İlçenin rakımı 1150 metredir. İlçe sınırları içerisinde bulunan Dedegöl Dağı (2892 m) ile Isparta’nın en yüksek dağıdır.
Yenişarbademli, Şarkikaraağaç üzerinden asfalt yol ile Isparta il merkezine 177 km uzaklıktadır. Yenişarbademli Aksu, Eğirdir üzerinden asfalt yol ile Isparta merkezine 105 km.dir. Konya ili Beyşehir İlçesine Kuruova Kasabası ve Yeşildağ Kasabası üzerinden asfalt yol ile 55 km dir.
Fotoğraf Galerisi (LÜTFEN rESME TIKLAYARAK İLGİLİ KATEGORİYİ AÇINIZ)
YENİŞARBADEMLİ
ISPARTA ilimize bağlı bir ilçedir.
Nüfus: 5995 kişi
Yüzölçümü: 184 km²
Köyleri
- GÖLKONAK